TBK Madde 148 Zamanaşımı: Sürelerin kesinliği

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 148, bu ayırımda belirlenen zamanaşımı sürelerinin sözleşmeyle değiştirilemeyeceğini düzenler; söz konusu süreler kesin (emredici) nitelikte olup taraflar anlaşarak bu süreleri kısaltamaz ya da uzatamaz.

Resmi Metin

Sürelerin kesinliği

Madde 148- Bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri, sözleşmeyle değiştirilemez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.148, bu ayırımdaki zamanaşımı sürelerinin sözleşmeyle değiştirilemeyeceğini söyler: taraflar bu süreleri ne uzatabilir ne kısaltabilir. Pratikte en sık karşılaşılan hata, ticari ilişkilerde veya genel işlem koşullarında “alacak şu kadar yılda zamanaşımına uğrar” gibi süreyi değiştiren bir kaydın geçerli sayılmasıdır; böyle bir hüküm baştan geçersizdir. Yasak sürenin kendisine ilişkindir; sürenin kanunî olanından (TBK m.146’da 10 yıl, TBK m.147’deki periyodik alacaklarda 5 yıl) sapılamaz. Durma, kesilme ve feragat gibi başka kurumların kendine özgü kuralları ise bu maddenin konusu dışındadır.

Önemli incelik: sürenin değiştirilemez olması, zamanaşımının hâkimce kendiliğinden gözetileceği anlamına gelmez. Borçlu yine de zamanaşımı def’ini ileri sürmek zorundadır (TBK m.161); ileri sürmezse alacak tahsil edilebilir kalır. Bundan ayrı tutulması gereken şey, dolan zamanaşımından sonra borçlunun def’iden vazgeçebilmesidir (TBK m.160); önceden feragat ise geçersizdir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.148 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 11. Hukuk Dairesi E. 2020/251 K. 2020/378 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İşçilik alacaklarında zamanaşımı uyuşmazlığında daire, gerekçesine aktardığı Yargıtay ilamındaki açıklamalar arasında TBK m.148 gereği kanuni zamanaşımı sürelerinin tarafların iradesiyle değiştirilemeyeceğine yer vermiş; ıslaha karşı zamanaşımı defi gözetilmediğinden kararı kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, iş sözleşmesi sona eren işçinin yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, asgari geçim indirimi ile ödenmeyen ücret alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek bu kalemlere hükmetmiş, işveren istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesi, hafta tatili hesabında işyerinin belirli dönemlerde kapalı olduğunu bildiren 19.03.2014 tarihli oda başkanlığı müzekkere cevabının dikkate alınmadığını ve bu alacak yönünden ek rapor alınması gerektiğini; ayrıca ıslah dilekçesinin tebliği üzerine yasal süresi içinde ileri sürülen zamanaşımı defi doğrultusunda ek bilirkişi raporu alınmışken hükmün kök rapora dayandırılmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulüyle kararı kaldırmış ve dosyayı yeniden görülmek üzere mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 8. Hukuk Dairesi E. 2018/2307 K. 2019/748 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İşçilik alacağına ilişkin zamanaşımı değerlendirmesinde daire, kanunda öngörülen zamanaşımı sürelerinin TBK m.148 gereğince tarafların iradeleriyle değiştirilemeyeceğini belirtmiş; ıslaha karşı süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı definin dikkate alınamayacağı sonucuna varmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Dava, toplu iş sözleşmesine tabi olarak çalışırken emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçinin kullandırılmayan yıllık izin ücretinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek 7.210,14 TL net izin ücretine hükmetmiştir. İşveren; ibranamenin geçerli olduğunu, izinlerin fazlasıyla kullandırıldığını, toplu iş sözleşmesi gereği cumartesi günlerinin izin hesabında iş günü sayıldığını ve taleplerin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Daire, ibranamenin fesihten sonra bir ay geçmeden imzalandığını ve ödemenin banka aracılığıyla yapıldığının kanıtlanamadığını, bu nedenle ancak makbuz hükmünde olduğunu; ıslaha karşı zamanaşımı definin iki haftalık süre geçtikten sonra ileri sürüldüğünden dikkate alınamayacağını belirtmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!