TBK Madde 339 Konut ve çatılı işyeri kirası: Uygulama alanı

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 339, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlerin, bunlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da uygulanacağını düzenler; niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmalarında ise bu hükümler uygulanmaz. Kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmeleri de bu hükümlere tabidir.

Resmi Metin

Uygulama alanı

Madde 339- (1) Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümler, bunlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da uygulanır. Ancak bu hükümler, niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmalarında uygulanmaz.

(2) Kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine de bu hükümler uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Pratik önemi, bir taşınmazın kiracı lehine emredici koruma hükümlerinden (sınırlı tahliye sebepleri, kira artış sınırı, fesih usulü) yararlanıp yararlanmayacağını belirlemesinde toplanır. Bir yer konut ya da çatılı işyeri kapsamına giriyorsa, kiraya verenin sözleşmeyi serbestçe sona erdirmesi zorlaşır; bu nedenle uyuşmazlıklarda taraflar çoğu kez kiralananın bu kapsama girip girmediğini tartışır.

Dikkat edilecek noktalar: niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş ve altı ay veya daha kısa süreyle kiralanan taşınmazlar bu korumadan dışlanır; bu istisnaya dayanılarak yazılan kısa süreli sözleşmelerde gerçek kullanım amacının geçici olup olmadığı fiilen incelenir, salt sözleşmedeki süre kaydı yeterli sayılmayabilir. Buna karşılık kamu kurum ve kuruluşlarının yaptığı kira sözleşmeleri de bu hükümlere tabi olduğundan, kamu kiralarında özel statü iddialarına karşı bu kapsam savunması ileri sürülebilir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 339. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “A. Uygulama alanı” kenar başlıklı yeni bir madde olup, 6570 sayılı Kanunun 1 inci maddesini kısmen karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 338 inci maddesinde, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlerin uygulama alanı düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, kiracının daha yoğun koruma görmesi gereken konut ve çatılı işyeri kiraları açısından “uygulama alanı” düzenlemesi getirilmiştir. 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanununun 1 inci maddesinden farklı olarak, kiralananın bulunduğu yer açısından ayırım yapılmaksızın tüm konut ve çatılı işyeri kiraları kapsama alınmış ve bununla da yetinilmeyerek, bu kiralarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da aynı hükümlerin uygulanacağı esası getirilmiştir. Yine 6570 sayılı Kanundan farklı olarak niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmaları da kapsam dışı bırakılmıştır. Niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazlara örnek olarak, yazlık, otel odası, motel, pansiyon ve bunlara benzer yerler gösterilebilir. Bir taşınmazın bu niteliği konusunda ortaya çıkan uyuşmazlığın, somut olaydaki durum ve koşullara göre hakim tarafından çözümlenmesi gerekecektir.

Maddenin ikinci fıkrasında, kamu kurum ve kuruluşlarının hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun kiraya veren veya kiracı olarak taraf olduğu tüm kira sözleşmelerinin de buradaki hükümlere tabi olacağı açıklıkla ortaya konulmuştur. Böylece 6570 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin düzenlemesi benimsenmiş olmaktadır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 253a maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.339 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/6177 K. 2026/2951 Onama

Kira ilişkisinin türü kiralananın niteliğine ve kiralanma amacına göre belirlenir; kiralanan taşınmaz konut veya çatılı işyeri niteliğinde olup bu amaçla kullanılmak üzere kiralanmışsa ilişki adi kiradan ayrılır ve konut ve çatılı işyeri kirasına özgü koruyucu hükümlere tabi olur.

Detaylı özeti gör

Davacı, maliki olduğu bağımsız bölümün bulunduğu bina bakımından, dava dışı alışveriş merkezi adi ortaklığı ile davalı arasında imzalanan 27.03.2012 başlangıç tarihli hasılat paylaşımlı kira sözleşmesinde kararlaştırılan 10 yıllık sürenin 27.03.2022 tarihinde dolduğunu, 03.09.2021 tarihli ihtarname ile sözleşmenin uzatılmayacağını bildirdiğini ileri sürerek tahliye istemiştir. Davalı, sözleşmenin adi ortaklıkla imzalandığını, işletme ruhsatını kendisinin aldığını ve kiralananın çatılı iş yeri niteliğinde olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, taşınmaz işletme ruhsatıyla birlikte kiraya verilmediğinden sözleşmenin hasılat kirası sayılamayacağını, dava açma hakkının sözleşmenin tarafı kiraya verene ait olduğunu belirterek davayı aktif husumet yokluğundan usulden reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, ilişkinin konut ve çatılı iş yeri kirasına tabi olduğunu, süre bitimine dayanılarak sözleşmenin sona erdirilemeyeceğini ve TBK m. 347 koşullarının da oluşmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Daire bu kararı onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/3861 K. 2025/4232 Bozma

Kiralananın konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlere mi yoksa genel hükümlere mi tabi olduğu, dosyada dayanağı gösterilmeden kabul edilemez; bu nitelendirme uzman bilirkişiden alınacak denetime elverişli bir raporla ortaya konulmalı, aksi halde varılan sonuç denetlenemez ve bozmayı gerektirir.

Detaylı özeti gör

Davacı, havalimanının iç hatlar giden yolcu salonundaki 34,20 metrekarelik alanı davalı idareden 01.01.2014 başlangıç tarihli bir yıl süreli sözleşmeyle kiralamıştır. İdarenin 22.07.2014 tarihinde diğer davalı şirketle imzaladığı imtiyaz sözleşmesiyle terminalin işletmesi bu şirkete devredilmiş, şirket 22.08.2014 tarihinde tahliye ve fesih ihtarı göndermiştir. Davacı, kiracılık sıfatının tespiti ile gelir kaybı ve muhdesat bedelinin tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davayı idare yönünden husumetten, şirket yönünden esastan reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kiralananın metrekaresi belirli bir mahal olduğunu ve genel hükümlere tabi bulunduğunu kabul ederek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, kiralananın vasfına ilişkin dosyada hiçbir bilirkişi raporu bulunmadığını, bu nitelendirmenin denetime elverişli olmadığını, uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/366 K. 2025/4228 Onama

Hasılat getiren bir yerin demirbaşlarıyla birlikte kiraya verilmiş olması tek başına ürün kirası ilişkisi kurmaz; kiralananın işletme ruhsatıyla birlikte kiralandığı sözleşmede kararlaştırılmamış ve ruhsat kiracı adına düzenlenmişse, ilişki konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlere tabidir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, taraflar arasında düzenlenen 15.12.2018 tanzim tarihli, bir yıl süreli ve 30.000,00 TL kira bedelli işletme sözleşmesinin süresinin bir yıl uzadığını, uzayan dönemin bitiminde bildirim yapılarak sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek kiralananın tahliyesini ve tahliyeye kadar günlük 5.000,00 TL ecrimisil tazminatı ödenmesini istemiştir. Davalı, kira ödemelerinin ihtirazi kayıt konulmadan kabul edildiğini, zamanında kullanılmayan tahliye taahhüdünün kendiliğinden hükümsüz hale geldiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, kiralananın faal halde ve demirbaşlarla birlikte kiraya verildiğini, işyeri açma ve çalışma ruhsatının davalı kiracıya ait olduğunu belirterek ilişkiyi konut ve çatılı işyeri kirası saymış, kiraya verene tek taraflı fesih hakkı tanınamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, sözleşme metninde işletme ruhsatıyla birlikte kiralamaya ilişkin bir düzenleme bulunmadığını ve 04.01.2021 dava tarihi itibarıyla sözleşmenin devam ettiğini belirterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Daire, tahliye taahhüdünde kararlaştırılan 15.12.2019 tarihinin yenilenen kira döneminden önceye ait olduğunu da ekleyerek kararı onamıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2021/6739 K. 2022/7647 Bozma

Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümler yalnızca üstü örtülü (musakkaf) nitelikteki kiralananlarda uygulanır; bu kapsamda kalmayan kiralananlara adi kiraya ilişkin genel hükümler uygulanır. Uygulanacak rejim, kiralananın üstün vasfı araştırılıp saptanmadan belirlenemez; eksik incelemeyle kurulan hüküm bozmayı gerektirir.

Detaylı özeti gör

Davacı, arsa vasıflı taşınmazının maliki olduğunu ve davalının haklı bir neden olmaksızın taşınmaza el attığını ileri sürerek 01.11.2017 tarihinde açtığı davada el atmanın önlenmesini ve taşınmazın eski hale getirilmesini istemiştir. Davalı şirket, taşınmazın noterde düzenlenen 01.03.2000 başlangıç tarihli sözleşmeyle on yıl süreyle kiralandığını ve sözleşmenin onar yıllık sürelerle yenilendiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi noter sözleşmesinin geçerli olduğu, geçerli kira ilişkisinde haksız el atmadan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, keşifte yerin kafe ve restoran olarak kullanıldığı, kafeterya, tuvalet ve bekçi kulübesi bulunduğu saptandığı halde taşınmazın üstün vasfının belirlenmediğini, TBK'nın 299 uncu maddesindeki adi kira mı yoksa 339 uncu maddesindeki çatılı işyeri kirası mı uygulanacağının tespiti gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2015/3132 K. 2015/11384 Bozma

Hazine, vakıflar idaresi, il özel idaresi ve belediyeler dışındaki kamu kuruluşlarına ait taşınmaz konut veya çatılı işyeri niteliğindeyse, kiraya verme ihale mevzuatına tabi olsa bile o kira ilişkisine konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümler uygulanır; tahliye ancak bu hükümlerde sayılan sebeplere dayanılarak sağlanabilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı Rektörlükten 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca pazarlık usulüyle kiraladığı taşınmaz için 20.04.2011 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi imzalamış; sözleşmede kiralanan akaryakıt istasyonu ve hizmet binası olarak gösterilmiştir. Süre sonunda idare taşınmazın 2886 sayılı Kanun gereği tahliye edileceğini ihtaren bildirince davacı, ilişkinin özel hukuktan kaynaklandığını ileri sürerek kiracılık sıfatının tespitini istemiştir. Yerel mahkeme, taşınmazın ihaleyle kiraya verildiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, 2886 sayılı Kanun m.75/3-4 ayrıcalığının yalnız Hazine, Vakıflar, il özel idareleri ve belediyeler için işlediğini, davalı kurumun bunlar arasında olmadığını; kiralananın galip vasfı çatılı işyeri ise TBK m.347 uyarınca süre bitimiyle tahliye istenemeyeceğini, açık alan ise TBK m.327 uyarınca sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğini belirterek galip vasıf saptanmadan verilen ret kararını bozmuştur.

Diğer kararlar (2)
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2015/4839 K. 2015/6574 Bozma

Kira bedelinin mahkemece tespiti, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlere tabi kiralananlar bakımından öngörülmüştür; kiralananın baskın vasfı açık alan olup adi kira hükümlerine tabi ise bedel tespiti istenemez ve bu yönde açılan dava reddedilir.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, iki adet halı sahadan oluşan taşınmaz için kira bedelinin tespitini istemiştir. Yer, davalıya önce 17.09.1998 tarihli sözleşmeyle, ardından 17.09.2004 tarihli bir yıl süreli sözleşmeyle kiralanmıştır. Bilirkişi raporuna göre iki halı saha alanı toplamı 2.400 metrekare olup ayrıca ulaşım yolları ve açık otopark bulunmakta, kapalı prefabrik binaların toplam alanı ise 300 metrekaredir; kiralananın baskın vasfı açık alandır. Yerel mahkeme davanın kısmen kabulüyle 17.09.2012 tarihinden itibaren aylık kira bedelini 3.300 TL ve KDV olarak tespit etmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Daire, bedel tespitini düzenleyen TBK'nın 344. maddesinin konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin bölümde yer aldığını, adi kira hükümlerine tabi bu yerde tespit istenemeyeceğini ve davanın reddi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2015/2506 K. 2015/3710 Bozma

Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlerin kamu kesimine uzanan uygulama alanı sınırsız değildir; hazine, belediye, vakıflar idaresi ve il özel idaresi tüzel kişilerince ihale yoluyla kiraya verilen taşınmazlar bu hükümlerin dışında kalır ve kiracı, süre sonunda usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça fuzuli şagil sayılır.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı belediyeye ait büfeyi 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca ihaleyle, 25.01.2010 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesiyle kiralamış; belediyenin 16.01.2013 tarihli yazısıyla sözleşmenin 31.01.2013'te sona ereceği bildirilip 30 gün içinde tahliye istenince kiracılığın tespiti ile muarazanın giderilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, 01.07.2012'de yürürlüğe giren TBK'nın 339. maddesi uyarınca kamu kurumlarının yaptığı bütün kira sözleşmelerine konut ve çatılı işyeri hükümlerinin uygulanacağı, mahkeme kararı olmadan tek yanlı tahliyenin dayanaksız olduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Daire, 2886 sayılı Kanunun 75. maddesinin Hazine, belediye, il özel idaresi ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne tahliyede ayrıcalık tanıdığını, ihaleyle kiraya verilen taşınmazlar bakımından TBK'nın 339. maddesinin uygulanamayacağını belirtmiş; ihtar üzerine sözleşmenin 31.01.2013'te sona erdiği ve davacının bu tarihte fuzuli şagil olduğu sonucuna vararak hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.339 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2021/1192 K. 2023/1148 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Muz serasına ilişkin ürün kirasında, konut ve çatılı işyeri kiralarına özgü hükümlerin uygulama alanına girilmediği; kiraya verenin bu hükümlerden yararlanamayacağı ve kira parasının tespiti davasının yalnızca konut ile çatılı işyeri kiralananlar için açılabileceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Noterde düzenlenen sözleşmeyle kiralanan muz serasının yıllık kira bedelinin, geçen yıllar ve ekonomik koşullar nedeniyle çok düşük kaldığı ileri sürülerek yeniden belirlenmesi istemi. İlk derece mahkemesi, kiralananın ürün kirasına tabi olduğu ve konut ile çatılı işyeri kiralarına özgü kira tespiti hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davayı reddetti. Kiraya veren, ürün kirasında özel hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanacağını ileri sürerek istinaf etti. Daire, muz serasının ürün kirası oluşturduğunu ve genel hükümlere yapılan atfın konut ile çatılı işyeri kirasına özgü kira bedeli belirleme hükmünü ürün kirasına taşımayacağını belirterek istinafı esastan reddetti.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!