TBK Madde 226 Satıcının ayıptan sorumluluğu: Satılanın başka yerden gönderilmesi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 226, başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa satılanın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlüdür ve bu önlemleri almaksızın satılanı satıcıya geri gönderemez; ayrıca satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmezse, ileri sürdüğü ayıbın satılanın kendisine ulaştığı anda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer. Satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa alıcı, onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkili, satıcının yararı gerektiriyorsa sattırmakla yükümlüdür; durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmezse bundan doğan zarardan sorumlu olur.

Resmi Metin

Satılanın başka yerden gönderilmesi

Madde 226- (1) Başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa, satılanın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlüdür. Alıcı, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanın korunması için gerekli önlemleri almaksızın onu satıcıya geri gönderemez.

(2) Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.

(3) Satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa, alıcı onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkili, hatta satıcının yararı gerektiriyorsa sattırmakla yükümlüdür. Alıcı, durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmezse, bundan doğan zarardan sorumlu olur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm, uzak mesafeden gönderilen satılanda alıcının koruma ve tespit külfetlerini düzenler; muayene-ihbar yükümlülüğünü (TBK m.223) tamamlar, onun yerini almaz. Pratikte kilit nokta ispat yüküdür: alıcı, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü malın durumunu gecikmeksizin usulünce (HMK delil tespiti) tespit ettirmezse, ayıbın malın kendisine ulaştığı anda mevcut olduğunu ispat yükü alıcıya geçer. Bu nedenle malı teslim alır almaz mahkeme aracılığıyla delil tespiti yaptırmak kritik önemdedir. Çabuk bozulma tehlikesi olan malda mahkeme aracılığıyla satış yoluna gidilmeli, durum satıcıya en kısa zamanda bildirilmelidir; bildirmeyen alıcı doğan zarardan sorumlu olur. Seçimlik hakların kullanımı için TBK m.227, zamanaşımı için TBK m.231 (kural 2 yıl; satıcı daha uzun süre üstlenmiş olabilir, taşınır/taşınmaz ayrımı yoktur; satıcı ağır kusurluysa bu süreden yararlanamaz) ayrıca değerlendirilir. Sık hata: koruma önlemi almadan malı satıcıya geri göndermek.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 201 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 225 inci maddesinde, gönderme yoluyla satışta satılanın ayıplı olması durumunda, alıcıya düşen yük ve yükümlülükler düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 201 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “6. Başka mahalden vaki olan satım” şeklindeki ibare, Tasarıda “6. Satılanın başka yerden gönderilmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında kullanılan “başka yerden gönderilen satılanın” şeklindeki ibareyle, satıcının sözleşme veya ticari teamül gereğince, satılanı ifa yerinden başka bir yere (mesela, alıcının yerleşim yerine veya işyerine) göndermek suretiyle yaptığı satış kastedilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında kullanılan “usulüne göre” şeklindeki ibareyle, alıcının satılandaki ayıbın varlığını sadece mahkemeye başvurarak değil, mahkeme dışındaki ilgili diğer kurum ve kuruluşlara da başvurarak tespit ettirebileceği kastedilmektedir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.226 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/1545 K. 2023/3425

Başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür; bu tespiti yaptırmayan alıcı, ileri sürdüğü ayıbın satılanın kendisine ulaştığı anda var olduğunu ispat yükü altına girer ve bu yükü karşılayamazsa teslimden uzun süre sonra beliren bozukluktan satıcıyı sorumlu tutamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalılardan 02.08.2011 tarihinde 29 adet damızlık hayvan satın aldığını, iki hayvan dışındakilerin teslim edildiğini, hayvanların 19.11.2012 tarihinde İl Gıda Tarım Müdürlüğünce hastalıklı bulunup bir kısmının imha kesimine tabi tutulduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiş, talebini ıslahla 156.443,83 TL maddi tazminata yükseltmiştir. Davalılar hayvanların sağlıklı teslim edildiğini, tüberkülin testinin satıştan bir yıl sonra yapıldığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, hastalığın teslimden bir yıl sonra tespit edildiği ve TBK m.224 ile m.226'daki sürelerin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davacının istinafını esastan reddetmiş, davalıların vekalet ücretine ilişkin başvurusunu kabul ederek hükmü kaldırıp davayı yeniden reddetmiş ve 19.287,16 TL vekalet ücretine hükmetmiştir. Daire, ayıbın teslim anında var olduğunun davacıca ispatlanamadığını belirterek kararı onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!