TBK Madde 342 Konut ve çatılı işyeri kiraları: Kiracının güvence vermesi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 342, konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse bu güvencenin üç aylık kira bedelini aşamayacağını öngörür; güvence olarak para veya kıymetli evrak kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı bankaya depo eder. Banka güvenceyi ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verir; kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.

Resmi Metin

Kiracının güvence vermesi

Madde 342- (1) Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz.

(2) Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.

(3) Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Geçmiş uygulama dönemi

Kiracısı Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir sayılan kişi veya özel hukuk ya da kamu hukuku tüzel kişisi olan işyeri kiralarında bu madde, 6217 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesinde düzenlenen geçici uygulamama rejimine tabi olmuştur. Geçici 2. madde, 6353 sayılı Kanunun 53. maddesiyle 12/7/2012'de tümüyle değiştirilmiş; bu madde kapsama açıkça alınmış ve süre 1/7/2012'den başlayan sekiz yıl olarak belirlenmiştir. Dönem 30/6/2020 sonunda sona ermiş; bu madde 1/7/2020'den itibaren söz konusu kira ilişkilerine de uygulanır hâle gelmiştir. Dönem içinde ilgili konularda kira sözleşmesi hükümleri; sözleşmede hüküm yoksa mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmıştır.

Uygulamama dönemi: 1/7/2012–30/6/2020 · 6353/53 yürürlük: 12/7/2012

Kaynaklar: 6217 Geçici m.2 · 6353 m.53 ve m.89

Avukat Yorumu

Konut ve çatılı işyeri kiralarında depozito ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa istenebilir ve tutarı üç aylık kira bedelini aşamaz; bunun üzerindeki kısım için kiracının çekincesi geçerlidir. Pratikte en sık hata, paranın doğrudan kiraya verenin kişisel hesabına yatırılmasıdır; oysa para, kiraya verenin onayı olmadan çekilmemek üzere kiracı adına vadeli bir tasarruf hesabına (katılım bankasında katılma hesabı da olabilir), kıymetli evrak ise bankaya depo edilmelidir. Bu kural önemlidir; çünkü hesabın getirisi/faizi kiracıya aittir, kiraya verene değil.

Süre disiplini riski belirler. Kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde kira sözleşmesiyle ilgili dava açtığını ya da icra/iflas takibine giriştiğini bankaya yazılı bildirmezse, banka kiracının istemiyle güvenceyi iade eder. Banka güvenceyi yalnız iki tarafın rızası, icra takibinin kesinleşmesi veya kesinleşmiş mahkeme kararıyla geri verir. Kiracı bakımından kritik ispat aracı, paranın TBK m.342’ye uygun yatırıldığını gösteren banka dekontu ve hesap kaydıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 342. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, ancak, 6570 sayılı Kanunun 16 ncı maddesini kısmen karşılayan, “D. Kiracının güvence vermesi” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının üç fıkradan oluşan 341 inci maddesinde, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının güvence vermesi konusu düzenlenmektedir.

Maddede, uygulamada kiraya verenlerin, kiracıdan “depozito” veya başka ad altında ve kira bedeli, dışında kira sözleşmesinin yapıldığı sırada veya başka bir zamanda güvence parası aldıklarına sıkça rastlandığından, bu uygulamaya karşı kiracıyı korumak amacıyla düzenleme getirilmiştir. Bu madde ile, bir yandan, sözleşme ile kiracıdan güvence istenilmesi imkanı kabul edilmiş, öte yandan, bunun sınırları açıklıkla ortaya konulmuştur. Maddeye göre, güvence bedeli, üç aylık kira bedelini aşamayacak; güvencenin para olarak verilmesi halinde kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırılması, kıymetli evrak olması halinde ise bankaya depo edilmesi söz konusu olacak; banka da, bu güvenceyi ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilecek; kiraya verenin, sözleşmenin sona ermesinden itibaren üç ay içinde dava ya da takip ile, kira sözleşmesi ile ilgili bir istemde bulunduğunu, bankaya yazılı olarak bildirmemesi durumunda, banka, bu defa sadece kiracının istemi üzerine güvenceyi kiracıya geri vermekle yükümlü olacaktır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 257e maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.342 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/4099 K. 2025/3373 Onama

TBK m.342'de güvencenin üç aylık kira bedelini aşamayacağı öngörülse de, mevcut sözleşmelerde teminat 6101 sayılı Kanun uyarınca ancak tasfiye aşamasında değerlendirilir; bu aşamaya gelinmedikçe aşkın teminatın iadesi ya da uyarlanması istenemez.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı şirket, davalıya ait AVM niteliğindeki iş yerini 2020-2026 dönemi için kiralamış; Covid-19 salgınıyla faaliyete ara verilip gelirlerinin düştüğünü ileri sürerek aylık 170.000 TL kiranın 85.000 TL'ye uyarlanmasını, faiz işletilmemesini ve sözleşmedeki aşkın teminatın TBK m.342 sınırına indirilip teminat mektuplarının iadesini istemiştir. Yerel mahkeme, davacının hesaplarını konsolide tuttuğunu, pandemide market sektöründe ciro kaybını ispatlayamadığını ve teminat yönünden 6101 sayılı Kanun uyarınca henüz tasfiye aşamasına geçilmediğini belirterek davayı reddetmiş; karar istinaf ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi incelemesinden geçerek onanmıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2019/637 K. 2019/3984 Bozma

Güvence bedeli (depozito) kira sözleşmesinin başında kiracı tarafından kiraya verene teslim edilir; kira sözleşmesi sona erdiğinde kiracının kira ve giderlerden doğan borcu bulunmuyorsa depozitonun kiracıya iadesi gerekir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 1.11.2006 başlangıç tarihli sözleşmeyle davalılara ait taşınmazı güzellik salonu olarak kiralamış; işyeri ruhsatı alamayıp faaliyetini sürdüremeyince 02.09.2009 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshederek ödediği 4.000 Euro depozito ile taşınma, franchise ve tadilat masraflarının tazminini istemiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddine karar vermiş; ancak Yargıtay, taşınmazın tahliye edildiği ve kiraya verenlerin tahliye sonrası hasar, kira ve yan gider alacağı ileri sürdüğü gözetilerek, depozito bedelinin bu alacaklara mahsup edilip edilmediğinin araştırılmaması nedeniyle hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6651 K. 2019/2741 Bozma

TBK m.342 uyarınca güvence bedeli (depozito), kira sözleşmesinin başında kiracı tarafından kiraya verene teminat olarak verilir; kira ilişkisi sona erdiğinde, kiracının yazılı delille ispatlanan borçları düşülerek kalan bedel kiracıya geri verilir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, kiracı davalıdan depozito almadığı halde davalının depozito iadesi için aleyhine haksız icra takibi başlattığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı ise 2.500 TL depozito aldığını, buna dair imzası inkar edilmeyen 09.06.2014 tarihli tutanak bulunduğunu savunmuştur. Sulh Hukuk Mahkemesi davayı kabul edip davacının borçlu olmadığını tespit etmiştir. Yargıtay, söz konusu tutanak ve 15.10.2014 tarihli cevabi ihtarname ile davalının 2.500 TL güvence bedeli alacağını yazılı delille ispatladığını; 600 TL bono bedeli düşülerek kalan 1.900 TL yönünden davanın reddi gerekirken tümden kabulünü hatalı bularak hükmü davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6380 K. 2019/2182 Bozma

Kira sözleşmesinde kiracının verdiği güvence (depozito), kira sona erip tahliye gerçekleştiğinde kiracının kiralanana verdiği zararların teminatını oluşturur; iadesi için kira sözleşmesinin sona ermesi ve tahliyenin gerçekleşmesi gerekir.

Detaylı özeti gör

Davacı, kiracı davalının taşınmazı tahliye ederken yere zarar verdiğini ileri sürerek zarar ve onarım bedeli istemiş; davalı karşı davada üç kira sözleşmesine dayanarak depozito ve teminat çekinin iadesini talep etmiştir. Yerel mahkeme asıl davayı reddetmiş, karşı davada depozito talebini zamanaşımından reddederek teminat çekinin iadesine hükmetmiştir. Yargıtay, asıl davada kötü kullanım hasarının serbest muhasebeci mali müşavir yerine uzman inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulunca denetime açık raporla saptanması; karşı davada ise tahliye gerçekleştiğinden zamanaşımı definin reddiyle depozito talebinin sözleşmeler incelenerek esastan çözülmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/4501 K. 2018/13196 Bozma

Konut ve çatılı işyeri kirasında kiracının verdiği güvence, kira sözleşmesi sona erip taşınmaz tahliye edildikten sonra kiraya verenin teminatın kullanılmasını gerektiren (hasar, yan gider vb.) bir alacağı bulunmuyorsa kiracıya iade edilmelidir.

Detaylı özeti gör

Kiracı davacı, danışman aracılığıyla kiraladığı taşınmazda uzun süre kapalı kalmaktan doğan ve havalandırmayla giderilemeyen rutubet sorunu bulunduğunu, sözleşmeyi haklı feshettiğini ileri sürerek, peşin ödediği kira, güvence (depozito) ve komisyon bedellerinin iadesi amacıyla başlattığı icra takibine itirazın iptalini istemiştir. Mahkeme, sorunun davacının mecuru hatalı kullanması ve yetersiz havalandırmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, kira ve komisyona ilişkin temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; ancak taşınmazın tahliye edilip anahtarın 20.05.2014'te noter emanetine bırakıldığını ve kiraya verenin tahliye sonrası hasar, kira ya da yan gider alacağı ileri sürmediğini belirterek, güvence bedelinin iadesi gerektiği sonucuna varmış ve hükmü bu yönden davacı yararına kısmen bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!