TBK Madde 182 Ceza koşulu: Cezanın miktarı, geçersizliği ve indirilmesi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 182, taraflar ceza koşulunun miktarını serbestçe belirleyebilir; ancak asıl borç herhangi bir sebeple geçersizse ya da aksi kararlaştırılmadıkça borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmişse cezanın ifası istenemez, buna karşılık ceza koşulunun geçersizliği veya bu şekilde imkânsız hâle gelmesi asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.

Resmi Metin

Cezanın miktarı, geçersizliği ve indirilmesi

Madde 182- (1) Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler.

(2) Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez.

(3) Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Ceza koşulunun miktarını taraflar serbestçe belirler; ancak ceza fer’î nitelik taşır, yani asıl borca bağlıdır. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersizse ya da (aksi kararlaştırılmadıkça) borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Bağlılık tek yönlüdür: ceza koşulunun geçersizliği veya imkânsızlığı asıl borcun geçerliliğini etkilemez, borç ayakta kalır. Pratikte en çok işe yarayan kısım şudur: hâkim, aşırı bulduğu cezayı taraf talebi olmadan, kendiliğinden (re’sen) indirir; bu emredici bir kural olduğundan sözleşmeye konulan “indirim istenemez” kaydı geçersizdir ve borçlu bu haktan önceden feragat edemez. Sık yapılan hata, tacir müvekkile bu indirim korumasının olduğunu söylemektir: TTK m.22 uyarınca tacir, ticari işletmesiyle ilgili cezanın fahiş olduğunu ileri sürerek indirim isteyemez; bu imkândan yalnızca tacir olmayan borçlu ve tüketici yararlanır. Cezanın türü (seçimlik, ifaya ekli, dönmeye bağlı) ayrıca değerlendirilmelidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 182. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 161 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 181 inci maddesinde, ceza koşulunun miktarı, geçersizliği ve indirilmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 161 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Cezanın butlanı ve tenkisi” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Cezanın miktarı, geçersizliği ve indirilmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 161 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer verilmemekle birlikte, Tasarının 181 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen bir cümleyle, ceza koşulunun geçersiz olmasının veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkansız hale gelmesinin, asıl borcun geçerliliğini etkilemeyeceği kabul edilmiştir. Gerçekten, 818 sayılı Borçlar Kanununun 161 inci maddesinin ikinci fıkrasında sadece asıl borcun geçersiz olması veya imkansız hale gelmesi durumu göz önünde tutulduğu halde, bağlı borç niteliğindeki ceza koşulunun geçersizliği veya imkansız hale gelmesinin göz önünde tutulmaması bir eksiklik olarak görülmüştür.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.182 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2022/414 K. 2023/536 Bozma

Taraflar cezai şartın (ceza koşulunun) miktarını serbestçe belirleyebilir; ancak hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirebilir (tenkis).

Detaylı özeti gör

Akaryakıt dağıtıcısı davacı ile davalı şirket arasında 20.09.2010 tarihinde beş yıllık bayilik sözleşmesi ile satış taahhütnamesi imzalanmış; davalı şirket yılda 600 m3 beyaz ürün satmayı, aksi hâlde cezai şart ödemeyi taahhüt etmiştir. Davalının taahhüt süresinde yalnızca 401 m3 sattığı, satamadığı 2.037 m3 ürün nedeniyle cezai şart borcu doğduğu ileri sürülerek açılan davayı ilk derece mahkemesi kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davalı şirket yönünden davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tacir olan tarafların sözleşme serbestisi çerçevesinde bilerek imzaladığı asgari alım taahhüdüne uyulmaması hâlinde davacının cezai şart talep edebileceğini belirterek direnme kararının bozulmasına; kefil/garantör sıfatındaki gerçek kişi davalıların temyiz isteminin ise hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/7221 K. 2021/13949 Bozma

Hâkim, cezai şartın (ceza koşulunun) aşırı olup olmadığını hakkaniyet ölçüleri çerçevesinde re'sen araştırır; alacaklının menfaati ile ceza arasında açık nispetsizlik varsa cezayı kendiliğinden indirir ve bu takdir Yargıtay denetimine elverişli esaslara dayanmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı ile Halkalı projesinde 02.12.2010'da satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, teslim edilen konutun bedelinin ihtarnameye rağmen ödenmediğini ileri sürerek sözleşmenin feshini, taşınmazın tahliyesini, ecrimisil ile satış bedelinin %3'ü oranında cezai şart tazminatını talep etmiştir. Mahkeme, önceki bozmaya uyarak davayı kısmen kabul etmiş; sözleşmenin feshine, taşınmazın tahliyesine, ecrimisile ve 13.834,89 TL cezai şartın davalıdan tahsiline hükmetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, cezai şart miktarı belirlenirken TBK m.182 uyarınca cezanın fahiş olup olmadığının ve indirim gerekip gerekmediğinin araştırılmadığını, eksik inceleme ile soyut ve yetersiz gerekçeye dayanıldığını belirterek hükmü davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/386 K. 2021/12268 Bozma

Hâkim, cezai şartın fahiş olup olmadığını, alacaklının asıl borcun ifasından elde edeceği yararı da gözeterek araştırmalı; aşırı gördüğü ceza koşulunu, aşırı indirimden kaçınarak, Yargıtay denetimine elverişli esaslara göre kendiliğinden indirmelidir.

Detaylı özeti gör

Temizlik hizmeti veren davacı şirket, davalı site yönetimiyle yaptığı sözleşmenin haksız feshedildiğini ve davalının, şirket personelini sözleşmeye aykırı biçimde kendi kadrosuna aldığını ileri sürerek cezai şart ve kazanç kaybının tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı, personel geçişinin davacının bilgisi dahilinde olduğunu savunmuş; Tüketici Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, davalı temyize gitmiştir. Yargıtay, bilirkişice 249.772,06 TL olarak belirlenen cezai şart yönünden TBK m.182 uyarınca cezanın fahiş olup olmadığının ve indirim gerekip gerekmediğinin araştırılması gerekirken bunun göz ardı edilerek eksik incelemeyle hüküm kurulmasını isabetsiz bulmuş; davalının sair temyiz itirazlarını reddederek hükmü davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2018/5850 K. 2019/3991 Onama

TBK m.182/3 uyarınca hâkim ceza koşulunu kendiliğinden indirdiğinde, bu hakkaniyet indirimi nedeniyle davanın kısmen reddine karar verilmiş olması, indirimden yararlanan taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini gerektirmez.

Detaylı özeti gör

Davacı kamu hastaneleri birliği, kantin işletmecisi davalıdan ödenmeyen kira ve elektrik-su alacakları ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş; cezai şartı geçerli saymakla birlikte davalının esnaf olması nedeniyle TBK m.182/3 uyarınca cezai şarttan 5/6 oranında hakkaniyet indirimi yapıp bedeli 9.627,44 TL'ye indirmiş, ancak bu indirim sebebiyle davalı lehine 5.592,89 TL vekalet ücretine hükmetmiştir. Davacının karar düzeltme istemini inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hakkaniyet indiriminden doğan kısmi ret nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdirini usul ve yasaya aykırı bulmuş; yeniden yargılama gerektirmediğinden hükmü davacı yararına düzelterek (davalının vekalet ücreti talebinin reddi) onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.182 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/38 K. 2024/2226 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Hisse devri protokolünde kararlaştırılan ve devir bedeline eşit cezai şartın, borçlunun ekonomik mahvına yol açabileceği gerekçesiyle resen yüzde elli indirilmesi yerinde bulunmuş; resen indirim nedeniyle reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Bir iş sağlığı ve güvenliği şirketinin ortakları, ortaklardan birinin hisselerini devralırken hisse devri protokolüne rekabet yasağı ve cezai şart koymuştur. Hissesini devreden ortağın aynı alanda yeni bir şirket kurup eski müşterilere hizmet vermesi üzerine cezai şart istenmiş; ilk derece mahkemesi ihlali kabul edip cezai şarttan resen yüzde elli indirim yaparak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olduğunu ve ticaret mahkemesinin görevli bulunduğunu; hisse devrine ek rekabet yasağının sözleşme özgürlüğü sınırları içinde kaldığını, devreden ortağın bu yasak karşılığında hisse bedeli yönünden menfaat sağladığını ve hükmü geçersiz kılacak neden bulunmadığını belirterek istinafı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/629 K. 2024/1418 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Hisse devir sözleşmesindeki 150.000 TL ceza koşulu, hâkimin aşırı ceza koşulunu resen indirmekle yükümlü olduğu; indirimde tarafların iktisadi durumu, kusur derecesi ve borca aykırılığın ağırlığının ölçü alınacağı belirtilerek fahiş bulunmuş ve 100.000 TL'ye indirilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Şirket hissesini devreden davacı, devir sözleşmesi ve eki protokoldeki yükümlülüklere uyulmadığını ileri sürerek 150.000 TL ceza koşulunun tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, sözleşmede imzası bulunmayan devralan yönünden davayı husumetten reddetmiş, imza sahibi devralan yönünden ise davayı kabul etmiştir. Daire, unvan ve adres değişikliğinin yazılı olarak bildirilmemesi nedeniyle imza sahibi devralanın ceza koşulundan sorumlu tutulmasını yerinde bulmuş; ancak hâkimin aşırı ceza koşulunu resen indirmesi gerektiğini belirterek 150.000 TL'yi fahiş görmüş, 100.000 TL'ye indirmiş ve ilk derece kararını kaldırarak yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1001 K. 2024/736 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ticari işte kararlaştırılan ceza koşulundan indirim, ancak tutarın borçlu taciri iktisaden çöküntüye uğratacak olması hâlinde istenebileceğinden; taşınmazı süresinde teslim etmeyen şirketin ticari defterlerine göre cezanın borçlunun mahvına yol açacak nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, borç itfa sözleşmesi öncesinde borca batıklık izlenimi uyandırılarak zarara uğratıldığı iddiasıyla istenen maddi tazminat ile tapu harcı ve taşınmazın süresinde teslim edilmemesi nedeniyle istenen 100.000 USD ceza koşuluna ilişkindir. İlk derece mahkemesi maddi tazminat istemini reddetmiş, ceza koşulu ve tapu harcı istemlerini kabul etmiş, şirket ortakları yönünden açılan davayı reddetmiştir. Daire, sözleşmeden sonra değer araştırması yapmanın basiretli tacirden beklenen davranış olmadığını, hile iddiasının somut veriyle desteklenmediğini, taşınmazın otuz günlük sürede teslim edilmediğini ve kararlaştırılan ceza koşulunun borçlu tacirin ekonomik mahvına yol açacak nitelikte bulunmadığını belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/612 K. 2024/111 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Rekabet yasağına aykırılık nedeniyle istenen ceza koşulunda, aşırı görülen cezanın hâkimce kendiliğinden indirilmesi gerektiği gözetilerek işçinin ekonomik durumu değerlendirilmek suretiyle yapılan takdiri indirim ve bu nedenle işçi yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle işverence ceza koşulu alacağı istenmiş; ilk derece mahkemesi takdiri indirim yaparak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, rekabet yasağı içeren hizmet sözleşmesinin aynı zamanda sözleşme sonrası için rekabet etmeme sözleşmesi sayılacağını, bu nedenle yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulunu geçersiz kılan hükmün burada uygulanmayacağını belirtmiştir. Satış destek personeli olan işçinin edindiği bilgileri üçüncü kişilere aktarma ihtimalini ceza koşulunun uygulanması için yeterli gören daire, aşırı ceza koşulunda yapılan takdiri indirimi ve buna bağlı vekalet ücreti uygulamasını da yerinde bularak her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/410 K. 2023/1038 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Hâkimin TBK m.182/3 uyarınca aşırı ceza koşulunu resen indirmesinin, tacir olan borçlu bakımından TTK m.22 gereği söz konusu olamayacağı belirtilmiş; ilk derece mahkemesinin yaptığı indirim bu yönden eleştirilmiş, alacaklı istinafı bulunmadığından karara müdahale edilmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sigorta acenteliği hisse devir sözleşmesine konulan rekabet yasağının ihlali nedeniyle kararlaştırılan cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istenmiştir. İlk derece mahkemesi, hisselerini devreden ortağın rekabet yasağını ihlal ettiğini kabul etmiş, TBK m.182/3 uyarınca cezai şarttan indirim yaparak davayı kısmen kabul etmiş, kefil yönünden ise şekil eksikliği nedeniyle reddetmiştir. Daire, yasağın süre, coğrafi alan ve faaliyet yönünden sınırlandırıldığını, çalışma özgürlüğünü özüne zarar verecek ölçüde kısıtlamadığını, ayrıca tacir olan borçlu bakımından cezai şarttan resen indirim yapılamayacağını eleştiri olarak belirtmiş ve davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2020/715 K. 2022/1691 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Eser sözleşmesinde sözleşmeden dönen tarafın sözleşme bedelinin yüzde onunu ödeyeceği kararlaştırılmışsa, iş sahibinin haklı fesih savunmasını ispatlayamaması karşısında yüklenici lehine doğan bu ceza koşulunun aşırı sayılamayacağı ve indirim gerekmediği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Çim halı saha yenileme işini üstlenen yüklenici, iş sahibinin sözleşmeden dönmesi üzerine iade etmediği ve ceza koşulu olduğunu ileri sürdüğü tutar için hakkında başlatılan takipte borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi, malzemenin süresinde teslim edilmediği ve iş sahibinin sözleşmeyi haklı feshettiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, menfi tespit davasında ispat yükünün alacaklıda olduğunu, iş sahibinin haklı fesih savunmasını belgelendiremediğini, buna karşılık yüklenicinin malzeme siparişi verdiğini ortaya koyduğunu belirtmiş; sözleşme bedelinin yüzde onu tutarındaki ceza koşulunun yükleniciye ait olduğunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırmış ve davanın kabulüne hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 11. Hukuk Dairesi E. 2020/1116 K. 2020/341 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Hizmet sözleşmesindeki ceza koşulunda işverenin tacir olması indirim engeli sayılmasa dahi, işçinin çalışma süresi, tarafların ekonomik durumu, karşılıklı yarar dengesi ve işverenin borca aykırılığının ağırlığı değerlendirilerek TBK 182/3 uyarınca indirim yapılmaması yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İhbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücreti, bakiye süre ücreti ve cezai şart istemli işçilik alacağı davasında ilk derece mahkemesi istemleri kısmen kabul etmiş, bakiye süre ücretini reddetmiştir. Daire, iş sözleşmesinin belirli süreli sayılmasını gerektiren objektif neden bulunmadığından belirsiz süreli kabulünü ve buna bağlı sonuçları yerinde bulmuş; ceza koşulu yönünden işverenin tacir olmasının indirim engeli oluşturmayacağını belirtmekle birlikte somut ölçütleri tarttıktan sonra TBK 182/3 uyarınca indirim yapılmamasını da isabetli görmüş ve her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 8. Hukuk Dairesi E. 2019/577 K. 2020/1243 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Süresinden önce haksız feshe bağlı ceza koşulunda, aşırı cezanın hâkimce kendiliğinden indirilmesi gereği uyarınca çalışılan süre ile çalışılması gereken süre arasında oran kurularak yapılan indirim yerinde bulunmuş, dört maaşlık cezanın tam olarak istenmesi kabul edilmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Belirli süreli iş sözleşmesi süresinden önce işverence feshedilen işçi, sözleşmedeki dört maaş tutarındaki ceza koşuluna dayanarak başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, çalışılan süre ile çalışılması gereken süre arasında oran kurarak indirdiği tutar üzerinden davayı kabul etmiş, icra inkar tazminatı istemini reddetmiştir. Daire, karşılıklı kararlaştırılan ceza koşulunun geçerli olduğunu, işverenin haklı fesih olgusunu ispatlayamadığını ve oranlama yoluyla indirimin yerinde bulunduğunu belirtmiş; yalnız hükümdeki tutarın brüt olduğunun açıklanması için ilk derece kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2018/1519 K. 2019/1225 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Emlak komisyon sözleşmesinde kararlaştırılan yüzde 3 tellaliye ücreti yanında öngörülen yüzde 3 oranındaki ceza koşulu, alıcının tüketici olduğu gözetilerek fahiş bulunmuş; komisyon miktarı esas alınarak ilk derece mahkemesince yapılan takdiri indirimde usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, emlak komisyon sözleşmesine dayalı icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davasına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, alıcının imzasını taşıyan sözleşme ve yemin delili karşısında komisyon ücretinden sorumlu olduğunu kabul etmiş, kararlaştırılan yüzde 3 ceza koşulunu fahiş bularak yüzde 1'e indirmiş ve davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, taşınmazın gösterilmediği iddiasının ispatlanamadığını, alıcının tüketici olduğu gözetildiğinde ceza koşulunun fahiş olduğunu ve yapılan takdiri indirimin yerinde bulunduğunu belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir. Karar oyçokluğuyla verilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2018/1061 K. 2019/662 Kısmen Kabul

Tellallık ücreti ile karşılaştırıldığında satış bedelinin %6'sı oranındaki ceza koşulu, tüketici konumundaki iş sahibi yönünden fahiş bulunmuş; hâkimin aşırı cezayı indirmekle yükümlü olduğu, ancak tenkise tabi ceza koşulunun tümüyle kaldırılamayacağı belirtilerek oran %1'e indirilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınmazının satışı için tellallık sözleşmesi yapan davacı, tellalın hizmet vermediğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiş, takip konusu bedeli icra dosyasına yatırınca dava istirdat davasına dönüşmüştür. İlk derece mahkemesi tellallık ücretini yerinde bulmuş, cezai şartı ise fahiş görerek tümüyle kaldırmıştır. Daire, tellalın sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini ve aracı kılınmaksızın yapılan satış nedeniyle ücrete hak kazandığını kabul etmiş; cezai şartın fahiş olduğunu, ancak tenkise tabi bir cezai şartın tamamen kaldırılamayacağını belirterek oranı satış bedelinin %1'i olarak saptamış ve borçluya iade edilecek tutarı yeniden hesaplamıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!