Adana BAM, 2. HD., E. 2018/406 K. 2019/1295 T. 18.10.2019

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Mal Rejiminden KaynaklananKatılma Alacağı
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile; Taraflar arasında mahkemenin 2015/546 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan boşanma davası bulunduğunu, tarafların evlilik birliği devam ederken Hatay ili, Antakya ilçesi, A1 Mah. 1955 ada 19 parsel numaralı 4.kat 18 nolu bağımsız bölümü satın aldığını ve taşınmazın davalı adına tapuya kaydedildiğini, tarafların 2005 yılında evlendiklerini ve mal rejimi sözleşmesi imzalamadıklarını, aralarında edinilmiş mallara katılma rejiminin söz konusu olduğunu, dava konusu taşınmazın 20/11/2015 tarihinde 70.000 TL bedelle K1’e muvazaalı olarak devredildiğini, taşınmazın bedelinin de düşük gösterildiğini, belirterek taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, taşınmazın mal rejimi tasfiyesine konu edilerek %50 bedelinin katılma alacağı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve sonradan arttırmak sureti ile 5.000,00.TL nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özet ile; Davacının boşanma davası sürecinde hukuken elde edememiş olduğu maddi menfaati elde etmek amacıyla kötü niyetle açılmış bir dava olduğunu, davalı adına kayıtlı iki taşınmaz olduğunu, bu taşınmazlardan diğerinin Osmaniye’de olduğunu, dava konusu taşınmazın kredisi onaylanmadığı için arkadışının davalı Erkan’a kredi kullandırarak davalı adına alındığını, kredi taksitleri bitiminde de tekrar arkadaşının üzerine devredildiği bir taşınmaz olduğunu, Osmaniye’de bulunan taşınmazın da davacının teyzesine ait olan bir taşınmaz olduğunu ve yine kredi problemi nedeniyle önce davalı adına kaydedildiğini, her iki taşınmazın da gerçek maliklerin yaşamış olduğu kredi sorunları nedeniyle önce davalı adına tescil ettirildiğini, borçlar ödendikten sonra gerçek maliklerine devredildiğini, davacının boşanma sürecinde bu taşınmazlar konusunda herhangi bir talebi yokken uzun bir süre sonra böyle bir dava açmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 09/11/2017 tarih, 2016/286 Esas ve 2017/948 Karar sayılı ilamında özet ile; Davacının davasının kabulü ile; Hatay ili, Antakya ilçesi, A1 Mah, 1955 ada 19 parsel sayılı taşınmaz 4 no’lu bağımsız bölümden kaynaklı, 23/06/2017 havale tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak ve taleple bağlılık ilkesi gereğince105.000,00.TL katılma alacağının davalıdan, alınarak davacıya ödenmesine, davacı lehine, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtildiği üzere taşınmazın davalı adına kayıtlı olsada kredi not durumundan dolayı gerçek maliğinin K1 isimli şahıs olduğunu, tasitlerin bitimi üzerine taşınmazın gerçek maliki adına devir edildiğini, dinletmiş olduğu tanıklar ile bu durumu ispat ettiklerini, aynı durumda olan davalı adına bir taşınmaz daha olduğunu, bu taşımazından gerçek maliki adına devir edildiğini, bu işlemlerden davacınında haberdar olduğunu, dava konusu dışındaki diğer taşınmazın davacının teyzesinin oğlu K2 isimli şahısa ait olduğunu, mahkemece artık değer hesabı yapılmadığını bu yönde birlirkişiden rapor alınmadığını, TMK.’nun 229 maddesi gereğince işlem yapılmadığını, mahkemece bu yönlerdeki taleplerinin göz ardı edildiğini, katılım alacağı hesabının yanlış yapıldığını belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, mal rejminden kaynaklanan, katılma alacağı davasına ilişkindir.

Somut olayda; davacı ile davalının 31/05/2003 tarihinde resmi olarak evlendikleri, davacı tarafından, 10/08/2015 tarihinde Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 2015/564 Esas, 2016/440 Karar sayılı 09/06/2016 tarihinde verilen 02/05/2017 tarihinde kesinleşen ilamına ilişkin olarak, boşanma davası açılarak boşanmalarına karar verildiği, davacı tarafından boşanmaya bağlı olarak, 14/04/2016 tarihinde Hatay ili, Antakya ilçesi, A1 Mah, 1955 ada 19 parsel sayılı taşınmaz 4 no’lu bağımsız bölüme ilişkin 1/2 değerine yönelik taşınmazın değerinin tespit edilerek kısmi olarak 5.000,00.TL’nin katılma alacağı olarak davalıdan alınarak, kendisine ödenmesinin, incelemeye kunu kararın davası ile talep edildiği, yargılma sırasında taşınmazın bulunduğu mahalde 05/05/2017 tarihinde Fen, İnşaat ve Mülk Bilirkişilerinden oluşan heyet ile keşif yapıldığı, İnşaat ve Mülk Bilirkişisinin 18/05/2017 tarihli raporu doğrultusunda davacı tarafın, davasını 100.000,00.TL artırılmasını 23/06/2017 tarihinde ıslah ederek eksik harcı tamamlayıp 105.000,00.TL’nin katılma alacağı olarak davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın cevap ve sunduğu yazılı beyanlar ile açılan davayı kabul etmediğini, taşınmazın gerçek malikin kredi notundan dolayı kendi üzerine tescil edildiğini, gerçek maliğinin K1 olduğunu, üzerine kayıtlı aynı şekilde Osmaniye İlinde de bir taşınmazının olduğunu, bu taşınmazında gerçek malikinin K2 olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davacının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalının, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; tarafların 01/05/2003 tarihinde resmi olarak evlendikleri, davacı tarafından, 10/08/2015 tarihinde Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 2015/564 Esas, 2016/440 Karar 09/06/2016 tarihinde verilen 02/05/2017 tarihinde kesinleşen ilamına ilişkin olarak, boşanma davası açılarak yapılan yargılama neticesinde tarafların boşanmalarına karar verildiği, davacı tarafın evlilik birliğinin boşanma ile son bulması nedenine dayalı Hatay ili, Antakya ilçesi, A1 Mah, 1955 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 4 no’lu bağımsız bölümün değerinin tespit edilerek 1/2 değerinin kendisine ödenmesi için katılma alacağı davası açtığı, dava konusu taşınmazın, tapu sicil kaydına göre; davalı K3 tarafından evlilik birliği içerisinde 21/04/2011 tarih, 10139 yövmiyeli işlem ile 61.000,00.TL bedel ile edinildiği, aynı yaşınmazın 20/11/2015 tarihinde taraflar arasındaki boşanma davası devam ederken 18910 yövmiye no’lu işlem ile dava dışı K1’e devir edildiği, dava konusu taşınmazın davalı K3 tarafından dava dışı 3. kişi konumunda olan K1 devir tarihindeki değerinin, keşif neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre; 210.000,00.TL keşif tarihindeki değerinin 240.000,00.TL olarak belirlendiği, taraflar arasındaki mal rejminin boşanma davasının açıldığı tarih olan 10/08/2015 tarihinde sona erdiği (TMK.’nun madde 225/son), taraflarca sözleşme ile başka mal rejminin seçildiği iddiası da olmadığı dikkate alındığında, taraflar yönünden evlilik tarihi olan 01/05/2003 tarihinden, boşanma dava tarihi olan 10/08/2015 tarihine kadar edinilmiş mallara katılma rejminin geçerli olduğu (TMK.’nun madde 202), dava konusu taşınmazın 21/04/2011 tarihinde tarafların evlilik birliği içerisinde edinildiği ve davalı eski eş adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazın daha sonra taraflar arasında boşanma davası devam ederken 20/11/2015 tarihinde dava dışı 3. şahısa devir edildiği, taraflar için edinilmiş mallara katılma rejminin; edinilmiş mallar (TMK.’nun 219 maddesi ile), eşlerden her birinin kişsel mallarını (TMK.’nun 220 maddesi) kapsadığı, edinilmiş malın her eşin bu mal rejminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği, mal varlığı değerinin olduğu, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimsenin iddiasını ispat ile yükümlü olduğu, eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen malların onların paylı mülkiyetinden sayılacağı, bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edileceği (TMK.’nun madde 222), eşler arasındaki mal rejminin eşlerden birinin ölümü, evliliğin iptali, boşanma veya başka bir mal rejminin kabulü ile ile sona ereceği gibi, mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde de buna ilişkin dava tarihinden geçerli olmak üzere sona ereceği (TMK.’nun madde 206,225), eşlerin kişisel malları ile edinilmiş mallarının, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre ayrılır.(TMK.’nun madde 228) artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. ( TMK.’nun madde 231) mal rejiminin tasfiyesinde malların sürüm değerleri esas alınır. (TMK.madde 232) Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılırlar. (TMK.’nun madde 235) Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. (TMK.’nun madde 236) Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. (TMK.’nun madde 239) belirtilen maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın davalı eski eş tarafından 4721 sayılı yasanın yürürlülük tarihinden sonra edinildiği, tarafların da 4721 sayılı TMK’nun yürürlük tarihinden sonra evlendikleri, tarafların yasal mal rejmi olan edinilmiş mallara katılma rejmine tabi oldukları, davacı tarafından dava konusu edinilen taşınmazın tapu sicil müdürülüğünde resmi senet ile davalı tarafından edinilmesi dikkate alındığında, bu taşınmazın dava dışı 3. kişi konumunda olan K1 ait olduğuna ilişkin davalı savunmasının resmi senet karşısında tanık beyanları ile ispat edilemeyeceği, bu hali ile dava konusu edinilen taşınmazın tarafların evlilik birliği içerisinde edinildiği, davacı ve davalı tarafından ileri sürülen iddialar ve vakıalar, davacının miktara ilişkin talebi dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın, davalı tarafından 3. kişiye devir tarihindeki değerinin 1/2’si oranında davacının dava konusu taşınmazda katılma alacağının olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın dosyaya toplanan tüm delillere, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı vekilinin, Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 09/11/2017 tarih, 2016/286 Esas ve 2017/948 Karar sayılı ilamına ilişkin istinaf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davalının,İstinaf başvurusu nedeni ile karar tarihi itibari ile alınması gerekli 44,40.TL istinaf karar ilam harcının peşin alınan 1.757,00.TL’nin mahsubu ile verilen karar gereği fazla alındığı anlaşılan 1.712,60.TL’nin karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine,

3-
Davalı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davalı tarafından,istinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 18/10/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!