TMK Madde 762 Taşınır mülkiyeti: Konusu

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 762, taşınır mülkiyetinin konusunu tek fıkra üzerinden düzenler ve eşya hukukunda taşınır kategorisine giren varlıkları iki ana grupta belirler.

Resmi Metin

Konusu

Madde 762- Taşınır mülkiyetinin konusu, nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddî şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçlerdir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, taşınır mülkiyetinin konusunu tek fıkra üzerinden düzenler ve eşya hukukunda taşınır kategorisine giren varlıkları iki ana grupta belirler. Tek fıkra taşınır mülkiyetinin konusunun, nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddî şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçler olduğunu hükme bağlar; iki kategori söz konusudur. Birinci kategori taşınabilir maddî şeyleri kapsar ve gözle görülür somut nesnelerden oluşur. İkinci kategori doğal güçlerden oluşur ve elektrik, sıkıştırılmış gaz gibi maddî varlık niteliği taşımayan ancak edinilmeye uygun ve taşınmaz mülkiyetinin dışında kalan değerleri kapsar. Avukatlık pratiğinde taşınır mülkiyet konusu uyuşmazlığında vekili önce malın iki kategoriden hangisine girdiğini saptamalı, taşınmaz mülkiyetinin kapsamına giren bir varlık ise taşınır rejiminin uygulanamayacağını taraflara açıklamalı ve sınıflandırma uzman raporuyla ortaya konmalıdır.

Gerekçe

Eski Kanunun 686 ıncı maddesini karşılamaktadır.

Hüküm değişikliği yoktur. Kenar başlıklarıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Kenar başlık, kısaca “Konusu” olarak yazılmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 1.HD içtihatları

Yargıtay 1.HD E. 2021/4756 K. 2022/4776 Bozma

Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz, devir bakımından taşınır hükmündedir; mülkiyeti resmî şekle bağlı olmaksızın zilyetliğin karşı tarafa teslimiyle geçer. Bu nedenle irsen intikal, hibe ve zilyetliğin devrine dayalı kazanım, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla ispatlanabilir.

Detaylı özeti gör

Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında davacılar, çekişmeli parsellerin murislerinden irsen intikal ettiğini ileri sürmüştür. Bu yerler kadastroda zilyetlikle davalılar ve dava dışı kişiler adına tespit ve tescil edilmiş, 108 ada 4 parsel toplulaştırma sonucu 162 ada 7 ve 8 parsellere gitmiştir. İlk derece mahkemesi, önceki bozmaya uyduktan sonra davayı 119 ada 8 parsel yönünden kabul, diğer parseller yönünden reddetmiş; davacılar vekili reddedilen kısmı temyiz etmiştir. Daire, 119 ada 12 parsel bakımından davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiğini kabul ederek bu yöne ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiş; buna karşılık yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına dayanarak 119 ada 1 parselin evvelinde davacıların murisine ait olup ölümüyle davacılara kaldığını, 162 ada 8 parselin ise kan davası sonucu öldürülen murisin mirasçılarına kan parası olarak hibe edilip zilyetlik devrinin gerçekleştiğini, davalının uzun yıllara dayanan kullanımının ise feri zilyetlik niteliğinde kaldığını saptamıştır. Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazların TMK m.762 hükmüne göre menkul mal niteliğinde olduğu ve m.763 uyarınca mülkiyetin devrinin zilyetliğin karşı tarafa teslimiyle gerçekleştiği gerekçesiyle, 162 ada 8 parsel ile 119 ada 1 parseldeki temyize konu 1/2 pay yönünden mülkiyetin irsen intikal, hibe ve zilyetliğin devri ile davacılara geçtiği kabul edilmiş ve hükmün bozulmasına 13.06.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/1137 K. 2020/1025 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, TMK m.762 uyarınca tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazların menkul mal niteliğinde olduğu ilkesinden hareketle, tespit sonrası fakat kesinleşme öncesi haricen satın alma ve eklemeli zilyetlik istemini değerlendirdi.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, babasının 1978 tarihli harici arsa satış senedi ile tapusuz iken satın alıp eklemeli zilyetlikle elde tuttuğu, sonradan imar uygulamasıyla davalılar adına tapulanan taşınmazın tapusunun iptali ile tamamen adına tescilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, satış senedindeki 660 m2 ile tapudaki 713,30 m2 arasındaki fark, DOP kesintileri ve davacıya ait kısmın ifrazının mümkün olmaması, davacının paylı mülkiyeti de kabul etmemesi nedeniyle davayı reddetmiştir. Adana BAM, tescilin ne tamamen ne de hisseli mümkün olduğunu, fazla kısmın zilyetliğinin devredilmediğini saptayarak ilk derece kararını usul ve esas yönünden hukuka uygun bulmuş ve davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!