TBK Madde 183 Alacağın devri: Genel olarak

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 183, alacaklı; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı borçlu, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 183- (1) Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.

(2) Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde temliğin (alacağın devri) kural olarak serbest olduğunu kurar: alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye geçirebilir; borçluya yalnızca bildirim yapılır, onayı gerekmez. Sık yapılan hata, temliki borcun üstlenilmesiyle (TBK m.195) karıştırmaktır: temlikte aktif taraf değişir, alacaklı devredenden devralana geçer, borçlu aynı kalır; borç üstlenmede ise pasif taraf, yani borçlu değişir ve yön terstir. Yenilemeden (TBK m.133) farkı da önemli: temlikte def’iler ve teminatlar devralana geçerek korunur, yenilemede eski borç sönüp düşer. Devri engelleyen üç kaynağı gözden kaçırmayın: kanun, sözleşme veya işin niteliği. Nitekim nafaka ve manevi tazminat gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı alacaklar devredilemez; işçi ücreti de kısmen korunur: İş K. m.35 uyarınca ücretin en çok dörtte biri devredilebilir, geri kalan dörtte üçlük kısım devir ve temlike kapalıdır. İkinci fıkra ise güven ilkesi getirir: devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralan iyiniyetli kişiye karşı borçlu, sonradan devrin yasaklandığı savunmasını ileri süremez.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 183. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 162 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 182 nci maddesinde, alacağın iradi devrinin mümkün olduğu durumlar düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 162 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Alacağın Temliki / I. Şartları / 1. Rızai temlik / a. Cevazı” şeklindeki ibare, Tasarıda “A. Koşulları / I. İradi devir / 1. Genel olarak” şeklinde ifade edilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.183 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/908 K. 2025/362 Bozma

Bir hakkın devri TBK m.183'te düzenlenen alacağın temliki suretiyle gerçekleşir; alacak temlik edilince alacaklı sıfatı ile birlikte davacı sıfatı da devralana geçer ve devralan üçüncü kişi usulden doğan yetkileri kullanabilir.

Detaylı özeti gör

Davacı inşaat şirketi, davalı üniversite ile 2000 yılında yaptığı hastane inşaatı sözleşmesi kapsamında başka bir şirketle adi ortaklık kurarak işi sürdürmüş; idarece kendilerine yaptırılan sözleşme harici imalatların (alt yapı, nükleer tıp ve tıbbi atık binası) bedelinin ödenmediğini ileri sürerek imalatların ve bedelinin tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise akdi ilişkinin ispatlanamadığından bahisle davayı pasif husumet yokluğundan reddederek bu kararda direnmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dava konusu alacağın yargılama sırasında noterde düzenlenen temlikname ile dava dışı bir şirkete gayrikabilirücu devredildiğini, bu durumda devralan şirketin davacı sıfatını ve takip yetkisini kazanarak davaya devam edeceğinin gözetilmesi gerektiğini belirtmiş; taraf teşkili sağlanmak üzere direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2020/1 K. 2020/3730 Bozma

Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir; alacağını temlik eden davacı, o alacak yönünden taraf (davacı) sıfatını kaybeder.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, kira bedellerini ödemeyen davalı şirket aleyhine kira sözleşmesine dayanarak çeşitli icra takipleri başlatmış ve borçlunun itirazı üzerine birleştirilerek görülen itirazın iptali davalarını açmıştır. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Yargıtay, davacının Trabzon 2. İcra Müdürlüğünün 2012/4049 esas sayılı takip dosyasındaki alacağını 23.07.2013 tarihli başvurusuyla dava dışı üçüncü kişiye temlik ettiğini, bu nedenle o takip yönünden taraf (davacı) sıfatını kaybettiğini saptamıştır. Mahkemece, alacağı temlik alan kişinin davaya devam edip etmeyeceğinin belirlenmesi, taraf sıfatını kazanması halinde yargılamaya devam edilmesi, aksi halde sıfat yokluğundan davanın reddi gerekirken bu husus gözetilmeden hüküm kurulması nedeniyle karar davalı yararına bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.183 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2024/1645 K. 2025/246 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Alacağını üçüncü bir kişiye devreden şirketin, devirden sonra aynı alacak için açtığı davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığı ve davanın usulden reddinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, ticari satımdan kaynaklanan bakiye alacağın tahsiline ilişkin ek davadır. Davalı, davacının alacağı üçüncü kişiye devrettiğini ve aktif dava ehliyeti bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, temliknamenin Aralık 2019 tarihli olduğunu, davanın ise 17.06.2022'de açıldığını tespit ederek aktif husumet yokluğundan davayı usulden reddetmiştir. Davalı vekili, tasfiyeye giren davacı şirket bakımından vekalet ve ihya sorunlarının gözetilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. Daire, alacağın devrine ilişkin hükümleri aktardıktan sonra, dava açıldığı tarihte davacı şirketin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını ve usulden red kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığını belirterek davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/3264 K. 2025/71 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Trafik kazası tazminat alacağının bir bölümünü sözleşmeyle devreden davacının, sözleşmeyi kendisi mahkemeye sunması ve devralanın duruşmada devri benimsemesi karşısında tarafların iradelerinin uyuştuğu; külli halef mirasçıların muvazaa ileri süremeyeceği belirtilerek devir geçerli sayılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacı, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından maluliyet tazminatı istemiş; yargılama sırasında vefat etmesi üzerine davaya mirasçıları devam etmiştir. İlk derece mahkemesi, alacağın temlik edilen tutarın altında kalması nedeniyle davayı reddetmiştir. Daire; temlik sözleşmesinin taraflarının iradelerinin uyuştuğunu, külli halef mirasçıların muvazaa ileri süremeyeceğini, irade fesadı iddiası ve buna ilişkin delil de bulunmadığını belirterek devri geçerli saymış; maluliyet raporuna, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağına ve hesap raporuna yönelik istinaf sebeplerini de yerinde görmeyerek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2021/3076 K. 2023/1198 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Alacaklının alacağını devredebilmesi kanunla engellenebileceğinden, sigortacılık mevzuatına eklenen devir yasağının yürürlüğünden sonra düzenlenen temlik sözleşmesiyle sigorta tazminatı alacağının devri geçersiz sayılmış; temlik, davacının taraf sıfatını sona erdirmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacı, sürücünün trafik sigortacısından geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Sigorta şirketi kusur, başvuru koşulu, teminat kapsamı, hesaplama yöntemi ve müterafik kusur yönünden istinafa başvurmuş, ek dilekçeyle davacının alacağını temlik ettiğini ileri sürmüştür. Daire tüm istinaf sebeplerini yerinde görmemiş; sigorta tazminatı alacağının devrini yasaklayan düzenlemenin yürürlüğünden sonra yapılan temlikin geçersiz olduğunu ve davacının taraf sıfatını sona erdirmediğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2020/1519 K. 2021/1655 Düzelterek Esastan Red

Trafik kazasından doğan tazminat alacağının da devredilebileceği, alacağın haksız fiilden doğmuş olmasının devre engel oluşturmadığı belirtilerek; alacağın 100.000 TL'lik bölümünü dava dışı üçüncü kişiye devreden yaralananın bu kısım yönünden aktif husumetinin kalmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacı, zorunlu mali sorumluluk sigortacısından geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemiş; ilk derece mahkemesi kalıcı iş göremezlik yönünden talebi kabul etmiştir. Sigortacı istinafında, davacının alacağın 100.000 TL'lik kısmını dava dışı üçüncü kişiye devrettiğini, bu bölüm yönünden husumet yokluğundan ret gerektiğini ve avans faizinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Daire, devredilen bölüm yönünden davacının hak sahibi olmadığını belirterek bu kısmı sıfat yokluğundan reddetmiş, ticari amaçla kullanılan araç bakımından avans faizini yerinde bulmuş; kararı kaldırıp düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2020/1197 K. 2021/1383 Düzelterek Esastan Red

Haksız fiilden doğan tazminat alacağının 25.000 TL'lik bölümünü dava dışı üçüncü kişiye devreden davacının, devrettiği kısım bakımından artık hak sahibi olmadığı ve davanın bu miktar yönünden sıfat yokluğundan reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacı, sigorta şirketinden kalıcı iş göremezlik tazminatı istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek tazminata hükmetmiştir. Sigortacı, davacının dava öncesinde alacağının bir bölümünü devretmiş olmasına rağmen bunun gözetilmediğini ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, kaza tazminatı alacağının 25.000 TL'lik kısmının dava dışı üçüncü kişiye yazılı sözleşmeyle devredildiğini, sözleşmenin içeriğine ve imzaya itiraz edilmediğini saptamış; devreden davacının bu kısım yönünden hak sahibi olmadığını belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuş ve 25.000 TL yönünden davayı husumetten reddetmiştir.

Diğer kararlar (4)
Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/2118 K. 2020/861 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Takibe dayanak alacağını takipten sonra üçüncü kişiye devreden alacaklının borç ilişkisinde taraf olmaktan çıktığı, menfi tespit davasında husumet ehliyetinin kalmadığı; devralan davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İlamsız icra takibinin borçlusu, takip alacaklısına borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, davalı alacaklının takipten sonra takibe dayanak alacağını noterde düzenlenen devir sözleşmesiyle üçüncü kişiye devrettiğini, devirle birlikte borç ilişkisinde taraf olmaktan çıktığını ve husumet ehliyetinin kalmadığını, alacağı devralanın davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan ve deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerektiğini belirtmiş, eksik inceleme nedeniyle kararı esası incelenmeden kaldırıp dosyayı mahkemesine iade etmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/786 K. 2020/507 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yüklenicinin kamu idaresinden olan alacağını devretmesi üzerine, temlik kendisine bildirilen idarenin devralana yazdığı ve alacağın varlığı ile takas mahsup hakkından feragat edildiğini bildiren yazı kayıtsız şartsız borç ikrarı sayılmış; devrin geçersizliği iddiası yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kamu ihalesiyle üstlenilen konut ve dükkan yapım işinde yüklenicinin idareden olan alacağını üçüncü bir şirkete devretmesi üzerine devralanın başlattığı icra takibine karşı idare menfi tespit davası açmış; devrin ön izin alınmadan yapıldığını, geçici hakedişlerin kesin alacak doğurmadığını ve sözleşmenin yüklenici kusuruyla feshedildiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi devri geçerli sayarak davayı reddetmiştir. Daire, temlikin idareye bildirilmesi üzerine idarenin devralana yazdığı ve alacağın varlığını, üzerinde takyidat bulunmadığını, takas ve mahsup hakkından feragat edildiğini bildiren yazının kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/923 K. 2020/983 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Alacağın temlikinin geçerliliği için temlik alanın borçluyla kefalet ilişkisi içinde bulunmasının şart olmadığı, temlik alanın temlik edene ödediği bedelin borcun ifası değil temlikin ivazı olduğu kabul edilerek, temlik alanın takipte alacaklı sıfatını taşıdığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Rehin açığı belgesine dayalı takipte borçlu, alacağı temlik alan takip alacaklısının kefil olmadığını, bu nedenle temlikin geçersiz olduğunu ve alacaklı sıfatı bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini istemiş, ayrıca yüksek oranda faiz işletildiğini iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi şikayeti reddetmiştir. Daire, temlikin geçerliliği için temlik alanın kefil olmasının şart olmadığını, temlik alanın temlik edene yaptığı ödemenin borcun ifası değil temlikin ivazı olduğunu, takipte yasal faiz oranının uygulandığını belirtmiş; satışın durdurulmasına ilişkin kararın kesin olması nedeniyle bu yöndeki istinaf dilekçesini reddetmiş, takibin iptali yönünden istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/653 K. 2020/365 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Alacağın devri borçlu idareye bildirildikten sonra idarenin, devredenin alacağı bulunduğunu, takas ve mahsup haklarından feragat ettiğini ve devir tutarının devralana ödeneceğini yazıyla bildirmesi kayıtsız şartsız borç ikrarı sayılmış, borçlu olunmadığının tespiti istemi reddedilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, kamu ihalesiyle üstlenilen yapım işinden doğan hakediş alacağını yükleniciden temlik alan şirkete karşı, iş sahibi idarenin borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, temlike idarece onay verildiği ve temlik anında alacağın mevcut olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, temlik sözleşmesinin idareye bildirilmesi üzerine idarenin bunu kayıtlarına işlediğini, devredenin alacağı bulunduğunu, alacak üzerinde takyidat olmadığını, takas ve mahsup haklarından feragat ettiğini ve temlik tutarının devralana ödeneceğini çekincesiz bildirdiğini saptayarak bu yazıyı kayıtsız şartsız borç ikrarı saymış ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!