T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSKENDERUN 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 26/04/2018
NUMARASI
: 2016/141 E 2018/304K
DAVACI
:K1-TC: -N1- A1
VEKİLLERİ
: Av. K2, Av. K3,
Av. K4-A2
DAVALI
:K5-TC: -N2-A3
VEKİLLERİ
: Av. K6- A4
Av. K7-[16301-03167-69553] UETS
DAVANIN KONUSU
: Katılma Alacağı
KARAR TARİHİ
: 25/11/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
: 25/11/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının 27/08/1991 yılında evlendiklerini, Anamur 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/12/2013 tarihli 2011/66 Esas 2013/1038 sayılı kararı ile boşanma ve velayet konusunda kısmen 05/06/2015 tarihinde kesinleşmesiyle boşandıklarını, taraflar arasında mal rejimi sözleşmesi yapılmadığından evlilik tarihinden 01/01/2002 tarihine kadar 743 sayılı TMK döneminde yasal mal rejimi olan mal ayrılığının 01/01/2002 tarihinden TMK.nın 225/2. maddesi hükmünce mal rejiminin sona erme tarihi olan boşanma davasının açıldığı 21/01/2011 tarihine kadar da 4721 sayılı TMK.nın 202/1.maddesi hükmünce yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğunu, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiye edilebilmesi için davalının tüm mal varlığı değerlerinin davacı tarafından bilinmesi gerektiğini, müvekkilinin bu konuda tam anlamı ile bilgili olmadığını, bu nedenle davayı HMK.nın md.107/1 gereğince belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini, davalının 01/01/2002-21/01/2011 tarih aralığını kapsayacak şekilde TMK.nın 219/2-2 maddesi uyarınca edinilmiş mal olarak emekli ikramiyesini hak ve elde ettiğini, bilindiği kadarıyla 20 yıllık çalışması karşılığında 90.000 TL civarında emekli ikramiyesi aldığını, bu ikramiyeden icra kesintileri düşülmesinin ardından kalan tutarın davalı adına açılmış F1 Bankası Saray/Hatay Şubesinde üç aylık vadeli hesapta bulunduğunu, emekliliğin ardından SGK’dan 2.000 TL civarında yaşlılık aylığı almaya başladığını, davalının çalışmaya devam ederek emeklilik aylığına ek olarak 2.000 TL civarında ücret kazandığını, aylık toplamda 4.000 TL civarı gelir elde ettiğini, müvekkilinin davalıya ait mal varlığı değerlerini evlilik birliği içinde ve 01/01/2002 tarihinden sonra edinmiş oldukları için edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalının babası K8’in 13/10/2004 tarihinde vefat ettiğini, murisin adına kayıtlı Hatay ili Altınözü ilçesi A5 Köyü 719 parselde ve yine A5 köyü 1127 parselin intikalinin yapılmadığını ancak mirasçılık hissesinin bulunduğunu, davalının muris annesinin 10/11/2009 tarihinde vefat ettiğini, muris annesinden Hatay ili Altınözü ilçesi A5 Köyü 406 parsel sayılı taşınmazın intikalinin yapıldığını, davalının bu maldaki hissesini elde ettiği gibi 28/07/2011 tarihinde muvazaalı değer gösterilmesi suretiyle devrettiğini, yine evlilik birliğinin devam ettiği sırada edinilmiş malların tasfiyesine tabi olmasına rağmen davalı adına kayıtlı N3 plaka sayılı aracı 18/07/2006 tarihinde devrettiğini, TMK. md. 219 gereği “çalışmasının karşılığı olan edinimler kişisel malların gelirleri, edinilmiş malların yerine geçen değerler” de edinilmiş olarak kabul edildiğini, müvekkilinin aylık 200 TL yoksulluk nafakası dışında geliri ve mal varlığının bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile araştırma sonucunda ortaya çıkacak davalıya ait mal varlığı değerleri ile ilgili yapılacak tasfiye ve bulunacak artık değerin 1/2’si oranındaki katılma alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kişisel malların gelirleri de edinilmiş mal olduğundan bu gelirlerin 4721 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarih olan 01/01/2002 tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarih olan boşanma davasının açıldığı 21/01/2011 tarihine kadar hesaplanarak edinilmiş mallara katılma rejimine göre yasal faiziyle birlikte tasfiyesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddia ve beyanların gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin adına bir tek taşınmazın dahi bulunmadığını, kaldı ki aldığı emekli maaşının davacıya ve çocuklarına gittiğini, davalının eline ayda 300,00TL gibi bir para geçtiğini, davacının müvekkilinin olmayan mal varlığından bahsederek mal rejiminin tasfiyesini istemesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen miras yolu ile intikal eden taşınmaz evlilik birliği içerisinde iken satıldığını, davacı ile birlikte harcandığını, müvekkilinin kayıt dışı gelirinin bulunmadığını, ancak davacının ısrarla müvekkilinin çalışmasından bahsettiğini, davalının bu çalışmışlığının kesinlikle olmadığını, varsa davacının bu hususu ispat etmesi gerektiğini, kredisi ödenen konut üzerinde İskenderun Aile Mahkemesinin 2015/232 Esas sayılı dosyasıyla davacı tarafından tedbir koydurulduğunu, ayrıca davalının emekli maaşı üzerine haciz konulduğunu, ayrıca davacının almakta olduğu nafaka kesildikten sonra bakiye kalan maaşından da 1/4 oranında birikmiş nafakanın tahsil edildiğini, müvekkilinin yiyecek ekmeğe muhtaç durumda bırakıldığını, eline geçen 300,00 TL gibi bir para ile hayatını sefalet içerisinde sürdürdüğünü, tüm bu sebeplerle usul, yasa ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İskenderun 1.Aile Mahkemesinin 26/04/2018 tarih 2016/141 Esas 2018/304 Karar sayılı ilamında özetle; davacının davasının reddine karar verildiği davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının kıdem tazminatına hak kazandığı tarihin 30/04/2012 tarihi olduğunu, bu tarihin boşanma davasının açıldığı tarihten sonraki bir tarih olmasına rağmen davalının eline edinilmiş mallara katılma rejimine tabi oldukları dönemi kapsayan bir kalem edinilmiş mal geçtiğini, davacının 01/01/2002 tarihten öncesine dayanan katılma alacağı mevcut değilse de 01/01/2002 tarihinde mal rejiminin sona erdiği tarih olan 21/01/2011 tarihine kadar ki dönem için davalıya çalışma karşılığı ödenen kıdem tazminatında katılma alacağının mevcut olduğunu, davalının miras hisselerini tapuda intikal tarihinde değil TMK 599 maddesi gereğince murislerden babası için vefat tarihi olan 13/10/2004 ve murislerden annesi için vefat tarihi olan 10/11/2009 tarihinde kazandığını, bu nedenle Hatay İli, Altınözü İlçesi, A5 Köyü 113 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından kazanılma tarihinin boşanma davasının açıldığı tarihten önceki bir tarih olan 10/11/2009 tarihi olup bu hususun nüfus kayıtları ile sabit bulunduğunu, davalının buradaki hissesinden gelir elde ettiğinin tanık beyanı ile açık olduğunu, kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mal olduğu gözetildiğinde davalının bu süre içinde elde ettiği gelir ve kazançların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, yine itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken alınmadığını, yine davalının N3 plakalı motosikleti 01/01/2002 tarihinden sonra edindiğini ve 21/01/2011 tarihinden önce devrettiğini, bu aracın eklenecek değer olarak davalının malvarlığına dahil edilmesi gerektiğini, ancak bu konuda bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken alınmadığını, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalınıın taraflar arasında mal rejiminin sona erdiği 21/01/2011 tarihinde banka hesaplarında tasfiyede değerlendirilebilecek bir bakiye olmadığının belirtildiğini, fakat dosyada hangi banka kayıtlarının incelendiğinin o tarihte mevcut bir hesap olup olmadığına ilişkin tespit yapılmadığı yönündeki rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, davalının F4 ve F5 Bankasındaki hesaplarının dosyada mevcut olmadığını, karşılaştırma ve değerlendirme yapılabilecek bir veri dosyada fiziki olarak bulunmadığı ve raporda da bilgi bulunmadığı için raporun bu yönden hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK 355. maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK mad.229) ve denkleştirmeden (TMK mad.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK mad.219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK mad.231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK mad.236/1). Katılma alacağı, Yasa’dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
Artık değere katılma alacağı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK mad.227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK mad.222).
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı vekili tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; tarafların 27/08/1991 tarihinde evlendikleri, Anamur Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2011/151 Esas 2013/1038 Karar sayılı ilamı ile boşandıkları, boşanma dava tarihinin 21/01/2011, boşanmanın kesinleşme tarihinin 05/06/2015 olduğu, taraflar arasında evlendikleri tarih olan 27/08/1991 tarihinden 01/01/2002 tarihine kadar mal ayrılığı, 01/01/2002 tarihinden boşanma dava tarihi olan 21/01/2011 tarihine kadar başkaca mal rejimini seçmediklerinden edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu, davalının Anamur Tarım Kredi Kooperatifinde çalışmakta iken 30/04/2012 tarihi itibariyle emekliğe ayrıldığı, 53.036,89TL kıdem tazminatı aldığı, dava konusu Hatay İli, Altınözü İlçesi, A5 Köyü, 406 parsel (yeni 113 ada 5 parsel) sayılı taşınmazın davalının babasından 28/07/2011 tarihinde intikal ettiği ve aynı tarihte murisin hissesine düşen miktarın diğer mirasçılarla birlikte 3. Kişiye devredildiği, dava konusu Hatay İli, Altınözü İlçesi, A5 Köyü 719 parsel (yeni 126 ada 3 parsel) sayılı taşınmazın davalının babası ile birlikte başka kişiler adına kayıtlı olduğu, dava konusu Hatay İli, Altınözü İlçesi, A5 Köyü, 1127 parsel sayılı taşınmazın ise davalının babası adına kayıtlı olduğu, dava konusu N3 plakalı aracın ise davalı tarafından 13/02/2006 tarihinde edinildiği ve 18/07/2006 tarihinde 3.kişiye devredildiği, davalının F2bank, F1 Bankası, F3 Bankası, F4, F5 Bankası hesaplarının celp edildiği, ilk derece mahkemesince dosyanın hesap bilirkişisine gönderildiği, hesap bilirkişi rapor doğrultusunda davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin davalının kıdem tazminatına yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak;
Yargıtay 8. H.D’nin 18/03/2019 tarih ve 2018/9294 Esas ve 2019/2843 karar sayılı kararı ile benzer nitelikteki kararlarında vurgulandığı gibi kıdem tazminatının ya da emeklilik ikramiyesinin tasfiyeye konu edilebilmesi için mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olması ya da bu para kullanılarak başka bir mal varlığına sahip olunmasının gerektiği, davalının ise kıdem tazminatını taraflar arasında mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinden sonra 30/04/2012 tarihinde aldığı, bu durumda davacı kadının, davalının 01/01/2002- 21/01/2011 tarihleri arasındaki döneme isabet eden kıdem tazminatında artık değere katılma alacağı hakkının bulunduğunun kabulü mümkün bulunmadığından davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davacı vekilinin dava konusu taşınmazlara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili olarak; dava konusu taşınmazlardan Hatay İli, Altınözü İlçesi, A5 Köyü, 406 parsel (yeni 113 ada 5 parsel) sayılı taşınmazın davalının babasından miras kaldığı, 28/07/2011 tarihinde intikal işlemlerinin yapıldığı ve aynı tarihte murisin hissesine düşen miktarın diğer mirasçılarla birlikte 3. Kişiye devredildiği, dava konusu taşınmazın davalının babasından miras kalmakla şahsi malı olduğu, taşınmazın davalının babasının öldüğü tarih itibariyle mal varlığına geçtiği kabul edilerek taşınmazdan elde edilen gelirin edinilmiş mal olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün bulunmadığı, keza taşınmazın boşanma dava tarihi itibariyle dahi davalının malvarlığında bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davacı vekilinin
N3 plakalı araca ilişkin istinaf başvurusuna yönelik olarak; dava konusu aracındavalı tarafından 13/02/2006 tarihinde edinildiği, 18/07/2006 tarihinde ise üçüncü kişiye devredildiği, bir malın eklenecek değer olarak davalı eşin malvarlığına eklenebilmesi için diğer eşin mal varlığını azaltmak kastı ile elden çıkarıldığının ispatlanmasının gerekeceği, boşanma dava tarihinden 5 yıl önce elden çıkarılmış bir malda davalının bu amaçla hareket ettiğini kabul etmenin mümkün bulunmadığı, bu aracın satışından elde edilen gelirin evin ihtiyaçları için harcandığının kabulünün gerekeceği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davacı vekilinin davalının banka hesaplarına yönelik istinaf başvurusu ile ilgili olarak; ilk derece mahkemesince davalının QNB Finansbank, F1 Bankası, F3 Bankası, F4, F5 Bankası hesaplarının celp edildiği, F4 ve F5 Bankasından gelen müzekkere cevabına göre, davalının bu iki bankada hiçbir hesabının bulunmadığı, diğer bankalar yönünden ise boşanma dava tarihi itibariyle tasfiyeye konu edilebilecek hesabının bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya, hakkaniyet ilkesine uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oybirliği ile karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı vekilinin, İskenderun 1. Aile Mahkemesinin 26/04/2018 tarih, 2016/141 Esas 2018/304 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Alınması gereken 54,40TL istinaf karar-ilam harcının davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden adli yardımdan faydalanan davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılması gereken 98,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 14,00TL tebligat gideri, 30,00TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 142,10TL’nin davacı kadından tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-
Kararın 359/4. Maddesi gereğince ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 25/11/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe