Gerçek kişilerce teminat amacıyla yapılan borca katılma sözleşmesi, TBK m.603 uyarınca kefaletin şekline ilişkin hükümlere tabidir; azami sorumluluk miktarı ile kefalet tarihi katılanın el yazısıyla yazılmamışsa sözleşme geçersizdir ve katılan sorumlu tutulamaz.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, davacının dava dışı asıl borçluya verdiği ödünç para için başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ile asıl borçlu arasında 30.05.2022 tarihli ödünç sözleşmesi düzenlenmiş, borç ödenmeyince davacı, davalı ve asıl borçlu arasında sorumluluk tutarı 7.441,86 gram altın olarak belirlenen 20.12.2022 tarihli sözleşme imzalanmıştır. İlk derece mahkemesi ile Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, asıl borçlunun babası olan davalının imzaladığı bu sözleşmeyi borca katılma (TBK m.201) niteliğinde görmüş; TBK m.603 uyarınca gerçek kişilerce teminat amacıyla yapılan borca katılma sözleşmelerinin de kefaletin şekline ilişkin hükümlere tabi olduğunu, sorumluluk miktarı ile kefalet tarihinin davalının el yazısıyla yazılmaması nedeniyle sözleşmenin TBK m.583/1 anlamında geçersiz kaldığını belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sözleşmenin borcun üstlenilmesi olduğu ve şekle aykırılığın davalıca ileri sürülmediği yönündeki temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek, kişisel güvence niteliğindeki borca katılmaya TBK m.603 yollamasıyla kefaletin geçerlilik şartlarının uygulanacağını ve şekil şartını taşımayan sözleşmenin davalıyı sorumluluk altına sokmayacağını kabul edip kararı onamıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe