TBK Madde 340 Konut ve çatılı işyeri kiraları: Bağlantılı sözleşme

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 340, konut ve çatılı işyeri kirasında sözleşmenin kurulması ya da sürdürülmesi, kiracının yararı olmaksızın kiralananın kullanımıyla doğrudan ilişkisi olmayan bir borç altına girmesine bağlanmışsa, kirayla bağlantılı sözleşme geçersizdir.

Resmi Metin

Bağlantılı sözleşme

Madde 340- Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin kurulması ya da sürdürülmesi, kiracının yararı olmaksızın, kiralananın kullanımıyla doğrudan ilişkisi olmayan bir borç altına girmesine bağlanmışsa, kirayla bağlantılı sözleşme geçersizdir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Geçmiş uygulama dönemi

Kiracısı Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir sayılan kişi veya özel hukuk ya da kamu hukuku tüzel kişisi olan işyeri kiralarında bu madde, 6217 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesinde düzenlenen geçici uygulamama rejimine tabi olmuştur. Geçici 2. madde, 6353 sayılı Kanunun 53. maddesiyle 12/7/2012'de tümüyle değiştirilmiş; bu madde kapsama açıkça alınmış ve süre 1/7/2012'den başlayan sekiz yıl olarak belirlenmiştir. Dönem 30/6/2020 sonunda sona ermiş; bu madde 1/7/2020'den itibaren söz konusu kira ilişkilerine de uygulanır hâle gelmiştir. Dönem içinde ilgili konularda kira sözleşmesi hükümleri; sözleşmede hüküm yoksa mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmıştır.

Uygulamama dönemi: 1/7/2012–30/6/2020 · 6353/53 yürürlük: 12/7/2012

Kaynaklar: 6217 Geçici m.2 · 6353 m.53 ve m.89

Avukat Yorumu

Uygulamada bu hüküm en çok, kiraya verenin asıl kira borcuna ek olarak kiracıya otopark, depo, demirbaş satın alma, sigorta yaptırma ya da ayrı bir hizmet sözleşmesi dayattığı durumlarda gündeme gelir. Belirleyici eksen, dayatılan ek borcun kiralananın kullanımıyla doğrudan ilişkili olup olmadığı ve kiracıya gerçek bir yarar sağlayıp sağlamadığıdır; bu ikisi birlikte yoksa bağlantılı sözleşme TBK m.340 uyarınca kesin hükümsüz olur, kira sözleşmesi ayakta kalır.

Kesin hükümsüzlüğü hâkim re’sen gözetir; bu nedenle kiracıya soyut bir geçersizlik ispatı yüklenmez. Kiracının yapması gereken, geçersizliğin maddi temelini oluşturan vakıaları, yani ek borcun kullanımla doğrudan ilişkisinin ve kendi yararının bulunmadığını ortaya koymak, iade için de ödemeyi belgelemektir; bu yüzden ödeme dekontları, ek sözleşme metni ve yazışmalar baştan dosyalanmalıdır. İade sebepsiz zenginleşme (TBK m.77 vd.) yoluyla istenir ve alacak, sebepsiz zenginleşmenin özel zamanaşımına (TBK m.82: öğrenmeden 2 yıl, her hâlde 10 yıl) tabidir; geçersizliğin ileri sürülmesi ise ayrı bir süreye bağlı değildir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 340. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda ve 6570 sayılı Kanunda yer verilmeyen, “B. Bağlantılı sözleşme” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 339 uncu maddesinde, konut ve çatılı işyeri kiralarında bağlantılı sözleşme konusu düzenlenmektedir.

Maddede, kiracıyı koruma amacıyla, kiracının yararı olmaksızın, konut ve çatılı işyeri kirasına ilişkin sözleşmenin kurulması veya devamının bir başka sözleşmeyle kiracılık ile ilişkisi olmayan bir borç altına girmesine bağlanması halinde, kira ile bağlantılı bu sözleşmenin geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Burada 818 sayılı Borçlar Kanununun 20 nci maddesi anlamında her zaman ileri sürülebilen ve hakim tarafından re’sen nazara alınması gereken kesin hükümsüzlük söz konusudur, burada geçersiz olan bağlantı sözleşmesidir. Kira sözleşmesi geçerliliğini korur; yani kısmi geçersizlik söz konusudur.

Kiracı, bu madde ile kiraya verenin kiracı karşısında güçlü olma konumunu kullanarak kiracılıkla ilgisi olmayan başkaca borçları kendisine yüklemesine karşı korunmuştur. Mesela, kiracının kiralayana karşı kiralananı satın alma yükümü altına girmesi veya önceki kiracının bıraktığı eşyayı satın almayı borçlanması ya da kiralananla ilgili bir sigorta sözleşmesi yapmayı üstlenmesi durumları geçerli olmayacaktır.

Öte yandan kiracılıkla bağlantısı bulunmayan, borç altına girmenin geçersiz olması bakımından, bu borçlanmanın kiraya verene veya üçüncü kişiye karşı olmasında fark yoktur. Her iki durumda da geçersizlik söz konusu olacaktır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 254 üncü maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.340 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1618 K. 2020/442 Düzelterek Esastan Red

Tacir kiracının taraf olduğu işyeri kirasında bedel tespiti yapılırken kararda aktarılan 6217 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinde, kirayla bağlantılı sözleşmeyi düzenleyen TBK m.340 da sekiz yıl uygulanmayacak hükümler arasında sayılmış; bedel hak ve nesafete göre belirlenmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınmaz malikleri, işyeri olarak kiraya verdikleri yerin bir kira dönemine ilişkin bedelinin artırılarak tespitini istemiş; ilk derece mahkemesi kira bedelini hak ve nesafet kurallarına göre yıllık brüt tutar olarak tespit etmiştir. Kiracı şirket, tespit edilen bedele, harcın tamamlanmamasına ve vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunda bulunmuştur. Daire, kiracının tacir olması nedeniyle 6217 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca kira artışına ilişkin düzenlemenin uygulanamayacağını, bu nedenle bedelin hak ve nesafete göre tespitinin ve brüt gösterilmesinin yerinde olduğunu belirtmiş; ancak harç ile vekalet ücretinin son ödenen kira ile artırılan miktar arasındaki fark üzerinden hesaplanması gerektiğinden istinafı kısmen kabul ederek kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/573 K. 2020/550 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kira alacağı için başlatılan takibe itirazın kaldırılması davasında daire, bağlantılı sözleşmeyi geçersiz sayan TBK m.340'ın da yer aldığı maddelerin işyeri kiralarında Geçici m.2 ile ertelendiğini, sözleşmede hüküm yoksa mülga Borçlar Kanunu'nun uygulanacağını belirtmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, işyeri kirasından doğan kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve kiracının tahliyesi istemine ilişkindir. İcra hukuk mahkemesi, ödemenin ispat edilemediğini ve kiralananın işyeri olması nedeniyle sözleşmedeki %15 artış oranının uygulanacağını belirterek itirazın bilirkişi hesabı kadarki kısmının kaldırılmasına, takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkâr tazminatına ve tahliyeye karar vermiştir. Daire, kiracının sözleşmedeki imzaya itiraz etmediğini ve ödemeyi ispatlayamadığını, işyeri kiralarında TBK'nın Geçici 2. maddesi gereği sözleşmedeki artış şartının geçerli olduğunu, İİK m.68/son uyarınca tazminata hükmedilmesinde de aykırılık bulunmadığını belirterek kiracının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!