TBK Madde 163 Müteselsil borçluluk: a. Borçluların sorumluluğu

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 163, müteselsil borçlulukta alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir; borçluların sorumluluğu borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.

Resmi Metin

a. Borçluların sorumluluğu

Madde 163- (1) Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.

(2) Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Müteselsil borçlulukta dış ilişkiyi düzenleyen bu kural, seçim hakkını tümüyle alacaklıya tanır: alacaklı borcun tamamını ya da bir kısmını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir; hangisinin daha kolay tahsil edileceğini kendisi belirler. Uygulamada sık rastlanan yanılgı, borçlulardan birine karşı takip yapılmasının diğerlerini serbest bıraktığını sanmaktır; oysa sorumluluk borcun tamamı ödeninceye kadar hepsi için sürer, kısmi tahsil kalan bakiyeden herkesi sorumlu tutmaya devam eder. Borçlu tarafında pratik uyarı şudur: ödemeyi yapan borçlu diğerlerine karşı yalnız iç ilişkideki rücu hakkına (TBK m.167) sahiptir; bu, alacaklıya karşı öne sürülemez. Ayrıca yönü karıştırmamak gerekir: burada seçen alacaklıdır, oysa müteselsil alacaklılıkta borçlu edimini dilediği alacaklıya ifa eder (TBK m.169). Def’iler bakımından her borçlu, kendi kişisel savunmalarının yanında tüm borçlulara ortak olan def’ileri de ileri sürebilir; ancak başka bir borçlunun kişisel savunmasını kendisi için kullanamaz (TBK m.164).

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 142. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 162. maddesinde, müteselsil borçluların, alacaklıya karşı sorumlulukları ile bu sorumluluğun devam edeceği süre düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 142. maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Alacaklı ve borçlu arasındaki münasebet / 1. Hükümleri / a. Müşterek borçluların mesuliyeti” şeklindeki ibareler, Tasarıda “II. Dış ilişki / 1. Hükümleri / a. Borçluların sorumluluğu” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 158, 159, 160, 161 ve 162. maddeleri teselsül nedeniyle 159, 160, 161, 162 ve 163. maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM Tartışma ve Kabul Metni

163. maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.163 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/948 K. 2025/4400 Bozma

Müteselsil borçlulukta borçluların sorumluluğu borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder ve alacaklı borcun tamamını borçluların her birinden isteyebilir; mirası reddetmeyen mirasçılar tereke borcundan müteselsilen sorumludur.

Detaylı özeti gör

Davacıların murisi, davalıların murisinden 11.09.1959 tarihli harici satış senediyle bedelini ödeyerek satın aldığı 3983 parsel sayılı taşınmazın, kadastro çalışması sonucu davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek; terditli olarak öncelikle tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa taşınmaz bedelinin tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, tapu iptali ve tescil istemini on yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddetmiş; denkleştirici adalet ilkesi uyarınca güncellenen ve taleple bağlı kalınan 10.000,00 TL'yi davalı mirasçıların miras payları oranında bölerek kısmen kabule hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ödenen bedelin bir tereke borcu olduğunu ve mirası reddetmeyen davalı mirasçıların bu borçtan müteselsilen sorumlu bulunduğunu, bu nedenle bedelin paylara bölünmeyip tamamının davalılardan tahsili gerektiğini belirterek ilk derece kararını davacılar yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/10769 K. 2019/1562 Bozma

Müteselsil borçlulukta alacaklı, borcun tamamını borçlulardan dilediği yalnız birinden isteyebilir; terekeden müteselsilen sorumlu olan mirasçının sorumluluğu da borcun tamamını kapsar ve miras payı oranıyla sınırlandırılamaz.

Detaylı özeti gör

Davacılar, bir daireyi satın almak için avukat olan davalıya başvurmuş, 18/06/2005 tarihli satış sözleşmesini imzalayıp bedeli bu davalının hesabına göndermiş; tutarın bir kısmı satıcıya peşin, kalanı 26/07/2005'te satıcının eşi olan diğer davalıya ödenmiştir. Ancak satıcının borçları nedeniyle taşınmaza haciz konulduğundan devir ve tescil gerçekleşmemiş, satıcı da dava öncesi ölmüştür. Davacılar, geçersiz sözleşmeye dayalı ödemelerin iade yükümlülüğünün mirasçı davalıya geçtiğini ileri sürerek tahsil istemiş; yerel mahkeme davayı kısmen kabul edip mirasçıyı yalnızca miras payı oranında sorumlu tutmuştur. Yargıtay ise satıcıya yapılan ödemenin tamamından mirasçının müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, miras payıyla sınırlı sorumluluk gerekçesinin yanılgılı olduğu sonucuna vararak hükmü davacılar yararına bozmuş, davalının tüm ve davacıların sair temyiz itirazlarını reddetmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2015/16137 K. 2016/8576 Bozma

Müteselsil sorumlulukta alacaklı (zarar gören), borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilediği borçludan isteyebilir; dilerse sorumlulardan birine, dilerse hepsine ya da bir kısmına karşı dava açabilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, malzeme deposunda 17.02.2012'de çıkan yangında araç gereç ve yiyeceklerin yandığını, 104.763,10 TL zarara uğradığını belirterek bu bedelin davalı elektrik dağıtım şirketinden tahsilini istemiş; davalı ise yangının fırtınada nakil hatlarının birbirine temasından çıktığını ve kendisine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, davalıyı elektrik hattı maliki olarak sorumlu görüp 21.990,00 TL maddi tazminatın yangın tarihinden faiziyle tahsiline hükmetmiştir. Yargıtay, yangının davalının tellerinden sıçrayan kıvılcımlardan çıktığını ve davalının yapı eseri maliki sıfatıyla sorumluluğunu tartışmasız görmekle birlikte, Gevaş Belediyesi'ni %20 kusurlu bulan ilk rapor ile belediyenin kusuruna hiç değinmeyen ikinci kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeden, sonuncu rapora dayanılarak eksik incelemeyle karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuş; üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınması gerektiğini belirterek hükmü davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2014/20887 K. 2015/16846 Bozma

Müteselsil sorumlulukta alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir; dilediği borçluya başvurabilir ve borçluların sorumluluğu borç tümüyle ödeninceye kadar devam eder.

Detaylı özeti gör

Davacıların çocuğu ve kardeşi olan Abdulkadir, çalıştığı fırının tıkanan bacasını açmak için çıktığı çatıda, davalı kuruma (TEDAŞ) ait yüksek gerilim hattına kapılarak yaralanıp vefat etmiş; anne, baba ve kardeşler maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme davalıyı %50 (belediye, bina maliki ve fırın işleteni %15'er, müteveffa %5) kusurlu bulmuş ve maddi tazminata yalnız davalının kendi kusuru oranında hükmetmiştir. Yargıtay ise davalı idarenin müteselsil sorumluluk gereği zararın tamamından sorumlu olduğunu, yalnız murisin %5'lik kusuru oranında indirim yapılarak maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davalının kusuru oranında hüküm kurulmasını hatalı bulmuş ve kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2013/17693 K. 2014/1102 Bozma

Müteselsil sorumlulukta alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir; zarar gören dilediği borçluya başvurma ve ona karşı dava açma hakkına sahiptir.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracılar, davalı İl Özel İdaresi'ne ait çarşıda çıkan yangında işyerlerindeki ticari mal ve demirbaşların zarar gördüğünü, yangının bir davalının işçisinin benzinli jeneratörü çalıştırması sırasında oluşan benzin parlaması sonucu meydana geldiğini ileri sürerek tazminat istemiş; yerel mahkeme davalı idareyi kusuru oranında sorumlu tutmuştur. Yargıtay, yapı maliki idarenin müteselsil sorumluluk gereği zararın tamamından sorumlu olduğunu, ancak davacıların da içinde bulunduğu esnafın kusuru oranında indirim yapılması gerektiğini; ayrıca davacıların %40 kusurlu davalı hakkındaki davadan feragat ederek idarenin rücu hakkını bertaraf etmesi nedeniyle BK 147/2 (TBK 168/2) uyarınca bu feragatin sonuçlarına katlanacağını, dolayısıyla o davalının kusur oranının da idarenin sorumluluğundan düşülmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı idarenin karar düzeltme istemi kabul edilerek hüküm değiştirilen gerekçeyle bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.163 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/845 K. 2024/269 Kısmen Kabul

Zarar görenin müteselsil sorumluların tamamından veya bir kısmından tazmin isteyebilmesi nedeniyle, trafik kazası davasında davalılar arasında zorunlu değil ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu ve dava şartlarının her davalı yönünden ayrı değerlendirileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacı, güvence hesabı ile araç sürücüsü ve işletenin mirasçılarından maddi ve manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi güvence hesabı yönünden davayı kabul etmiş, sürücü ve işleten mirasçıları yönünden ise arabuluculuğa başvurulmadığı ve taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Daire, güvence hesabının geçici iş göremezlik, hesap yöntemi, temerrüt ve zamanaşımına ilişkin istinaf sebeplerini yerinde görmeyerek bu yönden başvuruyu esastan reddetmiş; müteselsil sorumlular arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu ve mirasçıların davaya dahil edilmesiyle taraf teşkilinin sağlandığını belirterek davacının istinaf başvurusunu kabul edip kararı bu davalılar yönünden kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/2209 K. 2020/1364 Düzelterek Esastan Red

Ölümlü hemzemin geçit kazasından doğan manevi tazminat isteminde, zarar görenin davasını teselsül hükümlerine göre açabileceği, müteselsil sorumlulukta her borçlunun borcun tamamından sorumlu olduğu ve kusur paylaştırılsa da zararın tümünün tek bir sorumludan istenebileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Hemzemin geçitte tren ile aracın çarpışması sonucu ölen kişinin yakınlarının açtığı manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, her iki taraf vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Daire; yargı yolu, görev, husumet, zamanaşımı, kusur raporu ve teselsül hükümlerine yönelik istinaf sebeplerini yerinde görmemiş, hükmedilen manevi tazminat miktarını da yeterli bulmuştur. Buna karşılık ihtiyari dava arkadaşı olan her davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücreti takdir edilmesini hatalı bularak davacı tarafın istinaf başvurusunu bu yönüyle kabul etmiş, kararı kaldırıp düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/2214 K. 2020/1382 Kısmen Kabul

Ölümlü kazada zarar görenler müteselsil sorumlulardan birine başvurabileceğinden; işletenin, trafik ışıklarının çalışmaması veya tedaviyi yapan hastanenin kusuru yönündeki savunmaları davacılara karşı sonuç doğurmamış, bu iddiaların rücu davasında değerlendirilebileceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında ölen desteğin yakınları; sürücü, aracın işleteni olan şirket ve zorunlu trafik sigortacısına karşı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi maddi tazminatı kısmen kabul etmiş, manevi tazminata sürücü ve işleten yönünden hükmetmiş, sigortacı yönünden manevi tazminat istemini reddetmiştir. İşleten şirket kusur, illiyet bağı ve sorumluluk yönünden; davacılar ise manevi tazminatın azlığı yönünden istinaf etmiştir. Daire, sürücünün tam kusurlu olduğunu, kask takılmaması ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığını, ehliyet sınıfına dayalı savunmanın müterafik kusur oluşturmadığını ve işletenin müteselsil sorumluluktan kurtulamayacağını belirterek işletenin istinafını esastan reddetmiş; manevi tazminatı düşük bulduğu için davacıların istinafını kabul ederek kararı kaldırmış ve manevi tazminatı yükseltmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!