T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI :
K1
VEKİLİ:
Av. K2
DAVALI :
K3
VEKİLİ:
Av. K4
DAVANIN KONUSU :
İTİRAZIN İPTALİ
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI :
K1
VEKİLİ:
Av. K2
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVALI :
K3
VEKİLİ:
Av. K5
TALEP KONUSU :
Mahkeme kararının kaldırılması
Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 05/12/2017 tarih ve 2015/1518 Esas 2017/1458 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Müvekkilin alacağının sağlanması amacıyla icra dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun %40’dan aşağı olmamak üzere tazminat ödemesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Dava konusu alacak likit olması nedeni ile yargılamayı gerektirdiğinden icra takibine süresi içinde itiraz edildiğini, öncelikle zamanaşımı nedeni ile davanın reddine olmadığı takdirde esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
“Açılan davanın kısmen kabulü ile; 11.619 TL üzerinden itirazın iptaline takibin bu miktar üzerinden devamına, Bu miktar üzerinden takip tarihi itibariyle yasal faiz uygulanmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminat talebinin reddine,” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Dosyadaki tespit ve delillerin davanın ispatı için kafi olduğunu, bu nedenle kısmen red edilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Görevsizlik nedeni ile taraflarına vekalet ücretine karar verilmediğini, karara karşı hükümde gösterilen kanun yolunun hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ve dava konusu olayda hukuki nitelemenin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkilden önceki malikinin davacı olduğu ve müvekkilin, davacıdan taşınmazı aldıktan sonra davacının hiçbir masraf yapmadığı savunmalarının nazara alınmadığını, yerel mahkeme delil olarak sunulan tanıkların dinlenilmediğini, davacının davasının hangi delil nedeni ile kabul edildiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, davacının talep haklarının zamanaşımına uğradığını belirtip, ilk derece mahkemesi kararının müvekkili aleyhine olan bölümünün kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/240 Esas sayılı dava dosyası, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/24 D.İş sayılı dosyası, Mersin 8. İcra Müdürlüğü’nün 2012/4065 Esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, kiralanana yapılan zorunlu masrafların kiralayandan tahsili istemine ilişkindir.
HMK 355 maddesi uyarınca inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık dışında yapılan incelemede;
Davacı vekilince Mersin 4. Asliye Huuk Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya ait 1. derece sit alanı olan işyerinde 1997 – 2007 yılları arasında intifa hakkında dayanarak, 2007 – 2012 yılları arasında ise kiracı olarak kuyumcu işlettiğini, 2005 yılında meydana gelen sel felaketi sırasında taşınmazın ahşap tavanının çöktüğünü, müvekkilinin durumu davalıya bildirerek gerekli onarımı yaptırdığını, ancak davalının yapılan masrafı karşılamaya yanaşmadığını, müvekkilinin Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/240 E. sayılı dosyasında alacak davası açtığını, ancak henüz taşınmazı tahliye etmemiş olması nedeniyle davanın reddedildiğini, müvekkilinin 2012 yılının Ocak ayında taşınmazı tahliye ettiğini ve Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/24 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdığını, Mersin 8. İcra Müdürlüğü’nün 2012/4065 E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı davacıdan satın aldığını, davacının taşınmazı sattıktan sonra herhangi bir masraf yapmadığını ve müvekkiline hasar konusunda bildirim yapmadığını, davacının satıştan önce yaptığı masrafları sanki satıştan sonra yapmış gibi göstererek haksız talepte bulunduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının yaptığı masrafların zorunlu masraf olmadığını, intifa hakkı sahibinin malın muhafazası ve olağan kullanımı için gerekli onarım ve yenilemeleri yapmakla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın 11.619,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilince kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2014/12831 E. 2015/6608 K. sayılı ilamı ile, davanın taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklandığı, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır.
Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesince, Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporuna dayanılarak yine davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazın 11.619,00 TL’lik kısmının kabulü ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Taraflar arasında 25/02/1997 tarihli adi yazılı “belgedir” başlıklı sözleşmenin düzenlenmiş olup, bu belgede dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalıya tapuda devredildiği, davalı yararına 10 yıl süreli intifa hakkı verildiği, intifa hakkının karşılığı olarak 50.000 USD’nin peşin olarak ödendiği, intifa hakkının bitiş tarihi olan 25/02/2007 tarihinden itibaren davacının kiracı sıfatı ile rayiç kira bedeli karşılığında taşınmazı kullanmaya devam edeceği kararlaştırılmıştır.
Tapu kaydının incelenmesinde dava konusu taşınmazın Mersin İli Akdeniz İlçesi A1 Mah. A2 mevkii 38 ada 2 parsel sayılı, kargir ev ve dükkan olarak tapuda kayıtlı olduğu, davalı tarafından 25/02/1997 tarihinde satış yoluyla davacıdan devralındığı, taşınmaz üzerinde 05/12/1985 tarihli eski eser şerhinin bulunduğu, tapu sicili sayfasında davacı yararına 10 yıl süreyle intifa hakkı kurulduğu, halihazırda intifa hakkının terkin edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
TMK’nın 801/1. maddesinde “İntifa hakkı sahibi, yükümlü olmadığı hâlde yaptığı giderler, yenilemeler ve eklemeler için, hak sona erdiğinde, vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca tazminat isteyebilir. Malikin tazminat vermekten kaçınması hâlinde intifa hakkı sahibi, yaptığı eklemeleri, malı eski hâline getirmek kaydıyla söküp alabilir.” 802. maddesinde “Geri verme anında malik ve intifa hakkı sahibi tarafından ileri sürülebilecek bütün istem hakları, bu andan başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Kira ilişkisi bakımından ise Yargıtayın bir çok kararlarında ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 06/07/2017 tarih ve 2017/1768 Esas 2017/11178 nolu kararında “Yerleşik uygulama kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibari ile TBK’nun 530. maddesi kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı kiraya verenden isteme hakkı olduğu yönündedir. Kural olarak zorunlu ve faydalı masraflara kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir. Kiralananın tahliyesi sonucunda kiralayan bunları benimsemiş ve kiracı aleyhine sebepsiz zenginleşme meydana gelmiştir. Kiraya verenin sorumluluğu faydalı imalatların, imal tarihindeki değerinden yıpranma payı düşülmek sureti ile bulunacak değer kadardır.” kararı bulunmakta olup, yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 30/04/2013 tarihli ve 2013/2179 Esas ve 2013/7564 nolu kararında da “kural olarak kiracının akdi ilişkinin devamı sırasında kiralanana yönelik değer artırıcı, masraf ve harcamaları sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı kiralayandan isteyebilmesi için konuya ilişkin sözleşmede ayrıca bir düzenleme bulunmaması gerekir. Sözleşmede bir hüküm var ise taraflar ona göre hareket etmesi gerekir” şeklinde kararı bulunmaktadır.
Somut olayda; dosya kapsamındaki belgeler, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/24 D.İş sayılı tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile eldeki dosyada alınan 03/06/2013 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından 2005 yılında dava konusu işyerinin çatısının çökmesi üzerine onarım yaptırıldığı, masrafların davacı tarafından ödendiği çekişmesizdir. Açıklığa kavuşturulması gereken husus, bu masrafı davacının davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği noktasındadır.
Taraflar arasında yapılan 25/02/1997 tarihli sözleşme uyarınca davacının 1997 – 2007 tarihleri arasında intifa hakkı sahibi olarak, 2007 – 2012 yılları arasında ise kiracı olarak taşınmazı kullandığı anlaşılmaktadır.
Davanın ilk olarak açıldığı Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2014/12831 E. 2015/6608 K. sayılı bozma ilamında görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun belirtilmesine ve bu haliyle mahkemenin görevinin kesinleşmiş olmasına, taraflar arasındaki ilişkinin önce intifa hakkı tesisi, daha sonra da kira ilişkisi olarak devam etmiş bulunmasına, az yukarıda açıklanan yasa maddeleri uyarınca davacının yaptığı zorunlu masrafları gerek intifa hakkı ve gerekse kira sözleşmesinin bitiminden sonra yasal zamanaşımı süreleri içerisinde talep etme hakkının bulunmasına, davacının taşınmazı 2012 yılı Ocak ayında tahliye etmesine, davanın da 25/05/2012 tarihinde açılmış olmasına, davacının dava konusu çatı onarımı için yaptığı zorunlu masrafların bedelinin bilirkişilerce belirlenmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bu hususlara ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
HMK’nın 331/2. maddesinde “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.” şeklinde düzenleme mevcut olup, Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/276 E. 2015/378 K. sayılı görevsizlik kararı nedeniyle eldeki dosyada yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak (görevsizlik kararı nedeniyle davalı yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücreti yönünden düzeltilerek) toplanan delillere göre yeniden yargılama yapılmasına da gerek görülmediğinden yeniden esas hakkında HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM :
A-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun
HMK’nın 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,
B-Davalının istinaf başvurusunun
KABULÜNE;
Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 05/12/2017 tarih ve 2015/1518 Esas 2017/1458 sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince
KALDIRILARAK; davanın esası ile ilgili olarak yeniden aşağıdaki hükmün kurulmasına;
1-Davanın kısmen kabulü ile; Mersin 8. İcra Müdürlüğü’nün 2012/4065 E. sayılı icra takibine davalının vaki itirazının 11.619,00 TL’lik kısmının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına,
2-Bu miktar üzerinden takip tarihi itibariyle yasal faiz uygulanmasına,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminat talebinin reddine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 793,69 TL harcından peşin alınan 172,90 TL’nin mahsubu ile bakiye 620,79 TL’nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 1.301,50 TL yargılama giderlerinin davanın kabul edilen kısmına göre 858,48 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 246,65 TL yargılama giderlerinin davanın reddedilen kısmına göre 83,96 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmına göre takdir edilen 1.394,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince davanın reddedilen kısmına göre takdir edilen 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/276 E. 2015/378 K. sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.450,00 TL vekalet ücretinin HMK’nın 331/2. maddesi uyarınca davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı olan 54,40 TL harcın peşin alınan 110,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 55,60 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
11-İstinaf başvurusu kabul edilmekle; davalı tarafından peşin yatırılan 277,50 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
12-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
13-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan (98,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 52,70 TL dosya gidiş dönüş giderinden oluşan) toplam 150,80 TL yargılama giderinin davanın red edilen kısmına göre 99,46 TL ‘nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
14-Gider avansından kullanılmayan kısmın yatıran taraflara iadesine,
15-
Kararın tebliği, gider avansı iadesi, harç vb. işlemlerin 6100 Sayılı HMK’nın 302/5. ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a bendi gereğince
KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
14/07/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe