Adana BAM, 10. HD., E. 2022/2201 K. 2022/2552 T. 18.10.2022

İlgili TBK madde: TBK Madde 279
İlgili madde: TMK Madde 705

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACI : 1-K1 – N1

VEKİLİ : Av. K2

DAVACI : 2-K3 – N2

VASİSİ : K4 – N3

VEKİLİ : Av. K2

DAVALI : K5 – N4

VEKİLİ : Av. K6

DAVANIN KONUSU : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)

Çiftlik Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi’nin 27/03/2018 tarih ve 2017/4 Esas 2018/1 Karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde istinaf yolu ile tetkiki davacılar Vekili tarafından istenmesi üzerine dosya dairemize gönderilmekle dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

DAVA:Davacılar Vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili K3’a ait Niğde ili Çiftlik ilçesi A5 Köyü 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın Çiftlik İcra Müdürlüğünün 2015/38 talimat sayılı dosyası üzerinden yapılan cebri satış işleminin Çiftlik Mal Müdürlüğünün haciz şerhi bulunmasına rağmen alacaklıya bedel ödemesi yaptırılmadan ihalenin gerçekleştirilmiş olmasının ve muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davada verilen tedbir kararı ve hükme rağmen tescil yapılmasının usulsüz olduğunu beyan ederek, yapılan satış işleminin ve tapuya tescil işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yerinde olmadığını, adı geçen takibe dayanak mahkeme ilamının borçlu tapu sahibi K3’ın müvekkili K5’ın eşini kasten adam öldürmesi nedeniyle kesin hüküm ile cezalandırılması üzerine müvekkili K5 ve küçük çocuklarının K3 hakkında açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasına dair kazanılan ve kesinleşen mahkeme ilamı olduğunu, adı geçen dosyada borçlu Borçlu K3 vasisi K4’a alacağa esas olan İcra takibinin bütün işlemlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve gerekli kıymet takdirlerinin yapıldığını, ilanların yapıldığını, borçlunun satış gününden haberi olduğunu, ihale satış sonuçlarının da kendisine gerekli olduğu şekilde bildirildiğini, bu durumda ihalenin herhangi bir şekilde kaldırılması veya iptali davasını 7 günlük yasal süre içinde açması gerekirken dava dilekçesinin sonuç kısmındaki açıkladığı taleplere uygun ihale kararının kaldırılması ve tescil işleminin iptalinin süresinde açılmadığını beyan ederek, davanın süre yetki, ehliyet, sıfat, husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;

Mahkemece, ihalenin feshi nedenlerinin somut olayda mevcut olmadığı, ihale tarihinin 03/05/2016 olduğu, davalının alacağına mahsuben dava konusu taşınmazı ihale ile aldığı, TBK. 279. Maddesi gereği taşınmaz kendisine ihale edilen alıcının, ihale anında taşınmazın mülkiyetini iktisap edeceği düzenlenmiş olup, davalının 03/05/2016 tarihinde ihale konusu taşınmazın mülkiyetini iktisap ettiğinin kabulünün gerekmekte olduğu, davacılardan K1’in dava konusu taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti amacıyla açtığı Çiftlik Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/35 esas sayılı dosyasında K1 lehine tapuya 04/05/2016 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir konulduğu ancak, tapu iptal tescil istemine yönelik davacılar vekilinin talebi mahkemenin görevine girmemekte olduğu ve dava konusu Çiftlik İcra Müdürlüğünün 2015/38 Talimat sayılı dosyasında yapılan ihalenin usulüne uygun yapıldığı belirtilerek açılan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar Vekili dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesini tekrarla Çiftlik İcra Müdürlüğünün 2015/38 talimat sayılı dosyası üzerinden yapılan cebri satış işleminin yasaya aykırı yapılmış olması sebebi ile yapılan satış işleminin ve taşınmazın davalı adına tescili işleminin iptalinin gerektiğini, yerel mahkemece yapılan yargılamada Niğde İli Çiftlik İlçesi A5 Köyü 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın üzerinde Çiftlik Mal Müdürlüğü’nün kamu haczi şerhi bulunmasına rağmen alacaklıya bedel ödemesi yaptırılmadan ihalenin gerçekleştirilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu iddialarının hiç dikkate alınmadığını, bu durumdan gerekçeli kararda da hiç bahsedilmediğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde satış aşamasında Niğde 2. İcra Müdürlüğü’nün yazısına istinaden Çiftlik Mal Müdürlüğü’nün 29.09.2015 tarih ve 46.263667.250.01/567 sayılı yazısı ile 29.09.2015 tarihi itibari ile 7.077,93 TL borcu bulunduğunun bildirildiğini ancak, kamunun alacağının öncelikli alacak olmasına rağmen ödenmediğini ve satışın bu hali ile gerçekleştirildiğini, yerel mahkemenin itirazlarını dikkate almadığını, gerekçeli kararda da herhangi bir açıklama yapılmadığını, Niğde İli Çiftlik İlçesi A5 Köyü 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın üzerinde daha önce Çiftlik Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/35 esas sayılı dosyası üzerinden görülerek kesinleşen taşınmaz üzerindeki yapıların mülkiyetinin K1′ e ait olduğuna ilişkin hüküm bulunmakta olduğunu, bu durumun mahkemeye bildirildiğini, davalının cebri işlemlerine devam ederken taşınmazın üzerinde bulunan yapının müvekkili K1’e ait olduğunu, bu konuda dava açıldığını hatta mahkemeden tedbir istenildiğini bilmesine rağmen bu hususta yargılamanın devam ettiğini bile bile taşınmazın satış süreci işlemlerine devam etmekte tamamen haksız ve kötüniyetli olduğunu, davanın terditli olduğunu, öncelikle ihale konusu memur muamelesinin hukuka aykırı olması nedeniyle kaldırılmasına ve ayrıca geçersiz satış işlemine dayalı yolsuz tescilin düzeltilmesine şeklinde olduğunun açıkça görüleceğini, taleplerinde hukuki yararlarının bulunduğunubeyan ederek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

İlamlı takipte (örnek 4-5) 3.kişi K1’in, taşınmaz üzerindeki binanın aidiyetinin tespiti için dava açtığı, bu davada 01.03.2016 tarihinde taşınmazın satışından elde edilecek satış gelirinden arsa harici bina gelirine tedbir konulmasına karar verildiği, bu tedbire ilişkin müzekkerenin 04.03.2016 tarihinde asıl icra dosyasına ulaştığı, ihalenin 03.05.2016 tarihinde alacağa mahsuben yapıldığı, ihalenin feshi davası açılmadığından ihalenin 10.05.2016 tarihinde kesinleştiği, aidiyetin tespiti davasında 21.06.2016 tarihinde davanın kabulüne binanın davacıya ait olduğunun tespitine karar verildiği ,bu kararın 11.11.2016 tarihinde kesinleştiği, bu davada ihale alıcısının taraf olmadığı, taşınmazın 15.02.2017 tarihinde alacaklı ihale alıcısı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

Şikayetçi 3. Kişi K1 ve borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda , Mal Müdürlüğü haczi önce olmasına rağmen ihale alıcısı/alacaklıya ihale bedelini ödetmeden tescil yapılmasının usulsüz olduğunu, muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davada verilen tedbir kararı ve hükme rağmen tescil yapılmasının usulsüz olduğunu ileri sürmüştür.

İlk derece mahkemesince , ihale ile mülkiyetin alıcıya geçtiği, tapu iptal tescil istemi bakımından icra mahkemesinin görevli olmadığı, ihalenin usulüne uygun yapıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararına karşı şikayetçiler vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş olup Dairemizce tefhimden itibaren süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Bunun üzerine sadece şikayetçi 3. Kişi K1 tarafından Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olup Anayasa Mahkemesinin 2018/19263 Başvuru numarası ve 8/9/2021 tarihli kararı ile Anayasa’nın 36. Maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla ilgili Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Dairelerine gönderilmek üzere ekli tablonun (D) sütununda numaraları belirtilen İcra Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş olup dosya Dairemize gönderilmiştir.
“Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine verdiği kararlar “bireysel” nitelikte olup, münferit olaylara ilişkindir ve bu haliyle her olayda uygulanacak mutlak kurallar getirmezler.” (HGK 2017/23-857-1010 sayılı kararı). Bu nedenlerle Anayasa mahkemesinin bireysel başvuru üzerine verdiği kararların iptal kararları gibi etki doğuracağı düşünülemez.

Dairemizce yapılan inceleme neticesinde , Anayasa Mahkemesine sadece K1’in başvurduğu ve Anayasa Mahkemesinin kararının bireysel sonuç doğuracağı dikkate alınarak ama hüküm bütünlüğününde bozulmaması gerektiği gözönünde tutularak Dairemizin 11.02.2019 tarih ve 2019/228 E. 2019/195 K. Sayılı istinaf kararının tamamen kaldırılmasına oy birliği ile karar verilerek dosya incelendi;

Şikayetçilerden K3 tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmadığından K3’ın istinaf başvurusu hüküm bütünlüğü açısından yine süreden reddedilmiştir.

Şikayetçi 3.kişi K1’in istinaf başvurusu bakımından yapılan incelemede;

Şikayetçi 3. Kişi K1 Çiftlik İcra Dairesinin 2015/38 TLMT sayılı dosyasında ve Niğde İcra Müdürlüğünün 2013/633 E. Sayılı takip dosyasında taraf değildir.

Takipte taraf olmayan , haciz ve ihale tarihi itibarıyla tapu maliki olmayan bir kişinin, Mal müdürlüğünün haczinden bahisle ihale bedeli ödenmeden tescil yapıldığı iddiasıya tescilin iptalini ve ihalenin kaldırılmasını istemede aktif husumeti yoktur.

Diğer taraftan 4721 Sayılı TMK’nun 705. maddesi gereğince cebri icra yolu ile satışta ihalenin kesinleşmesi koşulu ile mülkiyet ihale tarihinde alıcıya geçer.

Somut olayda; ihale alıcısı, şikayetçi 3. Kişinin açtığı aidiyetin tespiti davasında taraf değildir. Alacaklı/ihale alıcısının haciz tarihi 10.02.2015 tür. İhtiyati tedbir kararı da cebri icraya engel değildir. İhtiyati tedbir 01.03.2016 tarihinde verilmiş aidiyetin tespiti kararı 11.11.2016 tarihinde kesinleşmiştir.

Haciz tarihi itibarıyla mülkiyet borçludadır.

İhale 10.05.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda artık ihale ile mülkiyet ihale alıcısına geçtiğinden ihale alıcısı adına tescile bir engel yoktur. Bundan sonraki iddialar dar yetkili icra hukuk mahkemesinde incelenemez.

O halde ilk derece mahkemesince , şikayetçi 3. kişinin Mal Müdürlüğü haczi önce tarihli olmasına rağmen ihale alıcısı/alacaklıya ihale bedelini ödetmeden tescil yapılmasının usulsüz olduğu tescilin iptali ihalenin kaldırılması gerektiği şikayetinin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu hususa değinilmemesi isabetsizdir.

Bu nedenlerle, Dairemizin 11.02.2019 tarih ve 2019/228 E. 2019/195 K. Sayılı istinaf kararının tamamen kaldırılmasına , şikayetçi K3’ın istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine, ilk derece mahkemesinin kararının HMK.nun 355/1, 353-1-b-2 maddeleri gereğince kaldırılmasına, Şikayetçi K3’ın şikayetinin reddine, şikayetçi 3. kişinin Mal Müdürlüğü haczi önce tarihli olmasına rağmen ihale alıcısı/alacaklıya ihale bedelini ödetmeden tescil yapılmasının usulsüz olduğu şikayetinin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer şikayetinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-Anayasa Mahkemesinin kararı gereğince Dairemizin 11.02.2019 tarih ve 2019/228 E. 2019/195 K. Sayılı istinaf kararının tamamen KALDIRILMASINA,

2- Şikayetçi K3’ın istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle REDDİNE,

3-Çiftlik Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi’nin 27/03/2018 tarih ve 2017/4 Esas 2018/1 Karar sayılı kararının HMK’nun 355/1, 353-1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
A-Şikayetçi K3’ın şikayetinin REDDİNE,
B-Şikayetçi 3. kişinin Mal Müdürlüğü haczi önce tarihli olmasına rağmen ihale alıcısı/alacaklıya ihale bedelini ödetmeden tescil yapılmasının usulsüz olduğu ,tescilin iptali ihalenin kaldırılması gerektiği şikayetinin aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
C-Şikayetçi 3. kişinin diğer şikayetinin REDDİNE,
İlk derece açısından,
D-Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 49,30 TL harcın davacı K1den alınarak Hazine’ye GELİR KAYDINA,
E-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 725,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
F-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderelerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
İstinaf aşaması bakımından,

4-Alınması gereken 80,70 TL istinaf karar harcından peşin alınan 35,90 TL’nin mahsubu ile bakiye 44,80 TL harcın davacı K1den alınarak Hazine’ye GELİR KAYDINA,

5-İstinaf giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına,

6-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

7-Kararın taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 18/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!