TBK Madde 160 Zamanaşımından feragat

Özet 4 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 160, zamanaşımından önceden feragat edilemez; müteselsil borçlulardan veya bölünemez borcun borçlularından birinin feragati diğer borçlulara, asıl borçlunun feragati de kefile karşı ileri sürülemez.

Resmi Metin

Zamanaşımından feragat

Madde 160- (1) Zamanaşımından önceden feragat edilemez.

(2) Müteselsil borçlulardan birinin feragat etmiş olması, diğerlerine karşı ileri sürülemez.

(3) Bölünemez bir borcun borçlularından birinin feragat etmiş olması durumunda da aynı hüküm uygulanır.

(4) Asıl borçlunun feragati de kefile karşı ileri sürülemez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Önceden mi, sonradan mı? Ayrım bu maddenin can damarı. Borçlu, henüz işlemeye devam eden bir süre için önceden “zamanaşımı def’inden vazgeçtim” diyemez; sözleşmeye konan böyle bir kayıt geçersizdir ve alacaklı buna dayanamaz. Buna karşılık süre dolduktan sonra borçlu, kazandığı zamanaşımı def’inden pekala vazgeçebilir; uygulamada bu, borçlunun yapılandırma protokolü imzalaması, kısmi ödeme yapması ya da yargılamada def’i hiç ileri sürmemesiyle gerçekleşir. Sürenin dolması zaten hakkın kendiliğinden düşmesi değildir; borçlu def’i ileri sürmezse alacak dava edilebilir kalır.

Pratik risk: Müteselsil borçlulardan birinin feragati diğerlerini, asıl borçlunun feragati de kefili bağlamaz (TBK m.160); kefil, asıl borçlu vazgeçmiş olsa bile kendi adına zamanaşımı def’ini koruyabilir. Sık hata, borçlu vekilinin ödeme görüşmesinde verdiği yazılı kabulle sonradan feragat etmiş sayılıp def’i hakkını yitirmesidir. Alacaklı tarafındaysanız bu beyanları yazılı tutun.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 160. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 139. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının dört fıkradan oluşan 159. maddesinde, zamanaşımından feragat düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 139. maddesinin kenar başlığında kullanılan “VII. Müruru zamandan feragat” şeklindeki ibare, Tasarıda “G. Zamanaşımından feragat” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 139. maddesinin üçüncü fıkrası, daha kolay anlaşılmasını sağlamak amacıyla, Tasarının 159. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında ayrı ayrı düzenlenmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 139. maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “…feragat batıldır.” şeklindeki ibare yerine, Tasarının 159. maddesinin birinci fıkrasında “…feragat edilemez.” şeklindeki ibare kullanılmıştır. Bunun sebebi, borçlunun zamanaşımı def’ini ileri sürmekten önceden feragat etmesi durumunda, Tasarının 27. maddesi anlamında, kanunun emredici nitelikteki bir hükmüne aykırılığın söz konusu olmasıdır. Bu durumda uygulanacak yaptırımın, aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca kesin hükümsüzlükten ibaret olduğunda bir duraksama yoktur. Bundan dolayı, emredici nitelikteki bir kanun hükmüne aykırılığın söz konusu olduğu her durumda, kesin hükümsüzlük yaptırımının tekrar edilmesine gerek görülmemiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 158, 159, 160, 161 ve 162. maddeleri teselsül nedeniyle 159, 160, 161, 162 ve 163. maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM Tartışma ve Kabul Metni

160. maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.160 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/4783 K. 2024/327 Bozma

Zamanaşımından önceden feragat geçersizdir; bu yasak yalnız sözleşme kurulmadan önce veya kurulurken yapılan feragati kapsar. Borç zamanaşımına uğradıktan sonra borçlu, doğmuş bir defi hakkından vazgeçebilir; bu nedenle zamanaşımı dolduktan sonra alacaklıya yöneltilen borç ikrarı zımni feragat sayılır ve borçlu artık bu defiyi ileri süremez.

Detaylı özeti gör

Davalı, davacı bankadan 08.11.2000 tarihli bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesiyle kredi kullanmış; borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 27. Noterliğinin 11.06.2001 tarihli ihtarnamesiyle hesap kat edilmiş, 2001 ve 2003 yıllarında icra takipleri başlatılmıştır. Alacak sonradan bir varlık yönetim şirketine temlik edilmiş, temlik alan davacı 2017 yılında yeni bir icra takibi başlatmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacı bankanın alacağının fon kapsamında olmadığını, genel on yıllık zamanaşımına tabi bulunduğunu ve ihtarname tarihine göre 2011 yılında zamanaşımına uğradığını, 2017 yılında imzalanan protokolün eksik borç niteliğini değiştirmeyeceğini belirterek davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu oy çokluğuyla esastan reddetmiştir. Daire, alacağın 5411 sayılı Kanun'dan kaynaklanan fon alacağı niteliğinde olmadığından yirmi yıllık sürenin uygulanamayacağını kabul etmiş; ancak imzası inkâr edilmeyen ve anapara toplamı 20.124,00 TL olarak kayıtsız şartsız ikrar edilen protokolün borç ikrarı ve dolayısıyla zamanaşımından zımni feragat niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2023/7841 K. 2023/8708 Bozma

Zamanaşımından feragat için kanunda herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir; feragat, bu anlama gelecek iradeye delalet eden bir işlemle de gerçekleşir. Zamanaşımı süresi dolduktan sonra borçlunun alacaklıya ödeme yapması örtülü feragat oluşturur ve bu alacaklar bakımından zamanaşımı defi dinlenmez.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı Kurumda 399 sayılı KHK kapsamında çalışırken 4857 sayılı Kanuna tabi personel olma talebinin reddedildiğini, idare mahkemesinin bu ret işlemini hukuka aykırı bulup haklarının başvuru tarihi olan 26.09.2005 tarihinden itibaren ödenmesine hükmettiğini, buna rağmen ödemenin eksik yapıldığını ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve diğer alacaklarını istemiştir. Davalı zamanaşımı definde bulunmuştur. Görev uyuşmazlığı, Uyuşmazlık Mahkemesinin 28.01.2019 tarihli kararıyla adli yargı lehine çözülmüştür. Mahkeme, 26.12.2014 olan dava tarihine göre daha eski dönem taleplerinin zamanaşımına uğradığı ve Orman Bölge Müdürlüğünde geçen dönemden davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire ise davalı işverenin 26.09.2005-20.03.2006 dönemine ilişkin ücret, ikramiye ve ilave tediye farkı olarak 13.07.2011 tarihinde 6.278,54 TL ödediğini, zamanaşımı dolduktan sonra yapılan bu ödemenin örtülü feragat oluşturduğunu belirterek kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.160 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 11. Hukuk Dairesi E. 2020/251 K. 2020/378 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İşçi alacakları davasında zamanaşımı çerçevesi kurulurken, gerekçeye aktarılan Yargıtay ilamında TBK m.160'ta düzenlenen zamanaşımından feragate değinilerek önceden feragatin geçersiz olduğu belirtilmiş; daire, davalının istinafını kabul edip ilk derece kararını kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, iş sözleşmesi sona eren işçinin yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, asgari geçim indirimi ile ödenmeyen ücret alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek bu kalemlere hükmetmiş, işveren istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesi, hafta tatili hesabında işyerinin belirli dönemlerde kapalı olduğunu bildiren 19.03.2014 tarihli oda başkanlığı müzekkere cevabının dikkate alınmadığını ve bu alacak yönünden ek rapor alınması gerektiğini; ayrıca ıslah dilekçesinin tebliği üzerine yasal süresi içinde ileri sürülen zamanaşımı defi doğrultusunda ek bilirkişi raporu alınmışken hükmün kök rapora dayandırılmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulüyle kararı kaldırmış ve dosyayı yeniden görülmek üzere mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 8. Hukuk Dairesi E. 2018/2307 K. 2019/748 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İşçilik alacağı uyuşmazlığında daire, TBK m.160'ta düzenlenen zamanaşımından feragat bakımından borçlunun zamanaşımı defini ileri sürme hakkından önceden feragatinin geçersiz olduğunu, borç zamanaşımına uğradıktan sonra ise bu defiden feragat edilebileceğini belirtmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Dava, toplu iş sözleşmesine tabi olarak çalışırken emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçinin kullandırılmayan yıllık izin ücretinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek 7.210,14 TL net izin ücretine hükmetmiştir. İşveren; ibranamenin geçerli olduğunu, izinlerin fazlasıyla kullandırıldığını, toplu iş sözleşmesi gereği cumartesi günlerinin izin hesabında iş günü sayıldığını ve taleplerin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Daire, ibranamenin fesihten sonra bir ay geçmeden imzalandığını ve ödemenin banka aracılığıyla yapıldığının kanıtlanamadığını, bu nedenle ancak makbuz hükmünde olduğunu; ıslaha karşı zamanaşımı definin iki haftalık süre geçtikten sonra ileri sürüldüğünden dikkate alınamayacağını belirtmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!