Müteselsil borçluluk yalnızca iki kaynaktan doğar: borçluların alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiklerini bildirmesi ya da kanunun açıkça öngördüğü hâller; böyle bir irade beyanı veya kanun hükmü bulunmadıkça birden çok borçlunun aynı borçtan müteselsilen sorumlu tutulması mümkün değildir.
Detaylı özeti gör
Davacı şirket, inşa edeceği toplu konutların elektrik ihtiyacı için davalı dağıtım şirketine başvurmuş, yatırım bedellerini karşılaması istenince gereken tesisi dava dışı bir şirkete yaptırıp 172.295,37 TL ödemiş, tesis kabul ve onayı yapılıp devredilmesine rağmen masrafları karşılanmayınca bu bedeli her iki davalıdan istemiştir. İlk derece mahkemesi, davayı mülkiyeti elinde tutan diğer davalı yönünden taraf sıfatı yokluğundan reddetmiş, dağıtım şirketi yönünden kabul etmiştir. Karar yalnız dağıtım şirketince istinaf ve temyiz edilmiş, Özel Daire diğer davalının pasif husumetinin bulunduğu gerekçesiyle bozmuş, mahkeme davacının temyizi olmadığı için direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, müteselsilen sorumlu tutulan davalılardan biri yönünden verilen sıfat yokluğu kararının diğerinin durumunu ağırlaştıracağını ve rücu davasında kesin delil oluşturma tehlikesi taşıdığını belirterek temyizde hukuki yarar bulunduğunu kabul etmiş, direnme kararını bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe 