Adana BAM, 2. HD., E. 2018/2490 K. 2019/1608 T. 9.12.2019

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
DAVA KONUSU
: Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özet ile; davalı ile müvekkilinin 1971 yılında evlendiklerini, davacı müvekkilinin yıllarca ağır vasıta şoförü olarak çalışıp büyük fedakarlıklarla evin geçimini sağladığını, 1993 yılında emekli olmasına rağmen hala mesleğini yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin kızı K2’ın eşinden boşandığını, müvekkilinin kızına sahip çıktığını, hatta kızının çocuğu olan torunu K4’yı okuttuğunu, müvekkilinin prostat rahatsızlığı nedeniyle Mersin Toros Devlet Hastanesine yatırılıp ameliyat edildiğini, davalının hastanede sekiz gün kalan müvekkilini hiç arayıp sormadığını, müvekkilinin hastaneden çıkıp eve geldiğinde kızı K2’in davalının yanında davacıya “ben seni bu evde görmek istemiyorum” diyerek babasını kovduğu, davalının kocasına sahip çıkmadığı, kızının bu düşüncesine destek verdiği, bu nedenle müvekkilinin müşterek evden ayrılmak zorunda kaldığı, tüm bu sebeplerle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, şiddetli geçimsizlik baş gösterdiğini, müşterek hayatın çekilmez hale gelmesi nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı davacı kadın vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde özet ili; müvekkili ile davacının müşterek kızı K2’ın davacıya karşı olumsuz tavır alması ve evden kovması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müşterek kızları K2’ın eşi K1’ın K2’le ortak kızları K4’ya tecavüz etmesi sonucu kızları K2 ve torunu K4’ya davalı müvvekilinin sahip çıkıp davacının ise tam tersi bir durum sergileyerek olayı kapatmak istediğini, davacının kızları K2’e sürekli hakaret edip aşağıladığını, psikolojik şiddet ve baskı uyguladığını ve müvekkili ile kalp krizi geçirmesine rağmen hiç ilgilenmediğini, anılan nedenlerle evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması sebebi ile tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mersin 1. Aile Mahkemesi’nin 19/12/2017 tarih ve 2016/733 Esas 2017/851 Karar sayılı ilamıyla özetle; Davacı davalı Sait ile davalı davacı K3’in TMK’nun M. 170 ve 171 maddesi uyarınca bir yıl süreyle ayrılıklarına davacı K3 için aylık 400 TL tedbir nafakası verilmesine, karşılıklı davalar yönünden AAÜT uyarınca taraflardan 1980’er TL vekalet ücreti alınmasına karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın eksik ve usule aykırı olduğunu, davalı davacı K3’in kusurlu davranışları nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve müşterek hayatın çekilemez hale geldiğini bu sebeplerle istinaf taleplerinin kabulüyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına tarafların boşanmalarına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir
Davalı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, evlilik birliğinin davalının kusurlu davranışlarından dolayı yürümediğini, davalının müvvekili ve kızları K2’e ağır hakaretler etmesi, aşağılaması, psikolojik baskı ve şiddet uygulaması sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, bu sebeplerle boşanmalarına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Davalar her iki taraf yönünden TMK’nun m.166/1 maddesini uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma ve fer’ilerine ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 1971 yılında evlendikleri, bu evliliklerinden beş müşterek reşit çocuklarının olduğu, davacı davalı erkek vekilinin, müvekkilinin prostat rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olduğunda davalı davacı kadının kendisiyle ilgilenmemesi, müşterek kızları K2’ın kendisini evden kovduğunda davalı davacı kadının kızına destek olması sebebiyle iş bu davayı açtığı, davalı davacı kadın vekilinin süresi içerisinde açtığı karşı dava ve cevap dilekçesinde, müvekkilinin kalp krizi geçirdiğinde davalı davacı kocanın kendisiyle ilgilenmemesi, müşterek kızları K2 ve kendisine ağır hakaretler etmesi, aşağılaması, psikolojik şiddet ve baskı uygulamasını ileri sürdüğü, taraf vekillerinin süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurdukları, dava dosyasının istinaf incelemesi için dairemizde inceleme sırası beklediği sırada, taraflardan davalı davacı kadının 14/11/2019 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.

Taraf vekillerinin istinaf başvurularının incelenmesinde; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda tarafların TMK’nun M. 170 ve 171 maddesi uyarınca bir yıl süreyle ayrılıklarına karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dava dosyası inceleme için dairemizde sıra beklediği sırada davalı davacı kadının 14/11/2019 tarihinde vefat ettiği, 4721 sayılı TMK nun 181/1 maddesince “Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler.” hükmünün düzenlendiği, TMK’nın 181/2. Maddesinde de “Boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.” hükmü düzenlendiği, davalı kadın, istinaf aşamasında ayrılık kararı kesinleşmeden önce öldüğünden, davacı erkeğin boşanma davasının konusunun kalmadığı, ancak TMK’nın 181/2. maddesindeki düzenleme karşısında boşanma davası davalı kadının yargılama sırasında verilen karar kesinleşmeden ölümü nedeni ile konusuz kaldığından İlk Derece Mahkemesince gerekirse kusur tespiti de yapılmak sureti ile bu yönde hüküm tesis etmek, kusur tespiti bakımından davalı kadının davacı erkek dışındaki yasal mirasçılarına ihtarlı tebligat çıkarılarak davaya kusur tespiti yönünden devam edip etmemelerine göre karar verilmesi gerektiğinden, istinaf incelemesinin kamu düzenine ilişkin olmak üzere resen yapılarak usulden kabulü ile;

Mersin 1. Aile Mahkemesi’nin 19/12/2017 tarih ve 2016/733 Esas 2017/851 Karar sayılı kararının tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına,dava dosyasının HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca gerekçede belirtilen işlemlerin yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine oy birliği ile kararverilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Tarafların istinaf başvurularının davalı davacı kadının 14/11/2019 tarihinde vefat etmesi nedeni ile kamu düzenine ilişkin olmak üzere resen yapılarak usulden
KABULÜ ile; Mersin 1. Aile Mahkemesi’nin 19/12/2017 tarih ve 2016/733 Esas 2017/851 Karar sayılı kararının esası incelenmeksizin, 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince tüm sonuçları ile birlikte
ORTADAN
KALDIRILMASINA,

2-
Gerekçede belirtilen işlemlerin yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine
GÖNDERİLMESİNE,

3-
Davacı davalı erkek tarafından, istinaf nedeni ile yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcının istinaf başvurusunun usulden kabulüne karar verildiğinden talep halinde
İADESİNE,

4-
Davalı davacı kadın tarafından, istinaf nedeni ile yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcının istinaf başvurusunun usulden kabulüne karar verildiğinden, davayı takip edecek mirasçılarına
İADESİNE,

5-
Taraflarcayapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate
ALINMASINA
,

6-
Kararın HMK 359-(3) maddesi gereği İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe
ÇIKARILMASINA
,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK.’nun 362/1-a-6 maddesi uyarınca
OY BİRLİĞİ ile KESİN olarak karar verildi. 09/12/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!