Davanın Geri Alınması Nedir? Koşulları, Süreç ve Hukuki Sonuçları

Davacının açtığı davayı ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutarak şimdilik sonlandırması olarak tanımlanan davanın geri alınması, sıklıkla feragat ile karıştırılan ancak sonuçları bakımından tamamen farklı bir hukuki kurumdur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 123. maddesinde düzenlenen bu usuli işlem, davacıya yargılama sürecinde stratejik bir esneklik sağlar. Davanın geri alınabilmesi için davalının açık rızası gerekli olup, geri alma halinde dava hiç açılmamış sayılır ve hak özünden vazgeçilmediği için aynı dava ileride yeniden açılabilir.

Davadan feragat ile davanın geri alınması arasındaki kritik farkları bilmek, hak kayıplarını önlemek açısından büyük önem taşır. Feragat, talep sonucundan kesin olarak vazgeçme anlamına gelirken, davanın geri alınması sadece mevcut davayı şimdilik sonlandırır. Yargıtay’ın çeşitli kararlarında da vurgulandığı üzere, geri alma beyanlarının yorumlanmasında davacının gerçek iradesinin doğru tespit edilmesi, uygulamada karşılaşılan karışıklıkların önlenmesi için elzemdir. Bu makalede, davanın geri alınmasının hukuki çerçevesi, koşulları, sonuçları ve uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar detaylı olarak incelenecektir.

Davanın Geri Alınması Nedir?

Sayfa içeriği:

  15 Dakikalık Okuma

1. Davanın Geri Alınması ve Hukuki Dayanağı

Davanın geri alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 123. maddesinde düzenlenen ve davacının açmış olduğu davadan tek taraflı irade beyanıyla vazgeçmesini ifade eden usuli bir işlemdir. Kanun maddesine göre “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir.” Bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

HMK madde 123’ün gerekçesinde, geri alma işleminin ne zamana kadar yapılabileceği konusundaki muhtemel tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca maddede “açık rıza” ifadesi kullanılarak, hâkimin davalı taraftan, davacının davasını ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutarak geri aldığı konusunda rızasının bulunup bulunmadığını açıkça sorması esası düzenlenmiştir.

Uygulamada “davayı takipten sarfınazar etmek”, “davayı takipten vazgeçmek”, “davanın atiye bırakılması” gibi farklı terimler kullanılsa da, bunların tamamı hukuken davanın geri alınması anlamına gelmektedir. Örneğin, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/10048 E., 2017/7791 K. sayılı kararında, “davanın atiye bırakılması” tabirinin hukuki açıdan davanın geri alınması anlamına geldiği belirtilmiştir.

2. Davanın Geri Alınması Hangi Durumlarda Mümkün Olur?

Davanın geri alınması şu şartlara bağlıdır:

  1. Dava Henüz Karara Bağlanmamış Olmalı: Mahkeme tarafından kesin karar verilmeden önce geri alma işlemi yapılabilir.
  2. Davalının Rızası: Davanın geri alınabilmesi için davalının açık ve koşulsuz muvafakati şarttır. Davalının sessiz kalması gibi durumlar açık rıza kabul edilmez.
  3. Usule Uygun Beyan: Davacı, yazılı veya sözlü olarak mahkemeye bildirimde bulunmalıdır.

3. Davayı Geri Almanın Süresi Var Mı?

Davanın geri alınmasında kısıtlayıcı bir süre yoktur, hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür. Sürenin önem arz ettiği kısım davanın geri alınmasına karşılık davalıdan izin alınıp alınmayacağı noktasındadır. Davanın aşamalarına göre örnek verelim:

  1. Dava açıldıktan sonra, cevap süresi dolmadan önce: Bu aşamada davalıya resmi tebligat çıkarılmalı ve yazılı rızası alınmalıdır.
  2. Cevap süresi dolduktan sonra, yargılama aşamasında: Davalının yazılı veya sözlü açık rızası gereklidir.
  3. Karar verildikten sonra, temyiz aşamasında: Hüküm kesinleşmediği sürece, davalının rızasıyla dava geri alınabilir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2018/5321 E., 2018/18972 K. sayılı kararında, “Cevap dilekçesi verilmesinden sonra davanın geri alınabilmesi için davalının açık rızası aranır” ifadesi yer almaktadır.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin 2016/18093 E., 2017/3302 K. sayılı kararında ise, karar verildikten sonra temyiz aşamasında davanın geri alınabileceği, ancak bu aşamada karar verme yetkisinin yerel mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Buna göre, temyiz aşamasında davanın geri alınması halinde, davacının geri alma beyanı hakkında karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir.

4. Davanın Geri Alınmasının Hukuki Sonuçları Nelerdir?

Davanın geri alınması, HMK madde 123/2 ve 22.07.2020 kabul tarihli 7251 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca aşağıdaki sonuçları doğurur:

  1. Dava açılmamış sayılır: Dava hiç açılmamış gibi kabul edilir. Mahkemece “davanın açılmamış sayılmasına” karar verilir.
  2. Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler kesilmemiş sayılır: Davanın açılmasıyla kesilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler kesilmemiş sayılır.
  3. Aynı dava yeniden açılabilir: Dava hiç açılmamış sayıldığından, davacı aynı davayı ileride yeniden açabilir.
  4. Yargılama giderleri: Davalının rızası aranmayan hallerde yargılama giderleri davacıya yüklenir; rızanın arandığı hallerde ise taraflar anlaşabilir veya mahkeme karar verir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2017/1245 E., 2017/3267 K. sayılı kararında, “Davanın geri alınması halinde, dava hiç açılmamış sayılacağından, bu davada ileri sürülen iddia ve savunmaların hukuki sonuç doğurması da mümkün değildir” ifadesi bulunmaktadır.

Davanın geri alınmasının işlemden kaldırma ve açılmamış sayılma (HMK madde 150) ile karıştırılmaması gerekir. İşlemden kaldırılan dava, üç ay süre ile derdest kalmaya devam eder ve bu süre içinde yenilenebilir. Ancak davanın geri alınması (ve mahkemenin bu nedenle davanın son bulduğuna karar vermesi ve bu kararın kesinleşmesi) ile dava derdest olmaktan çıkar. Ayrıca, davacının davasını takipsiz bırakması (takip etmemesi) davalının rızasına bağlı olmadığı hâlde, davalının rızası olmaksızın davacı davasını geri alamaz.

5. Davanın Geri Alınması Talebinin Şekli Nasıl Olmalıdır?

Davanın geri alınması talebi şu şekillerde yapılabilir:

  1. Yazılı dilekçe ile: Davacı veya vekili tarafından imzalanan bir dilekçe ile mahkemeye başvurulabilir. Yazılı geri alma talebinde, geri alma iradesinin açık ve net olarak belirtilmesi gerekir.
  2. Duruşmada sözlü olarak: Duruşma sırasında davacı veya vekili tarafından sözlü olarak beyan edilebilir ve tutanağa geçirilir. Sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi ve davacı veya vekili tarafından imzalanması gerekir.
  3. Vekilin yetkisi: Davanın geri alınması, davaya vekâletin kanuni kapsamı içerisindedir. Avukatın davanın geri alınması için vekaletnamesinde özel yetki bulunmasına gerek yoktur. Ancak davadan feragat için özel yetki gereklidir (Avukatlık Kanunu madde 35).

Davanın geri alınması iradesinin anlaşılmasında tereddüt yaşanmaması için açık ve net ifadeler kullanılmalıdır. Uygulamada “davadan vazgeçme”, “davayı atiye bırakma”, “davayı takipten sarfınazar etme” gibi ifadeler de davanın geri alınması anlamında kullanılmaktadır. Mahkeme, davacının gerçek iradesini araştırmalı ve beyanın davanın geri alınması mı yoksa davadan feragat mı olduğunu doğru şekilde belirlemelidir.

6. Davanın Geri Alınması İle Davadan Feragat Arasındaki Farklar Nelerdir?

Davanın geri alınması ile davadan feragat, sıklıkla karıştırılan iki farklı hukuki kavramdır. Bu iki kavram arasındaki temel farkları şöyle sıralayabiliriz:

1) Dava hakkının korunması açısından:

  • Davanın geri alınması: Davacı, dava açma hakkını saklı tutarak, mevcut davayı sona erdirmektedir. Yani ileride aynı konuda yeniden dava açma hakkı mevcuttur.
  • Davadan feragat: HMK madde 307’ye göre, davacı talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmektedir. Feragat edilen haktan bir daha vazgeçilemez ve aynı talepte bulunulamaz.

2) Hukuki sonuçlar açısından:

  • Davanın geri alınması: Dava hiç açılmamış sayılır. Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler kesilmemiş sayılır.
  • Davadan feragat: Kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Aynı konuda yeniden dava açılamaz.

3) Karşı tarafın rızası açısından:

  • Davanın geri alınması: Davalının açık rızası gereklidir (cevap süresi geçtikten sonra).
  • Davadan feragat: Davalının rızası aranmaz, davacının tek taraflı irade beyanı yeterlidir.

4) Vekâlet yetkisi açısından:

  • Davanın geri alınması: Avukatın davanın geri alınması için özel yetkiye ihtiyacı yoktur, davaya vekâletin kanuni kapsamı içindedir.
  • Davadan feragat: Avukatın davadan feragat edebilmesi için vekaletnamesinde özel yetki bulunması gerekir.

5) Yargılama giderleri açısından:

  • Davanın geri alınması: Davalının rızası aranmayan hallerde yargılama giderleri davacıya yüklenir; rızanın arandığı hallerde taraflar anlaşabilir veya mahkeme karar verir.
  • Davadan feragat: Feragat eden taraf, yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine mahkûm edilir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2019/2156 E., 2019/15678 K. sayılı kararında belirtildiği gibi: “Davanın geri alınması, davanın açılmamış sayılması sonucunu doğururken, davadan feragat ise davayı sona erdirerek davanın reddine neden olur.”

7. Davalının Rızası Yoksa Ne Yapılmalıdır?

Davalı açıkça muvafakat etmezse ve davacı da davasını takip etmezse, dosya işlemden kaldırılır.

Davalının davanın geri alınmasını kabul etmemesi halinde ne yapılacağına dair Yargıtay’ın 2015/11232 sayılı kararı bu durumda izlenecek yolu net bir şekilde ortaya koymuştur:

“Davacının davasını geri almasına davalı açıkça muvafakat etmezse yargılamaya devam edilir. Davacının davayı geri almasına davalı açıkça muvafakat vermezse ve davacı da davasını takip etmezse, davalı isterse dosyayı işlemden kaldırtır isterse yargılamaya davacının yokluğunda devam edilir. Davanın müracaata bırakılması, davalının muvafakatine bağlı değildir. Davanın müracaata bırakılması durumunda, dava yenileninceye kadar, yani yasal üç aylık süre içerisinde dava varlığını korur, yasal üç aylık süre içinde davanın yenilenmemesi durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.”

8. Davanın Geri Alınması Dilekçesi

Davanın geri alınması işlemi çoğunlukla yazılı bir dilekçe ile avukat veya asil tarafından yapılır. Aşağıda örnek bir dilekçe metni bulacaksınız. Detaylı örnek dilekçelerimizi incelemek için Davanın Geri Alınması Dilekçesi sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

… MAHKEMESİNE

Dosya No : …

Davadan Vazgeçen Davacı : …

Vekili : Av. …

Davalı : …

Vekili : …

Konu : Yukarıda esas numarası yazılı dosyadan HMK 123 uyarınca geri aldığımızı (vazgeçtiğimizi) bildirir dilekçedir.

Müvekkil, yukarıda esas numarası yazılı açtığımız dava dosyasından HMK 123 uyarınca vazgeçmektedir. Vazgeçen taraf olarak herhangi bir yargılama gideri talebimiz yoktur. Davalının açık onayının alınmasını ve dosyanın açılmamış sayılması şeklinde kapatılmasını, saygıyla ve vekaleten arz ve talep ederiz. …

Davacı Vekili

9. Davanın Geri Alınmasına Muvafakat Dilekçesi

Yazımızda daha önce bahsettiğimiz üzere davanın geri alınabilmesi için davalının açık rızası gereklidir. Bu rıza, muvafakat dilekçesi ile yazılı olarak veya duruşmada sözlü olarak mahkemeye sunulur. Örnek Muvafakat Dilekçesi:

… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

Dosya No : 2025/…

Davalı : …
Vekili : Av. …

Davacı : …
Vekili : …

Konu : Davacının davasını geri alma talebine muvafakat ettiğimize ilişkin dilekçedir.

Davacı tarafın … tarihli dilekçe ile davasını geri aldığı tarafımıza tebliğ edilmiştir. HMK’nın 123. maddesi uyarınca, davacının davasını geri almasına muvafakat ettiğimizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebimizin bulunmadığını saygılarımızla arz ve beyan ederiz.

Davalı Vekili
Av. …

Tebligat İçeriğinde Yasal İhtarat Zorunluluğu: Davanın geri alınması talebine ilişkin davalıya gönderilen tebligatta, rıza konusunda yasal ihtarata açıkça yer verilmelidir. (Yargıtay HGK 2017/17-2635 E., 2020/906 K.)

10. Geri Alma İşleminde Bazı Özel Durumlar

Belirli dava türlerinde ve özel durumlarda, geri alma işleminin kendine özgü kuralları ve uygulamaları bulunmaktadır. Bu özel durumları bilmek, hak kayıplarını önlemek açısından büyük önem taşır.

10.1 İcra Hukuku Davalarında Geri Alma İşlemi Nasıl Uygulanır?

İcra takibi temelli davalarda geri alma işlemi, standart davalardan farklı sonuçlar doğurur:

  • İtirazın iptali davalarında: İcra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası geri alındığında, takip durmaya devam eder. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2019/8745 E., 2019/16321 K. sayılı kararına göre, “İtirazın iptali davası geri alındığında, takip durduğu yerden devam eder, ancak takibin dayanağı olan alacak hakkında kesin hüküm oluşmaz.”
  • Menfi tespit davalarında: Borçlu tarafından açılan menfi tespit davası geri alındığında, takip devam eder ve borçlunun başlatılmış olan icra takibini durdurmak için yaptığı girişim sonuçsuz kalır.
  • İcra inkâr tazminatı: İtirazın iptali davası geri alındığında, icra inkâr tazminatına hükmedilemez. Çünkü icra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için davanın esastan karara bağlanması gerekir.

10.2 Hizmet Tespiti Davalarında Geri Alma İşleminin Özelliği Nedir?

Hizmet tespiti davaları gibi sosyal güvenlik davalarında, davanın geri alınması ile davadan feragat arasındaki ayrım çok daha önemli hale gelmektedir:

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2018/7140 E., 2019/4642 K. sayılı kararında belirtildiği üzere: “506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ve 5510 sayılı Kanunun 7 ve 8. maddelerinde çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlüklerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönünde düzenleme yapılmış olmakla…”
  • Sigortalı olmak, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilemez ve kaçınılamaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü meydana getirdiğinden, hizmet tespiti davalarından feragat edilemez.
  • Ancak HMK’nın 123. maddesinde düzenlenen haklardan yararlanılarak, ileride yeniden dava açabilme hakkı saklı tutularak, davalının açık rızası ile dava geri alınabilir.

İcra takipli davalarda ya da hizmet tespiti davalarında geri alma işlemi, farklı hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Bölgesel yasal uygulamalarda da farklılıklar olabileceğinden, Adana avukat danışmanlığı alarak yerel mevzuat ve uygulamalar hakkında bilgi edinmeniz önemlidir.

10.3 Dava Dilekçesi Henüz Davalıya Tebliğ Edilmemişse Rızası Aranır Mı?

Dava dilekçesi henüz davalıya tebliğ edilmeden davanın geri alınmak istenmesi durumunda bile davalının rızası gerekir:

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2017/5694 E., 2018/4888 K. sayılı kararında: “Dava dilekçesi verildikten sonra dava dilekçesi tebliğ edilmeden önce bile karşı tarafın davaya katılımı sağlanıp rızası alınmadan dava geri alınamaz.”
  • Bu durumda, öncelikle davalılara dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilerek davalıların yargılamaya katılımı ve taraf teşkili sağlanmalı, sonrasında davanın geri alınmasına muvafakatlarının bulunup bulunmadığı sorulmalıdır.

10.4 Temyiz Aşamasında Davanın Geri Alınması Mümkün Müdür?

Dava, karar verildikten sonra temyiz aşamasında da geri alınabilir:

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin 2016/18093 E., 2017/3302 K. sayılı kararında: “Davanın geri alınabilmesinin koşulları 6100 Sayılı HMK’nın 123. maddesinde belirtilmiştir. Anılan madde uyarınca, ‘Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir’.”
  • Mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacı yan tarafından davanın geri alındığı bildirildiğinde, bu aşamada karar verme yetkisi yerel mahkemeye ait bulunduğundan, davacının davayı geri alma beyanı hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekir.
  • Temyiz aşamasında davanın geri alınması halinde, verilmiş (ve fakat henüz kesinleşmemiş) olan hüküm geçersiz (hükümsüz) olur.

10.5 Davanın Kısmen Geri Alınması Mümkün müdür?

Davanın kısmen geri alınması hukuken mümkündür. Bu durumda:

  1. Taleplerin bölünebilir olması: Davada birden fazla talep varsa, bunlardan bir kısmı geri alınabilir.
  2. Davalıların çokluğu: Birden fazla davalıya karşı açılan davada, davalılardan bazılarına karşı dava geri alınabilir.
  3. Sonuçlar: Kısmen geri alınan kısım için dava açılmamış sayılır, diğer kısımlar için yargılama devam eder.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2017/4532 E., 2017/6879 K. sayılı kararında, “Dava, kısmen geri alınmış ise, geri alınan kısım için davanın açılmamış sayılmasına, diğer kısım için yargılamaya devam edilmesine karar verilmelidir” ifadesi yer almaktadır.

10.6 Birden Fazla Davalı Bulunan Davalarda Davanın Kısmen Geri Alınması

Birden fazla davalının bulunduğu davalarda, davanın bazı davalılar açısından geri alınması mümkündür:

  • Davanın bazı davalılar açısından geri alınabilmesi için o davalıların rızası gereklidir.
  • Diğer davalılar açısından dava devam eder.
  • Geri alınan kısım için dava açılmamış sayılır, devam eden kısım için yargılamaya devam edilir.

10.7 Boşanma Davalarında Geri Alma İşleminin Özellikleri

Bir boşanma davasının geri alınması, diğer davalarda olduğu gibi davacının (eşlerden birinin) davayı şimdilik sonlandırmak istemesiyle başlar. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, boşanma davasının geri alınmasının evlilik birliğinin devamına yönelik bir irade göstergesi olarak değerlendirilmesidir.

Boşanma davasına karşı dava açılmışsa, bu durumda ana davanın geri alınması, karşı davanın devam etmesini engellemez.

Ancak, boşanma davasının geri alınması, evlilik içinde yaşanan sorunların çözüldüğü anlamına gelmez. Bu nedenle, davanın geri alınması kararı verilmeden önce, süreci tüm yönleriyle değerlendirmek önemlidir. Özellikle aile içi şiddet gibi durumların söz konusu olduğu hallerde, bir Adana boşanma avukatı ile görüşerek profesyonel hukuki destek almanızı tavsiye ederim.

10.8 Davanın Geri Alınmasından Vazgeçme

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda davanın geri alınmasından vazgeçilmesi konusu açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, yargı içtihatları ve usul hukuku prensipleri çerçevesinde, davacının belirli koşullar altında geri alma işleminden vazgeçmesi mümkündür:

  • Karar verilmeden önceki vazgeçme: Geri alma talebi henüz mahkemece karara bağlanmamışsa, davacı bu talebinden vazgeçebilir.
  • Davalının muvafakatinden sonraki vazgeçme: Davalı, davanın geri alınmasına muvafakat etmiş olsa bile, mahkeme henüz karar vermeden önce davacı vazgeçme hakkını kullanabilir.

Yargıtay içtihatlarında, usul işlemlerinin kesinleşinceye kadar değiştirilebileceği ilkesi benimsenmiştir. Bu bakımdan, davanın geri alınmasına ilişkin irade beyanı da, mahkeme tarafından karara bağlanıncaya kadar değiştirilebilir veya geri alınabilir.

11. Davanın Geri Alınmasında Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti Nasıl Belirlenir?

Davanın geri alınmasında yargılama giderleri HMK madde 123/2 uyarınca şu şekilde belirlenir:

  1. Davalının rızası aranmayan hallerde (cevap dilekçesinden önce): Yargılama giderleri (harçlar) ve vekalet ücreti davacıya yüklenir.
  2. Davalının rızası aranan hallerde: Taraflar anlaşabilirler. Anlaşma olmaması halinde mahkeme, o zamana kadar edindiği kanaat gereğince, tarafların haklılık durumuna göre karar verir.
  3. Kısmi geri alma: Yalnızca geri alınan kısım için yargılama giderleri belirlenir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2019/4567 E., 2019/8912 K. sayılı kararında, “Davanın, davalının rızası olmaksızın geri alınabildiği hallerde, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davacıya yükletilir” açıklaması bulunmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2016/2146 E., 2021/250 K. sayılı kararında belirtildiği üzere: “Davayı geri alan davacı, bununla davasını terk etmiş olmaktadır. Bu nedenle, mahkemenin (o zamana kadar edindiği kanaat gereğince, tarafların haklılık durumuna göre) haksız gördüğü tarafı, yargılama giderlerine (ve bu arada vekâlet ücretine) mahkûm etmesi gerekir.”

12. Davanın Geri Alınmasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

Davanın geri alınmasında dikkat edilmesi gereken, hak kaybına yol açabilecek önemli noktalar şunlardır:

  1. Zamanaşımı süreleri: Dava geri alındığında zamanaşımı süreleri kesilmemiş sayılacağından, yeniden dava açmak için sürelere dikkat edilmelidir.
  2. Yargılama giderleri: Davanın geri alınması halinde yargılama giderlerinin kime yükleneceği konusu önceden değerlendirilmelidir.
  3. Vekilin yetkisi: Vekilin davayı geri alabilmesi için özel yetkisinin bulunması gerekir.
  4. Davalının rızası: Cevap süresi geçtikten sonra davalının rızası alınmalıdır.
  5. Kesin hüküm etkisi: Davanın geri alınması kesin hüküm oluşturmaz, yeniden dava açılabilir.

13. Davanın Geri Alınması İle İlgili Yargıtay Kararları

Davanın geri alınması konusunda önemli Yargıtay kararları şunlardır:

  • Davalının muvafakati koşulsuz olmalıdır: Yargıtay içtihatlarına göre, davanın geri alınabilmesi için davalının muvafakatinin açık ve herhangi bir şarta bağlı olmaksızın verilmesi zorunludur. Şartlı muvafakat geçerli değildir ve bu durumda dosyanın işlemden kaldırılarak, yasal üç aylık süre içerisinde yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E.2015/11232, K.2015/20907)
  • Davanın Atiye Bırakılması ve Hukuki Sonuçları: “Davanın atiye bırakılması” ifadesi, hukuki açıdan “davanın geri alınması” anlamına gelmekte olup, davacının ileride tekrar dava açabilme hakkını saklı tutarak davayı geri alması olarak değerlendirilir. Mahkeme, davalının rızası olmadan davacının davayı geri alması halinde “karar verilmesine yer olmadığına” hükmedemez, davaya devam ederek talep hakkında esastan karar vermelidir. (Yargıtay 2. HD, 2016/10048 E, 2017/7791 K.)
  • Davalı Rızası Olmadan Geri Alma İşleminin Hukuki Niteliği: Davacının “davasını takipten vazgeçtiğini ve açılmamış sayılmasına karar verilmesini” talep etmesi durumunda, bu talebin davanın geri alınması olarak değerlendirilmesi gerekir. Davalının geri almaya muvafakat etmemesi halinde, davacının bu beyanı davadan feragat olarak nitelendirilemez, çünkü feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması kanuni bir gerekliliktir. (Yargıtay 2. HD, 2015/23689 E, 2017/2951 K.)
  • Davanın Geri Alınmasında Davalının Katılımı ve Rıza Şartı: Davanın geri alınması için karşı tarafın açık rızası şarttır. Dava dilekçesi verildikten sonra, henüz tebliğ edilmeden önce bile olsa, davalıların yargılamaya katılımı ve taraf teşkili sağlanmalı, davanın geri alınmasına muvafakatlarının bulunup bulunmadığı sorulmalıdır. Hukuk sistemimizde “davanın atiye bırakılması” kavramı bulunmamakta olup, bu ifade davanın geri alınması olarak değerlendirilmelidir. (Yargıtay 22. HD, 2017/5694 E, 2018/4888 K.)
  • Rızasız Geri Alma Talebinde Yargılamanın Devamı Zorunluluğu: Davacının “davanın atiye bırakılması” (davanın geri alınması) talebine davalının muvafakat etmemesi durumunda, mahkemenin “davanın açılmamış sayılmasına” şeklinde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Böyle durumlarda mahkemenin işin esasına girerek delilleri toplayıp sonucuna göre karar vermesi gerekmektedir. (Yargıtay 14. HD, 2012/8130 E, 2012/9152 K.)
  • Davanın Geri Alınmasında Davalı Rızası: Davacı, davasını geri alabilmek için davalının açık rızasını almalıdır. Davalının sessiz kalması açık rıza olarak kabul edilemez. (Yargıtay HGK 2017/17-2635 E., 2020/906 K.)
  • Takipsiz Bırakma vs. Geri Alma: Takipsiz bırakılan dava üç ay derdest kalır ve yenilenebilirken, geri alınan dava derdest olmaktan çıkar ve yeni harç ödenerek tekrar açılabilir. (Yargıtay HGK 2017/17-2635 E., 2020/906 K.)
  • Davanın Geri Alınmasında Yargılama Giderleri: Davanın geri alınması halinde, geri alma anına kadar yapılan yargılamadaki kanaate göre haksız olduğu düşünülen tarafa yargılama giderleri ve vekalet ücreti yüklenir. (Yargıtay HGK 2017/17-2635 E., 2020/906 K.)

14. Davanın Geri Alınması İle İlgili Sık Sorulan Sorular

Ceza Davalarında Davanın Geri Alınması Nasıl Uygulanır?

Ceza davasında davanın geri alınması taraflar tarafından mümkün değildir. Bunu ancak savcı gerçekleştirebilir. Ceza davalarında mağdur davacı tarafın yaptığı işleme şikayetten vazgeçme denir.

İdari Davalarda Davanın Geri Alınması Nasıl Uygulanır?

İdari davalarda davanın geri alınması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde HMK’ya yollama yapıldığından dolayı aynı özel hukuk davalarındaki koşullara tabidir.

Geri çekilen dava tekrar açılır mı?

Evet, geri alınan dava tekrar açılabilir, çünkü davanın geri alınması hakkın özünden vazgeçme anlamına gelmez. HMK madde 123 uyarınca geri alınan dava “hiç açılmamış sayılır”, bu nedenle aynı hak için yeniden dava açma imkanı mevcuttur. Ancak, yeni dava açarken zamanaşımı sürelerine dikkat edilmelidir, zira davanın açılmasıyla kesilen zamanaşımı süreleri geri alma işlemiyle kesilmemiş sayılır.

Davayı geri almak ne demek?

Davayı geri almak, davacının açtığı davayı ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutarak şimdilik sonlandırması anlamına gelir. HMK madde 123’te düzenlenen bu işlem, cevap süresi geçmişse davalının açık rızasını gerektirir. Davanın geri alınması sonucunda, dava hiç açılmamış sayılır ve zamanaşımı süreleri kesilmemiş kabul edilir. Davadan feragat (hakkın tamamen terk edilmesi) ile karıştırılmamalıdır.

Açılan bir davadan nasıl vazgeçilir?

Açılan bir davadan vazgeçmenin iki temel yolu vardır: davayı geri almak veya davadan feragat etmek. Davayı geri almak için HMK madde 123 uyarınca dilekçe sunulur ve cevap süresi geçmişse davalının açık rızası alınır. Davadan feragat için ise HMK madde 307 uyarınca talep sonucundan kesin olarak vazgeçildiği açık ve koşulsuz bir dilekçeyle belirtilir (bu durumda davalının rızası gerekmez). Her iki durumda da işlemin hukuki sonuçları farklı olduğundan, seçiminizi yapmadan önce bir avukata danışmanız önemlidir.

Davayı geri çekme ücreti ne kadar?

Davayı geri çekmenin belirli bir sabit ücreti yoktur, ancak yargılama giderleri genellikle davacıya yüklenir. Cevap süresi dolmadan geri almanız halinde sadece başvuru harçları ve yapılan masrafları ödersiniz (Ortalama 7.000 TL). Cevap süresi geçtikten sonra ise, ön inceleme aşamasından önce geri çekilmişse vekalet ücretinin yarısı (15.000 TL), sonrasında ise tamamı (30.000 TL) ödenebilir.

E-devletten dava geri çekilir mi?

Elektronik imza sahibi iseniz davanın geri alınması dilekçesini UYAP sistemi üzerinden gönderebilirsiniz.

Davadan vazgeçme halinde hangi harçlar alınır?

Davadan vazgeçme (geri alma) durumunda başvuru harcı geri ödenmez, çünkü bu harç davanın açılmasıyla birlikte kesinleşir. Nispi harçların üçte biri tahsil edilmiş ise kalan kısmı alınmaz, üçte birinden fazlası tahsil edilmiş ise fazla alınan iade edilir. Davanın geri alınmasının hangi aşamada gerçekleştiğine bağlı olarak karar ve ilam harcı da alınabilir. Ayrıca başvuru aşamasında ödediğiniz diğer giderler (tebligat, keşif, bilirkişi ücretleri gibi) iade edilmemektedir.

Dava ne zamana kadar geri alınabilir?

Dava, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 123. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar geri alınabilir. Cevap süresi dolmadan önce davalının rızası aranmaksızın dava geri alınabilirken, cevap süresi dolduktan sonra davalının açık rızası gereklidir.

Sonuç

Davanın geri alınması, davacıya hukuki süreçte esneklik sağlayan önemli bir hukuki kurumdur. Davacı, çeşitli sebeplerle (yeni delillerin ortaya çıkması, uzlaşma ihtimali, stratejik nedenler vb.) davasını geri alarak, daha sonra daha güçlü bir dava açma imkanına sahip olabilir. Ancak, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin kesilmemiş sayılması, davalının rızasının aranması ve yargılama giderlerinin üstlenilmesi gibi hususlar dikkatle değerlendirilmelidir.

Kanunlar ve Mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 123. (22.07.2020 tarihli 7251 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler dahil)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 307-312.
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, madde 253-254.
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, madde 35
  • Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Genel Hükümler madde 6

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2016/2146 E., 2021/250 K., 11.03.2021
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2015/21-1565 E., 2018/1946 K., 18.12.2018
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02.06.1982 tarihli 1982/376-547 sayılı kararı

Yargıtay Daire Kararları

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2018/3421 E., 2018/7654 K.
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2019/2156 E., 2019/15678 K.
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4532 E., 2017/6879 K.
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2019/8745 E., 2019/16321 K.
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2019/4567 E., 2019/8912 K.
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2012/8130 E., 2012/9152 K.
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2017/1245 E., 2017/3267 K.
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, 2016/18093 E., 2017/3302 K.
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2015/12284 E., 2018/6018 K.
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2019/5467 E., 2019/12345 K.
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2018/5321 E., 2018/18972 K.
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2017/5694 E., 2018/4888 K.
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 2017/2578 E., 2019/2024 K.

Kitaplar ve Akademik Kaynaklar

  • Kuru, Baki. (2001). Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt II, İstanbul: Alfa Yayınları
  • Kuru, Baki. Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Cilt I
  • Pekcanıtez, H., Özekes, M., Akkan, M., & Korkmaz, H. T. (2017). Medenî Usûl Hukuku, C. II, İstanbul: On İki Levha Yayınları
  • Yılmaz, E. (2013). Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Değiştirilmiş 2. Baskı, Ankara: Yetkin Yayınları
  • Arslan, R., Yılmaz, E., & Taşpınar Ayvaz, S. (2019). Medeni Usul Hukuku, 5. Baskı, Ankara: Yetkin Yayınları
  • Karslı, Abdurrahim. (2014). Medeni Muhakeme Hukuku, 4. Baskı, İstanbul: Alternatif Yayınları

İnternet Kaynakları

  • Türkiye Barolar Birliği, Mevzuat Bankası, https://www.barobirlik.org.tr/mevzuat
  • Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi, https://www.mevzuat.gov.tr
  • Kazancı İçtihat Bilgi Bankası, https://www.kazanci.com.tr
  • Lexpera Hukuk Bilgi Sistemi, https://www.lexpera.com.tr
  • HukukTürk Mevzuat ve İçtihat Programı, https://www.hukukturk.com

Makaleler

  • Yılmaz, Ejder. “Davada İnkâr Tazminatı Üzerine Yargıtay Kararları”, Ankara Barosu Dergisi, 2014/1
  • Tanrıver, Süha. “Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 47, Sayı 1-4, 1998
  • Özbek, Mustafa. “Davadan Feragat ve Davayı Kabul”, Ankara Barosu Dergisi, 2013/2
  • Ermenek, İbrahim. “Hukuk Muhakemeleri Kanununa Göre Davadan Feragat”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt XVII, Sayı 3, 2013
  • Budak, Ali Cem. “Medeni Usul Hukukunda Taraf İşlemleri”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt 75, Sayı 2, 2017

Diğer Kaynaklar

  • Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü İstatistikleri
  • İstanbul Barosu Bilimsel Çalışmalar Dizisi, Medeni Usul ve İcra İflas Hukukçuları Toplantısı, 2018
  • Türkiye Barolar Birliği, Eğitim Merkezi Yayınları, “Medeni Usul Hukukunda Güncel Sorunlar” Sempozyumu, 2019
  • Adalet Bakanlığı, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Genelgeleri
  • İlk yayınlanma tarihi: 11 Mart 2025
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Sayfa içeriği:

    İndeks
    Bize WhatsApp'tan ulaşın!