TBK Madde 223 Satılanı gözden geçirme ve bildirim: a. Genel olarak

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 223, alıcı devraldığı satılanı işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmekle yükümlüdür; gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak (gizli) bir ayıp sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Resmi Metin

a. Genel olarak

Madde 223- (1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

(2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde alıcıya yüklenen muayene (gözden geçirme) ve ihbar külfetini düzenler; teknik olarak bir borç değil külfettir, ihmali dava değil hak kaybı doğurur. Pratikte ayrım kritiktir: açık ayıp olağan muayeneyle görülür görülmez uygun sürede, gizli ayıp ise sonradan anlaşıldığında hemen bildirilmelidir; aksi hâlde satılan kabul edilmiş sayılır ve alıcı TBK m.227’deki seçimlik haklarını (dönme, bedel indirimi, onarım, ayıpsız benzeriyle değişim) yitirir. Sık hata: bu ihbar süresini, TBK m.231’deki iki yıllık ayıp zamanaşımıyla karıştırmak; bunlar ayrı kurumlardır. Satıcı ayıbı devirde ağır kusurla gizlemişse süresinde ihbar yapılmasa da sorumludur (TBK m.225). İspat: kural olarak ayıbın devir anında mevcut olduğunu alıcı ispatlar. Ticari satışta TTK m.23/1-c’nin özel muayene süreleri, tüketici işleminde ise TKHK (6502) öncelikli hükümleri uygulanır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 198 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 222 nci maddesinde, genel olarak satılanın, alıcı tarafından gözden geçirilmesi ve varsa ayıplarının satıcıya bildirilmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 198 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “4. Keşif ve muayene ve satıcıya ihbar / a. Umumiyet itibariyle” şeklindeki ibareler, “4. Gözden geçirme ve satıcıya bildirme / a. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 198 inci maddesi üç fıkradan oluştuğu halde, ikinci ve üçüncü fıkralarda düzenlenen konular arasında sıkı bir bağlantının varlığı göz önünde tutularak, madde Tasarıda iki fıkra halinde düzenlenmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 198 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “derhal” şeklindeki ibare yerine, Tasarının 222 nci maddesinin birinci fıkrasında, kendisine ayıplı mal teslim edilen alıcının menfaatinin korunması bakımından daha elverişli olduğu göz önünde tutularak, “uygun bir süre” şeklindeki ibarenin kullanılması tercih edilmiştir. Böylece, Tasarının 222 nci maddesinin birinci fıkrasında adi ayıplara ilişkin bildirimin “uygun bir süre içinde”; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, gizli ayıplara ilişkin bildirimin “hemen” yapılması arasındaki fark belirgin hale getirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.223 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2021/131 K. 2022/930

Uyuşmazlık konusu edim eksikliği ayıp değil eksik ifa niteliğindeyse, TBK m.223'teki gözden geçirme ve ayıp bildirimine (ayıp ihbarı) ilişkin hak düşürücü süreye tabi olmaz; eksik ifa iddiası, ayıbın süresinde ihbar edilmediği gerekçesiyle dinlenmezlik nedeniyle reddedilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı tüketiciler, davalılardan "İdealist Kent" toplu yapı projesi kapsamında maket ve reklamlar üzerinden bir bağımsız bölüm satın almış, teslim edilen konutta ve site ortak alanlarında proje alanının taahhüt edilenden küçük olması, kapalı yüzme havuzu, okul ve kreşin yapılmaması, yeşil alan ile spor tesislerinin konut maliklerinin mülkiyetinde olmayan parseller üzerine kurulması ve ağaçlandırmanın eksikliği gibi taahhütlere aykırılıklar bulunduğunu ileri sürerek değer kaybının tahsilini istemiştir. İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi bu eksiklikleri eksik ifa sayarak davayı kısmen kabul etmiş, davalılar ise bunların açık ayıp niteliğinde olduğunu ve mülga 818 sayılı BK m.198 (güncel TBK m.223) uyarınca süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını savunarak reddini talep etmiştir. Özel Daire kararı, söz konusu unsurların satın alma anında kolayca fark edilebilir açık ayıp olduğu ve süresinde ihbar edilmediği gerekçesiyle bozmuş; yerel mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığa konu hususların eksik ifa niteliği taşıdığına, dolayısıyla TBK m.223'teki gözden geçirme ve ayıp bildirimine ilişkin hak düşürücü süreye değil, on yıllık genel zamanaşımına tabi olduğuna karar vererek direnmeyi oy çokluğuyla yerinde bulmuştur.

Yargıtay HGK E. 2019/470 K. 2022/66 Bozma

TBK m.223 gereği alıcı, satılanı gözden geçirip ayıbı uygun süre içinde bildirmekle yükümlüdür; teslim tutanağına düşülen genel içerikli ihtirazi kayıt, ayıpları tek tek somut biçimde belirtmediğinden geçerli ayıp ihbarı sayılmaz ve alıcı satılanı kabul etmiş sayılır.

Detaylı özeti gör

Davacı, satın aldığı bağımsız bölümün tanıtım projesine aykırı teslim edildiğini, iki blok arasına yapılması gereken 120 araç kapasiteli otoparkın yapılmadığını, dairesinin önüne 8 metrelik istinat duvarı çekilerek cephesinin kapatıldığını ileri sürerek değer kaybının tahsilini istemiş, talebini ıslahla 9.882 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, davacının muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediğini savunmuştur. Ankara 5. Tüketici Mahkemesi, konutun ayıplı teslim edildiğini ve davacının teslim tutanağına not düşmekle süresinde ihbarda bulunduğunu kabul ederek davayı kabul etmiş; Özel Daire, söz konusu eksikliklerin teslimde kolayca bilinebilecek açık ayıp niteliğinde olduğunu ve süresinde ihbar edilmediğini belirterek kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, TBK m.223 uyarınca alıcının satılanı işlerin olağan akışına göre gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren ayıbı uygun süre içinde bildirmekle yükümlü olduğunu, bunu ihmal ederse satılanı o ayıpla kabul etmiş sayılacağını vurgulamış; teslim tutanağına düşülen "geç teslim, eksiklik, bozukluk, ayıp ve gizli ayıplardan dolayı tazminat ve talep haklarım saklıdır" şeklindeki genel içerikli ihtirazî kaydın, ayıp ihbarının taşıması gereken açıklık ve somutluk özelliklerini barındırmadığını, alıcının tespit ettiği ve ihbar edeceği ayıpları tek tek açıklaması gerektiğini belirlemiştir. Anılan kayıt geçerli ayıp ihbarı sayılmamış, süresinde ihbar bulunmadığı sonucuna varılarak direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2021/3943 K. 2021/13464 Bozma

Özel kanunda (TKHK) gizli ayıp ihbar süresine hüküm yoksa genel hükümler gereği TBK m.223 uygulanır; olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkmayan gizli ayıpta alıcı, ayıbı öğrendikten sonra makul sürede dava açmakla süresinde ayıp ihbarını yapmış sayılır ve dava ihbar yokluğundan reddedilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı ortaklıktan 17.01.2013 tarihli fatura ile 760.000,00 TL'ye satın aldığı bağımsız bölümde Mart 2017'de gece gündüz süren seslerin imalat hatası niteliğinde gizli ayıp oluşturduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutup şimdilik 10.000,00 TL istemiş, ıslahla talebini 160.000,00 TL'ye çıkarmıştır; davalılar ayıp bulunmadığını ve süresinde ihbar yapılmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı ıslah edilmiş şekliyle kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi ise 10.03.2017 tarihli ihtarnamenin dava dışı site yönetimine tebliğ edildiğini, bunun satıcı davalıları bağlamadığını ve usulünce yapılmış ihbar delili bulunmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sözleşme tarihindeki 4077 sayılı TKHK'da gizli ayıbın ihbar süresine dair hüküm bulunmadığını, aynı Kanun'un 30. maddesi gereğince genel hükümlerin, dolayısıyla TBK m.223'ün uygulanacağını belirtmiştir. Daire, davacının ayıbı Mart 2017'de öğrendiğini ve davanın 05.04.2017'de açıldığını saptayarak, ayıbı öğrenince makul sürede dava açan alıcının dava açmakla ayıp ihbarında bulunmuş sayılacağını ve süresinde ihbar yapıldığının kabulü gerektiğini belirtmiş; nispi hesaplama yöntemiyle hesap yaptırılıp deliller toplanarak sonuca gidilmesi gerekirken ihbar yokluğundan davanın reddini usul ve yasaya aykırı bularak kararı bozmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2020/5563 K. 2021/7218 Bozma

TBK m.223 uyarınca alıcı satılanı gözden geçirip ayıbı uygun sürede, gizli ayıbı ise ortaya çıkınca derhal satıcıya bildirmelidir. Ayıbın açık mı gizli mi olduğu ortalama alıcının bilgisine göre saptanır; süresinde bildirilmeyen ayıp için dava açılamaz ve zamanında ihbar ispatı alıcıya aittir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, iş yeri niteliğindeki taşınmazı davalıdan satın aldıktan sonra mimari ve sıhhi projeye aykırı eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu ileri sürerek, delil tespitiyle saptattıkları ayıplı işler bedeli ile kira mahrumiyeti zararının tahsilini istemiş; davalılar ise taşınmazın gezilip görülerek alındığını, ileri sürülen eksikliklerin açık ayıp niteliğinde olduğunu savunmuştur. Görev yönünden verilen önceki bozmaya uyan mahkeme, bilirkişi raporundaki eksik ve ayıplı işler bedelini esas alarak davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, taşınmaz iş yeri niteliğinde olduğundan uyuşmazlığın tüketici mevzuatına değil genel hükümlere, yani TBK m.223'e tabi olduğunu belirterek; alıcının satılanı olağan akışa göre gözden geçirip ayıbı uygun sürede, olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıbı ise sonradan anlaşıldığında derhal bildirmesi gerektiğini, bir ayıbın açık mı yoksa gizli mi olduğunun tayininde ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin ölçü alınacağını vurgulamıştır. Süresinde ihbar edilmeyen ayıp için dava açılamayacağını, derhal ihbar yükümünün ispatının alıcıya düştüğünü ekleyen Daire; raporda eksikliklerin açık mı gizli mi olduğu ayrımının net yapılmadığını, gizli sayılan imalatların ne zaman oluştuğu ya da oluşacağı ile bunları normal vasıflardaki bir alıcının ne zaman fark edebileceğinin teslim tarihi ve mevsim koşulları gözetilerek irdelenmediğini saptamıştır. Bu yönde gerekçeli ek rapor alınmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı bulan Daire, hükmü davalılar yararına bozmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2020/10518 K. 2020/7445 Bozma

Süresinde ayıp bildiriminde bulunulmadığı savunması def'i niteliğindedir; satıcı ileri sürmedikçe hâkim re'sen dikkate alamaz.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, 1118 parsel üzerindeki sitede bağımsız bölüm maliki olan davacıların, yapıların mimari projeye aykırı inşa edildiği, iskân ruhsatı bulunmadığı ve bağımsız bölümlerle ortak alanlarda eksik ve ayıplı imalatlar olduğu iddiasıyla açtıkları ayıptan kaynaklı tazminat davasından doğmuştur; davacılar yanında bir bağımsız bölümü sonradan satın alan asli müdahil de davaya katılmıştır. İlk derece mahkemesi, İmar Kanunu'na aykırı ruhsatsız yapıda eksik iş bedeli istenemeyeceği gibi davacıların ayıp ihbarını süresinde yaptıklarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davayı reddetmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise, mülga 818 sayılı BK m.198 (güncel TBK m.223) uyarınca gündeme gelen süresinde ayıp ihbarı meselesinin bir def'i niteliğinde olduğunu, davalıların cevap dilekçesinde ayıbın süresinde ihbar edilmediğine dair bir savunma ileri sürmedikleri hâlde mahkemenin bu hususu re'sen dikkate alarak davayı reddedemeyeceğini vurgulamıştır. Bu nedenle Daire, hatalı gerekçeyle kurulan hükmü davacılar yararına bozmuş ve mahkemece davacıların talepleri esastan değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Diğer kararlar (2)
Yargıtay 3.HD E. 2020/4702 K. 2020/4844 Bozma

Alıcı, satılanı olağan akışa göre gözden geçirip açık ayıpları uygun sürede; gizli ayıpları ise ortaya çıktıktan sonra dürüstlük kuralına uygun en kısa sürede (zamanaşımı içinde) satıcıya bildirmelidir; bildirmezse satılan o ayıpla kabul edilmiş sayılır ve dava açılamaz.

Detaylı özeti gör

Toplu konut projesi kapsamında gayrimenkul satış sözleşmesiyle taşınmaz satın alan davacılar, 2008 yılı Nisan ayında teslim aldıkları binada davalı yüklenici tarafından yapılması gereken bina çevresi drenajı ile su yalıtımı işlerinin yapılmadığını ileri sürerek 38.252,52 TL bedeli faiziyle istemiş, sonradan davayı eksik iş ve ayıplı işten kaynaklanan tazminat davası olarak ıslah etmiştir. Davalı, ayıp ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmediğini savunmuş; yerel mahkeme (tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi) davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 4077 sayılı Kanun'da gizli ayıp ihbar süresi düzenlenmediğinden aynı Kanun'un 30. maddesi yollamasıyla mülga 818 sayılı BK m.198 (güncel TBK m.223) hükmünün uygulanacağını belirtmiştir. Daire, açık ayıbın uygun sürede, gizli ayıbın ise ortaya çıktıktan sonra dürüstlük kuralına uygun en kısa sürede bildirilmesi gerektiğini vurgulayarak, mahkemenin talep edilen kalemler yönünden açık ayıp-gizli ayıp ayrımını yapmadan ve yasal süresinde ihbarda bulunulup bulunulmadığını araştırmadan eksik incelemeyle karar vermesini, ayrıca her bir davacı için istenen miktarın açıklattırılmamasını bozma nedeni saymıştır.

Yargıtay HGK E. 2012/152 K. 2012/381 Bozma

Olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıpta alıcı, ayıbı öğrenir öğrenmez satıcıya bildirmek zorundadır; ihbarın süresinde yapıldığını ispat yükü alıcıya aittir. Gizli ayıpta ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı araştırılmadan hüküm kurulamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı tüketici, davalı TOKİ ile imzaladığı gayrimenkul satış sözleşmesiyle Halkalı Toplu Konut projesinden bir daire satın almış, taşınmazı teslim aldıktan sonra dairede hem açık hem de gizli ayıplar bulunduğunu ileri sürerek ayıp oranında bedel indirimi (değer kaybı) istemiştir. Bakırköy Tüketici Mahkemesi, gizli ayıpların dava tarihinde öğrenildiğini, bunların daha önce öğrenilip süresinde bildirilmediğinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiş; Özel Daire ise ispat yükünün ters çevrildiğini belirterek kararı bozmuş, yerel mahkeme direnince uyuşmazlık Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir. HGK, mülga 818 sayılı BK m.198 (güncel TBK m.223) uyarınca satılanı gözden geçirip ayıbı satıcıya derhal ihbar etme yükümlülüğüne değinerek, gizli ayıp bakımından ihbarın süresinde yapıldığını ispat yükünün alıcı olan davacıda olduğunu; açık ayıplar yönünden ise davacının teslimden itibaren otuz gün içinde ihbarda bulunmadığından bu ayıplarla daireyi kabul etmiş sayıldığını vurgulamıştır. Sonuç olarak HGK, ispat yükünü davalıya yükleyen direnme kararını usul ve yasaya aykırı bularak bozmuş, gizli ayıplarda ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığının davacının delilleriyle araştırılması gerektiğine hükmetmiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

TBK Madde 223 - Satılanı gözden geçirme…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!