TBK Madde 530 Vekâletsiz işgörme: İşin işgörenin menfaatine yapılması hâlinde

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 530, iş işgörenin (kendi) menfaatine yapılmış olsa bile işsahibi, işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; buna karşılık işsahibi, yalnızca zenginleştiği ölçüde işgörenin masraflarını ödemek ve işgörenin giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlü olur.

Resmi Metin

İşin işgörenin menfaatine yapılması hâlinde

Madde 530- İşsahibi, kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde, işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm, işi kendi çıkarına gören kişiye (haksız/gerçek olmayan vekaletsiz iş görme) uygulanır: bir başkasının işini onun izni olmadan ele geçirip ürünü, kazancı kendine mal eden kişi düşünülmelidir. Burada dengeyi işsahibi lehine kurar: iş kendi menfaatine yapılmamış olsa dahi işsahibi, o işten doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; buna karşılık borcu yalnız zenginleştiği ölçüyle sınırlıdır, yani işgörenin masraflarını ve giriştiği borçlardan kurtarılmasını ancak elde ettiği menfaat kadar üstlenir. Uygulamada sık karıştırılan kritik nokta şudur: TBK m.529 işi dürüstçe işsahibi yararına görene tam masraf ve zarar giderimi tanırken, TBK m.530 çıkarcı işgöreni cezalandırır ve işsahibini yalnız zenginleşmeyle yükümlü kılar; iki maddeyi ters kurmak müvekkile hak kaybettirir. İşsahibi tarafındaysanız faydaya el koyup savunmayı zenginleşme sınırına dayandırın; işgören sıfatındaysanız TBK m.530’a değil, mümkünse TBK m.529 şartlarının varlığına odaklanın. Zenginleşmenin ispatı ve kapsamı bakımından TBK m.77 vd. sebepsiz zenginleşme ölçütlerinden yararlanılabilir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 530. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 414 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 530 uncu maddesinde, işin işgörenin menfaatine yapılması halinde, işsahibinin hak ve borçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 414 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. İş, yapan kimsenin kendi menfaati için yapıldığı halde” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. İşin işgörenin menfaatine yapılması halinde” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 414 üncü maddesinin ikinci cümlesinde kullanılan “Temellük ettiği faydalara göre” şeklindeki ibare yerine, “zenginleştiği ölçüde” şeklindeki ibare kullanılmıştır.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.530 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/5394 K. 2026/2396 Bozma

Kiraya verenin bilgisi ve izni dışında kiracı tarafından kullanma amacına uygun olarak yapılan imalat, tadilat ve onarımlar, tahliyeden sonra eski hale getirme istenmeksizin benimsenmişse, bunlardan faydalı ve zorunlu olanların yapım bedeli gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümlerine göre kiraya verenden istenebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalının murisiyle 15.05.2006 tarihinde imzaladığı beş yıl süreli kira sözleşmesiyle arsa niteliğindeki taşınmazı kiralamış; sözleşme uyarınca masrafı kendisine ait olmak üzere burada cafe-bar inşa edip işletmiş, sonra 250 metrekarelik imalatla yeri kapalı hale getirmiştir. Taraflar 01.01.2011 tarihinde kiralananı bu kez dükkan-iş yeri olarak niteleyen üç yıl süreli yeni bir sözleşme imzalamış, yapı ruhsat yenileme talebinin reddi üzerine Belediye encümen kararıyla yıkılınca kiracı imalat bedelini istemiştir. Talep önce 40.000 TL iken sonradan 501.341,00 TL ye yükseltilmiş, kâr kaybı isteminden vazgeçilmiştir. Yerel mahkeme bilirkişi raporuna dayanarak davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire ise ilk dönemde yapılan imalatların yeni sözleşmede kiralananın vasfına dahil edildiğini ve kiraya verenin malvarlığında zenginleşme ispatlanmadığını belirterek kararı davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/3909 K. 2026/1190 Bozma

Sözleşmede aksine hüküm yoksa kiracı, kiralanana yaptığı ve sökülüp götürülmesi mümkün olmayan faydalı ve zorunlu imalatların bedelini vekaletsiz iş görme hükümlerine göre isteyebilir; bedel imalatın yapıldığı tarihteki değerinden yıpranma payı düşülerek bulunur, yapılma tarihi ispatlanamazsa imalatların sözleşmenin başlangıcında yapıldığı kabul edilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı Belediyeden 9 yıl süreli kira sözleşmesiyle kiraladığı ve sözleşmenin başında metruk halde teslim aldığı taşınmazı otel olarak kullanıma elverişli hale getirmek için faydalı ve zorunlu masraflar yaptığını, süre sonunda kiralananı tahliye ettiğini ileri sürerek 200.000,00 TL alacağın tahsilini istemiştir. Davalı, ihale şartnamesinde kiracının yapacağı işlerin sayıldığını, bunlar dışındaki işlerin bedelinin istenemeyeceğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, imalatların yapıldıkları yıl rayiçlerine göre yıpranma düşülerek hesaplanan 98.404,40 TL'yi vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca hüküm altına almış, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Daire, hükme esas alınan 01.10.2024 tarihli bilirkişi raporunun önceki raporlarla çelişkiyi açıklamadığını, kalemler yönünden faydalı ve zorunlu ayrımını ve imalat tarihlerini belirlemediğini; ayrıca davacı tacir olduğundan ticari faiz yerine yasal faiz yürütülmesini hatalı bularak kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/237 K. 2024/4068 Onama

Kiralanana yapılan ve sökülüp götürülmesi mümkün olmayan faydalı ve zorunlu giderlerin bedeli, ancak iş sahibi tarafından benimsenmiş olmaları kaydıyla vekaletsiz iş görme hükümlerine göre istenebilir; hangi tadilatların yapıldığını ve bunların karşı tarafça benimsendiğini ispat edemeyen kiracının talebi reddedilir.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı şirket, davalı ile 28.08.2007 tarihinde imzaladığı kira sözleşmesi uyarınca alışveriş merkezindeki yeri kiralamış ve kiralananda tadilat yapmış; ancak kendisine bağımsız bölüm yerine AVM koridorunun tahsis edildiğini, kiralananın sözleşmeye uygun kullanıma elverişli teslim edilmediğini ileri sürerek kira sözleşmesinden doğan borcu bulunmadığının tespitini ve şimdilik 20.000 TL maddi tazminatı istemiştir. Davalı, kiralananın 05.02.2009 tarihinde tahliye edildiğini ve ayıp ihtarı gönderilmediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporunda tadilatların cinsi ve değeri ile kiralanan yerin koridor olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle davayı ispatlanamadığından reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, kiracının yaklaşık bir buçuk yıl kullandığı halde ayıp ihbarında bulunmadığını belirterek başvuruyu esastan reddetmiştir. Daire, TBK 530 uyarınca yapılan tadilatların neler olduğunun ve davalıca benimsendiğinin ispat edilemediğini belirterek kararı onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/4313 K. 2023/2601 Bozma

Paydaşı olduğu taşınmazı kiraya verip kira bedellerini kendi hesabına tahsil eden kişi, diğer paydaşa hissesine düşen miktar kadar vekaletsiz iş görme hükümlerine göre sorumludur; bu sorumluluk, tahsil edilen bedellerin dava konusu taşınmaza ilişkin olduğu ispatlanan kısmıyla sınırlı tutulur.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalılarla birlikte 1/3 hisseyle paydaş olduğu taşınmazın, davalıların murisi olan kardeşi tarafından 01.01.2003 tarihinde kiraya verildiğini, murisin 2006 yılında vefatından sonra kira bedellerini mirasçıların almaya devam ettiğini ileri sürerek 2008 ile 2013 arasındaki kiralardan hissesine düşen 109.400,00 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalılar kira bedellerini almadıklarını savunmuş, yargılama sırasında davacı vefat edince davaya mirasçıları devam etmiştir. İlk derece mahkemesi, davalılardan birinin banka hesabına giren ve kira açıklaması taşıyan bedeller üzerinden davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, hesaba giren ödemelerin dava konusu taşınmaza ilişkin olduğunun ispatlanamadığını, yalnızca o taşınmaza ait ödemeler belirlenip davacının hissesine düşen miktar bakımından vekaletsiz iş görme hükümlerine göre sorumluluk değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/383 K. 2023/1689 Onama

Kiralanana yapılacak yenilik ve değişikliklere ilişkin sözleşme hükmü bulunmadığı takdirde vekaletsiz iş görme hükümleri yalnızca yedek hukuk kuralı olarak devreye girer; sözleşmede kiracının çıkarken yaptığı tüm imalatları kiralananda bırakacağı kararlaştırılmışsa zorunlu ve faydalı masrafların bedeli kiraya verenden istenemez.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı, davalılarla kurduğu kira sözleşmesinde kiralananın on yıl restoran olarak işletilmesinin garanti edilmesi karşılığında tadilatların beş yıl sonunda kiraya verenlere bırakılacağını, ruhsatın iptali ve kiralananın mühürlenmesi üzerine sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek zorunlu ve faydalı imalat bedelinden şimdilik 20.000 TL istemiştir. Kiracıya 18.06.2015 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmiş, içki servisi yapıldığının tespiti üzerine ruhsat 13.07.2016 tarihinde iptal edilmiş, işyeri 15.07.2016 tarihinde mühürlenmiştir. İlk derece mahkemesi, sözleşmede alkolsüz lokanta işletmeciliği kararlaştırıldığı halde kiracının kendi kusuruyla aykırı davrandığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, kiracının çıkarken tüm imalatları mülk sahibine bırakacağına dair sözleşme hükümlerini geçerli sayarak kararı onamıştır.

Diğer kararlar (3)
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/6548 K. 2021/10346 Bozma

Bir taşınmaz için yapılan giderin iadesi istendiğinde, önce bu giderin taşınmaz malikinin menfaatine mi yoksa gideri yapanın kendi menfaatine mi yapıldığı saptanmalıdır; ancak bu saptamadan sonra istemin vekaletsiz iş görme hükümlerine mi sebepsiz zenginleşme hükümlerine mi tabi olduğu ve buna bağlı olarak on yıllık mı yoksa bir yıllık zamanaşımının mı uygulanacağı belirlenebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, tapuda tarla vasıflı ve müşterek mülkiyete tabi taşınmaz üzerindeki, kat irtifakı kurulmamış beş daireli binada dört dairenin maliki olduğunu, binanın onarımı ve güçlendirilmesi için yaptığı masraflar ile belediyeye ödediği idari para cezasının davalının payına düşen beşte birlik kısmını icra takibine koyduğunu, davalının itirazıyla takibin durduğunu ileri sürerek 4.650 TL asıl alacak ve 3.265 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptalini istemiştir. Yerel mahkeme davayı önce görevsizlikten, bozmadan sonra da davalının 23.08.2019 tarihli ıslahıyla ileri sürdüğü zamanaşımı defi nedeniyle reddetmiş; Daire bozmadan sonra ıslah yapılamayacağını belirtmiş, mahkeme 7251 sayılı Kanunla eklenen HMK 177/2 hükmüne dayanarak direnmiştir. Daire, ıslahın bu düzenleme uyarınca mümkün olduğunu kabul etmekle birlikte, yapılan giderlerin zorunlu olup olmadığı araştırılmadan zamanaşımı süresinin belirlenemeyeceği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1257 K. 2020/661

Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede işgörende başkasının işini görme iradesi aranmaz; işgören başkasının hukuk alanına girerek işi kendi menfaatine yapmış olsa bile iş sahibi bu iş görmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir ve yalnızca zenginleştiği ölçüde işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlü olur.

Detaylı özeti gör

Davacılar, 1998 yılında ölen murislerinden kalan 442 ve 446 parsel sayılı taşınmazlarda elbirliği mülkiyeti ortağıydı; taşınmazlar üzerindeki dükkanların davalı ortaklarca kahvehane, ekmek fırını ve taş atölyesi olarak üçüncü kişilere kiraya verildiğini, miras paylarına düşen kira bedellerinin ödenmediğini ileri sürdüler. 14.11.2012 tarihli noter ihtarnamesiyle kiracılardan paylarına isabet eden bedelleri istemiş, sonuç alamayınca son beş yılın kira bedelleri için 8.000 TL, 4.950 TL ve 4.950 TL ecrimisil talep ettiler. Yerel mahkeme, ihtarnameyle kira istenmesini kiracılık sıfatının kabulü sayıp haksız işgal bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti; Özel Daire, davacıların kullanabilecekleri bir yer olup olmadığının araştırılması için bozdu, mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu, dilekçedeki vakıalara göre istemin gerçek yönünün ecrimisil değil, kiraya veren ortaklardan gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümlerine göre menfaatin devri olduğunu belirterek direnme kararını bozdu.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6293 K. 2019/2346 Bozma

Kiralanana yapılan imalatların bedeline vekaletsiz iş görme hükümlerine göre hükmedilirken, mahallinde keşif ve uzman bilirkişi incelemesiyle imalatların hangilerinin zorunlu ve faydalı hangilerinin lüks olduğu ayrılmalı; yalnızca zorunlu ve faydalı olanların yapıldığı tarihteki değerinden varsa yıpranma payı düşülerek bulunacak bedele hükmedilmelidir.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı, davalıyla 10.04.2013 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi kurmuş; iş yeri olarak kiralanan yerin sığınak ve kömürlük olduğunu, bu nedenle diğer kat maliklerinin kullandırmadığını, durumu 30.05.2013 ve 02.07.2013 tarihli ihtarlarla bildirdiğini ileri sürerek 2.676,00 TL tadilat bedeli ile 450 USD depozitonun tahsilini istemiş, taşınmazı 13.07.2013 tarihinde teslim etmiştir. Davalı, giderlerin kiracının kendi iş sahasına göre yapıldığını, depozitonun ancak eski hale getirme halinde iade edileceğini savunmuştur. Yerel mahkeme, sözleşmede tadilat bedelinin tahliyeden sonra istenebileceğine dair bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, depozito istemi hakkında HMK'nın 297. maddesine rağmen olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, özel şartların 12. maddesindeki tezyinat kaydının süsleme ile ufak onarımlara ilişkin olup zorunlu ve faydalı masrafları kapsamadığını belirterek kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.530 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2019/2415 K. 2020/521 Düzelterek Esastan Red

Kiracının kiralanana yaptığı zorunlu ve faydalı masrafları vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamında kiraya verenden isteyebileceği; kiraya verenin sorumluluğunun, faydalı imalatların imal tarihindeki değerinden yıpranma payı düşülerek bulunacak tutar kadar olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyusmazlik, dava konusu tasinmaza intifa hakki ve sonrasinda kiracilik doneminde yapildigi ileri surulen zorunlu masraflarin tahsiline yonelik itirazin iptali istemine iliskindir. Ilk derece mahkemesi davanin kismen kabulu ile belirli bir miktar uzerinden itirazin iptaline karar vermis, taraf vekilleri ayri ayri istinafa basvurmustur. Adana BAM, intifa hakki sahibinin masraf alacagini TMK m.801 cercevesinde degerlendirmistir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!