Adana BAM, 3. HD., E. 2019/2214 K. 2020/1382 T. 20.10.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 163

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACI :1-

K1

2-
K2

VEKİLLERİ:

Av. K3
Av. K4
Av. K5

DAVALILAR:1-

F1
TİCARETA.Ş.-
A1

VEKİLLERİ:

Av. K7 – Av. K6
Av. K10 – Av. K9, Av. K8

2-
F2
A.Ş.
– A2
VEKİLİ
: Av. K11

3-
K12

VEKİLİ:

Av. K13

İHBAROLUNAN:

F3
SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ – -A3

DAVA :

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Tarsus 4. Asliye HukukMahkemesinin 19/02/2019 tarih ve 2017/372 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;

15/01/2016 tarihinde davalı K12’in sürücüsü, diğer davalı F1 A.Ş.’nin maliki olduğu N1 plaka sayılı X1 marka aracın, müvekkillerinin murisi olan K14’ın sürücüsü olduğu N2 plaka sayılı motorsiklete çarpması sonucu müvekkillerinin murisi K14’ın 30/01/2016 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin maddi zararının sigorta poliçesi teminatı kapsamında karşılanması amacıyla F2 Sigorta A.Ş.’ne başvuru yapıldığını ve neticede müvekkillerine 115.000,00 TL civarında bir ödeme yapıldığını, ancak yapılan bu ödemenin müvekkillerinin gerçek zararının yanında son derece düşük olduğunu belirterek belirsiz alacak davası niteliği nedeni ile fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile trafik kazasında murislerini kaybeden davacı müvekkillerinin her biri için ayrı ayrı şimdilik 3.000,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve yine her bir davalı için ayrı ayrı olmak üzere 50.000,00’er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 106.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan, sigorta şirketi açısından sorumlu olduğu poliçe teminatı ile sınırlı olmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen alınmasını, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP: Davalı

F1
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde özetle davacılar tarafından müvekkiline yöneltilen taleplerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu davanın sigorta şirketi olan F3 A.Ş’ye ihbar edilmesi gerektiğini, davacının destekten yoksun kalma tazminat talebinden diğer davalı F2 Sigorta A.Ş’nin sorumlu olduğunu, 116.886,00 TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatın davacılara 08.02.2017 tarihinde F2 Sigorta AŞ tarafından ödendiğini, manevi tazminat talebinden ise ihbar edilmesini talep ettikleri F3 AŞ’nin sorumlu olduğunu, kusura ilişkin tekrar inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğini belirterek işbu davanın F3 A.Ş’ye ihbarını, davanın müvekkili olan şirket yönünden reddini, davanın kabulü halinde destekten yoksun kalma tazminat talebinin poliçe sınırları kapsamında kaldığı sürece F2 Sigorta A.Ş.’den, manevi tazminat talebinin ise F3 A.Ş.’den tahsil edilerek ödenmesine karar vreilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı F2 Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek açılan davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece maddi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı K2 için 1.585,82 TL, davacı K1 için 2.648,59 TL olmak üzere toplam 4.234,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı F2 Sigorta A.Ş.’den 27.12.2016 (Temerrüt tarihi) tarihinden, davalı K12 ve F1 Elekt. San. ve Tic. A.Ş.’den 15.01.2016 (kaza tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, manevi tazminat yönünden davalı K12 ve F1 Elekt. San. ve Tic. A.Ş. Aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı K2 için 30.000,00 TL, davacı K1 için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın 15.01.2016 (Kaza tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı K12 ile F1 Elekt. San. ve Tic. A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, manevi tazminat yönünden davalı F2 Sigorta A.Ş. Aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:

Karara karşı davacı vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin maddi tazminat yönünden vermiş olduğu karara itirazlarının bulunmadığını, ancak manevi tazminat yönünden verdiği kararın eksik ve hatalı bir karar olduğunu, trafik kazası sonrası vefat eden murisin geride hiçbir geliri ve mesleği olmayan ev kadını olan bir eşi ile lisede okumakta olan bir çocuğu ile kaldığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının bu kişilerin manevi acılarını dindirmekten uzak olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin manevi tazminat yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalı
F1
A.ş.vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarından müvekkili şirketin hukuki sorumluluğu bulunmadığından müvekkili şirket yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından eksik ve hatalı değerlendirmeler içeren ATK raporu ve bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, dava konusu olayda müteveffanın da kusurunun bulunduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müteveffanın B sınıfı ehliyete sahip olduğu ve bu sınıf ehliyete sahip kişilerin motosiklet sürmeye ehil olmadığını, müteveffanın kask takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekirken mahkemece eksik ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi rapor doğrultusunda karar verildiğini, mahkemece kurulan manevi tazminata ilişkin hüküm kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK’nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf eden taraf sıfatı ile istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Davalı
F1
TicaretA.Ş.vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Kazanın oluşumu sırasında trafik ışıklarının elektrik kesintisi nedeni ile çalışmadığını, desteğin müterafik kusurunun bulunduğu ve ölüm sebebinin de desteğin müterafik kusuru ile birlikte tedavi yapan hastanenin de sorumlu olduğunu, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığı belirtilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan olayın hemen akabinde alınan kaza tespit tutanağına göre davalı K12 dönüş kurallarına riayet etmemesinden kaynaklı olarak tam kusurlu olduğu belirlenmiş, mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da aynı şekilde davalı sürücünün dönüş kuralını ihlal ettiği gerekçesi ile tam kusurlu olduğu, davacıların desteğinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle davalı işletenin kusura yöenlik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir
Davalı şirketin oluşan tazminat zararından kendilerinin sorumlu olmadığına ilişkin istinaf başvurusu bakımından;

Karayolları Trafik Kanunu’nun 88. maddesinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur” düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Yine 6098 sayılı TBK’nun 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğü şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.
2918 Sayılı KTK’nun 85 /1 maddesinde; ” Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”

Aynı maddenin 5. fıkrasında ise; “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükmü yer almaktadır.

KTK’nun 91/1 maddesi ise ” İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” hükmü yer almaktadır.

Tüm bu hükümlere göre davacıların desteğinin sürücüsü olduğu araç ile davalı F1 Ticaret A.Ş. adına kayıtlı olan diğer bir ifade ile bu şirketin işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacıların desteğinin vefat ettiği kazanın oluşumunda davalının işleteni olduğu araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu davalı işletenin, KTK 85 maddesi uyarınca işleten sıfatı ile oluşan zarardan sorumlu olduğu , davalı işletenin kaza tarihi itibari ile aracın işleten sıfatının son bulduğu yönünden herhangi bir delil sunmadığı anlaşılmakla davacıların uğramış olduğu zarardan sorumlu tutulmuş olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır.

Öte yandan davacıların desteğinin ölümünden tedaviyi yapan hastanenin de sorumlu olduğu ve trafik kazası sırasında trafik ışıklarının çalışmaması nedeni ile de ilgili kurumun kusurlu olduğu yönündeki istinaf başvurusu bakımından, davacıların desteğinin vefatı nedeni ile davacılar üzerinde destekten yoksun kalma zararı oluşmuş yine davacıların desteğinin vefatı nedeni le davacıların manevi zararının oluştuğu konusunda şüphe bulunmamaktadır. Davacıların bu şekilde oluşan maddi ve manevi zararından kazanın oluşumuna ve dolayısı ile ölüme sebebiyet veren kişi ve kişilerin kurumların müteselsilen sorumlu oldukları konusunda tartışma bulunmamaktadır
Müteselsil borçluluğu düzenleyen Türk Borçlar kanunun 163. Maddesi “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.

Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder. ” şeklindedir. Buna göre tazminat alacaklısı olan davacıların müteselsil borçlu konumunda bulunan davalı işleten F1 Ticaret A.Ş.’den ve diğer sorumlulardan zararın tazminini istemiş olmasında bir yanlışılık bulunmamaktadır. KTK 85,91 ve TBK 163. Maddesi karşısında desteğin ölümünü sebebiyet veren trafik kazasının oluşumu sırasında trafik ışıklarının çalışıp çalışmamasının davacılar yönünden bir önemi bulunmamaktadır. Davacılar müteselsil sorumlu olan davalılardan uğramış oldukları zararı TBK 163 maddesine uygun şekilde talep etmiş olup, davalının kendi kusuru dışında kazanın oluşumunda trafik ışıklarının çalışmamasının etkili olması yada desteğin tedavisi yapan hastanenin ölüm neticesinin ortaya çıkmasında kusurunun bulunduğuna ilişki iddiaların davalı işleten tarafından ilgili kişi yada kurumlara yönelik açılacak olan rücu davasında değerlendirilebileceği kanaatine varılmakla bu yöndeki istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir.

Dosya içerisinde bulunan ATK 1. İhtisas Dairesinin 29/06/2016 günlü raporuna göre desteğin 11/01/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu belirlenmiştir. Bu itibarla davacıların desteğinin davalı sürücü K12 tam kusurlu eylemi nedeni ile meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiği anlaşıldığından davalı şirketin ölüm ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK’nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu’nun 44.)düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.

Davalı şirket desteğin kaza anında kaskının takılı olmadığını, bu nedenle zararın artmasına sebebiyet verdiğini belirtmiş ise de, kaza sonrasında davacıların desteğinin ölüm sebebinin kafa travması olmadığını, ölüm sebebinin bacak kısmında oluşan tibia kırığı ile gelişen komplikasyon neticesi genel vücut travması neticesinde meydana geldiğini, Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği gereğince koruyu ekipman olarak takılması zorunlu olan ekipmanın kask olması gerektiği, davacının yaralanmasının kafa bölgesinde oluşmadığı, bu itibarla davacının kask takmamış olması ile maluliyeti arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı görülmemiştir.

Davalı şirket müteveffanın B sınıfı ehliyete sahip olduğu ve bu sınıf ehliyete sahip kişilerin motosiklet sürmeye ehil olmadığını ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve trafik mevzuatı uyarınca ehliyeti olmayan sürücülerin araç kullanması yasaktır. Zira ehliyeti olmayan kimsenin gerekli eğitimleri almaması sebebiyle tehlikeli bir şekilde araç kullanma ve hata yapma riski yüksektir. Ancak bu husus, yani, ehliyetsiz bir kişinin trafiğe çıkmış olması trafik cezasını gerektiren eylem olup, müterafik kusur indirim sebebi olmadığından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davacı ve daval ı F1
ElektronikSanayiVeTicaretA.Ş vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik yapmış oldukları istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
6098 TBK’nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)

Somut olayda 15/01/2016 tarihinde davalı K12’in sürücüsü, diğer davalı F1 A.Ş.’nin maliki olduğu N1 plaka sayılı aracın, davacıların desteği olan K14’ın sürücüsü olduğu N2 plaka sayılı motorsiklete çarpması sonucu müvekkillerinin murisi K14’ın vefat ettiği, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, desteğin yaşı, davacıların desteğe olan yakınlıkları, paranın satın alma gücü, olay tarihi ve TMK’nın 4. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu bir miktar yükseltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

HMK’nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, daha yüksek miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davalı
F1
TicaretA.Ş vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;

1-
HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, Tarsus 4. Asliye HukukMahkemesinin 19/02/2019 tarih ve 2017/372 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere
KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;

2-Maddi tazminat yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE;

2-a)
-Davacı K2 için 1.585,82 TL, davacı K1 için 2.648,59 TL olmak üzere toplam 4.234,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı F2 Sigorta A.Ş.’den 27.12.2016 (Temerrüt tarihi) tarihinden, davalı K12 ve F1 Elekt. San. ve Tic. A.Ş.’den 15.01.2016 (Kaza tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,

3-
Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat yönünden alınması gereken 289,25 TL harcın davalılar F2 Sigorta A.Ş, K12 ve F1 Elekt. San. ve Tic. A.Ş’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,

4-Manevi tazminat yönünden davalı K12 ve F1 Elekt. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın KABULÜ İLE;

4-a)-
Davacı K2 için 50.000,00 TL, davacı K1 için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın 15.01.2016 (kaza tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı K12 ile F1 Elekt. San. Ve Tic. A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
4
-b)-
Manevi tazminat yönünden davalı F2 Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın
REDDİNE,

5-
Karar tarihi itibariyle manevi tazminat alınması gereken 6.831,00 TL harçtan peşin alınan 362,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.468,95 TL harcın davalılar K12 ve F1 Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına,

6-Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ve maddi tazminatın kabul edilen kısmı yönünden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ne göre hesaplanan;

6-a)
-1.585,82 TL vekalet ücretinin davalılar F2 Sigorta A.Ş, K12 ve F1 Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacı K2’a verilmesine,

6-b)-
2.648,59 TL vekalet ücretinin davalılar F2 Sigorta A.Ş, K12 ve F1 Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacı K1’a verilmesine,

7-
Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden ve maddi tazminatın reddolunan kısmı maddi tazminat yönünden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ne göre hesaplanan;

7-a)-
1.414,18 TL vekalet ücretinin davacı K2’dan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar F2 Sigorta A.Ş, K12 ve F1 Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye verilmesine,

7-b)-
351,41 TL vekalet ücretinin davacı K1’dan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar F2 Sigorta A.Ş, K12 ve F1 Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye verilmesine,

8-Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ve manevi tazminatın kabul edilen kısmı yönünden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ne göre hesaplanan;

8-a)
-7.300,00 TL vekalet ücretinin davalılar K12 ve F1 Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacı K2’a verilmesine,

8-b)
-7.300,00TL vekalet ücretinin davalılar K12 ve F1 Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacı K1’a verilmesine,
9

Davalı F2 Sigorta A.Ş kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ve manevi tazminat yönünden karar Karar tarihi itibariyle manevi tazminat yönünden yürüklükte bulunan A.A.Ü.T.’ne göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalı F2 Sigorta A.ş.’ye verilmesine,

10-
Davacılar tarafından yatırılan 31,40 TL başvuru harcı, 362,05 TL peşin harç olmak üzere toplam 393,45 TL harcın davalılar K12 ve F1 Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den alınarak davacılara verilmesine,

11-
Davacılar tarafından yapılan 1.403,30 TL yargılama giderinin (tebligat, taahhütlü posta, bilirkişi ve adli tıp gideri) kabul oranına göre hesaplanan 1.379,92 TL yargılama giderinin (davalı F2 Sigorta A.Ş’nin 56,05 TL’si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılar F2 Sigorta A.Ş, K12 ve F1 Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,

12-
HMK’nın333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine,

13-İstinaf giderleri bakımından;

13-a)-
İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

13-b)-
Kesin olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK’nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

13-c)
-Harçlar Kanunu gereğince davalı F1 A.Ş’den manevi tazminat yönünden alınması gereken 6.831,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 926,40 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 5.904,60 TL harcın davalı
F1
Ticaret
A.Ş’den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

13-ç)-
Davalı F1 Ticaret A.Ş tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

13-d)-
Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

13-e)
-Davacı tarafından istinaf aşamasında harcaması yapılan 129,20 TL posta ve tebligat giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri yetmiş iki bin yetmiş (72.070,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.20/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!