TBK Madde 164 Müteselsil borçluluk: b. Borçluların savunmaları

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 164, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya karşı yalnızca onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def'i ve itirazları ileri sürebilir; ortak def'i ve itirazları ileri sürmeyen borçlu, bu yüzden diğer borçlulara karşı sorumlu olur.

Resmi Metin

b. Borçluların savunmaları

Madde 164- (1) Müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı, ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def’i ve itirazları ileri sürebilir.

(2) Müteselsil borçlulardan biri ortak def’i ve itirazları ileri sürmezse, diğerlerine karşı sorumlu olur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Müteselsil borçtan takip edilen borçlunun elindeki savunmalar ikiye ayrılır: bir yandan alacaklıyla kendi arasındaki kişisel ilişkiden doğan def’i ve itirazlar (kendisine tanınmış vade, kendi alacağıyla takas, kendisi yönünden zamanaşımı), diğer yandan borcun sebebinden ya da konusundan doğan ve tüm borçluları ilgilendiren ortak savunmalar (sözleşmenin hükümsüzlüğü, borcun ifayla sona ermesi, konunun imkânsızlığı). Pratikte sık yapılan hata, bir borçlunun başka bir borçluya ait kişisel def’iyi kendi adına ileri sürmeye çalışmasıdır; bu mümkün değildir, kişisel savunma yalnız sahibine aittir. Asıl tehlike şu: kendisine karşı açılan davada elindeki ortak def’i veya itirazı ileri sürmeyen borçlu, iç ilişkide diğer borçlulara karşı bundan doğan zarardan sorumlu olur ve rücuda bu kusurunu üstlenir. Bu yüzden dava dilekçesine cevap verirken önce savunmayı kişisel-ortak diye ayırın, ortak olanları mutlaka ileri sürün. Alacaklının borçlu seçme serbestisi için TBK m.163’e, borçlular arası rücu paylaşımı için TBK m.167’ye bakılmalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 164. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 143. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 163. maddesinde, müteselsil borçluların savunmaları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 143. maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Müşterek borçlulara ait def’iler” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. Borçluların savunmaları” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun tek fıkradan oluşan 143. maddesinde iki ayrı konunun düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarıda iki fıkra halinde düzenlenmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Alt Komisyonca, Tasarının 163. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “diğerine” ibaresi, hükümde açıklığın sağlanması amacıyla, “diğerlerine” şeklinde değiştirilmiş ve Komisyonumuzca da madde teselsül nedeniyle 164. madde olarak bu şekliyle kabul edilmiştir.

TBMM Tartışma ve Kabul Metni

164. maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.164 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/194 K. 2024/365 Onama

Zarar görenin müteselsil borçlulardan bir kısmı hakkındaki feragati, bütün borçluları ilgilendiren ortak itiraz niteliğindedir ve diğer borçluya da sirayet eder; bu ortak itirazı alacaklıya karşı ileri sürmeden ödeme yapan müteselsil borçlu diğerlerinin durumunu ağırlaştırmış sayılır ve iç ilişkide onlara rücuen başvuramaz.

Detaylı özeti gör

Davacı Güvence Hesabı, 21.11.2014 tarihinde sigortasız kamyonun otomobile çarpması sonucu sürücü ile yolcunun malul kaldığı kazada, açılan iki ayrı davada hükmedilen maluliyet tazminatlarını icra dosyalarına ödediğini belirterek, ödediği bedelin kamyon sürücüsü ile işleteninden rücuen tahsili için başlattığı takiplere vaki itirazların iptalini ve icra inkar tazminatını istemiştir. Davalılar, zarar görenin 05.06.2015 tarihli protokolle ve dosyaya sunduğu dilekçeyle davasından feragat ettiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi asıl ve birleşen davanın kabulüne karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi asıl davaya yönelik istinafı reddetmiş, zarar görenin iki borçlu lehine feragatinin Güvence Hesabına da sirayet ettiği gerekçesiyle birleşen davayı reddetmiştir. Özel Daire, feragatin tam bir rızaya dayanmadığı gerekçesiyle kararı bozmuş, Bölge Adliye Mahkemesi direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, imzası inkar edilmeyen feragat dilekçesini geçerli sayarak, bu ortak itirazı ileri sürmeden ödeme yapan davacının diğer borçluların durumunu ağırlaştırdığını ve iç ilişkide onlara rücu edemeyeceğini kabul etmiş, direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/146 K. 2021/835 Direnme Bozuldu

Müteselsil borçlu, alacaklıya karşı ancak onunla arasındaki kişisel ilişkiden ya da borcun sebep veya konusundan doğan def'ileri ileri sürebilir; bu def'iler ortak ve kişisel def'iler olarak ikiye ayrılır ve itirazları, hatta takas beyanı gibi yenilik doğuran hakları da kapsayacak şekilde geniş yorumlanır.

Detaylı özeti gör

Davacı sigorta şirketi, sigortalısı finansal kiralama şirketine ait ve Çin'den ithal edilen pet şişe imalat makinesinin, davalıya ait vinçle fabrika sahasından montaj yerine taşınması sırasında 02.07.2012 tarihinde halat kopması üzerine düşüp hasarlandığını, sigortalısına ödediği 549.925 USD karşılığı 1.062.000 TL'yi müteselsil sorumluluk gereği davalıdan rücuen istemiştir. Davalı, montajın imalatçı Çinli şirket mühendislerine ait olduğunu, kusursuz olduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme, makineyi yerine koymanın montaj kapsamında olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; Özel Daire, taşıyanın halatların dayanıklılığını denetlemekle yükümlü olduğunu belirtip üç kişilik bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması için bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığa TTK taşıma hükümleri ile müteselsil sorumluluk hükümlerinin birlikte uygulanacağını, davalının kusursuzluğu ve sorumluluktan kurtulma hâllerinin teknik bilgi gerektirdiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.164 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1357 K. 2020/418 Düzelterek Esastan Red

Trafik kazası tazminatında daire, müteselsil borçlunun ileri sürebileceği def'ilerin TBK m.164'te gösterilen kişisel ilişkilerden ya da borcun sebep veya konusundan doğan def'iler olduğunu, bunların dışındaki def'ilerin borçlular arasındaki rücu hakkını kaldırmayacağını belirtmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Motorlu bisikletiyle seyrederken kendisine çarpılması sonucu yüzde kırk oranında malul kalacak biçimde yaralanan davacı, aracın sürücüsü ve işleteni olan davalıdan maddi ve manevi tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi maddi tazminat talebini tümüyle, manevi tazminat talebini kısmen kabul etmiştir. Daire, müteselsil sorumluluğun dış ve iç ilişkisine dair kuralları açıklayarak, davacının aynı zarar için sigorta şirketi aleyhine açtığı ayrı davadan feragat etmesinin sürücü ve işleteni maddi tazminat borcunun tamamından kurtardığı sonucuna varmıştır. Manevi tazminatı ise kusur oranları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü ile olay tarihi bakımından fazla bularak indirmiş; istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek hükmü düzelterek yeniden esas hakkında karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!