TBK Madde 325 Kiralananın sözleşmenin bitiminden önce geri verilmesi

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 325, kiracının sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı erken geri vermesi hâlinde, kira sözleşmesinden doğan borçlarının kiralananın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul bir süre boyunca devam edeceğini; kiracının bu süre geçmeden kiraya verenden kabulü beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulması hâlinde borçlarının sona ereceğini düzenler. Kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanarak elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür.

Resmi Metin

Kiralananın sözleşmenin bitiminden önce geri verilmesi

Madde 325- (1) Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Kiracının bu sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulması hâlinde, kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları sona erer.

(2) Kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Geçmiş uygulama dönemi

Kiracısı Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir sayılan kişi veya özel hukuk ya da kamu hukuku tüzel kişisi olan işyeri kiralarında bu madde, 6217 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesinde düzenlenen geçici uygulamama rejimine tabi olmuştur. Geçici 2. madde, 6353 sayılı Kanunun 53. maddesiyle 12/7/2012'de tümüyle değiştirilmiş; bu madde kapsama açıkça alınmış ve süre 1/7/2012'den başlayan sekiz yıl olarak belirlenmiştir. Dönem 30/6/2020 sonunda sona ermiş; bu madde 1/7/2020'den itibaren söz konusu kira ilişkilerine de uygulanır hâle gelmiştir. Dönem içinde ilgili konularda kira sözleşmesi hükümleri; sözleşmede hüküm yoksa mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmıştır.

Uygulamama dönemi: 1/7/2012–30/6/2020 · 6353/53 yürürlük: 12/7/2012

Kaynaklar: 6217 Geçici m.2 · 6353 m.53 ve m.89

Avukat Yorumu

Erken iadede kiracının sandığı gibi anahtarı teslim etmek borcu bitirmez; makul süre boyunca kira borcu işlemeye devam eder. Buradaki gerçek uyuşmazlık ekseni iki kalemdir: makul sürenin uzunluğu ve kiraya verenin indirim yükümü. Kiracı, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır uygun bir ikame kiracı bulduğunu ispatlarsa borç o anda sona erer; bu nedenle kiracının önerdiği adayları yazılı, tarihli biçimde (noter/e-posta) kiraya verene sunması ispat açısından kritiktir.

Sık hata, kiraya verenin zararı azaltma çabasını göstermeden tüm bakiye kirayı talep etmesidir; tasarruf edilen giderler ile elde edilebilecek yararlar bedelden düşülür. Kiraya veren açısından risk, makul süre içinde kiralamayı ihmal etmenin “kasten kaçınma” sayılmasıdır. Bir tahliye/alacak davasına gidiliyorsa, konut ve çatılı işyeri kiralarında dava şartı arabuluculuğu atlamayın. Süre takdiri somut piyasa koşullarına bağlı olduğundan bilirkişi değerlendirmesi çoğu kez belirleyici olur.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 325. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 252 nci maddesinin ikinci fıkrasını karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 324 üncü maddesinde, kiralananın sözleşmenin bitiminden önce geri verilmesinin sonuçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 252 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “4. Kullanmanın mümkün olamaması” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Kiralananın sözleşmenin bitiminden önce geri verilmesi” şeklinde ifade edilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, kiracının, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri vermesi halinde, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için sorumlu tutulabileceği; hatta, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bularak, kira sözleşmesinden doğan borçlarından kurtulabileceği kabul edilmiştir. Böylece, bir yandan, kendisine teslim edilmiş kiralananı kullanmayan ve ondan yararlanmayan kiracının sorumluluğunun devam edeceği öngörülmüş; diğer yandan, kiracıya, kiralananı geri vermek suretiyle, sözleşmeden doğan sorumluluğunu makul bir süre ile sınırlama olanağı sağlanmıştır. Bu düzenlemeyle, kiracının korunması gereği ilkesi terk edilmemekle birlikte, kiraya verenin menfaatleri de korunmuştur. Nitekim, Tasarının 113 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yapılan yollama uyarınca uygulanması gereken Tasarının 52 nci maddesinin birinci fıkrasında, zarar görenin zararın artmasında birlikte kusurunun bulunması halinde, hakime tazminatı indirme yetkisi verildiği gibi, Yargıtayın yerleşmiş içtihadında da, kiraya verenin, bu durumda, bilirkişi mütalaası göz önünde tutularak belirlenecek olan, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için, kiracıdan tazminat isteyebileceği kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 252 nci maddesinin ikinci fıkrasında olduğu gibi, “Kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür.” şeklinde, denkleştirme (mahsup) ilkesine uygun bir düzenleme yapılmıştır.

Maddenin düzenlenmesinde, konuya ilişkin öğreti ve uygulama ile kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrası göz önünde tutulmuştur

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.325 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/94 K. 2024/822 Onama

Kiracı, kiralananı süresinden önce geri verdiğinde kira borçları, kiralananın aynı koşullarda yeniden kiraya verilebileceği makul süre için devam eder; somut olayda bu makul süre üç ay olarak değerlendirilmiştir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacılar, sözleşmeyi erken feshederek taşınmazı tahliye eden davalı kiracı şirket aleyhine, bakiye kira ve aidat alacağı için başlattıkları icra takibine yönelik itirazın iptalini istemiştir. Davalı, statik sorunlar ve yaşanan olaylar nedeniyle ihtarla tahliye ettiğini, anahtarı 01.03.2017 tarihinde notere teslim ettiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, erken feshin haksız olduğunu, kiracının anahtar teslimine kadarki kira ile üç aylık makul süre bedelinden sorumlu tutulup depozito mahsubuyla önceden ödenen kira bedelleri yönünden davanın reddinin isabetli olduğunu belirterek hükmü oy birliğiyle onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2020/10233 K. 2020/7199 Bozma

Kiracı, kiralananı sözleşme süresi veya fesih dönemine uymadan erken tahliye ederse, tahliye tarihine kadarki kira bedelinden, sonrasında kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre kira bedelinden sorumludur.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, kiraladığı taşınmazı davalı kiracının süresinden önce tahliye ettiğini ileri sürerek ödenmeyen kira, aidat ve hor kullanma tazminatının tahsilini istemiş; davalı ise 1.000 USD depozito alacağının kira borcuyla takas ve mahsubunu savunmuştur. Yerel mahkeme bilirkişi raporuyla makul süre kirası dahil toplam 12.401 TL'nin davalıdan tahsiline hükmetmiştir. Yargıtay, sözleşmede ödendiği belirtilen depozitonun mahsup edilmemesini, davalının takas-mahsup talebinin değerlendirilmemesini ve hükmün ehil olmayan bilirkişi raporuna dayandırılmasını isabetsiz bularak kararı davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6228 K. 2019/2613 Bozma

Kiracı, sözleşme süresi dolmadan ve haklı olmayan bir sebeple kiralananı erken tahliye ederse, anahtar teslim tarihine kadar kira bedelinden; teslim tarihinden itibaren ise kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süreye ilişkin kira bedelinden sorumludur.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı, 18.06.2015 tarihli sözleşmeyle davalıya ait futbol sahasını 1 Ocak-30 Nisan 2016 dönemi için kiralamış, ancak Rusya ile yaşanan siyasi kriz sonucu Rus takımlarının gelememesi üzerine sözleşmeyi feshederek peşin ödediği 82.600 Euro'nun (274.752 TL) iadesini; fesih haksız görülürse makul kiraya verme süresi kirası düşülerek bakiyenin iadesini istemiştir. Mahkeme, ileri sürülen krizi mücbir sebep saymayarak ve makul süre talebi yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, feshin haksız olduğunu kabul etmekle birlikte, davalının mecuru yeniden kiraya verebileceği makul süre ile kira bedelinin bilirkişi heyetinden alınacak denetime elverişli raporla tespiti gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu belirterek kararı davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/3992 K. 2018/6067 Bozma

Kiracı, kira sözleşmesine uymaksızın kiralananı erken geri verdiğinde, kiralananı fiilen teslim ettiği tarihe kadarki kira ve aidat bedelinden; ayrıca sözleşmede kararlaştırılan makul süre boyunca da kira ve aidat bedelinden sorumlu olmaya devam eder.

Detaylı özeti gör

½ hisse maliki davacı, ihtara rağmen kiracının kira bedellerini kendisine ödemediğini ve anahtarı teslim etmediğini ileri sürerek TBK m.325 uyarınca Ekim-Aralık kira/aidat bedelleri ve kiralanandaki hasar bedelini istemiş; kiracı taşınmazı haklı nedenle tahliye ettiğini ve borcu bulunmadığını savunmuştur. Sulh hukuk mahkemesi davayı kısmen kabul ederek yalnız davacının ½ payına isabet eden alacağa hükmetmiştir. Yargıtay, diğer paydaşın alacağın tamamının davacıya ödenmesine muvafakatinin alacağın temliki niteliğinde olduğunu ve davacının alacağın tamamını isteyebileceğini; ayrıca kiracının anahtarı teslim ettiği 03.11.2014 tarihine kadarki dönem ile sözleşmede kararlaştırılan bir aylık makul süre kira ve aidatından sorumlu tutulması gerektiğini belirterek hükmü davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6922 K. 2018/3139 Bozma

Kiracı kiralananı sözleşme süresinden önce geri verdiğinde borcu, taşınmazın aynı şartlarla yeniden kiraya verilebileceği makul süreyle sınırlıdır; bu süre bilirkişi raporuyla saptanıp makul süre kira bedeli belirlenerek alacak hesaplanır.

Detaylı özeti gör

Davacı, 30.09.2010 tarihli 15 yıl süreli sözleşmeyle taşınmazını davalıya kiraladığını, davalının ikinci yıl kirasını ödemeyip 07.10.2011 tarihli ihtarnameyle sözleşmeyi haksız feshettiğini belirterek 8.085 TL kira alacağı istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak davayı kabul edip iki yıllık alacağa hükmetmiş; Yargıtay ise ürün kirasına tabi taşınmazın aynı şartlarla ne sürede yeniden kiraya verilebileceğinin uzman bilirkişi heyetince saptanıp makul süre kira bedelinin belirlenmesi ve faiz talebi hakkında karar verilmesi gerektiğinden hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.325 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2019/973 K. 2020/1091 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kiralananı süresinden önce boşaltan kiracının anahtar teslimine kadarki kira bedelinden, sonrası için de kiralananın aynı koşullarla kiraya verilebileceği makul süre bedelinden sorumlu olduğu; bu sürenin kiralanandaki eksiklikler gözetilerek on ay kabul edildiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, kiralananın sözleşme süresi bitmeden geri verilmesi hâlinde doğan kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi bilirkişi raporlarına dayanarak davayı kısmen kabul etmiş ve inkâr tazminatına hükmetmiştir. Daire, kiracının anahtar teslimine kadarki kira bedelinden, sonrası için de kiralananın aynı koşullarla kiraya verilebileceği makul süre bedelinden sorumlu olduğunu, kiralanandaki eksiklikler karşısında bu sürenin on ay olduğunu kabul etmiş; ancak yabancı para alacağında faizin alacaklının seçimlik hakkı ve 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gözetilerek hesaplanması gerektiğini belirterek istinafı kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1445 K. 2018/849 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Sözleşmedeki iki aylık bildirim süresine uyarak anahtarı teslim eden kiracı yönünden TBK m.325'teki fesih dönemine uymaksızın geri verme hâli bulunmadığı; sözleşme çekincesiz sona erdiğinden peşin ödenen kira bedelinin fesih tarihinden sonraki kısmının iadesi gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kiracı, sözleşmede öngörülen iki aylık bildirim süresine uyarak kira sözleşmesini feshedip taşınmazı erken tahliye etmiş ve peşin ödediği yıllık kira bedelinin tahliyeden sonraki kısmının iadesi için icra takibi başlatarak itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı tamamen kabul etmiştir. Daire, sözleşmenin üçüncü döneme uzayarak belirsiz süreli hale geldiğini, fesih bildirimine uyulduğunu ve ihtirazi kayıtsız anahtar teslimiyle sözleşmenin sona erdiğini belirterek kiracının iade istemini ve icra inkar tazminatına ilişkin kabulü yerinde bulmuş; ancak gerekçede işlemiş faiz yönünden talebin reddi gerektiği kabul edildiği halde davanın tamamının kabulüne hükmedilmesini gerekçe ile hüküm arasında çelişki sayarak kararı kaldırmış ve davayı kısmen kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!