TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2023/1009 K. 2024/16

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1710

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

[ÖZET] Dosya kapsamında yer alan fotoğraflardan, şikâyetli avukatın müvekkilinin tanıtımının yer aldığı afişlerde kendi bilgilerini kullanmak suretiyle reklam yaptığı görülmektedir. Şikâyetlinin bu eylemi kendisine iş sağlamaya yönelik olup, haksız rekabet yasağına aykırılık teşkil etmektedir.
(Av. Yas. m. 2, 34, 55, 134  TBB Mes. Kur. m. 3,7 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “… ilinin muhtelif yerlerindeki reklam tabelalarında; unvan, ad, soyad, adres ve telefon gibi bilgileri kullanarak Reklam Yasağına aykırı davrandığı” iddiası bakımından re’sen başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat yazılı ve sözlü savunmasında özetle, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği kapsamında hakkında soruşturma açılmadan önce tarafına ihtarname çekilmesi gerektiğini, usul anlamında bu hususun eksik olduğunu, şikâyete konu olayda müvekkili … yani katar fonu olduğunu, sunmuş olduğu hizmetlerin tamamen hukuki ve mevzuatlara uygun olduğunu, müvekkilinin …’de resmi bir ikametinin olmaması sebebi ve yapılan işin inandırıcılığı açısından billboardlara iletişim adresi olarak ofisinin ismini ve adresini kullandığını, hiçbir şekilde şahsi telefonunun, ofis telefonunun billboardlarda kullanılmadığını, sadece bu işe mahsus 2 adet telefon numarası alındığını, işin sonlanmasıyla da iptal edildiğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 08.03.2023 günlü toplantısında, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği, Avukatlık Kanunu’nun 2, 34, 55/1 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 7. maddesi gereğince şikâyetli hakkında, disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Eyleme ilişkin fotoğraf örneklerinin dosyamız münderecatında yer aldığı,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “…Şikâyetli avukat iddia olunan hususların bir varlık fonuna ait taşınmazların ihale süreciyle satımına dair görseller olduğunu, ilanda belirtilen telefon numaralarının ofisine ait olmadığını, yalnızca ihale için alındığını ve daha sonra kullanılmadığını, ilanda yer alan web sitesinin de ihale için alındığını, varlık fonunun …’de sabit ikametgahının olmaması sebebiyle vekaletname ile işlerini yürüten şahsının sabit ikametgah adresinin yazıldığını beyan ederek savunma yapmıştır, ayrıca Türkiye Barolar Birliği Reklam Yönetmeliği kapsamında hakkında soruşturma yapılmadan önce tarafına ihtarname gönderilmesi gerektiğini, Yönetim Kurulu Kararında usulü anlamdaki bu hususun eksik olduğunu beyan etmiştir. Ancak yargılama kapsamında dosya içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgelere bakıldığında şehrin farklı bölgelerinde billboard, afiş ve reklam panosu gibi yerlerde şikâyetli avukatın bilgilerini içerir paylaşımlar yapıldığı, bu ve benzeri paylaşımların internet sitesi üzerinden de yapıldığına dair görsellerin dosya içerisinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu görseller incelendiğinde her ne kadar … PORTFÖY isminin büyük harfler ve puntolarla bu ihale sürecine dair reklamlarda yer aldığı görülmüş ise de ayrıntılı bilgi ve ihale şartnamesi için şikâyetli avukata kolayca ulaşım sağlanabilecek mahiyette ‘… HUKUK BÜROSU, 05… … Mah. … sok.’ ibarelerinin açıkça yazılı olduğu ve tüm billboard ve paylaşımlarda bu ibarelerin bir hukuk bürosuna ait olduğu izlenimine kolaylıkla ulaşılabileceği görülmektedir. Sıradan bir vatandaşın dahi söz konusu billboard ve paylaşımlara baktığında bu izlenime kapılacağı noktasında bir şüphe yoktur. Bu nedenle şikâyetli avukat kendisine Türkiye Barolar Birliği Reklam Yönetmeliği kapsamında soruşturma açılmadan evvel ihtarname gönderilmediğinden bahsetmiş ise de Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği 12. Maddesine göre ‘Bu Yönetmeliğe aykırı fiil veya fiilleri birden fazla işleyenler hakkında uyarı yazısı gönderilmez, derhal ve resen disiplin soruşturması açılır.’ denilmekle yönetmeliğe aykırılıkların bir ve birden fazla kez işleyerek süreklilik kazanması halinde bu kişiler hakkında Baro tarafından aykırılığın giderilmesi için uyarı yazısı gönderilmeyeceği de gayet açıktır. Zira bu durumda mevzuata muhalif eylemlerin süreklilik kazanması halinde önünün bir şekilde kesilemeyeceği de ön görülmüştür. Ayrıca şikâyetli Avukatın Sicil Özeti incelendiğinde 27.0.2022 tarihli kesinleşmiş Uyarı Cezasının olduğu görülmüştür. Bu nedenle dosyadaki eylemin yoğunluğu ve sicil özeti dikkate alınarak Avukatlık Kanunu 2, 34 ve 55/1. Maddelerine, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralların 3. ve 7. maddelerine, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği 12. maddesine göre şikâyetli avukat hakkında Kınama Cezası Verilmesine tüm dosya kapsamı gereğince karar verilmiştir.” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ihbar tarihi itibariyle (18.01.2023), Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince 27.05.2022 kesinleşme tarihli tekerrüre esas uyarma cezasının olduğu,
Şikâyetli avukatın 22.12.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, kendisine uyarı yazısı gönderilmeden disiplin yargılaması yapılmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, Disiplin Kurulu tarafından mütemadi fiil anlamı yüklenmeye çalışılmış ise de madde metninde belirtilmek istenen hususun ilgili yönetmelik hükümlerine birden fazla kere aykırılık yaparak buna süreklilik kazandırmış olan kişilerin filleri olduğunu, eldeki itiraz konusu fillerin gerçekleşmiş olduğu dönemde şahsının reklam yasağı ile ilgili olarak almış olduğu kesinleşmiş/kesinleşmemiş herhangi bir tekerrüre esas disiplin cezasının olmadığını, Kurulumuzun emsal kararlarının da bu yönde olduğunu, ilgili tabelada yer alan ifadelerin reklam amacı taşımadığını, müvekkilinin sabit adresi olmamasından kaynaklı olarak mecburen yazıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemek de her avukatın yükümlülüğüdür.
Genel olarak reklam kamunun tümünün veya bir kesiminin ilgisini çekerek yarar sağlamak amacıyla herhangi bir yoldan yapılacak tanıtma faaliyeti olarak ifade edilebilir. Bu sebeple reklam, serbest rekabet kavramı ve kuralları içerisinde yer alır. Oysa avukatlar rakip değil, yargının kurucu unsuru olarak görev alan adaletin yardımcısıdırlar.
Dosya kapsamında yer alan fotoğraflardan, şikâyetli avukatın müvekkilinin tanıtımının yer aldığı afişlerde kendi bilgilerini kullanmak suretiyle reklam yaptığı görülmektedir. Şikâyetlinin bu eylemi kendisine iş sağlamaya yönelik olup, haksız rekabet yasağına aykırılık teşkil etmektedir.
Avukatlık Kanunu’nun 55. maddesi, “Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır. Bu yasak, ortak avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır. Yukarıdaki yasaklara ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.” Türkiye Barolar Birliği meslek Kuralları’nın 7. maddesi, “Avukat, salt ün kazandırmaya yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmalıdır.”, 8. maddesi, “Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinir.” hükümlerini düzenlemiştir.
Şikâyetli avukat, kendisine iş sağlamaya yönelik eylemiyle, reklam ve rekabet yasağına ilişkin hükümleri ihlal ettiği gibi avukatlık mesleğinin itibarının da zedelenmesine sebebiyet vermiştir.
Avukatlar, davranışlarında, yalnızca elde edilecek sonuca odaklanmamalı, mesleğin kolektif itibarını ve vakarını zedelemeyecek davranışlarda bulunmalıdır.
Somut olayda ise şikâyetli avukatın kendisine iş sağlamaya yönelik olarak davranışlarda bulunduğu, bu durumun açıkça yukarıda gösterilen kurallara aykırı olduğu, şikâyetlinin kendisine iş sağlamaya yönelik, reklam yasağına aykırı biçimde hareket ettiği kanaatine varılmıştır.
Bu durumda, Baro Disiplin Kurulu tarafından şikâyetli avukatın mesleğinde gerekli özeni göstermemesi nedeniyle disiplin cezası tayini hukuken isabetli olmakla itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 27.09.2023 gün ve 2023/41 Esas, 2023/46 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 19 Ocak 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!