TBK Madde 279 Açık artırma yoluyla satış: Mülkiyetin geçmesi

Özet 4 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 279, açık artırmada taşınır bir mal alan kişi onun mülkiyetini ihale anında kazanır; artırmadan alınan taşınmazın mülkiyeti ise ancak tapu siciline tescille alıcıya geçer. Artırma görevlisi, satış tutanağında gösterilen taşınmazın alıcı adına tescilini hemen tapu idaresine bildirir. Cebrî artırma sonucunda yapılan ihalelerde mülkiyetin geçmesine ilişkin özel hükümler saklıdır; isteğe bağlı özel artırmalarda mülkiyetin geçmesi genel hükümlere tabidir.

Resmi Metin

Mülkiyetin geçmesi

Madde 279- (1) Artırmada taşınır bir mal alan kişi, onun mülkiyetini ihale anında kazanır. Artırmadan alınan taşınmazın mülkiyeti, ancak tapu siciline tescille alıcıya geçer.

(2) Artırma görevlisi, satış tutanağında gösterilen taşınmazın alıcı adına tescilini hemen tapu idaresine bildirir.

(3) Cebrî artırma sonucunda yapılan ihalelerde mülkiyetin geçmesine ilişkin özel hükümler saklıdır.

(4) İsteğe bağlı özel artırmalarda mülkiyetin geçmesi genel hükümlere tabidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde 279, açık artırma yoluyla satışta mülkiyetin geçiş anını düzenler ve taşınır ile taşınmazı ayrı esasa bağlar: taşınırda mülkiyet ihale anında, taşınmazda ancak tapu siciline tescille geçer. Taşınmazda tescil kurucudur; artırma görevlisi, satış tutanağında gösterilen tescili re’sen tapu idaresine bildirir, alıcının ayrı başvurusu gerekmez. Geçiş anı pratikte belirleyicidir; taşınmazda hasar ve yararın intikali de tescille örtüşür; taşınırda ise yarar-hasar TBK m.208 uyarınca kural olarak zilyetliğin devrine bağlıdır. Kritik ayrım cebrî artırma (icra veya mahkeme kararıyla) ile isteğe bağlı özel artırma arasındadır: cebrî ihalelerde mülkiyetin geçişine ilişkin özel hükümler (İİK) saklıdır; ihtiyari artırmada genel hükümler uygulanır. Bu hüküm ihalenin kurulmasını (TBK m.275) ve peşin ödemeyi (TBK m.278) izler; zapt ile ayıptan sorumluluk ayrıca TBK m.280‘de düzenlenir. Sık hata, taşınmazda ihaleyle malik olunduğunu sanmaktır; tescilden önce alıcı mülkiyeti kazanmaz.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 279. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 231 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının dört fıkradan oluşan 278 inci maddesinde, açık artırma yoluyla satışlara bağlı olarak, mülkiyetin geçmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 231 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “VI. Mülkiyetin intikali” şeklindeki ibare, Tasarıda “3. Mülkiyetin geçmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 231 inci maddesi üç fıkradan oluştuğu halde, Tasarıda dört fıkra olarak düzenlenmiştir. Bu çerçevede artırma yoluyla satış türü olarak kabul edilen isteğe bağlı özel artırmalarda mülkiyetin geçmesi konusunun da yeni bir hüküm olarak maddenin son fıkrasında düzenlenmesi uygun görülmüştür.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.279 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2023/802 K. 2025/335 Onama

Cebrî artırmada taşınır bir mal alan kişi, onun mülkiyetini ihale anında kazanır ve mal kendisine teslim edildiği andan itibaren o mal üzerinde temliki tasarrufta bulunabilir; ihalenin sonradan feshedilmesi, ihale alıcısından malı devralan iyiniyetli üçüncü kişinin kazandığı mülkiyet hakkını etkilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, Lüksemburg'da kurulu şirket olup yüzde 50 payına sahip dava dışı ortağının alacak iddiasıyla başlattığı icra takibinde ödeme emrinin yurt dışı adresi yerine İstanbul'da tebliğ edildiğini, davalı anonim şirketteki yüzde 95 hisseyi temsil eden 169.460.996 adet muvakkat ilmühaberin haczedilip 06.01.2010 ve 07.01.2010 tarihli ihalelerle davalı İsviçre şirketine satıldığını, bu şirketin de hisselerin yüzde 56'sını 22.02.2010, yüzde 33,5'ini 30.03.2011 tarihinde muvazaalı biçimde devrettiğini ileri sürerek hisselerin kendisine aidiyetinin tespitini istemiştir. İhaleler, satış ilanı tebliğindeki usulsüzlük nedeniyle icra hukuk mahkemesince feshedilmiştir. İlk derece mahkemesi asıl davayı reddetmiş, Özel Daire bozmuş, mahkeme TBK'nın 275 ve 279. maddelerine dayanarak direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalıların kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığını, ağır ceza mahkemesinin beraat kararının eldeki davaya etkisi olmadığını belirterek direnme kararını genişletilmiş gerekçeyle onamıştır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E. 2022/6431 K. 2024/6286 Bozma

Artırmada taşınır bir mal alan kişi, onun mülkiyetini ihale anında kazanır; taşınırı ihaleyle edinen kişi ihale tarihinden başlayarak malik sayıldığından, malik sıfatına bağlanan sorumluluktan kurtulmak isteyen kişi ihalenin feshini istediğini ya da malın uhdesine geçmediğini ispat etmekle yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, 10.05.2006 tarihinde geçerli trafik sigortası bulunmayan bir aracın karıştığı kazada ölen kişinin hak sahiplerine ödeme yapan davalının, kendisini araç maliki sayarak 23.509,11 TL için rücuen icra takibi başlattığını, oysa araçla ilgisi bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiş; icra baskısı altında ödeme yapması üzerine 29.01.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle davasına 29.200,00 TL'nin istirdadı istemiyle devam etmiştir. Davalı, davacının aracı kaza tarihinden önce ihale yoluyla aldığını, malik ve işleten sıfatıyla zarardan sorumlu olduğunu savunmuştur. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiştir. Daire ise aracın çalınıp bulunduktan sonra kasko sigortacısına teslim edildiğini, açılan ihalede 8.000,00 TL sovtaj bedeliyle davacı şirkete verildiğini saptamış; TBK'nın 279 uncu maddesi uyarınca davacının kaza tarihi itibarıyla malik olduğunu, ihalenin feshini istediğini ya da aracın uhdesine geçmediğini ispatlayamadığını belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/1731 K. 2024/40

Cebrî artırma, satış konusu şey üzerinde tasarrufa yetkili kişinin rızasına bakılmaksızın resmî makamlarca yapılan bir satış olduğundan bu satışta tasarruf yetkilisinin iradesi önem taşımaz; artırmada taşınır mal alan kişi, onun mülkiyetini borçlunun iradesinden bağımsız olarak ihale anında kazanır ve ihalenin sonradan feshi bu kazanımın gerçekleştiği anı değiştirmez.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, icra takibi nedeniyle haczedilen aracının 08.09.2016 tarihli ihaleyle takip alacaklısı olan davalıya satılıp 15.10.2016 tarihinde onun adına tescil edildiğini, tebligat usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshedilip kararın kesinleştiğini, aracın ise el değiştirerek 13.05.2019 tarihinde diğer davalıya devredildiğini ileri sürerek tescilin iptali ile aracın kendisine iadesini, bu mümkün olmazsa bedelinin tazminini istemiştir. İlk el davalı cevap dilekçesi vermemiş, diğer davalı ise kendisine husumet düşmediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, ihalenin feshinin alıcının kusurundan kaynaklanmadığı ve son kayıt malikinin kötü niyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi başvuruyu esastan reddetmiştir. Daire, ihale alıcısının mülkiyeti ihale anında kazandığını, fesih kararına rağmen emin sıfatıyla zilyet konumunda bulunduğunu ve ondan iyi niyetle edinimin korunduğunu belirterek istinaf kararını gerekçesi değiştirilip düzeltilerek onamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/677 K. 2023/537

İsteğe bağlı açık artırmada taşınır malın mülkiyeti ihale anında kazanılsa da, artırmadan alınan taşınmazın mülkiyeti ancak tapu siciline tescille alıcıya geçer; ihale tutanağı kurucu değil açıklayıcı bir ispat aracı olduğundan alıcı, tescilden önce malik sıfatını ve malikliğe bağlı hakları kazanamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, paylı mülkiyete tabi taşınmazda hissedar olduğunu, davalı şirketin diğer paydaş Maliye Hazinesinden hisse satın aldığını ve kendisine bildirim yapılmadığını ileri sürerek önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemiştir. Dosyaya göre 967/2400 pay, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 17.05.2016 tarihli ihtiyari ihalesinde 1.325.000,00 TL bedelle davalıya satılmış, ihale 27.06.2016 tarihinde kesinleşip Resmî Gazete'de yayımlanmış, tapuya tescil ise 29.11.2016 tarihinde yapılmıştır. Davacı 1433/2400 hisseyi 23.09.2016 tarihinde dava dışı üçüncü kişiden almıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetmiş, Özel Daire ise satışın ihalenin kesinleştiği tarihte tamamlandığı ve davacının o tarihte paydaş olmadığı gerekçesiyle bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, TBK 279 uyarınca artırmadan alınan taşınmazın mülkiyetinin ancak tescille geçtiğini belirterek direnmeyi yerinde bulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.279 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2022/2201 K. 2022/2552 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İhaleyle satılan taşınmazın tescilinin iptali istemli icra şikayetinde ilk derece mahkemesi, TBK m.279 uyarınca mülkiyetin ihale anında alıcıya geçtiğini kabul etmiş; daire ise şikayeti, takipte taraf olmayan üçüncü kişinin aktif husumeti bulunmaması nedeniyle reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, cebrî icra yoluyla yapılan ihale ve sonrasındaki tescil işlemine yönelik icra memuru muamelesi şikâyetine ilişkindir. İlk derece mahkemesi ihalenin usulüne uygun yapıldığını belirterek davayı reddetmiştir. Adana BAM, TMK m.705 uyarınca mülkiyetin ihaleyle alıcıya geçtiğini esas alarak şikâyetçilerin istinaf başvurusunu değerlendirdi.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/1555 K. 2020/1810 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İcra memur işlemine şikayet uyuşmazlığında daire, İİK m.134/1, TMK m.705 ve BK m.231 (TBK m.279) uyarınca cebri icrada mülkiyetin ihaleyle alıcıya geçtiğini belirterek, ihaleler kesinleşip bedelleri yatırıldıktan sonra tescil yazısı talebinin reddini isabetsiz bulmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, taşınmaz ihaleleri kesinleşip bedelleri yatırıldıktan sonra borçlu yönünden icranın geri bırakılmasına ve takibin iptaline karar verilmesi halinde ihale alıcısı adına tescil yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. İcra müdürlüğü tescil talebini reddetmiş, icra mahkemesi şikâyeti kabul ederek bu işlemi iptal etmiş, takip alacaklısı şirket istinafa başvurmuştur. Daire, cebri icrada mülkiyetin ihaleyle alıcıya geçtiğini, ihalenin kesinleşmesi koşuluyla tapuya tescil yazısı yazılacağını, takip sonradan iptal edilse dahi yasal koşullara uygun yapılan ihalenin geçerli kaldığını; somut olayda süresinde ihalenin feshi davası açılmadığını ve ihaleler kesinleştikten sonra icranın geri bırakılmasına karar verildiğini belirterek şikâyetin kabulünü yerinde bulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!