Adana BAM, 9. HD., E. 2021/629 K. 2024/1418 T. 19.7.2024

İlgili TBK madde: TBK Madde 182

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

MAHKEMESİ : …. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/11/2020

NUMARASI : … ESAS … KARAR

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALILAR : 1-

DAVA : Alacak (Sözleşmeden Kaynaklanan)

NIN

YAZIM TARİHİ : 19/07/2024

…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12/11/2020 tarih ve … Esas … Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davaya konu tüm bilgi ve belgelerin eksiksiz olarak …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … Esas sayılı dosyasında olduğunu, müvekkili şirketin hissedarı olduğu … İnş…Ltd.Şti.’yi 02.11.2009 tarihli protokol ile … ve …’a devrettiğini, tarafların devir şartları ve bundan sonraki süreç için protokol ve devir sözleşmesi imzaladıklarını, ancak devralan … ve …’ın imzaladıkları protokol ve devir sözleşmelerinin hiçbir maddesine uymadıklarını bu nedenle sözleşmede düzenlenen cezai şartın davalıya yüklenilmesinin kaçınılmaz olduğunu, sözleşme gereğince müvekkili firmanın yazılı izni olmadan 2 yıl süre ile davalıların hiçbir şart altında başka firma ve şahıslarla ortaklık yapamayacağının hüküm altına alındığını, ancak davalıların bu sözleşmeden sonra başka firmalarla ortak girişim olarak bir çok ihaleye girdiklerini, davalı tarafın devir sözleşmesi hükümlerine ve protokole uymadığı gerekçesi ile ihtarname keşide edildiğini ve davalı tarafın yine aynı şekilde anlaşılan maddelere aykırı davranmaya devam ettiğini belirterek ek devir sözleşmesi ve protokole uymayarak müvekkili şirketin mağduriyetine neden olan davalı taraftan devir sözleşmesinin 6. Maddesinde belirtilen 150.000,00 TL cezai şartın tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle yetkili mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri ve …/… mahkemeleri olduğunu, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, söz konusu ihtarın gönderildikten sonra 1 yıl içerisinde huzurdaki davanın açılması gerektiğini, davacı yanca 1 yıllık hak düşürücü süre geçirildiğini, zamanaşımına uğramış bir alacağın kabul anlamına gelmemek kaydıyla haklı bile olunsa hukuken talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile davacı aralarında protkol yaptıklarını ve ticari ilişkilerini bitirdiklerini, protkolün 4. Maddesine göre davacının geçersiz kılınan maddelere dayanarak böyle bir cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığını, aradan geçen bu kadar zamandan sonra talep edilmesinin kötü niyetli olduğunu davacının …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiği ancak pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddedildiği davacı tarafından iddia edilmiş ise de; davacının alacaklı olduğunun hatalı bir şekilde eksik inceleme neticesinde karar verildiği, Yargıtay’ın ise davanın esasına girmeksizin davanın reddine karar verdiğini, ancak Yargıtayca davanın esasına girilmesi halinde dahi haklılıklarının anlaşılacak iken buna dahi gerek duyulmaksızın pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, davalının birçok usulsüz işlem yaparak müvekkili şirketi zarara uğrattığını belirterek davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle davacı tarafından sunulan protokolden de görüleceği üzere müvekkilinin protokolde imzasının bulunmadığını, hem devir sözleşmesi hem de protokolün sadece diğer davalı tarafından kaşelenip imzalandığını, müvekkilinin imzasını haiz olmayan belgelerle cezai şart nedeniyle dava açılmasının hukuka ve kanunlara açıkça aykırı olduğunu, sözleşme ve protokolde müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12/11/2020 tarih ve … Esas … Karar sayılı kararı ile; …’ın, devralınan … İnş. Tem….Ltd.Şti.’ye ilişkin olarak yapılan adres ve unvan değişikliğini önceki hissedarlara yazılı olarak bildirilmemesi nedeniyle Devir sözleşmesinin 3. Maddesine, 2010 ve 2011 yılları için … Belediyesi’nin açacağı temizlik ihalelerinde başka firmalarla ortak girişim yaparak teklif vermesi itibariyle Devir Sözleşmesinin 5. Maddesi’ne, kazanılan ihale gereği satın alınan araçların iş bitiminde eşit olarak taraflar arasında paylaşılması gerekirken davalının bu araçları devraldığı şirket adına kaydettirdiği ve paylaştırmaması nedeniyle 02.11.2009 tarihli Protokol’ün 2. Maddesine ve ayrıca 02.11.2009 tarihli protokolün 5. Maddesinde belirtilen 2 yıl süre ile başka firmalarla ortak girişim yapılmamasına ilişkin hükümlerin tamamına aykırı davrandığı, Devir Sözleşmesi’nin 6. Maddesi gereğince davalı …’ın 150.000,00 TL cezai şart ödemesi gerektiği gerekçesi ile davalı … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne, 150.000,00.TL ceza-i şartın davalı …’dan alınarak davacıya ödenmesine, karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı … vekili istinaf talebi ile; 25/01/2021 tarihinde taraflarınca tebliğ edilen …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararını ve belirttiği gerekçeyi hiçbir şekilde kabul etmediğini, … . Noterliği’nde düzenlenen ve tarafların birlikte imza altına aldığı ortaklık sözleşmesinde müvekkilin imzasındaki kaşeden de davacı tarafça müvekkilin adres ve unvan değişikliği yaptığının bilindiğinin açıkça ortadayken, yerel mahkeme 12/11/2020 tarihli gerekçeli kararında noterde düzenlendiğini 27/01/2010 tarihli belgeyi görmezden geldiğini ve müvekkilinin 02/11/2009 tarihli devir sözleşmesinin 3. maddesine aykırı davrandığı yönünde karar verdiğini, taraflarınca müvekkilinin 02/11/2009 tarihli devir sözleşmesinin 3. maddesine aykırı davrandığına ilişkin kararın taraflarınca kabulünün hiçbir şekilde mümkün olmadığını, …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … Esas … Karar sayılı kararında davacı taraf tarafından ikame edilen davanın kabul gerekçesinde müvekkilinin 02/11/2009 tarihli devir sözleşmesinin 5. Maddesinde yer alan hükme aykırı hareket ederek başka firmalarla ortak girişim yaparak ihalelere katıldığını gerekçe gösterdiğini, taraflarınca bu kararın kabulünün hiçbir şekilde mümkün olmadığını, yerel mahkemenin kararında gerekçe kararında belirtilen kazanılan ihale gereği satın alınan araçların iş bitiminde eşit olarak taraflar arasında paylaşılması gerekirken müvekkilinin bu araçları devraldığı şirket adına kaydettiğini ve paylaştırmaması nedeniyle 02/11/2009 tarihli protokol’ün 2. Maddesine aykırı davrandığı husususun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkiline kötü niyetle birçok eylem gerçekleştirdiği gerek taraflarınca ikame edilen ve esas numaraları paylaşılan dava dosyaları ile gerekse de mahkemeye sundukları belgeler ile sabit olduğunu, davacının kötü niyeti aşikar iken 02/11/2009 tarihli protokolün 5. Maddesinin hukuken geçersizliğinin mahkemece tartışılmadığını, söz konusu cezai şartın oldukça fahiş bir bedel olduğunu, mevcut ekonomik durum araştırılmadan fahiş bedele hükmedildiğini, bu nedenlerle …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … Esas … Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava hisse devir sözleşmesi ve eki protokolden kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının hissedarı olduğu şirketi 02.11.2009 tarihli protokol ile … ve …’a devir ettiğini, protokol ve devir sözleşmesi imzaladığını, devir sözleşmesi ile sözleşmeye uyulmaması halinde 150.000 TL cezai şart kararlaştırıldığını, devir sözleşmesindeki ve protoldeki maddelere davalıların uymadığını, dava konusu talepler ile ilgili …. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, Yargıtay tarafından sözleşmenin 3. Maddesine göre yükümlülüğün …’a ve …’a ait olduğunun belirtildiğini, açılan davanın bozma sonrası pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini ve verilen kararın kesinleştiğini, bu nedenle bu davanın açıldığını belirtilerek 150.000 TL cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, davalı … devir sözleşmesinde ve protokolde imzasının bulunmadığı, bu nedenle husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini savunmuş, davalı … ise davacının cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığını, Yargıtay’ın davanın esasına girmediğini, davacının taleplerinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince davanın davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine , davalı … yönünden davanın kabulüne 150.000 TL cezai şartın davalı …’dan alınarak davacıya ödemesine karar verilmiş ve iş bu karara karşı davalı … vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK’nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan Devir Sözleşmesinin 1. Maddesinde “… ve … devir aldıkları bu şirketin adres, unvan ve isim değişikliği yapabileceği bu durumu yazılı bir belge ile … İnş…Ltd.Şti.’nin önceki hissedarlarına bildirmek zorundadır.” 2. Maddesinde “09.11.2009 tarihinde ve bundan sonraki … Belediyesi tarafından yapılacak olan şehir temizliği, çöp toplama ve nakli hizmeti ihalelerine …. İnş…Ltd.Şti. Ve … İnş.Ltd.Şti. Birlikte ortak girişim olarak girmeyi kabul ve taahhüt eder.” hükmüne, 6. Maddesinde “Her iki taraf yapılan bu devir sözleşmesine uymadığı takdirde 150.000,00 TL cezayı diğer tarafa ödemekle sorumlu olacaktır.” hükmü bulunduğu , Ek protokolün 2. Maddesinde “… Belediyesinin şehir temizliği çöp toplama ve nakli işi için gerekli tüm araçlar ile ortak girişimin malı olarak satın alınacak..ve bu araçlar iş bitiminde eşit olarak ortak girişim ortakları arasında pay edilecektir.” hükmü, Protokolün 5. Maddesinde “… İnş..Ltd.Şti., ….İnş.Ltd.Şti.’nin yazılı izni olmadan ….İnş.Ltd.Şti. Dışında T.C. Hudutları dahilinde hiçbir şahıs, kişi özel ve tüzel kişilik, kurum ve kuruluşlarla ortaklık yapamayacaktır. Bu yasak iki (2) yıl süre ile sınırlıdır…Ancak, … İnş.Ltd.Şti. Ortak girişim olmaksızın tek başına istediği ihaleye teklif verebilecektir.” hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacı tarafından devir sözleşmesine ve protokolde belirtilen yükümlülüklere davalılar tarafından uyulmadığı belirtilen devir sözleşmesinde hüküm altına alınan cezai şartın talep edildiği, devir sözleşmesinden sonra … İnş. Tem. Tur. Ve Hiz. Mütehitlik Limited Şirketinin ticaret ünvanı ve adresinin değiştirildiği, taraf arasındaki devir sözleşmesi gereğince bu değişikliğin yazılı olarak davacı tarafa bildirilmesi gerektiği, değişikliği yazılı olarak davacıya bildirilmediği, bildirme yükümlülüğünün … ve …’a ait olduğu, sözleşmenin davalı … tarafından imzalandığı, tarafların imzaladıkları sözleşme içeriği ile bağlı oldukları, bu durumda ilk derece mahkemesince davalının cezai şarttan sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun olduğu ancak 6098 sayılı TBK’nın 182/son (eski BK 161/son) maddesine göre hakimin fahiş gördüğü cezai şartları tenkis ile mükellef olduğu, bu hükmü hakimin resen gözetmesi gerektiği, ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmesi gerektiği dava konusu olayda, tüm bu olgular dikkate alındığında, sözleşmede belirlenen 150.000 TL miktarındaki cezai şart fahiş olduğu ve tenkisinin gerektiği, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında 100.000 TL cezai şartın uygun olduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesince davalı … yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda açıklanan nedenden mahkeme kararının HMK’nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı … hakkında açılan davanın kısmen kabulüne 100.000 TL cezai şartın davalı …’dan alınarak davacıya ödenmesine, cezai şarttan indirim yapılması tamamen hakimin takdirine ait olduğundan indirilen miktardan dolayı davacı taraf aleyhine yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilemeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1-Davalı … vekilinin …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12/11/2020 tarih ve … Esas … Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12/11/2020 tarih ve … Esas … Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

3-HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

4-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, a-Davalı … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, b-Davalı … aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜNE, c-100.000,00 TL ceza-i şartın davalı …’dan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

5-Alınması gereken 6.831,00.TL karar harcından, peşin alınan 2.561,63.TL harcın mahsubu ile bakiye 4.269,37.TL karar harcının davalı …’dan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirtiğinden kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak davacıya ödenmesine,

7-Davalı … kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7/2. Maddesine göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalı …’a VERİLMESİNE,

8-Reddine karar verilen alacağın tenkisine karar verilen cezai şarta ilişkin olduğundan davalı … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

9-Davacı tarafından yatırılan 2.561,63.TL peşin harç ve 35,90.TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.597,53.TL’nin davalı …’dan alınarak davacıya ödenmesine,

10-Davacı tarafından yapılan 309,10.TL tebligat ve posta gideri, 800,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.109,10.TL yargılama giderinin davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine,

11-…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 04/03/2021 tarihinde … Esas, … Karar, … harç nolu harç tahsil müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise MAHSUBUNA,
İstinaf incelemesi yönünden;

1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı …’dan peşin alınan 2.561,63.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,

2-6100 sayılı HMK’nun 326/1 maddesi gereğince davalı … tarafından yapılan 162,10.TL istinaf başvuru harcı, 135,30.TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 297,40.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı …’a VERİLMESİNE,

3-6100 sayılı HMK’nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

4-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,

5-6100 sayılı HMK’nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL’nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 19/07/2024 tarihinde karar verildi.

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!