TBK Madde 149 Zamanaşımının başlangıcı: Genel olarak

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 149, zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar; alacağın muacceliyeti bir bildirime bağlı olduğu hâllerde süre, bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işler.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 149- (1) Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.

(2) Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde zamanaşımının ne zaman başladığını belirler; süreyi durduran ya da kesen olayları değil. Pratikte kritik soru şudur: alacak hangi gün muaccel oldu? Çünkü TBK m.149 süreyi muacceliyet anından işletir. Vade ile muacceliyeti karıştırmak en sık hatadır; alacak muaccel olmadan zamanaşımı başlamaz. Muacceliyetin bir bildirime (ihbar, ihtar) bağlı olduğu hâllerde süre, bildirimin fiilen yapıldığı gün değil, yapılabileceği ilk günden işler; alacaklı bildirimi geciktirerek başlangıcı erteleyemez.

Davada ya da icrada bu kuralı hâkim kendiliğinden uygulamaz: zamanaşımı bir def’idir, borçlunun ileri sürmesi gerekir (TBK m.161). Borçlu süreyi savunurken muacceliyet gününü, alacaklı ise süreyi durduran veya kesen bir olayı ispatla yükümlüdür. Başlangıç gününü bir gün yanlış saptamak, on yıllık veya beş yıllık sürenin dolup dolmadığı sonucunu tümüyle değiştirebilir; bu yüzden muacceliyet tarihi dosyada belgeyle netleştirilmelidir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.149 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/3971 K. 2025/3097 Bozma

Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu tarihten işlemeye başlar; muacceliyetin bir bildirime bağlı olduğu hâllerde ise zamanaşımı, bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işler.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı ile 22.01.2014 tarihinde imzaladığı "Yatırım ve Kâr Payı Sözleşmesi" uyarınca davalının kurucusu ve işleticisi olduğunu beyan ettiği merkeze yatırımcı sıfatıyla 100.000 TL ödediğini, ancak sözü edilen firmanın gerçekte bulunmadığını ileri sürerek sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğunu savunmuş ve ihtarname göndererek ödediği bedelin iadesini istemiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ile ödenen sermaye payının istenebilme koşullarına ilişkindir. Yargıtay, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile geçerli bir adi ortaklık ilişkisi kurulduğunu, davacı ortağın koyduğu sermaye payını talep etmesinin aynı zamanda ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsayacağını, bu nedenle malvarlığı bilançosunun çıkarılması, tasfiye memurunca satış-nakde çevirme ve son bilanço düzenlenmesi aşamaları izlenerek sonuca gidilmesi gerektiğini belirtmiş; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kuran İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına bozulmasına karar vermiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2018/907 K. 2024/271 Onama

Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar; muacceliyet ise alacaklının edimi isteyebileceği ve borçlunun da bu istem üzerine edimi ifa etmekle yükümlü olduğu andır.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya ait tavuk çiftliğinde çalışırken 12.08.2005 tarihinde geçirdiği iş kazasında sol gözünü kaybetmiş, %38,2 sürekli iş göremezlik derecesi belirlenmiş; davalıdan maddi ve manevi tazminat istemiş, yargılama sırasında kısmi ıslahla maddi tazminat talebini 54.181,15 TL'ye yükseltmiştir. Yerel mahkeme davalıyı %80 kusurlu bularak maddi tazminatın kabulüne ve manevi tazminatın kısmen kabulüne hükmetmiş, Özel Daire kararı bozmuş, mahkeme kararında direnmiştir. Uyuşmazlık, kısmi ıslahla artırılan alacak yönünden zamanaşımının işleyip işlemediği noktasında toplanmıştır. Kısmi ıslahın yeni ya da ek bir dava olmayıp usuli bir eksikliğin tamamlanması niteliğinde bulunduğu, asıl davanın açılmasıyla zamanaşımının tüm alacak bakımından kesildiği kabul edilerek direnme kararı onanmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2019/236 K. 2022/720

Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar; muacceliyetin bir bildirime bağlı olduğu hâllerde zamanaşımı, bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işlemeye başlar.

Detaylı özeti gör

Site yönetimince açılan dava sonucu tazminat ödemek zorunda kalan eski yönetim kurulu üyeleri (davacılar), aynı dönemde görev yapan diğer yönetim kurulu üyelerinden (davalılar) müteselsil sorumluluğa dayanarak rücuen tazminat istemiştir. Davalılar alacağın zamanaşımına uğradığını savunmuş; yerel mahkeme davayı kabul edip Özel Dairenin bozma kararına direnmiştir. Uyuşmazlık, iki yıllık rücu zamanaşımının dolup dolmadığı noktasında toplanmıştır. Hukuk Genel Kurulu, 22.08.2012 tarihli ödemeden sonra 13.11.2013'te yapılan icra takibinin zamanaşımını kestiğini, bu tarih ile 06.10.2015 ıslah tarihi arasında iki yıllık sürenin dolmadığını belirterek direnmeyi zamanaşımı yönünden yerinde bulmuş; diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/4311 K. 2021/9394 Bozma

Zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başlar; bu nedenle simsarlık sözleşmesinden doğan alacakta beş yıllık süre, muacceliyetin gerçekleştiği sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanır.

Detaylı özeti gör

Davacı, 14.01.2013 tarihli gayrimenkul alım-satım komisyon sözleşmesinden doğan simsarlık ücreti için 07.11.2014'te 2.700 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine 17.05.2018'de ilçe tüketici hakem heyetine başvurarak 3.186 TL istemiş; heyet alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Açtığı iptal davasında tüketici mahkemesi, icra takibiyle zamanaşımının kesildiğini kabul ederek alacağın tamamının tahsiline hükmetmiş; Adalet Bakanlığı ise takibe konu edilmeyen 486 TL'lik (KDV) kısım yönünden sürenin dolduğunu belirterek kanun yararına temyize başvurmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, takibe konulan 2.700 TL için zamanaşımının kesildiğini doğru bulmakla birlikte, takibe konu edilmeyen 486 TL bakımından sözleşme tarihinden hakem heyetine başvuru tarihine kadar beş yıllık sürenin dolduğunu, buna rağmen alacağın tamamı için hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı görerek kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/945 K. 2021/1069

Alacağın muaccel olması bir bildirime (hesabın kat edilmesine) bağlı olduğu hâllerde, TBK m.149 uyarınca zamanaşımı, bu bildirimin yapılabileceği tarihten, yani vadenin ertesi gününden itibaren işlemeye başlar.

Detaylı özeti gör

Davacı banka ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatındaki davalılar arasında 11.05.2000 tarihli tarımsal kredi ikraz sözleşmesi yapılmış, kredi vadesinde ödenmeyince başlatılan icra takibine borçlular zamanaşımı itirazında bulunarak takibi durdurmuştur. Banka, 4389 sayılı Bankalar Kanunu uyarınca yirmi yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini istemiş; yerel mahkeme ise bu alacaklar için yirmi yıllık süre öngören bir hüküm bulunmadığı, alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairenin bozma kararına karşı verilen direnmeyi zamanaşımı yönünden usul ve yasaya uygun bularak davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddetmiş, diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı 11. Hukuk Dairesine göndermiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.149 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2023/1233 K. 2025/1431 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Eser sözleşmesinden doğan iş bedeli alacağının, tarafların karşılıklı fesih iradelerinin birleştiği tarihte muaccel olduğu kabul edilerek zamanaşımının bu tarihten işlemeye başladığı, buna göre ne dava ne de ıslah tarihi itibarıyla sürenin dolmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşeron şirket, kamu yapım ihalesini alan adi ortaklıkla imzaladığı götürü bedelli taşeronluk sözleşmesi kapsamında yaptığı imalatların bedelinin ödenmediğini ileri sürerek alacak davası açmış, talebini ıslahla artırmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire; imalat bedelinin fiziki oranın götürü bedele uygulanmasıyla hesaplanmasını, ödemelerin mahsubunu ve işin bırakıldığı tarihe göre gün esaslı oranlamayı yerinde bulmuş; kararlaştırılan cezanın seçimlik ceza olması nedeniyle fesihten sonra istenemeyeceğini, ortaklığın yönetici olmayan ortağının da müteselsilen sorumlu olduğunu, alacağın zamanaşımına uğramadığını ve temerrüdün takip tarihinde gerçekleştiğini belirterek üç istinaf başvurusunu da esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 8. Hukuk Dairesi E. 2019/1873 K. 2020/1154 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İş kazasına dayalı tazminat hakkının kaza ile birlikte doğduğu kabul edilerek on yıllık zamanaşımının kaza tarihinden işlemeye başladığı; zararın kapsamının sonradan belirlenmesinin bu başlangıcı ertelemediği ve ıslahla artırılan maddi tazminatın zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İş kazasında sürekli iş göremez hale gelen işçi maddi ve manevi tazminat istemiş, talebini ıslahla artırmış, işveren ıslaha karşı zamanaşımı defi ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, iş kazasına dayalı tazminat hakkının kaza ile birlikte doğduğunu, on yıllık zamanaşımının kural olarak kaza tarihinden işlemeye başladığını, zararın öğrenilmesinin onun kapsamının değil varlığının öğrenilmesi olduğunu belirterek ıslahla istenen maddi tazminatın zamanaşımına uğradığını kabul etmiş; yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ilk derece kararını kaldırıp oy çokluğuyla yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2018/2063 K. 2020/331 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kurumun prim alacağında zamanaşımının, TBK 149 uyarınca alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başladığı; hizmet tespitiyle belirlenen dönemlere ilişkin primlerde de sürenin ve başlangıcın, kararın kesinleşmesi değil primin muaccel olduğu tarihteki mevzuata göre saptanacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Şirket ortağına, şirketin 2002-2003 dönemi prim ve işsizlik sigortası prim borçları için ödeme emri gönderilmiş; ortak zamanaşımı iddiasıyla ödeme emirlerinin iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, prim borcunu doğuran hizmet tespiti kararının kesinleşmesinden itibaren sürenin dolmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başladığını, hizmet tespitiyle belirlenen dönemlere ait primlerde de sürenin ve başlangıcının primin muaccel olduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre saptanacağını, aksi halin kazanılmış hak ve hukuk güvenliğini zedeleyeceğini belirtmiş; takip konusu alacakların 06.07.2004 öncesine ait olduğunu ve zamanaşımının dolduğunu tespit ederek kararı kaldırıp ödeme emirlerinin iptaline hükmetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!