Trafik Kazası Manevi Tazminat Davasına Cevap Dilekçesi

Bu yazımızda 1700 kelimeden oluşan trafik kazası neticesinde açılan manevi tazminat davasına karşı itiraz ve cevap dilekçesi yer almaktadır.

ADANA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO:

Sanık:

Dava Türü: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

TALEP KONUSU: Dava dilekçesine karşı cevaplarımızın ve delillerimizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR:   

  • [ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”reg” ihc_mb_template=”1″ ]
    • Koru Sigorta Kooperatifi Şirketi, 14.12.2017 tarihlerinde tazminat ödemesi olarak 25.972,47 TL olmak üzere ………………… hesabına ödenmiştir. Bu ödeme Sigorta Şirketi tarafından, davacı tarafına özrü oranında sigorta Şirketinin Uzman bilirkişililerle hesaplanmış yaşı, özrü oranında ödeme yapılmıştır. Bu hususta mağdurdan ibraname alınmıştır.

     

               2- Manevi tazminat istekleri hakkında:
    a) Hiç gereği olmadığı halde sayfalar dolusu (iki sayfaya yakın) çok uzun gereksiz ve anlamsız açıklamalardan sonra, bugüne kadar hiçbir trafik davasında raslanmayan abartılı rakamlarla çok yüksek miktarlarda (her üç davacı için toplam 535.000 TL.) manevi tazminat istenmiş olup, kusur oranı ne olursa olsun taksirle ölüme sebebiyet, sorumluların ekonomik gücünü yokedecek derecede yüksek bir tazminat isteğini haklı kılmaz.

    1. b) Yargıtay BGK. 22.06.1966 gün 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında denildiği gibi: “Manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Ceza değildir; çünkü, davacının menfaati düşünülmeksizin, sorumlu olana hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değildir. Hakimin manevi tazminat miktarını tayin ederken, Borçlar kanununu 43 ve 44 üncü maddelerindeki kuralları, “özel hal ve şartları” takdir ederken kıyasen uygulaması, kusursuz sorumluluk hallerinde ve olayda kusur bulunmadığı takdirde, kusurun dışında kalan amilleri, alelıtlak kusurun mevcudiyeti halinde ise kusur da dahil bütün faktörleri takdirine mesnet yapması gerekir.”
    2. c) Yukarda belirttiğimiz gibi davacıların desteği, ölümlü kazanın meydana gelmesinde kendi kusuruyla birinci derecede etken olmuştur. Neden-Sonuç ilişkisine baktığımızda, eğer muris Necati Hocaoğlu (ölmeden önce alınan ifadesinde) beyan ve itiraf ettiği gibi kavşağa çok hızlı girmemiş olsaydı, kaza ölümle sonuçlanmayacak; hafif bir yaralanma ile atlatılacaktı. Şu halde desteğin, ölümlü sonucu doğuran ağır kusuru dikkate alındığında, manevi tazminatın takdiri son derece düşük olmak gerekecektir.
    3. d) Öte yandan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ve Yargıtay’ın pek çok kararlarında sıkça belirtildiği gibi, manevi tazminat bir “zenginleşme aracı” da değildir. Motor kurye olarak çalıştığı bildirilen davacıların desteğinin yaşamı boyunca kazanamayacağı ve biriktiremeyeceği bir paranın manevi tazminat olarak istenmesi, amacı aşan abartılı bir istek, bir para kazanma hırsı olarak açığa çıkmaktadır. Bu kadar yüksek bir tazminat isteği asla kabul olunamaz. Kabul olunmamalıdır.

                     

     

    Dava konusu olayda 35 H 3752 plaka sayılı araç, müvekkil nezdinde 16/01/2017-2018 tarihlerini kapsayan 9339567 No’lu Zorunlu Mali Sorumluluk(Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Bu poliçeden dolayı; Koru Sigorta Kooperatifi Şirketinin sorumluğu, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda poliçede belirtilen azami oran ile sınırlıdır. Teminat limitini bildirmemiz davayı kabul anlamında değildir.             

                    2 – 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111. maddesinde, tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmaların iptali koşulu belirlenmiştir.  Anılan düzenlemeye göre tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. İşbu davaya konu kazaya ilişkin yapılan ödeme fahiş olmadığı sürece yapılan ödeme geçerli olacaktır. İzah ettiğimiz sebeplerle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111. Maddesinde belirtilen sebeple davanın reddini talep ederiz.

                    3-SİGORTALI ARAÇ SÜRÜCÜSÜNÜN KAZANIN MEYDANA GELMESİNDE KUSURUNUN BULUNUP BULUNMADIĞI, VAR İSE KUSUR ORANI ADLİ TIP KURUMU TRAFİK İHTİSAS DAİRESİNCE BELİRLENMELİDİR .

    Kesin oran tespiti yapılması için davacının geçirdiği trafik kazası sonrasında takip ve tedavi edildiği sağlık kuruluşlarındaki tüm tıbbi belgelerin (yatış evrakı, epikriz raporu, ameliyat raporu, radyoloji raporu vb.) teminen gönderilmesi, kişinin olaydan en az 6 ay sonra (Aralık 2019 ve sonrasında) bir üniversite veya eğitim ve araştırma hastanesi ortopedi ve fizik tedavi bölümlerine sevkinin sağlanarak  geçirdiği kazasına bağlı herhangi bir sekel kalıp kalmadığı, kişide yürüyüş bozukluğu olup olmadığı, yürüyüş bozukluğu varsa kalıcı olup olmadığı, cihaz kullanmasının gerekip gerekmediği, sağ diz, ayak ve ayak bileği eklem hareketlerinde kısıtlılık bulunup bulunmadığı, kısıtlılık varsa hangi dereceler arasında olduğu, eklem hareket açıklılıklarının ne kadar olduğu, eğrilik, kısalık, atrofi ve kaynamama/ geç kaynama gibi komplikasyonlar gelişip gelişmediği hususlarında düzenlenecek ayrıntılı uzman doktor muayene raporlarının gönderilmesi durumunda kesin maluliyet oran tespiti yapılmalıdır. 

                    Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğince ödenecek tazminata temel teşkil edecek olan maluliyetin ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının ve maluliyetin söz konusu kazadan kaynaklı olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan rapor alınmasını talep ediyoruz. Ayrıca şu hususu da önemle belirtmek isteriz ki; Söz konusu tazminat hesaplaması yapılırken Hazine Müsteşarlığı’nın 2010/4 sayılı Genelgesi’ne uygulanmalıdır Bu Genelgeye uyulması sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı bakımından zorunlu olup,  uyulmaması halinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 34. Maddesinin (j) bendine göre idari para cezası yaptırımı bulunmaktadır.  Bu hükümden dolayı dosyada bilirkişi incelemesi yapılacak olduğu takdirde hesaplamada Hazine Müsteşarlığı’nın 2010/4 sayılı Genelgesi gereğince %2 oranında teknik faiz uygulanmalıdır.

     

                    4-AYRICA, DAVACININ KENDİ CAN GÜVENLİĞİ NEDENİYLE GEREKLİ GÜVENLİK TEDBİRLERİNİ ALIP ALMADIĞI VE MÜTERAFİK KUSUR DURUMUNUN TESPİTİ BAKIMINDAN YARGITAY DENETİMİNE ELVERİŞLİ RAPOR ALINMASI GEREKMEKTEDİR.

     

                    Kazada yaralanan davacının, kendi can güvenliği için gereken güvenlik önlemlerini alıp almadığının araştırılmasını talep ederiz. Davacının, zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafik kusuru bulunduğu tespit edilmesi halinde TBK 51-52 (Mülga BK.43 ve 44) maddelerinin uygulanması ve hesaplanacak maddi tazminattan ayrıca müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir.

     

     

                    5-GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI VE TEDAVİ GİDERLERİ TRAFİK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI VE KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU GEREĞİ TRAFİK POLİÇESİ TEMİNATI KAPSAMI DIŞINDA OLUP SGK TARAFINDAN ÖDENMELİDİR .

     

                    MÜVEKKİLİMİZ ŞİRKET POLİÇE DAHİLİNDE DAVACININ TEDAVİ GİDERLERİNDEN VE TEDAVİ GİDERLERİ DÖNEMİNE AİT OLDUĞU YARGITAY’CA DA KABUL EDİLEN GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK VE BAKICI GİDERLERİNDEN SORUMLU DEĞİLDİR.

     

    01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları;

                    A.5 maddesinin b bendi ” Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.” hükümüne yer vermiştir  Buna göre Geçici iş görmezlik tazminatları sağlık gideri teminat kapsamında olup davalı sigorta şirketinin KTK 98 maddesi gereğince sorumluluğu bulunmamaktadır.

                   

                    BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2018/4184 KARAR NO: 2019/1965

     

    “… Kaza tarihi 29.03.2017   tarihi olup genel şartlar 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen 227979167 sayılı poliçe 30.08.2016/2017 vadeli olup genel şartların yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenmiştir.

     (Değişik:RG-2/8/2016-29789) tarihli değişik genel şartların “A.5. KAPSAMA GİREN TEMİNAT TÜRLERİ ” başlıklı  maddesi:  ” Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. a) …….b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. ”  şeklinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme gereğince geçici iş göremezlik nedeniyle zarar teminat dışı bırakılmakla; kurum  sigortalısı Havva Yalaza’nın   zararı teminat dışında kaldığı  anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuştur…”

     

    Karayolları Trafik Kanunu gereği sigorta poliçesi teminatının kapsamı “Poliçe Genel Şartları”na göre belirlenmektedir.

     

    Karayolları Trafik Kanunu mad. 90

     

    Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.

     

    Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre tedavi süresince çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler yani geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı giderleri ile sağlık harcamaları sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri ise KTK mad 98 hükmüne göre SGK tarafından karşılanmalıdır. 

     

    6- DAVACININ MALUL OLUP OLMADIĞI ADLİ TIP KURUMU TARAFINDAN TESPİT EDİLDİKTEN SONRA, SÜREKLİ MALULİYET TAZMİNAT MİKTARI AKTÜER SIFATINA HAİZ BİLİRKİŞİ TARAFINDAN TRAFİK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINA GÖRE HESAPLANMALIDIR.

     

                    Müvekkil şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, tazminat hesabı yapılması halinde davacının geliri somut belgelerle ispatlanmalıdır. Maddi tazminat tutarının hesaplanmasında asıl dikkat edilmesi ve esas alınması gereken husus, zarar gördüğünü iddia edenin fiilen çalışıp çalışmadığının tespiti ve bunun somut belgelerle ispatıdır. Bu nedenlerle sayın mahkemece huzurdaki dosya için uzman “aktüer” bilirkişilerce hesaplama yapılmasını; yapılacak hesaplamada, hesaba esas teşkil edecek bilgilerin ve davacının kazanç durumunu gösterir belgelerin tartışmasız şekilde ispat edilmesi zorunlu olduğundan söz konusu belgeler dosyanıza geldikten sonra dosyanın aktüer bilirkişisine verilmesini talep ederiz.

     

                    7- KABUL ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA MÜVEKKİL ŞİRKET YALNIZCA DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN FAİZDEN SORUMLU OLABİLECEKTİR VE DAVA KONUSU OLAYA UYGULANMASI GEREKEN FAİZ YASAL FAİZDİR. 

     

                    Kabul anlamına gelmemek kaydıyla sayın mahkemece faize hükmedilecek olması halinde, faiz başlangıcı olarak dava tarihi esas alınmalıdır.

    Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. Maddesi ve yerleşmiş Yargıtay Kararları gereğince, gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketimize müracaat tarihinden öncesinde şirketimizin temerrüdü söz konusu olmamaktadır. Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı taktirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihler öncesinde müvekkil sigorta şirketi açışından faiz sorumluluğu da bulunmamaktadır.

                    Yargıtay 17. Hukuk Dairesi  ‘nin  24.01.2013 tarihli 2012/362 E., 2013/578 K. Sayılı ilamı da şu şekildedir: ‘’…davalı aracın trafik sigortacısı olup, Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın B-2-b maddesi uyarınca sigorta şirketinin temerrüt tarihi rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasıdır. Davacı tarafından dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine ihbarda bulunularak temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığına göre davalı fazlaya ilişkin hak saklı tutularak açılan davada dava konusunun tamamı yönünden dava tarihinde temerrüde düşer.’’

    Kabul anlamına gelmemek şartıyla Müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde davacının iddiasının aksine dava tarihinden başlamak üzere yasal faize hükmedilmesini talep ederiz.

                    8- SORUMLULUĞUMUZ POLİÇE LİMİTİYLE SINIRLIDIR.

     

                     Öte yandan Trafik Sigortası Genel Şartları’nın B-2-b maddesindeki ”Sigortacı dava masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadarki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dâhilinde öder.” düzenlemesine istinaden müvekkil kurumun sorumluluğunun hem asıl alacak ve hem de avukatlık ücreti, yargılama giderleri ve harç açısından bu limitle oranlı olarak sınırlandırılması gerekmektedir. Yargıtay 17. HD. 2009/8418 E. – 2010/873 K. Sayılı ilamı da bu doğrultudadır.

    Poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğumuz poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumlulugumuz da bu miktara isabet eden oranlarda olacaktır. Poliçe limiti maktuen ödenecek rakam degildir.

    Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartları B.4. Maddesinin a. Bendine göre sürücü veya işletenin ağır kusuru sonucu kazanın vuku bulması halinde sigortacının sigortalıya rücu hakkı mevcuttur. Ayrıca yargılama sırasında tespit edilecek yasa ve poliçe genel şartlarına aykırılık nedeniyle teminat dışı hallerin varlığı halinde müvekkil şirketin işletene rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla işbu dilekçemiz sayın mahkemeye saygı ile sunulur.

     

    HUKUKİ SEBEPLER           : K.T.K., T.T.K., M.K., B.K., HMK,  Sigorta Genel Şartları, Sigorta Özel Şartları ve Sair ilgili  mevzuat hükümleri.

     

         DELİLLER                           : Davacıların delillerine karşı delil ibraz etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla sigorta poliçesi, trafik kaza tutanakları, soruşturma evrakları ekonomik durum ve malvarlığı araştırması, Sosyal Güvenlik Kurum araştırması, Vergi Dairesi Araştırması, Hastane raporları, müvekkil sigorta şirketine müzekkere yazılarak 3719049-0 No’lu hasar dosyası dosyasının celbini talep ederiz. (Halide Edip Adivar Mah. Darülaceze Cad.  No:23 Şişli / İstanbul) Müşteki ve şüpheli ifade tutanakları bilirkişi incelemesi, tanık, bilirkişi raporları, yemin v.s

     

    SONUÇ VE İSTEM             :

                    Yukarıda açıkladığımız nedenlerden dolayı,         Öncelikle davanın zamanaşımı, husumet yönünden reddine, aksi taktirde, tüm delillerin toplanması ve bunu takiben “ Adli Tıp Kurumu ve Trafik İhtisas Dairesi ’’ tarafından kusur tespitinin yapılamasından sonra müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; yine “ Aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile tazminatın hesaplanmasına, müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluluğunun yukarıda açıkladığımız çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına,   Müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine,  Müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep ederiz. 17/11/2020

     

     Kaza tespit tutanağı ve varsa ceza soruşturma evrakları gibi kazanın tarihi ve nasıl meydana geldiği hakkında tarafımıza tebliğ edilen hiçbir delil olmadığından ilk itiraz haklarımıza halel gelmemesi açısından öncelikle zamanaşımı defi’inde bulunuyor, eğer dava süresinde açılmadıysa davanın reddini talep ediyoruz.  Dava konusu olayda 17 YB 123 plaka sayılı araç, müvekkil nezdinde 30/10/2019-30/10/2020 tarihlerini kapsayan 92235472 No’lu Zorunlu Mali Sorumluluk(Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Bu poliçeden dolayı sorumluluğumuz, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda poliçede belirtilen azami oran ile sınırlıdır. Teminat limitini bildirmemiz davayı kabul anlamında değildir.   7155 Sayılı Kanun’un 20.maddesinde yapılan değişiklik ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun’un 5.maddesideğiştirilmiş olup , anılan değişiklik ile ,  “MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.’3. Dava şartı olarak arabuluculukMADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü öngörülmüştür. İşbu hüküm 01.01.2019 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olup,Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalarındaarabuluculuğa başvurma zorunlu hale getirilmiştir. Açılan davada Zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddini talep ederiz.  2 -Davacı asil müvekkil şirkete 25/06/2020 tarihindebaşvurmuş olup, yapılan başvuru neticesinde 3719049-0 No’lu hasar dosyası açılmış, başvuruya süresi içerisinde cevap verilmiştir. Konusunda uzman kişilerce hesaplama yapılarak, 7.504,00TL Bayram SARIKAYA hesabınaödenmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111. maddesinde, tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmaların iptali koşulu belirlenmiştir.Anılan düzenlemeye göre tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. İşbu davaya konu kazaya ilişkin yapılan ödeme fahiş olmadığı sürece yapılan ödeme geçerli olacaktır. İzah ettiğimiz sebeplerle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111. Maddesinde belirtilen sebeple davanın reddini talep ederiz.     3-SİGORTALI ARAÇ SÜRÜCÜSÜNÜN KAZANIN MEYDANA GELMESİNDE KUSURUNUN BULUNUP BULUNMADIĞI, VAR İSE KUSUR ORANI ADLİ TIP KURUMU TRAFİK İHTİSAS DAİRESİNCE BELİRLENMELİDİR .  Kesin oran tespiti yapılması için davacınıngeçirdiği trafik kazası sonrasında takip ve tedavi edildiği sağlık kuruluşlarındaki tüm tıbbi belgelerin (yatış evrakı, epikriz raporu, ameliyat raporu, radyoloji raporu vb.) teminen gönderilmesi, kişinin olaydan en az 6 ay sonra (Aralık 2019 ve sonrasında) bir üniversite veya eğitim ve araştırma hastanesi ortopedi ve fizik tedavi bölümlerine sevkinin sağlanarakgeçirdiği kazasına bağlı herhangi bir sekel kalıp kalmadığı, kişide yürüyüş bozukluğu olup olmadığı, yürüyüş bozukluğu varsa kalıcı olup olmadığı, cihaz kullanmasının gerekip gerekmediği, sağ diz, ayak ve ayak bileği eklem hareketlerinde kısıtlılık bulunup bulunmadığı, kısıtlılık varsa hangi dereceler arasında olduğu, eklem hareket açıklılıklarının ne kadar olduğu, eğrilik, kısalık, atrofi ve kaynamama/ geç kaynama gibi komplikasyonlar gelişip gelişmediği hususlarında düzenlenecek ayrıntılı uzman doktor muayene raporlarının gönderilmesi durumunda kesin maluliyet oran tespiti yapılmalıdır.  Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğince ödenecek tazminata temel teşkil edecek olan maluliyetin ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının ve maluliyetin söz konusu kazadan kaynaklı olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan rapor alınmasını talep ediyoruz. Ayrıca şu hususu da önemle belirtmek isteriz ki; Söz konusu tazminat hesaplaması yapılırken Hazine Müsteşarlığı’nın 2010/4 sayılı Genelgesi’ne uygulanmalıdır Bu Genelgeye uyulması sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı bakımından zorunlu olup,uyulmaması halinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 34. Maddesinin (j) bendine göreidari para cezası yaptırımı bulunmaktadır.Bu hükümden dolayı dosyada bilirkişi incelemesi yapılacak olduğu takdirde hesaplamada Hazine Müsteşarlığı’nın 2010/4 sayılı Genelgesi gereğince %2 oranında teknik faiz uygulanmalıdır.  4-AYRICA, DAVACININ KENDİ CAN GÜVENLİĞİ NEDENİYLE GEREKLİ GÜVENLİK TEDBİRLERİNİ ALIP ALMADIĞI VE MÜTERAFİK KUSUR DURUMUNUN TESPİTİ BAKIMINDAN YARGITAY DENETİMİNE ELVERİŞLİ RAPOR ALINMASI GEREKMEKTEDİR.   Kazada yaralanan davacının, kendi can güvenliği için gereken güvenlik önlemlerini alıp almadığının araştırılmasını talep ederiz. Davacının, zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafik kusuru bulunduğu tespit edilmesi halinde TBK 51-52 (Mülga BK.43 ve 44) maddelerinin uygulanması ve hesaplanacak maddi tazminattan ayrıca müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir.  Kaldı ki dava konusu kaza; davacı yaya Bayram Sarıkaya’nın olay mahallinde yaya kaldırımında değil , kendi can güvenliği açısından yol üzerinde gerekli kontrolleri yapmadan ve ilk geçiş hakkını yolda seyir halinde bulunan araçlara vermeden , araçları görecek şekilde bölünmüş yolun solunda yürümesi gerekirken sağında arkasından gelen araçları görmeden taşıt yolunu kullanması, yaklaşmakta olan aracın hız ve mesafesini de dikkate almadan yaptığı kontrolsüz yürüyüşü sırasında aracın çarpmasına maruz kalması, aynı zamanda sağ ve sol kolunu kontrol etmeden direkt karşıdan karşıya geçmek için yola atlamasıyla gerçekleşmiştir. Bu kazanın oluşumunda davacı taraf asli kusurlu olup, müvekkil sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.  5-GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI VE TEDAVİ GİDERLERİ TRAFİK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI VE KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU GEREĞİ TRAFİK POLİÇESİ TEMİNATI KAPSAMI DIŞINDA OLUP SGK TARAFINDAN ÖDENMELİDİR .  MÜVEKKİLİMİZ ŞİRKET POLİÇE DAHİLİNDE DAVACININ TEDAVİ GİDERLERİNDEN VE TEDAVİ GİDERLERİ DÖNEMİNE AİT OLDUĞU YARGITAY’CA DA KABUL EDİLEN GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK VE BAKICI GİDERLERİNDEN SORUMLU DEĞİLDİR. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları;  A.5 maddesinin b bendi ” Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.” hükümüne yer vermiştirBuna göre Geçici iş görmezlik tazminatları sağlık gideri teminat kapsamında olup davalı sigorta şirketinin KTK 98 maddesi gereğince sorumluluğu bulunmamaktadır.     BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2018/4184 KARAR NO: 2019/1965″… Kaza tarihi 29.03.2017 tarihi olup genel şartlar 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen 227979167 sayılı poliçe 30.08.2016/2017 vadeli olup genel şartların yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenmiştir.(Değişik:RG-2/8/2016-29789) tarihli değişik genel şartların “A.5. KAPSAMA GİREN TEMİNAT TÜRLERİ ” başlıklımaddesi:” Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. a) …….b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. “şeklinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme gereğince geçici iş göremezlik nedeniyle zarar teminat dışı bırakılmakla; kurumsigortalısı Havva Yalaza’nın zararı teminat dışında kaldığıanlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuştur…”Karayolları Trafik Kanunu gereği sigorta poliçesi teminatının kapsamı “Poliçe Genel Şartları”na göre belirlenmektedir. Karayolları Trafik Kanunu mad. 90 Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre tedavi süresince çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler yani geçici iş göremezlik zararı , geçici bakıcı giderleri ile sağlık harcamaları sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri ise KTK mad 98 hükmüne göre SGK tarafından karşılanmalıdır.6- DAVACININ MALUL OLUP OLMADIĞI ADLİ TIP KURUMU TARAFINDAN TESPİT EDİLDİKTEN SONRA, SÜREKLİ MALULİYET TAZMİNAT MİKTARI AKTÜER SIFATINA HAİZ BİLİRKİŞİ TARAFINDAN TRAFİK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINA GÖRE HESAPLANMALIDIR .  Müvekkil şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, tazminat hesabı yapılması halinde davacının geliri somut belgelerle ispatlanmalıdır. Maddi tazminat tutarının hesaplanmasında asıl dikkat edilmesi ve esas alınması gereken husus, zarar gördüğünü iddia edenin fiilen çalışıp çalısmadığının tespiti ve bunun somut belgelerle ispatıdır. Bu nedenlerle sayın mahkemece huzurdaki dosya için uzman “aktüer” bilirkişilerce hesaplama yapılmasını; yapılacak hesaplamada, hesaba esas teşkil edecek bilgilerin ve davacının kazanç durumunu gösterir belgelerin tartışmasız şekilde ispat edilmesi zorunlu olduğundan söz konusu belgeler dosyanıza geldikten sonra dosyanın aktüer bilirkişisine verilmesini talep ederiz.  7- KABUL ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA MÜVEKKİL ŞİRKET YALNIZCA DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN FAİZDEN SORUMLU OLABİLECEKTİR VE DAVA KONUSU OLAYA UYGULANMASI GEREKEN FAİZ YASAL FAİZDİR.Kabul anlamına gelmemek kaydıyla sayın mahkemece faize hükmedilecek olması halinde, faiz başlangıcı olarak dava tarihi esas alınmalıdır.Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. Maddesi ve yerleşmiş Yargıtay Kararları gereğince, gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketimize müracaat tarihinden öncesinde şirketimizin temerrüdü söz konusu olmamaktadır. Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı taktirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihler öncesinde müvekkil sigorta şirketi açışından faiz sorumluluğu da bulunmamaktadır.   Yargıtay 17. Hukuk Dairesi‘nin24.01.2013 tarihli 2012/362 E., 2013/578 K. Sayılı ilamı da şu şekildedir: ‘’…davalı aracın trafik sigortacısı olup, Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın B-2-b maddesi uyarınca sigorta şirketinin temerrüt tarihi rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasıdır. Davacı tarafından dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine ihbarda bulunularak temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığına göre davalı fazlaya ilişkin hak saklı tutularak açılan davada dava konusunun tamamı yönünden dava tarihinde temerrüde düşer.’’Kabul anlamına gelmemek şartıyla Müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde davacının iddiasının aksine dava tarihinden başlamak üzere yasal faize hükmedilmesini talep ederiz.  8- SORUMLULUĞUMUZ POLİÇE LİMİTİYLE SINIRLIDIR. Öte yandan Trafik Sigortası Genel Şartları’nın B-2-b maddesindeki ”Sigortacı dava masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadarki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dâhilinde öder.” düzenlemesine istinaden müvekkil kurumun sorumluluğunun hem asıl alacak ve hem de avukatlık ücreti, yargılama giderleri ve harç açısından bu limitle oranlı olarak sınırlandırılması gerekmektedir. Yargıtay 17. HD. 2009/8418 E. – 2010/873 K. Sayılı ilamı da bu doğrultudadır.Poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğumuz poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumlulugumuz da bu miktara isabet eden oranlarda olacaktır. Poliçe limiti maktuen ödenecek rakam degildir.Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartları B.4. Maddesinin a. Bendine göre sürücü veya işletenin ağır kusuru sonucu kazanın vuku bulması halinde sigortacının sigortalıya rücu hakkı mevcuttur. Ayrıca yargılama sırasında tespit edilecek yasa ve poliçe genel şartlarına aykırılık nedeniyle teminat dışı hallerin varlığı halinde müvekkil şirketin işletene rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla işbu dilekçemiz sayın mahkemeye saygı ile sunulur.HUKUKİ SEBEPLER : K.T.K., T.T.K., M.K., B.K., HMK,Sigorta Genel Şartları, Sigorta Özel Şartları ve Sair ilgilimevzuat hükümleri.   DELİLLER  : Davacıların delillerine karşı delil ibraz etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla sigorta poliçesi, trafik kaza tutanakları, soruşturma evrakları ekonomik durum ve malvarlığı araştırması, Sosyal Güvenlik Kurum araştırması, Vergi Dairesi Araştırması, Hastane raporları, müvekkil sigorta şirketine müzekkere yazılarak 3719049-0 No’lu hasar dosyası dosyasının celbini talep ederiz. (Halide Edip Adivar Mah. Darülaceze Cad.No:23 Şişli / İstanbul) Müşteki ve şüpheli ifade tutanakları bilirkişi incelemesi, tanık, bilirkişi raporları, yemin v.sSONUÇ VE İSTEM :   Yukarıda açıkladığımız nedenlerden dolayı, Öncelikle davanın zamanaşımı, husumet yönünden reddine, aksi taktirde, tüm delillerin toplanması ve bunu takiben “ Adli Tıp Kurumu ve Trafik İhtisas Dairesi ’’ tarafından kusur tespitinin yapılamasından sonra müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; yine “ Aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile tazminatın hesaplanmasına, müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluluğunun yukarıda açıkladığımız çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına, Müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine,

    [/ihc-hide-content]

Müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep ederiz. 17/11/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 03 Nisan 2021
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!