TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2014/195 K. 2014/382

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/618

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 9, AVK Madde 35, AVK Madde 63
[ÖZET] Avukatın hak ve yetkilerine sahip olmadığı staj yaptığı dönemde avukat unvanını kullanması, vekâletname alması, ücret sözleşmesi imzalaması ve icra takibi açması,
(Av. Yas 9, 35, 63)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldığından gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikâyetli avukat hakkında ”şikâyetçiden stajyer avukat iken aldığı vekaletname ile henüz avukatlık ruhsatını almadan avukat unvanını kullandığı ve bu nedenle Avukatlık Yasası 9, 23, 35 ve 63. maddelere aykırı davrandığı iddiasıyla açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli Avukat savunmalarında ve itirazında özetle; şikâyet dilekçesinin bizzat şikâyetçi tarafından yazılmadığını, şikâyetçiye imza attırıldığını, bunu şikâyetçinin kendisinin telaffuz ettiğini, V. D.’u savcılığa şikâyet etmesini kabullenememesi üzerine kendisini baroya şikâyet ettiğini, Baro Yönetim Kurulu’nun disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verdiğini, V. D. ile şikâyetçinin aynı evrakta vekâletname düzenlediklerini, avukatlık sözleşmesinin stajyer avukat olarak imzalandığını, stajyer unvanının vekâletnameden sonra öğrenildiği izleniminin yaratılmaya çalışıldığını, hem V. D.’un hem de şikâyetçinin stajyer olduğunu çok iyi bildiklerini buna rağmen avukat gibi kendisi hakkında vekâletname çıkarttıklarını, vekâletnamenin tek taraflı bir işlem olduğunu ve alınmayan fakat verilen bir evrak olduğunu, bunun sistemsel bir açık olduğunu, dosyaya sunduğu … Barosu Disiplin Kurulu başkanı adına çıkarmış olduğu vekâletnamenin de bunun örneği olduğunu, disiplin kurulu başkanını hiç tanımadan sözleşme yapmadan ve kimlik bilgileri hiçbir yerde yayımlanmadığı halde adına vekâletname düzenlediğini, şikâyetçiden vekâlet verilmesi konusunda bir talepte bulunmadığını, vekâletin kendisinden habersiz çıktığını, şikâyetçi ve dayısının bürodan çalışanların isim ve TC numaralarını aldıklarını, daha sonra da herkes adına vekâletname çıkardıklarını, o tarihte avukat olmadığına göre sözleşmenin de kurulmadığını, sözleşme daha sonra Avukat Ö. Ö. tarafından onanacakken getirilmediğini, avukatlık ücret sözleşmesinin borçlar kanunu hükümlerine göre değerlendirilecek bir sözleşme olduğunu, cezaya esas teşkil eden iş kabul etme iddiasını reddettiğini, şikâyetin kötü niyetli olduğunu belirtmiştir.
Baro Disiplin Kurulu tarafından 31.01.2014 tarih ve 2012/170 Esas, 2014/35 Karar sayılı kararıyla şikâyetli avukatın kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; karara karşı şikâyetli avukat tarafından itiraz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetli avukatın avukatlık stajına 15.09.2010 tarihinde, mesleğe ise 02.11.2011 tarihinde başladığı,
Şikâyetçi ile V. D.’un … 53. Noterliği’nin 12.01.2010 tarihli ve 00873 yevmiye numaralı vekâletnamesi ile Avukat Ö. Ö., Avukat M. K. ve Avukat İ. A.’u vekil tayin ettiği,
Dosyada örneği bulunan el yazısıyla 14.01.2010 tarihi atılan ücret sözleşmesinin Avukat Ö. Ö.’ın isminin altının şikâyetli avukat tarafından stajyer avukat unvanıyla imzalandığı, sözleşmenin şikâyetçi adına ise V. D. tarafından imza altına alındığı,
… 8. İcra Müdürlüğü’nün 2011/1120 Esasında açılan takipte Alacaklının Şikâyetçi H. K. vekilinin Avukat İ. A. olduğu ve takibin 24.01.2011 tarihinde açıldığı, 15 Mayıs 2011 günlü mail ile Şikâyetçi H. K.’un Sayın Av. İ. A. başlıklı yazı gönderdiği,
29. Ağustos 2011 tarihinde Avukat İ. A. unvanı ile Şikâyetçi H. K.’a İcra Memurluğu’nun 2011/1120 Esas sayılı dosyası ile ilgili bilgilendirme notu gönderildiği,
03.09.2011 günlü mail ile Şikâyetçi H. K. tarafından Avukat İ. A. unvanı ile mail gönderildiği,
Şikâyetli avukat hakkında V. D.’un şikâyeti üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verildiği, şikâyetin özen yükümüne aykırılığa ilişkin olduğu,
Disiplin sicilinde herhangi bir cezanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Avukatlar tarafından yapılacak işler Avukatlık Yasası’nın 35. maddesinde “tekel hakkı” olarak düzenlenmiş olduğundan, yine aynı Yasası’nın 23. maddesi ile hak ve yetkileri açık şekilde düzenlenmiş olan stajyer avukatlar bu yetki sınırlarının dışına çıkan faaliyetlerde bulunamazlar.
Avukatlık Yasası uyarınca avukatlığa kabul, ruhsatnamenin verildiği andan itibaren hüküm ifade eder. Avukat olmayanların avukatlara ait yetkileri kullanamayacağı Avukatlık Yasası’nın 63. maddesinde yasaklanmış olduğundan, henüz baro levhasında yazılı bulunmayan, avukatlık mesleğine kabul edilmemiş şikâyetlinin stajyer avukat iken avukatlara ait yetkileri kullanması, Avukatlık Yasası’nın 35. ve 63. maddelerine aykırılık teşkil etmektedir.
Tüm dosya kapsamına göre şikâyetli Av. İ. A.’un avukat hak ve yetkilerine sahip olmadığı staj yaptığı dönemde avukat unvanını kullandığı, vekâletname aldığı, ücret sözleşmesi imzaladığı,  icra takibi açtığı dosya kapsamı ile tartışmasızdır.
Bu nedenle eylemin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu kararı isabetli olmakla Şikâyetli avukat İ. A.’un itirazının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Şikâyetli avukat İ. A.’un itirazının reddi ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 31.01.2014 tarih ve 2012/170 Esas, 2014/35 Karar sayılı kararının
ONANMASINA
,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 20 Haziran 2014
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!