Cebrî artırma bir satış sözleşmesi değil, resmî makamca gerçekleştirilen bir kamu hukuku tasarrufudur; bu nedenle cebrî artırmalarda zapttan ve ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümler istisnasız uygulanmaz ve ihale alıcısı, taşınmazın sonradan zapt edilmesinden doğan zararını zapta karşı tekeffül borcuna dayanarak satışı yapan icra dairesinden isteyemez.
Detaylı özeti gör
Davacı, icra müdürlüğünce satışa çıkarılan taşınmazı 20.02.2009 tarihli ihalede 65.000,00 TL bedelle satın alıp adına tescil ettirdiğini, ancak açılan tapu iptali ve tescil davasında tapu kaydının iptal edildiğini ve kararın 20.11.2011 tarihinde kesinleştiğini, ihale bedelini tahsil eden takip alacaklısı bankaya karşı açtığı davanın ve icra müdürlüğüne yaptığı iade başvurusunun da reddedildiğini belirterek ödediği ihale bedeli, harç ve masrafların davalı Bakanlıktan tahsilini istemiştir. Davalı husumet ve zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Yerel mahkeme, icra dairesini satıcı sayıp zapta karşı tekeffül borcu gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Daire, cebrî artırmanın akit değil kamu hukukuna ait bir tasarruf olduğunu, TBK m.280 uyarınca cebrî artırmalarda zapttan ve ayıptan sorumluluk hükümlerinin istisnasız uygulanmayacağını, icra memurunun kusuru bulunmadığından İİK m.5 koşullarının da oluşmadığını belirterek kararı oy çokluğu ile bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe