TMK Madde 363 Çocuk mallarının iadesinde ana-baba sorumluluğu

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 363, ana-babanın çocuğun mallarını geri verme sorumluluğunu, dürüstlük kuralı çerçevesinde devredilen malların yerine konacak değerin akıbetini ve aile/çocuk için yapılan harcamaların tazmin edilmemesini düzenler.

Resmi Metin

Ana ve babanın sorumluluğu

Madde 363- (1) Ana ve baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar.

(2) Dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdürler.

(3) Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulmazlar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, ana-babanın çocuğun mallarını geri verme sorumluluğunu, dürüstlük kuralı çerçevesinde devredilen malların yerine konacak değerin akıbetini ve aile/çocuk için yapılan harcamaların tazmin edilmemesini düzenler. Birinci fıkraya göre ana ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar; sorumluluk ölçütü intifa hakkı sahibi değil vekildir, ki bu daha sıkı bir yükümlülüktür. İkinci fıkraya göre dürüstlük kuralına uygun biçimde başkasına devredilen malların yerine yalnızca alınan karşılık geri verilir. Üçüncü fıkraya göre kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yapılan harcamalar tazmin yükümlülüğü doğurmaz. Avukatlık pratiğinde hesap dönemine ilişkin uyuşmazlıklarda harcama belgelerinin tasnifi (çocuk için, aile için, ana-baba için) en kritik adımdır; üçüncü kategoride tazmin sorumluluğu doğar.

Gerekçe

Eski Kanunun 288 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde, İsviçre Medeni Kanununun 327 inci maddesinden alınmıştır. 1984 tarihli Öntasarının 278 inci maddesi de, anılan kaynak maddeden esinlenmiştir. Yürürlükteki metnin birinci fıkrasından farklı olarak, ana ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde “intifa hakkı sahibi gibi” değil, “vekil gibi” sorumludur. İkinci fıkra, esasen, içerik açısından, yürürlükteki metnin birinci fıkrasındaki cümlenin ikinci bölümünün aynı olmakla birlikte, daha açık bir dille kaleme alınmıştır. Üçüncü fıkrada ise, ana ve babanın çocuk mallarından yaptıkları ve tazminatla yükümlü tanılamayacakları harcamaların çerçevesi, yürürlükteki metne nazaran genişletilmiş ve bu harcamalar içine aile için yapılanlar da eklenmiştir. Yürürlükteki metnin üçüncü fıkrasının sözü ise, yalnızca çocuk için yapılan harcamaları kapsamaktadır.

ALT KOMİSYON RAPORU

– Tasarının 363 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “temlik ettikleri” ibaresi diğer maddelere paralel olarak “devrettikleri” şeklinde değiştirilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 363 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “temlik ettikleri” ibaresi diğer maddelere paralel olarak “devrettikleri” şeklinde değiştirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

İlgili Yargıtay kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2016/5523 K. 2016/15078 Bozma
Tazminat Usul

TMK m.363'e dayalı ana ve babanın çocuk mallarının korunmasından doğan sorumluluğuna ilişkin tazminat davası, TMK'nın ikinci kitabından (m.118-395) kaynaklandığından aile mahkemesinin, bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin görevine girer.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Ergin çocuğun, anne aleyhine TMK m.363'e dayalı ana ve babanın çocuk mallarını korumadan doğan sorumluluğu nedeniyle açtığı tazminat davasında görevli mahkemenin belirlenmesi. Değerlendirme: Görev kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınır; 4721 sayılı TMK'nın ikinci kitabından (m.118-395) kaynaklanan davalara aile mahkemesi, kurulmayan yerlerde Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi bakar. Mahkeme görevsizlik kararı vermeden esasa girmiştir. Sonuç: Hüküm bozuldu.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2016/6346 K. 2016/9427 Onama
Tazminat Velayet

Çocuk mallarının korunmasına ilişkin TMK m.352-363 hükümlerine aykırılıktan doğan alacakta faiz, murisin ölüm tarihinden değil, velayetin kötüye kullanıldığını tespit eden kesinleşmiş kararla temerrüdün gerçekleştiği tarihten başlatılır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Velayet sahibi davalının TMK m.352-363'teki çocuk mallarının korunmasına ilişkin hükümlere aykırı davranması nedeniyle açılan alacak davasında faizin başlangıç tarihi. Değerlendirme: Velayetin kötüye kullanıldığını tespit eden ve 13.05.2009'da kesinleşen önceki dava ile davalı temerrüde düşürülmüştür; bu nedenle faizin murisin ölüm tarihinden başlatılması hatalıdır, ancak yeniden yargılama gerektirmez. Sonuç: Hükmün faiz başlangıç tarihine ilişkin bölümü düzeltilerek onanmıştır (HUMK m.438/son).

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2014/19154 K. 2015/6502 Bozma
Usul

TMK m.352-363 çocuk mallarının korunmasına ilişkin hükümlere aykırı davranma nedenine dayalı alacak davasında, taraflara delillerini ibraz/toplama imkânı tanınmadan tek celsede karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder.

Detaylı özeti gör

Dava, velayet sahibi davalının TMK 352-363. maddelerindeki çocuk mallarının korunmasına ilişkin hükümlere aykırı davranması nedenine dayalı alacak istemidir. Mahkeme hiçbir araştırma ve inceleme yapmadan, taraflara delil sunma imkânı tanımadan tek celsede karar vermiştir. Yargıtay, tarafların delillerinin toplanması gerekirken bu yapılmamasını hukuki dinlenilme hakkının ihlali (HMK m.27) saymıştır. Sonuç: Hüküm bozulmuş, sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2012/8028 K. 2012/13576 Bozma
Velayet Usul Mülkiyet

Velayet yetkisinin kötüye kullanılmasına dayalı çocuk mallarıyla ilgili uyuşmazlıklar TMK'nın 352-363. maddeleri kapsamında aile hukukundan doğan iş sayılır ve müstakil aile mahkemesi varsa orada görülmesi gerekir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Velayet yetkisinin kötüye kullanılarak küçüklerin taşınmaz paylarının temliki nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davasına genel mahkemenin mi, aile mahkemesinin mi bakacağıdır. Değerlendirme: İddia, 4721 sayılı TMK'nın "çocuk malları" başlıklı 352-363. maddeleri kapsamına girdiğinden ve görev kamu düzeniyle ilgili re'sen gözetilecek usul kuralı olduğundan, dava aile hukukundan doğmaktadır; müstakil aile mahkemesi varsa görevsizlik, yoksa aile mahkemesi sıfatıyla bakılmalıdır. Sonuç: Genel mahkeme sıfatıyla esasa girilmesi doğru olmadığından hüküm BOZULMUŞTUR.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2011/570 K. 2011/5632 Bozma
Velayet Usul

Ana babanın velayet kapsamında çocuk mallarını yönetimi ve velayet yetkisinin kötüye kullanılmasına ilişkin dava ve işler, TMK'nın "çocuk malları" bölümünün (m.352-363) konusunu oluşturduğundan Aile Mahkemesinin görev alanına girer.

Detaylı özeti gör

Küçük çocukların kendilerine intikal eden taşınmaz paylarının anneleri tarafından velayeten kardeşlerine satış yoluyla devredilmesi ve velayet yetkisinin kötüye kullanıldığı iddiasıyla açılan iptal-tescil davasında, talebin 4721 sayılı TMK'nın "çocuk malları" bölümünde (m.352-363) düzenlendiği, bunun da Aile Mahkemesinin görev alanına girdiği belirlenmiştir. Genel mahkeme sıfatıyla işin esası hakkında hüküm kurulması hatalıdır. Sonuç: Hüküm bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2021/1175 K. 2021/817 Görevsizlik

Adana BAM, TMK'nın 'Hısımlık' başlıklı 282-363. maddeleri arasındaki soybağına ilişkin davaların, 4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca aile mahkemelerinde görülmesi gerektiğini benimseyerek aile mahkemesini görevli kılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, evlilik içinde doğan küçüğün, kayden baba görünen kişiyle soybağının reddi ve gerçek baba olduğu iddia edilen kişiyle soybağının kurulması istemine ilişkindir. Asliye hukuk ve aile mahkemeleri ayrı ayrı görevsizlik kararı vermiş, dosya yargı yeri belirlenmesi için daireye gönderilmiştir. Adana BAM, davanın soybağı niteliğinde olduğunu saptayarak aile mahkemesini görevli kılmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/1194 K. 2021/513 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Karar, TMK'nın "Hısımlık" başlıklı 282-363. maddeleri arasındaki soybağı davalarının aile mahkemelerinde görüleceğini belirterek m.363'ü görev sınırının üst ucu olarak anmış; uyuşmazlığı ise nüfus kaydının düzeltilmesi (asliye hukuk) niteliğinde görerek soybağı davasından ayırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, nüfus kaydındaki anne adının (üvey anne) iptali ile gerçek annesinin adının yazılmasını istemiş; Adana 11. Asliye Hukuk Mahkemesi DNA incelemesinde %99,99 oranında annelik tespit edilmesi üzerine davanın kabulüne ve kaydın düzeltilmesine karar vermiştir. Dahili davalı Maliye Hazinesi istinafa başvurmuştur. Adana BAM, ilk derece kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, DNA raporuyla davacının gerçek annesinin tespit edildiğini ve kararda isabetsizlik bulunmadığını belirleyerek Hazine'nin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 2. Hukuk Dairesi E. 2019/1547 K. 2020/1363 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, TMK'nın 'Hısımlık' başlıklı 282-363. maddeleri arasındaki soybağına ilişkin davaların aile mahkemelerinde görüleceğini; somut olayda babalığın tespiti talebinin bu kapsamda aile mahkemesinin görevine girdiğini benimsemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, Cumhuriyet Başsavcılığının davanamesiyle açılan, küçüğün nüfustaki anne-baba adının düzeltilmesi ve gerçek baba ile babalığın tespiti istemine ilişkindir. Aile mahkemesi, yalnızca taraf beyanlarına dayanarak soybağının reddine ve gerçek anne-babaya tesciline karar vermiştir. Başsavcılık, soybağı davasında salt beyanla karar verilemeyeceğini ileri sürerek istinafa başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!