Siteden ayrılmadan önce tarafımca yazılan site içi arama motorunu deneyin.

Mal Paylaşımında (Boşanmada) Arabanın Değeri Nasıl Hesaplanır?

Mal Paylaşımında Arabanın Değeri başlıklı blog yazıma hoş geldiniz. Boşanma, hayatınızın en zorlu süreçlerinden biri haline gelebilir ve bu süreçte karşılaşılan önemli meselelerden biri de mal paylaşımıdır. Evler, banka hesapları ve diğer değerli varlıkların yanı sıra, arabanın değeri de bu paylaşımda büyük bir öneme sahiptir. Araba, sadece bir ulaşım aracı olmanın ötesinde, birçok aile için duygusal değerler taşıyan ve ekonomik açıdan önemli bir yatırımı temsil eder. Bu nedenle, boşanma sürecinde arabanın adil bir şekilde paylaşılması, taraflar için önemli bir konudur.

Yazımda, boşanma sürecinde arabanın değerinin nasıl belirleneceğine dair kapsamlı bir rehber sunacağım. Arabanın değerinin hesaplanmasında dikkate alınması gereken faktörler, bilirkişi değerlendirmeleri, piyasa değeri, amortisman oranları ve daha fazlası hakkında bilgi vereceğim. Ayrıca, mal rejimi, ortak ve kişisel malların ayrımı gibi hukuki kavramları açıklayarak, bu sürecin nasıl daha adil ve sorunsuz bir şekilde yönetilebileceğine dair ipuçları paylaşacağım. Bu karmaşık süreci daha anlaşılır hale getirmeyi ve boşanma sürecinde karşılaşabileceğiniz zorlukların üstesinden gelmenize yardımcı olacak bilgiler sunmayı amaçlıyorum.

Arabanın Mal Paylaşımındaki Yeri

Araçlar, çoğu çift için önemli maddi değere ve günlük yaşamda kritik bir role sahiptir. Mal paylaşımı sırasında, arabanın değerinin adil bir şekilde hesaplanması ve taraflar arasında uygun bir şekilde bölüştürülmesi gerekmektedir. Bu süreçte, aracın piyasa değeri, kullanım durumu, amortisman oranı ve evlilik süresince yapılan ödemeler gibi faktörler dikkate alınır. Aracın tescil sahibi olan eş, tescil sahibi olmayan eşe aracın değeri üzerinden hak ettiği oranda para karşılığını verir. Araç tescil sahibi eş üzerinde kalmaya devam eder. Tabii tescil sahibi eş bu borcu ödeyemezse, diğer eş araca haciz koyarak satışını isteyebilir ve hak ettiği payı zorla alabilir.

Arabanın, evlilik birliği içinde edinilmiş bir ortak mal olarak kabul edilmesi durumunda, her iki eşin de bu varlık üzerinde eşit haklara sahip olduğu varsayılır. Ancak, aracın bir tarafın kişisel malı olarak kabul edilmesi durumunda, bu araç mal paylaşımında farklı şekilde ele alınabilir. Örneğin aracın tamamı kadının düğünde takılan ziynetlerinin bozdurulmasıyla alınmışsa, bu durumda aracın tescili erkek eş üzerinde bulunsa dahi kadın aracın tamamına hak kazanır, aracın tamamı kadının kişisel malı kabul edilir. Bunun nedeni hukuken düğünde takılan ziynetlerin tamamının kadına ait olması, ve bu ziynetlerle aracın tamamının bedelinin ödenmesidir. Yani kadın kişisel mal varlığıyla bir araç satın almıştır, satın alınan bu araç da kadının kişisel mal varlığı kabul edilir.

Arabanın Değerinin Belirlenmesi

Arabanın evlilik içerisinde ortak tasarruflarla alınması durumunda araba edinilmiş mal sayılır. Bu durumda adil bir paylaşım sağlanabilmesi için aracın gerçek sürüm değerinin mal paylaşımı davasının karar duruşmasına en yakın tarih dönemine denk gelecek şekilde, objektif olarak tespit edilmesi gerekir. Öyleyse arabanın değerinin tespit edilmesi sürecindeki temel bileşenleri kısaca inceleyelim:

1. Bilirkişi Tarafından Değerlendirme

  • Bilirkişi Atanması: Mahkeme tarafından veya tarafların anlaşması ile atanabilir. Bilirkişi, genellikle otomotiv sektöründe uzmanlık sahibi bir kişidir.
  • Değere Esas Alınacak Tarih: Araç dava öncesi veya dava sırasında elden çıkarılmışsa, elden çıkarıldığı günkü değer tespit edilir; elden çıkarılmamışsa karar duruşmasına en yakın tarihteki değeri tespit edilir. Bunun için karar celsesi öncesinde dosya bilirkişiye sevk edilir ki karar tarihine en yakın şekilde aracın değeri tespit edilebilsin.
  • Ekspertiz Raporları: Profesyonel bir ekspertiz firması tarafından yapılan detaylı bir inceleme, aracın mekanik durumu, karoseri, iç donanımı ve varsa kusurları hakkında bilgi verir. Bu rapor, aracın piyasa değerini etkileyebilecek her türlü faktörü ortaya koyar.
  • Değerleme Kriterleri: Ekspertiz sırasında dikkate alınan kriterler arasında aracın markası, modeli, kilometre durumu, bakım geçmişi ve donanım seviyesi gibi unsurlar bulunur. Bu kriterler, aracın piyasa değerini belirlemede kullanılır.
  • Değerlendirme Süreci: Bilirkişi, aracın mekanik durumunu, kilometre bilgisini, genel bakım durumunu ve herhangi bir hasarını inceleyerek bir rapor hazırlar. Bu rapor, aracın mevcut durumunu ve piyasa değerini yansıtır.
  • Objektiflik: Bilirkişi değerlendirmesi, sürecin objektif ve adil olmasını sağlar. Tarafların subjektif görüşlerinin ötesinde, aracın gerçek değerini ortaya koyar.

2. Piyasa Değeri ve Rayiç Bedel

  • Piyasa Araştırması: Araç için benzer özelliklere sahip diğer araçların piyasada satıldığı fiyatlar incelenir. Bu, aracın güncel piyasa değerinin belirlenmesinde kullanılır.
  • Kullanım Yılı: Arabanın model yılı, mevcut değerini belirlemede önemli bir faktördür. Genellikle, araç yaşlandıkça değeri düşer.
  • Amortisman: Araç için her yıl belirli bir yüzde değer kaybı hesaplanır. Bu hesaplama, aracın alındığı tarihten itibaren geçen süre ve genel kullanım durumuna göre yapılır. Amortisman oranları, genellikle otomotiv sektörü standartlarına göre belirlenir.
  • Rayiç Bedel: Araç için genel kabul görmüş, o andaki piyasa koşullarına göre belirlenen ortalama bir değerdir. Rayiç bedel, bölgesel farklılıkları ve piyasadaki dalgalanmaları da dikkate alır.
  • Değerin Belirlenmesi: Piyasa değeri ve rayiç bedel, aracın adil bir şekilde değerlendirilmesi için önemli kriterlerdir. Bu değerler, mal paylaşımında dikkate alınır.

3. Evlilik İçinde Edinilen Mallar ve Arabanın Statüsü

  • Ortak Mal Statüsü: Evlilik süresince edinilen araçlar genellikle ortak mal kabul edilir. Bu, aracın değerinin her iki taraf arasında adil bir şekilde bölüştürülmesi gerektiği anlamına gelir.
  • Kişisel Mal Olarak Değerlendirme: Eğer araç, evlilik öncesi bir taraf tarafından edinilmişse veya kişisel bir hediye, miras gibi yollarla gelmişse, bu araç kişisel mal olarak değerlendirilebilir. Bu durumda, araç mal paylaşımında farklı bir şekilde ele alınır.
  • Kredi ile Satın Alma: Eğer araç, evlilik süresince kredi kullanılarak satın alındıysa, kredi taksitlerinin kim tarafından ödendiği önem taşır. Bu ödemeler, mal paylaşımında dikkate alınabilir.
  • Bakım ve Onarım Giderleri: Araç için yapılan bakım ve onarım giderleri de, değer hesaplamasında önemlidir. Bu giderler, aracın daha iyi bir durumda olmasını ve dolayısıyla piyasa değerinin artmasını sağlayabilir.

Bu değer hesaplama yöntemleri, arabanın adil piyasa değerinin belirlenmesinde ve boşanma sürecindeki mal paylaşımının adil bir şekilde yapılmasında önemli rol oynar. Bu yöntemlerin dikkatli bir şekilde uygulanması gerekir.

Aracın vergi borcundan diğer eş sorumlu mu?

Vergi borcundan diğer eş sorumlu değildir. Yargıtay kararında bu durumu şu şekilde açıklamıştır: “Aracın motorlu taşıtlar vergisi borcunun bulunduğu, bir kısmının 2.7.2007 tarihinde ödendiği, davalının bu borçları zamanında ödemeyerek gecikme faizine neden olduğu, gecikme faizinden davacının sorumlu olamayacağı nazara alınarak; rejimin sona erdiği tarihten sonraki faiz dışında kalan yasal vergi borç miktarının da aracın tasfiye tarihindeki değerinden düşülmesi ile bulunan miktarın (artık değer) yarısı üzerinde (katılma alacağı) davacının hak sahibi olacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” (Yargıtay 2. HD, 25.03.2010, E. 2009/1722, K. 2010/5768)

Boşanmadan Önce Araba Satılırsa Ne Olur?

Boşanmadan önce araba satılırsa, bu durum mal paylaşımı sürecini doğrudan etkiler. Arabanın satışından elde edilen gelir, evlilik süresince edinilen ortak mallar kapsamında değerlendirilir ve adil bir şekilde bölüştürülür. Bu durumda aracın değeri satıldığı günkü piyasa değeri araştırılarak tespit edilir. Dava sürecinin en az 1 yıl sürdüğünü göz önüne aldığımızda, araç üzerinden pay isteyen dava sonunda hak kazanacağı bedele sadece yüzde 9 faiz işletebilir. Ne yazık ki 2024 yılında yasal faiz hala yüzde 9’dur. Bu durum davalıların ve borçluların enflasyon farkı nedeniyle haksız kazanç elde etmesine yol açmaktadır.

Özet olarak boşanmadan önce veya boşanma esnasında eşin arabayı satması, diğer eşin alacak hakkını etkilemez. Yargıtay da bu durumu şu ifadelerle açıklamıştır: “Mal rejimi sona erdiği sırada davalının mal varlığında bulunması sebebiyle tasfiyeye gireceği açık olup, tasfiye sonrası üçüncü kişiye yapılan satış davacının katılma alacağı hakkını etkilemez. Bu nedenle somut olayda satış tarihi itibarıyla zararına satılıp satılmamasının bir önemi yoktur.” (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2014/18240 E. , 2015/6106 K.)
Arabanın boşanma davası öncesindeki 1 yıl içerisinde satılması durumunda da diğer eş aracın bedelini talep edebilir: “Alacağa konu edilen edinilmiş mal niteliğindeki araç aynı zamanda kayıt malik olan eş tarafından satılarak elden çıkartıldığından TMK’nun 229. maddesi kapsamında “edinilmiş mallara eklenecek değer” olarak kabul edilmelidir.” (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2015/13448 E. , 2015/20074 K.)

Dava Sırasında Aracın Kaza Yapması Veya Pert Olması

Boşanma veya mal paylaşımı davası devam ederken, ortak mal (edinilmiş mal) niteliğindeki arabayla kaza yapılması durumunda aracın değeri nasıl belirlenir? Bu kusurlu davranış kaza yapan eşin yanına kar mı kalır?

Dava sırasında aracın pert olması durumunda öncelikle sigorta şirketi tarafından tescil sahibi eşe ödenen araç bedeli esas alınarak paylaşım yaptırılır.

Pert aracın sigorta bedeli tarafından ödenen rayiç piyasa bedelinin esas alınarak paylaşım yapılması gerektiğini Yargıtay şu sözleriyle ifade etmiştir: “Mal rejiminin sona erdiği sırada hasarsız olarak mevcut olduğu, mal rejimi sona erdikten sonra aracın pert olmasının davacının katılma alacağı hakkını ortadan kaldırmayacağı, katılma alacağı hesabında aracın karar tarihine en yakın değerinin dikkate alınması gerektiği gözetilerek pert olduğu anlaşılan aracın sigorta şirketi tarafından ödenen 10.250 TL bedelin artık değer kabul edilmesi ve artık değerin yarısı oranında katılma alacağına hükmedilmesi gerekir.” (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2012/10180 E. , 2013/8878 K.)

Ortak Mal ve Kişisel Mal Ayrımı

Bu süreçte, arabanın “ortak mal” veya “kişisel mal” olması aracın değer hesabı sonrasında hangi eşe ne kadar pay düşeceği açısından önemlidir. Ortak mal (edinilmiş mal) ve kişisel mal kavramlarını kısaca hatırlayalım:

  • Ortak Mal: Evlilik süresince edinilen mallar genellikle ortak mal kabul edilir. Eğer araba, evlilik birliği içinde elde edilen tasarruflar (maaş, kira geliri, kazanç) neticesinde satın alındıysa, bu araç her iki eşin ortak mülkiyetinde sayılır. Bu, arabanın değerinin, boşanma sürecinde her iki taraf arasında yarı yarıya şekilde bölüştürülmesi gerektiği anlamına gelir.
  • Kişisel Mal: Kişisel mal, evlilik öncesi bir tarafın sahip olduğu veya evlilik sırasında miras, hediye gibi kişisel yollarla edinilen malları ifade eder. Eğer araba, evlilik öncesi bir tarafın mülkiyetindeyse veya evlilik sırasında sadece bir tarafa özel olarak hediye edildiyse, bu araç kişisel mal olarak kabul edilir ve mal paylaşımında diğer tarafa geçmez.
  • Mal Rejimleri: Çiftlerin evlilikleri sırasında uyguladıkları mal rejimi, boşanma durumunda mal paylaşımını doğrudan etkiler. Türkiye’de ve birçok ülkede yaygın olarak kabul gören mal rejimleri arasında “edinilmiş mallara katılma”, “mal ayrılığı” ve “paylaşmalı mal ayrılığı” gibi sistemler bulunur.

Boşanma sürecinde arabanın paylaşımı, mal rejimi ve arabanın ortak veya kişisel mal statüsüne göre şekillenir. Bu nedenle, adil bir paylaşımın sağlanabilmesi için, arabanın nasıl edinildiği ve hangi mal rejiminin uygulandığı dikkatle incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada arabanın değeri nasıl hesaplanır?

Boşanmada arabanın değeri, piyasa değeri, amortisman oranı, ekspertiz raporları ve aracın genel durumunu dikkate alarak hesaplanır. Bilirkişi değerlendirmesi ve evlilik süresince yapılan ödemeler de değer belirlemede önemli faktörler arasındadır.

Boşanmada araba nasıl paylaşılır?

Boşanmada araba, uygulanan mal rejimine ve aracın ortak veya kişisel mal olup olmadığına bağlı olarak paylaşılır. Ortak mal olarak kabul edilen araçlar, değerlerinin hesaplanması sonucu elde edilen miktarın adil bir şekilde taraflar arasında bölüştürülmesiyle paylaşılır. Kişisel mal ise sahibine bırakılır.

Evliyken alınan araba boşanınca kimin olur?

Araç hangi eş üzerine kayıtlıysa o eşin üzerinde kalmaya devam eder. Araç ortak mal ise diğer eş aracın değerinin yarısı olan para karşılığını talep edebilir.

Araba edinilmiş mal mıdır?

Evet, evlilik süresince satın alınan araba genellikle “edinilmiş mal” olarak kabul edilir. Bu, aracın evlilik birliği içinde edinildiği ve bu süreçte elde edilen varlıkların, boşanma durumunda her iki taraf arasında adil bir şekilde bölüştürülmesi gerektiği anlamına gelir.

Boşanma davası açıldıktan sonra araba satılır mı?

Eşiniz boşanma davası açıldıktan sonra araç üzerine tedbir koydurabilir ve bu durumda arabayı satamaz hale gelirsiniz. Ancak araç üzerine koyulan bir tedbir yoksa arabayı satabilirsiniz. Herhangi bir suç teşkil etmez.

Boşanmada kadının üzerine olan araba

Boşanmada, kadının üzerine olan araba, eğer evlilik öncesi kişisel malı olarak edinilmişse veya evlilik sırasında sadece ona özel olarak hediye edilmişse, kadının mülkiyetinde kalır. Ancak, evlilik süresince edinildiyse ve ortak mal kabul ediliyorsa, mal paylaşımına dahil edilir.

Evlilik birliği içinde alınan arabanın satılması

Evlilik birliği içinde alınan arabanın satılması durumunda, satıştan elde edilen gelir ortak mal olarak kabul edilir ve boşanma sürecinde her iki taraf arasında adil bir şekilde bölüştürülebilir. Satış, mal paylaşımı anlaşmalarını ve kararlarını doğrudan etkileyebilecek önemli bir mali hareket olarak görülür.

Sürüm Değeri

Katılma rejimine dâhil malların sürüm değeri tespit edilirken emsal değerleri  (o mala benzer \eşdeğer diğer malların değeri), malın yıpranmışlığı veya bakımlı  olması, özellikle taşınmazlarda bulunduğu semt, kat ve konumu, müştemilâtı,  ulaşım kolaylığı, okula, çarşı-pazara veya sağlık kuruluşlarına yakınlığı, malın  değerine veya kullanımına etki edecek sınırlı aynî hakların (özellikle irtifak  hakkının) tesis edilmiş olması, ergonomik özelliği, varsa semereleri, kira geliri,  ticarî işletmelerde kazancı, demirbaş değeri ve sâir nitelikler dikkate alınır.

Sürüm değerinin önem taşıdığı mal rejimi hükümlerini sıralarsak; mal rejiminin başlangıcından sona erdiği tarihe kadar olan edinilmiş mallar (TMK  m.219), paylı mülkiyete tâbi malvarlığının eşlerden birine devredilmesi (TMK  m.226/II), edinilmiş malın değerini artıran iyileştirme, bakım, onarım ve koruma  giderleri olan değer artış payında (TMK m.227), edinilmiş mallardan yapılan  karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirlerde  (TMK m.229), denkleştirme yükümlülüğü doğuran değer kaymalarında (TMK  m.230), sağ kalan eşe aile konutu ve ev eşyasının tahsisinde (TMK m.240), artık  değerin hesabında (TMK m.231) dikkate alınır.

İlgili Kanunlar

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir