Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz; bu nedenle zamanaşımı def'inden yalnızca onu ileri süren davalı yararlanır, aralarında teselsül bulunsa dahi def'ide bulunmayan diğer müteselsil borçlular bu def'iden yararlanamaz.
Detaylı özeti gör
Davacı idare, 5258 sayılı Kanun kapsamında ölü olduğu halde sistemden silinmemiş kayıtlar nedeniyle davalıların murisi (aile hekimi) adına 15.09.2005-28.02.2009 arasında yapılan 6.571,85 TL fazla ödemenin (4.932,84 TL ana para + 1.639,01 TL faiz) sebepsiz zenginleşmeye dayalı tahsili için 21.05.2012'de murisin üç mirasçısına karşı dava açmıştır. Davalılardan yalnız birinin vekili süresinde zamanaşımı def'i ileri sürmüş, diğer iki davalı davaya cevap vermemiştir. Yerel mahkeme, def'i esas alarak davayı tümden reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, TBK m.161 uyarınca zamanaşımından yalnız def'i ileri süren davalının yararlanabileceğini, aralarında teselsül bulunsa dahi def'ide bulunmayan diğer müteselsil borçluların bu def'iden istifade edemeyeceğini belirterek, davanın tümden reddini isabetsiz görmüş ve hükmü davacı vekilinin temyizi üzerine oybirliğiyle bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe 