TBK Madde 146 On yıllık zamanaşımı

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 146, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu on yıllık süre, alacak için özel (örneğin beş yıllık) bir zamanaşımı öngörülmeyen hâllerde uygulanan genel zamanaşımı süresidir.

Resmi Metin

On yıllık zamanaşımı

Madde 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Genel zamanaşımı kuralı olarak işlev görür; özel bir süre öngörülmeyen her alacakta ilk başvurulacak süredir. Pratikteki kritik nokta, bu sürenin uygulanmadığı halleri tanımaktır: dönemsel edimler, kira, ücret ve eser/vekâlet kaynaklı pek çok alacak beş yıla, haksız fiil iki/on yıla tabidir; dolayısıyla “alacağım on yıl içinde zamanaşımına uğramaz” varsayımı ciddi hak kaybı doğurur. Dava açmadan önce alacağın hukuki niteliğini doğru tespit edip uygulanacak süreyi buna göre belirlemek gerekir.

Sürenin başlangıcı (muacceliyet) ile kesilme/durma sebepleri (ihtar değil; dava, icra takibi, borçlunun ikrarı) ayrı ayrı kontrol edilmeli. Zamanaşımı hâkim tarafından re’sen dikkate alınmadığından, davalı vekili için bu süreyi cevap dilekçesinde def’i olarak ileri sürmek bir zorunluluktur; davacı vekili ise karşı tarafın bu def’iyi kaçırma ihtimaline güvenmek yerine süreyi baştan yönetmelidir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.146 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/4375 K. 2025/3700 Onama

Sözleşmesel ilişkiden kaynaklanan ve kanunda aksine özel bir hüküm bulunmayan alacaklar, TBK m.146 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir; bu süre içinde açılan dava zamanaşımına uğramaz.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, davalıdan elektrik enerjisi satın almış; davalı, EPDK'nın 875 sayılı kararına dayanan tarife metodolojisi uyarınca tüketilen enerji miktarı üzerinden perakende satış hizmet (PSH) bedeli tahsil etmiştir. Danıştay 13. Dairesi bu düzenlemeyi 06.04.2011 tarihinde iptal edince davacı, Eylül 2006-Aralık 2010 döneminde fazladan ödediği 662.622,45 TL PSH bedelinin istirdadını istemiş; davalı ise zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuştur. Yerel mahkeme, geçmişe etkili olarak ortadan kalkan düzenleyici işlem nedeniyle fazladan tahsil edilen bedelin iadesi gerektiğini, hükme esas bilirkişi raporunun hukuka uygun olduğunu, tarafların tacir olması ve davalının dava öncesi temerrüde düşürülmemesi nedeniyle alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işleyeceğini kabul etmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, taraf vekillerinin temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2018/5211 K. 2019/7267 Bozma

Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunan uyuşmazlıkta uygulanacak zamanaşımı süresi TBK m.146 gereğince on yıldır.

Detaylı özeti gör

Davacı, 2007'de davalı ile tek araçla aktarmasız yolcu taşımacılığı sistemine katılmak amacıyla sözleşme imzalayıp katılım payı olarak 50.000 TL ödemiş; davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle kar mahrumiyetinden doğan zararlarının tazminini (fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 10.000 TL) istemiştir. Davalı, sistemin idare mahkemesi kararıyla iptali sonucu ifanın mücbir sebeple imkansızlaştığını ve bir yıllık zamanaşımının dolduğunu savunmuş; yerel mahkeme ortada uygulanabilir bir sözleşme bulunmadığı ve zamanaşımı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan uygulanacak zamanaşımının on yıl olduğunu ve dava tarihine kadar dolmadığını belirterek, esasa girilip delillerin toplanması gerekirken zamanaşımından ret verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2013/21210 K. 2014/6626 Bozma

Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunan alacaklarda, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

Detaylı özeti gör

Davacı, 15.07.1991 tarihli harici satış sözleşmesiyle davalıdan bir tarlayı 16.000 Alman Markı karşılığında satın alıp bedeli ödediğini, ancak taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlı olmadığından devrin yapılamadığını, davalının taşınmazı sonradan üçüncü kişiye sattığını ileri sürerek ödediği bedelin faiziyle iadesini istemiştir. Yerel mahkeme, kadastronun kesinleştiği ve tapunun davalı adına tescil edildiği tarihi esas alarak on yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise zamanaşımının ifanın imkansız hale geldiği, yani toplulaştırma işleminin yapıldığı 06.12.2005 tarihinden başlaması gerektiğini ve dava tarihine kadar bu sürenin dolmadığını belirterek, işin esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımından reddini isabetsiz bulmuş ve hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2014/4804 K. 2014/5125 Bozma

Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine dayanan alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir; özel bir süre öngörülmedikçe genel on yıllık zamanaşımı uygulanır.

Detaylı özeti gör

Davacı, Edirne Belediye Meclisinin 05/01/2007 tarihli kararına dayanarak kurulan sözleşme ile tek araçla aktarmasız yolcu taşımacılığı sistemine katılmış; ancak meclis kararının Edirne İdare Mahkemesince iptali üzerine sözleşme ifa edilemez hale gelince, yoksun kaldığı kazancın tazmini için belediyeden 10.000 TL istemiştir. Davalı belediye alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş, yerel mahkeme davayı bu nedenle reddetmiştir. Yargıtay, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan uyuşmazlıkta sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımı sürelerinin değil, TBK m.146 gereği on yıllık zamanaşımının uygulanacağını ve dava tarihine kadar bu sürenin dolmadığını belirterek, işin esasına girilip delillerin toplanması gerekirken davanın zamanaşımından reddini isabetsiz bularak hükmü BOZMUŞTUR.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2013/10469 K. 2013/13475 Bozma

Taraflar arasında harici de olsa bir sözleşmesel ilişki bulunması halinde, ödenen bedelin iadesine yönelik alacak, kanunda aksine hüküm olmadığından TBK m.146'daki on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Detaylı özeti gör

Bacanak olan taraflar arasında, davalının inşa ettiği binadan bir dairenin 60.000 TL'ye davacıya satılması hususunda harici sözleşme yapılmış; 25.10.2003 tarihli davalı imzalı "Tutanak" ile bedelin alındığı ve dairenin üç ay içinde teslim edileceği belirtilmiştir. Daire dava dışı üçüncü kişiye satıldığından tescil olanaksızlaşınca davacı, ödediği bedelin ve kira kaybının iadesini istemiş; tüketici mahkemesi 60.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar vermiştir. Yargıtay, faizin dava tarihi yerine davalının temerrüde düştüğü 27.09.2004'ten yürütülmesi gerektiğini ve davacının kira kaybı talebi hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmeyerek HMK m.297/2'ye aykırı davranıldığını belirterek hükmü davacı lehine bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.146 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 17. Hukuk Dairesi E. 2024/1346 K. 2025/1473 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Su tüketim faturasından doğan alacak sözleşme hukuku çerçevesinde değerlendirilerek on yıllık genel zamanaşımına tabi tutulmuş; takip tarihinde sürenin dolduğu, ancak zamanaşımının borcu sona erdirmeyip eksik borç haline getirdiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Su ve kanalizasyon idaresi, 2009-2011 dönemine ait su tüketim faturası alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi alacağı on yıllık zamanaşımı nedeniyle reddetmiş, ayrıca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmetmiştir. Daire, uyuşmazlığın sözleşme hukuku çerçevesinde çözüleceğini ve on yıllık sürenin dolduğunu isabetli bulmuş; ancak zamanaşımının borcu ortadan kaldırmayıp eksik borç haline getirdiğini, bu nedenle davanın zamanaşımından reddinin alacaklının kötüniyetli olduğunu göstermeyeceğini belirtmiş, kararı kaldırıp yeniden hüküm kurarak kötüniyet tazminatı istemini reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2021/1041 K. 2025/419 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ayıplı araç satımından doğan alacak için özel bir süre öngörülmediğinden on yıllık genel zamanaşımının uygulanacağı belirtilerek, aracın tesliminden yaklaşık dört yıl sonra açılan davada satıcının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sıfır kilometre satın alınan araçta şanzıman ve direksiyon kutusu arızalarının tekrarlaması üzerine alıcı şirket ayıba dayalı tazminat istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek 54.000 TL tazminata hükmetmiştir. Satıcı; husumet, zamanaşımı ve süresinde ayıp ihbarı bulunmadığı sebepleriyle istinafa başvurmuştur. Daire, satım ilişkisinin taraflar arasında kurulduğunu, alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, arızanın imalat kaynaklı gizli ayıp niteliğinde bulunduğunu ve onarım sonuçsuz kalınca diğer seçimlik hakların kullanılabileceğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 17. Hukuk Dairesi E. 2024/82 K. 2024/158 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Elektrik abonelik ilişkisi kapsamında fazladan tahsil edilen perakende satış hizmet bedelinin iadesi istemi sözleşmesel ilişkiden kaynaklandığından on yıllık zamanaşımına tabi tutulmuş, davanın bu süre içinde açıldığı belirtilerek dağıtım şirketinin zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Elektrik abonesi sanayi şirketi, iptal edilen düzenleyici işleme dayanılarak tüketim miktarı üzerinden nispi olarak tahsil edilen perakende satış hizmet bedelinin iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Davacı faiz türü ve başlangıcı yönünden, davalı dağıtım şirketi ise zamanaşımı ve husumet yönünden istinafa başvurmuştur. Daire, temerrüt belgesi bulunmadığından dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını doğru bulmuş, istemin sözleşmesel ilişkiden doğması nedeniyle on yıllık zamanaşımının işlediğini ve faturayı tahsil eden şirkete husumet yöneltilebileceğini belirterek her iki başvuruyu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2024/1034 K. 2024/1570 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İşveren sorumluluk sigortacısına karşı açılan iş kazası kaynaklı tazminat davasında zamanaşımının TBK m.146 uyarınca on yıl olduğu; kaza ile dava tarihi arasında bu süre dolmadığından davanın zamanaşımından reddedilemeyeceği ve esasa girilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İşveren sorumluluk sigortası poliçesiyle teminat altına alınan işyerinde çalışırken iş kazası geçirip malul kalan işçi, maddi ve manevi tazminatın sigorta şirketinden tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, Karayolları Trafik Kanunu'ndaki sekiz yıllık ceza zamanaşımını uygulayarak davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Daire, iş kazasından doğan tazminat isteminde TBK m.146 uyarınca on yıllık zamanaşımının geçerli olduğunu, kaza tarihi ile dava tarihi arasında bu sürenin dolmadığını belirleyerek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp işin esasına girilmek üzere dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/982 K. 2024/251 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Rücu alacağının bir yıllık sürede dava edilmesi gerektiği savunması kabul edilmemiş; hizmet alım sözleşmesi için ayrık bir zamanaşımı hükmü bulunmadığını belirten emsal karara dayanılarak, ödeme ve dava tarihleri karşısında alacağın zamanaşımına uğramadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Su ve kanalizasyon idaresi, hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştırılan bir işçiye arabuluculuk anlaşması uyarınca ödediği tutarı yüklenici şirketlere rücu etmiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek her yüklenici yönünden ayrı tutarlara hükmetmiştir. Daire, kabul edilen miktar istinaf kesinlik sınırının altında kalan yüklenici yönünden başvuruyu usulden reddetmiş; diğer yüklenici yönünden ise iç ilişkideki sorumluluğun sözleşmeye göre belirleneceğini, idareyi işçilik alacaklarından sorumlu tutan hüküm bulunmadığını ve alacağın zamanaşımına uğramadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/145 K. 2023/1157 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Hizmet sözleşmesinden doğan hakediş alacağında on yıllık zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başladığı; muacceliyet tarihi kesinleşen önceki hükümle belirlendiğinden, bu tarihten dava tarihine kadar sürenin dolmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Elektrik dağıtım şebekesinin numaralandırılması işine ilişkin hizmet sözleşmesinden doğan hakediş alacağı, önceki davada muaccel olmadığı gerekçesiyle ön koşul yokluğundan reddedilmiş; yüklenici şirket bu kez muaccel hale gelen bakiye için dava açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, iş sahibi şirket zamanaşımı ve işin sözleşmeye uygun yapılmadığı iddialarıyla istinafa başvurmuştur. Daire, hakedişin muacceliyet tarihinin kesinleşen önceki hükümle belirlendiğini, on yıllık zamanaşımının muacceliyetle işlemeye başladığını ve dava tarihinde dolmadığını; işin ifasına ilişkin itirazların ise kesinleşen hükümle karara bağlandığını belirterek istinafı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2020/492 K. 2022/980 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Abonelik sözleşmesinden doğan su bedeli alacağının on yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve sürenin her alacak için tahakkukun son ödeme tarihinde başladığı belirtilerek, her fatura yönünden ayrı ayrı zamanaşımı değerlendirmesi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Su idaresi, abonelik sözleşmesi kapsamında tahakkuk eden ödenmemiş su bedelleri için başlattığı takibe abonenin itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı, ön sorun yaptığı zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Daire, tahakkukun hangi tarihte yapıldığının araştırılmadığını, sözleşme ilişkisi nedeniyle on yıllık sürenin uygulanacağını ve bu sürenin her alacak için istenebilir hale geldiği tarihte başlayacağını, takip tarihinden geriye doğru her tahakkuk ve fatura yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiğini; aboneliğini iptal ettirmeyen abonenin fiili kullanıcıyla birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek kararı kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/566 K. 2020/1281 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

1983 ve 1985 tarihli yazılı belgelere dayandırılan tazminat isteminde, karşı tarafın zamanaşımı definde bulunması karşısında, belgeler geçerli kabul edilse dahi genel zamanaşımının dolduğu ve ret kararında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, kooperatifin komşu parsele taşan arsa için ödeme yaptığını ileri sürerek taşkın kısmın adına tescilini, olmazsa tazminat istemiştir; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Adana BAM, tapulu taşınmaz satışının ancak resmi şekilde geçerli olduğunu, davacının resmi sözleşme/satış vaadi sunamadığını ve tapu maliklerinin davada yer almadığını saptamış; ayrıca dayanılan belgelerin tarihi ile dava arasında 30 yılı aşkın süre geçtiğini ve talebin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirtmiştir. İstinaf başvurusu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddedilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/869 K. 2020/1038 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Tüketici kredisi sözleşmesinden doğan alacak için başlatılan takipte, icra takibine konu alacak hangi zamanaşımına tabiyse takipte de aynı sürenin uygulanacağı ve sözleşmeden doğan alacakta bu sürenin on yıl olduğu belirtilerek, borçlunun takip sonrası zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Tüketici kredisi sözleşmesinden doğan alacak için başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasını ve haczin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi hem zamanaşımı itirazını hem de haczin kaldırılması talebini reddetmiştir. Daire, sözleşmeden doğan alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve ödeme emrinin tebliğinden dava tarihine kadar bu sürenin dolmadığını; ayrıca alacaklının bir yıllık süre içinde haciz talebinde bulunmuş olması nedeniyle haciz isteme hakkının düşmediğini ve yenileme emri tebliğine gerek bulunmadığını belirterek borçlunun istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2018/1229 K. 2018/1277 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklanan tazminat davalarında on yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanmasının esas olduğu ve bu sürenin tapu iptali ve tescile ilişkin ilamın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başladığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle TMK m.1007 kapsamında Devletten maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Adana BAM, davalının zamanaşımı istinaf sebebini reddederek, TMK m.705/2 uyarınca zararın tapu iptali kararının kesinleştiği tarihte doğduğunu esas alıp tazminat koşullarını değerlendirdi.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!