T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: CEYHAN AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 16/04/2019
NUMARASI
: 2019/324 E 2019/274K
DAVALILAR
:
1-
K1-TC.NO: -N1 A1
2-K5
-TC.NO: -N2 A2
3-
K2-TC.NO: -N3 A1
4-
K3-TC.NO: -N4 A1
5-K4
-TC.NO: -N5 A2
6
–
CEYHAN İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ
İHBAR
OLUNAN
:CEYHAN MAL MÜDÜRLÜĞÜ- Mal Müdürlüğü Ceyhan/ ADANA
DAVA KONUSU
:Nüfus Kayıt Düzeltimi-Babalığın Tespiti
DAVA TARİHİ
:20/10/2017
KARAR TARİHİ
:01/10/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:01/10/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Ceyhan C.Başsavcılığı’nın 30/05/2017 tarih 2017/1028 Esas 2017/15 sayılı davanamesi ile;
Ceyhan C.Başsavcılığnıın 2017/1771 soruşturma sayılı dosyasında K2’nın nüfus kaydında anne-babasının K1 ve K3 olduğu, K2’nın nüfus kaydında gerçek anne babasının olmaması nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğu, K2’nın gerçekte anne-babasının K5 ve K4 olduğunun tüm dosya kapsamından anlaşıldığı belirterek K2’nın anne-babasının adlarının K5 ve K4 olması nedeniyle anne ve baba adının düzeltilmesine karar verilmesi kamu adına talep ve dava olunmuştur.
SAVUNMA :
Davalılara usulüne tebligat yapılmış, duruşmalara sadece davalılardan K5 ve K4 katılarak iddiaları doğrulamış, davalı Nüfus İdaresi Temsilcisi de takdiri mahkemeye bıraktığını dile getirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Ceyhan Aile Mahkemesinin 16/04/2019 tarih, 2019/324 Esas,2019/274 Karar sayılı ilamı ile özetle; yaşı küçük çocuk K2’nin anne ve babasının K5 ve K4 olduğunun anlaşıldığı gerekçe gösterilerek küçük K2’nın babası K1 annesi K3 yönünden gerçek anne babası olmaması yönüyle soybağının reddine, gerçek anne ve babaları olan davalı K5’nin babası olarak, annesinin de K4 olarak nüfusa kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davanın soybağı davası olup, soybağı değişimine ilişkin sadece taraf beyanlarının esas alınıp karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Ceyhan Aile Mahkemesinin 16/04/2019 tarih, 2019/324-274 E-K sayılı kararının kaldırılmasını istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, kısmen nüfus kayıt düzeltim davası(5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu), kısmen de babalığın tespiti (TMK’nun 301. m.si) davasıdır.
Adana BAM 4. Hukuk Dairesinin 2019/485-349 E-K sayılı yargı yeri belirlenmesi kararının gerekçesinde de belirtildiği gibi;
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 4. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Vesayet” başlıklı üçüncü kısmı hariç olmak üzere “Aile Hukuku” başlıklı İkinci Kitabından (m. 118 ila 395 arası) kaynaklanan davalara bakma görevi aile mahkemelerine aittir. Bu nedenle, TMK’nın “Hısımlık” başlıklı 282 ila 363. maddeleri arasında yer alan soybağına ilişkin davalar, aile mahkemeleri tarafından çözümlenmelidir.
Diğer taraftan, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi gereğince, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istemlerine ilişkin davalara bakma görevi ise asliye hukuk mahkemelerine ait bulunmaktadır.
Davanın kabulü halinde, her iki dava türünde de nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmasının gerekmesi nedeniyle, benzer sonuçlara sahip bu davalar arasında görevli mahkemenin belirlenebilmesi için davanın vasfının doğru olarak tayin edilmesi önem kazanmaktadır.
4721 sayılı TMK’nın 282. maddesi uyarınca, anne ile çocuk arasındaki soybağı doğum ile; baba ile çocuk arasındaki soybağı ise “anne ile evlenme”, “Tanıma” ve “Hakimin hükmü” ile kurulmaktadır. Diğer taraftan, evlat edinme de soybağı oluşturan hallerdendir.
TMK’nın 285. maddesinde yer alan “Babalık karinesi” uyarınca, evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Çocuk ile anne arasındaki soybağı doğum ile kendiliğinden kurulacağından, anne yönünden soybağı tesisi amacıyla değil, sadece, çocuğu doğuran kadının kim olduğunun tespiti amacıyla dava açılabilir. Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise, kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı iddiasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın, babalık sıfatı kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK’nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, kendiliğinden baba sıfatını kazanacaktır. Bu durumda soybağı ihtilafı ortaya çıkmadığından, açıklanan muhtevadaki davalar, sadece nüfus kayıtlarında düzeltim davasından ibaret kalacaklar ve görevli mahkeme, 5490 sayılı Kanunun 36/1-a maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri olacaktır. Ancak, çocuğun doğduğu tarihte, genetik annenin evli bulunmaması halinde, anne yönünden dava, kayıt düzeltim davası olarak kalmakla birlikte, genetik anne ile evli olmayan genetik baba yönünden babalık karinesi gerçekleşmeyeceğinden, genetik babanın nüfus kaydına işlenmesi talebi “Soybağı davası” niteliğini kazanacaktır. Bu takdirde uyuşmazlığın, 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca aile mahkemesi tarafından incelenip çözüme kavuşturulması gerekecektir. (Yargıtay HGK 2013/354-1554, 18. HD 2015/1360-3281, 2015/1591-4537)
Ceyhan cumhuriyet Başsavcılığının istinaf başvurusunun incelenmesinde, somut olayda; K2’nın anne adının düzeltilmesine ilişkin talep 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin ise de, yaşı küçük K2 kayden 21/09/2006 d.lu olup, doğduğu sırada gerçek babası iddia edilen K5 ile gerçek annesi olduğu iddia edilen K4 resmi evli değildir. Yaşı küçük doğduktan sonra 01/02/2010 tarihinde evlenmişlerdir. Bu durumda ikinci talep olan yaşı küçük çocuk K2’nin gerçek babasının K5 olduğu talebi ise TMK’nun 301. m.si kapsamında babalığın hükmen tespiti niteliğindedir. Babalığın tespiti davası kamu düzenine ilişkin olup, hakimin istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğundan, ilk derece mahkemesince tarafların beyanları ile yetinilmeyip, bu iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapor ve toplanacak diğer deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, sadece davacı ve taraf beyanlarıyla hüküm kurulması usul ve yasaya uygun olmadığı gibi kabule göre de, yaşı küçük çocuk için babalığın tespiti ile nüfustaki anne ve baba adının düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, soybağının reddine ve yaşı küçük çocuğun anne baba adına ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Bu gerekçelerden hareketle istinaf başvurusunun kabulüne 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 m.sine göre işin esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak bu eksiklikler giderildikten sonra yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine oy birliği ile karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1
–
Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığının istinaf başvurusunun usulden
KABULÜ İLE
; Ceyhan Aile Mahkemesinin 16/04/2019 tarih, 2019/324 Esas,2019/274 Karar sayılı kararının esası incelenmeksizin
KALDIRILMASINA,
2-
Gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının
MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-
Davanın niteliği itibariyle istinaf kanun yoluna başvurma harcı, istinaf maktu karar harcı ve istinaf gider avansı alınmasına yer olmadığına,
4-
Dosya gönderme giderinin davanın niteliği itibarıyla ileride haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere şimdilik suç üstü ödeneğinden karşılanmasına,
5-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
6
-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.01/10/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe