MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/60 E., 2022/651 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar … ile … Yapı İnşaat ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 13.09.2005 tarihinde, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları araç ile davacı bisiklet sürücüsü …’nın karıştığı kaza sonucu …’in sakat kaldığını, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 30.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 23.03.2010 tarihli dilekçe ile talebini 72.155,97 TL’ye yükseltmiştir.
Birleşen dava dilekçesinde; 6.860,00 TL tedavi gideri ve asıl davada ıslah dilekçesi ile talep edilmeyen 94.094,00 TL birikmiş faiz alacağının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl dava yönünden; sigorta şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden 4.116,97 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aşan kısmın reddine, faiz talebi konusunda birleşen davada değerlendirilecek olması nedeni ile karar oluşturulmasına yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000.00 TL’nin olay tarihi 13.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen dava yönünden; sigorta şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeni ile reddine, 6.860,00 TL tedavi giderinin 13.09.2005 haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl davada belirlenen 54.116,97 TL maddi zararın sigorta şirketince ödenen 50.000,00 TL’sine 13.09.2005 haksız eylem tarihi ile 25.03.2011 birleşen dava tarihi arasında işlemiş 25.339,73 TL faizin tahsiline, 50.000,00 TL’ye dava tarihi 25.03.2011 tarihinden 23.01.2013 ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, 4.116,97 TL’nin 13.09.2005 olay tarihi ile 25.03.2011 birleşen dava tarihi arasında işlemiş 2.086,45 TL faizin … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 4.116,97 TL’ye birleşen dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar … ve … Yapı İnşaat ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 16.07.2018 tarih ve 2015/11591-2018/7176 sayılı kararı ile; “…Davacıya, davalı … tarafından sulh protokolü ile ana para, faiz ve yargılama gideri olarak ödeme yapıldığı, mahkemece sadece ana paranın tazminattan düşüldüğü, faiz ve yargılama giderleri için indirim yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ödeme, borcu sona erdiren nedenlerden olup, sulh protokolü ile ödenen faiz ve yargılama giderleri gözetilmeksizin karar verilmesi doğru değildir.Birleşen davada belirlenen tedavi giderinden davacının kusur oranı dikkate alınarak indirim yapılması gerekirken, tamamına hükmedilmesi de isabetli değildir…” şeklinde gerekçeyle İlk derece Mahkemesi kararının davalılar … ve … yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden; sigorta şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden 4.116,97 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aşan kısmın reddine, faiz talebi konusunda birleşen davada değerlendirilecek olması nedeni ile karar oluşturulmasına yer olmadığına, manevi tazminat talebine ilişkin 2006/59 Esas sayılı dosyada hükmedilen manevi tazminatın Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiş olması nedeniyle bu talebe ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen dava yönünden; sigorta şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeni ile reddine, 5.145,00 TL tedavi giderinin 13.09.2005 haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve … Yapı İnşaat ve Tic. AŞ’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl davada belirlenen 54.116,97 TL maddi zararın sigorta şirketince ödenen 50.000,00 TL’sine 13.09.2005 haksız eylem tarihi ile 25.03.2011 birleşen dava tarihi arasında işlemiş 25.339,73 TL faizden sigorta şirketi tarafından yapılan 6.258,57 TL’nin mahsubu ile 19.081,16 TL faizin tahsiline, 50.000,00 TL’ye dava tarihi 25.03.2011 tarihinden 23.01.2013 ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, 4.116,97 TL’nin 13.09.2005 olay tarihi ile 25.03.2011 birleşen dava tarihi arasında işlemiş 2.086,45 TL faizin … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 4.116,97 TL’ye birleşen dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar … ve … vekili temyiz dilekçsinde; bozma ilamına aykırı şekilde hesaplama yapıldığını, faiz ve yargılama gideri gözetilmeden karar verildiğini, birleşen davada talep edilen 5.145,00 TL tedavi giderine, giderin yapıldığı veya ek davanın açıldığı tarihten itibaren faiz işletilebileceğini, taleplerin ayrı ayrı zamanaşımına uğradığını, davacı tarafa müvekkili firma tarafından 31.10.2005 tarihine kadar toplam 18.313,34 TL nakdi ödeme yapıldığını, yine davacının … Sigorta A.Ş.’den 7.000,00 TL özel hastane giderini alabilmesi için davacı tarafa muvafakat verildiğini, bunların maddi tazminat talebinden düşülmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların trafik sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1- Temyizen incelenen kararın bozmaya uyularak verildiği, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalılar … ve … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2- Müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları, Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166 ve 168 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur(TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir (TBK 163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (TBK 166/3). Müteselsil borçlulardan biri, kendi davranışıyla diğerinin durumunu ağırlaştıramaz (TBK 165.) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. TBK’nın 166 ıncı maddesine göre sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa’nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa’nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davalı işletenin aracının işletilmesi sırasında doğacak 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu trafik sigortacısı karşılamak durumunda olduğundan, somut olayda davacı vekili; davalılardan … Sigorta A.Ş. ile 23.01.2013 tarihinde sulh protokolü yapıldığını, bu protokole göre 50.000,00 TL ana para, 6.258,57 TL işlemiş faiz ve 2.179,70 TL yargılama giderinin tahsil edildiği bu nedenle davalı … yönünden davadan feragat edildiğini beyan etmiştir. Yapılan ödemeler kadar borç sona erdiğinden mahkemece yapılacak iş, ödeme kalemleri olan ana para, işlemiş faiz ve yargılama gideri yönünden feragati sirayet ettirerek poliçe limitini aşan zararı belirlemek olduğundan bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı , bakiye işlemiş faiz ve bakiye yargılama gideri belirleyerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı vekilince asıl davada sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulmuş, mahkemece bakiye sürekli iş göremezlik zararı olarak 4.116,97 TL maddi tazminat belirlenmiş ve ancak tazminata hatalı olarak birleşen dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, tazminat miktarına işletilecek temerrüt faizi asıl davadaki davacı talebi değerlendirilerek, daha önce talep edilmemiş ise dava tarihinde temerrüde düşüldüğü dikkate alınarak asıl davada karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … Yapı İnşaat ve Ticaret A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar … ve … Yapı İnşaat ve Ticaret A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar … ve … Yapı İnşaat ve Ticaret A.Ş.’ye iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe