TBK Madde 282 Mal değişim (trampa) sözleşmesi: Tanımı

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 282, mal değişim (trampa) sözleşmesinde taraflardan biri bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini diğer tarafa, diğer taraf da karşı edim olarak başka bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlenir.

Resmi Metin

Tanımı

Madde 282- Mal değişim sözleşmesi, taraflardan birinin diğer tarafa bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini, diğer tarafın da karşı edim olarak başka bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlendiği sözleşmedir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Mal değişim (trampa) sözleşmesi TBK m.282’de tanımlanır: tarafların karşılıklı olarak bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlendiği, iki tarafa borç yükleyen ivazlı bir sözleşmedir. Bağışlamadan (TBK m.285) ayrımı karşı edimin bulunmasıdır; satıştan ayrımı ise karşı edimin para/bedel değil yine bir mal olmasıdır. Edimlerden biri para ise sözleşme satış, kısmen para kısmen mal ise karma nitelik taşır; nitelendirme uygulanacak hükümleri belirlediğinden pratikte belirleyicidir. Trampaya satış sözleşmesine ilişkin hükümler kıyasen uygulanır (TBK m.283): her taraf verdiği şey bakımından satıcı, aldığı şey bakımından alıcı sayılır; zapttan ve ayıptan sorumluluk da buna göre işler (TBK m.284). Taşınmaz trampasında tapuda resmî senet düzenlenmesi geçerlilik şartıdır, taşınırda şekil serbesttir. Sık yapılan hata, ivazlı trampayı ivazsız bağışlamayla ya da bedel karşılığı satışla karıştırmaktır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 282. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “A. Tanımı” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 281 inci maddesinde, mal değişim sözleşmesi tanımlanmaktadır.

Maddeye göre, “Mal değişim sözleşmesi, taraflardan birinin diğer tarafa bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini, diğer tarafın da karşı edim olarak başka bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlendiği sözleşmedir”.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.282 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2022/1930 K. 2022/3094 Bozma

Resmî akitte satış olarak gösterilen taşınmaz pay devri, taraflar arasındaki karşılıklı edim ilişkisine göre mal değişim (trampa) sözleşmesinin ifası niteliğinde olabilir; karşılıklı devir edimleri tamamlanmış ve değiştirilen taşınmazların değerleri arasında aşırı nispetsizlik bulunmuyorsa devrin satış amacı taşımadığı kabul edilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, paydaşı olduğu üç parseldeki payların dava dışı paydaş tarafından davalıya satıldığını ve kendisine bildirim yapılmadığını ileri sürerek 31.05.2016 tarihli dilekçeyle önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı, resmî akitte satış görünse de gerçekte satıcı ile davalının eşi arasında 30.11.2015 günlü hisse karşılığı daire satış sözleşmesi başlıklı trampa anlaşması bulunduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi işlemin trampa olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, resmî akdin tarafı olan davalının muvazaa iddiası ileri süremeyeceğini belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, önalım bedelini 126.051,60 TL olarak tespit edip davayı kabul etmiştir. Daire, sözleşmede öngörülen karşılıklı devirlerin tamamlandığını, keşif sonrası bilirkişi raporlarına göre değiştirilen taşınmazların değerleri arasında aşırı nispetsizlik bulunmadığını, bu nedenle payların devrinin satış amacı taşımadığını belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2018/6527 K. 2019/8657 Bozma

Mal değişim sözleşmesi bir borçlar hukuku sözleşmesi olduğundan, değişime konu mallardan biri taşınmaz ise sözleşmenin resmî şekilde yapılması şarttır; resmî şekle uyulmadan yapılan trampa geçersizdir ve taraflar ancak verdiklerini, denkleştirici adalet gereği güncellenmiş değeriyle sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, kardeşi olan davalı ile aralarında düzenlenen adi yazılı sözleşme uyarınca, muris babalarından kalan Dededüzü Köyündeki üç parseldeki hisselerini 13/02/2013 tarihinde tapuda davalıya devrettiğini; davalının ise karşı edim olarak vaat ettiği 2/B niteliğindeki taşınmazdaki 1/3 hissesini devretmeyip 06/06/2013 tarihinde üçüncü kişiye sattığını ileri sürerek 75.000 TL maddi zararının tahsilini istemiştir. Davalı, edimini yerine getirdiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi geçerli bir taksim sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, davacının zararının taşınmazın rayiç değeri kadar olduğunu kabul ederek 75.000 TL'nin tahsiline karar vermiştir. Daire, sözleşmenin trampa niteliğinde olduğunu ve resmî şekilde yapılmadığı için geçersiz sayılacağını, bu nedenle davacının devrettiği hisselerin devir tarihindeki rayiç değerinin güncellenerek iadesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2016/2494 K. 2018/15537 Bozma

Taşınmaza ilişkin mal değişim (trampa) sözleşmesinin resmî şekilde yapılması zorunludur; resmî şekle uyulmadığı takdirde taraflar arasında geçerli bir trampa sözleşmesinin varlığından söz edilemez ve karşı tarafın edimini yerine getirmediği gerekçesiyle bu sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istenemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı kardeşiyle kendisine ait 164 parseldeki yarı payı ile davalıya ait 10 parsel sayılı taşınmazın trampası konusunda anlaştıklarını, payını 05.08.2005 tarihinde davalıya devrettiğini, davalının 04.08.2005 tarihinde kendisini vekil tayin edip 23.08.2007 tarihinde azlettiğini ve 28.09.2012 tarihinde 10 parseli üçüncü kişiye sattığını ileri sürerek tapu iptali ile tescil, olmazsa taşınmazın değerinin tahsilini istemiştir. Davalı, iddianın inanç sözleşmesine dayandığını, hile bakımından bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve ibraname altındaki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, davalının trampadan doğan edimini yerine getirmediği gerekçesiyle istemi kabul etmiştir. Daire, hilenin öğrenildiği azil tarihinden itibaren bir yıllık sürenin geçtiğini, ayrıca taşınmaz trampasının resmî şekle tabi olması karşısında ortada geçerli bir trampadan söz edilemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.282 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/718 K. 2024/132 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İnşaat malzemesi karşılığı daire verilmesini öngören sözleşmeye dayalı menfi tespit uyuşmazlığında, istinaf sebepleri arasında sözleşmenin TBK m.282 anlamında mal değişim sözleşmesi olduğu ileri sürülmüş; daire, arsa sahibi davacının kefil ya da garantör sıfatı bulunmadığı sonucuna varmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Daire satış sözleşmesine arsa sahibi sıfatıyla imza atan kişi, inşaat malzemesi tedarikçisinin başlattığı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş ve alacaklıyı kötü niyet tazminatına mahkûm etmiştir. Daire, arsa sahibinin sorumluluğunun sözleşmenin 7 ve 8. maddelerinde şarta bağlandığını, şartların gerçekleştiğinin ispatlanamadığını, TBK m.128 anlamında garantör sıfatının ve kefil sorumluluğunun bulunmadığını belirterek menfi tespit yönünden kabul kararını yerinde bulmuş; ancak takipte haksızlığın yanında kötü niyet koşulunun da gerçekleşmesi gerektiğini, sözleşmenin yorumunun yargılamayı gerektirdiğini belirterek istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırmış ve kötü niyet tazminatı talebini reddeden yeni hükmü kurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!