TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2023/341 K. 2023/425

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1582

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 5, AVK Madde 136, AVK Madde 154
[ÖZET] * Şikâyetli avukatın yargılandığı ve cezalandırıldığı eylemlerin, Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde düzenlenen suçlar kapsamında olması nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, bu suçlardan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; yine Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır
(Av. Yas. m. 5/1-a, 136/1, 154/1)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında; “Nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından dolayı haklarında, … Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/16060 sayılı evrakı üzerinden soruşturma yürütülen R.K., açık kimliği tespit edilemeyen bir kişi ve diğer şüphelilerle birlikte hareket ederek, açık kimliği tespit edilemeyen şahsın, müşteki M.K.’nın kimlik bilgilerini içeren ve üzerinde kendi fotoğrafının bulunduğu sahte nüfus cüzdanına istinaden, şikâyetçi tarafından vekil tayin edildiğine dair … Noterliğinde düzenlettirdiği 23.06.2011 tarih, 11448 yevmiye sayılı sahte vekâletname ile müşteki adına kayıtlı ait … ili … ilçesi, … köyü, … pafta, 353 ada, 1 parsel sayılı taşınmazı 27.10.2011 tarihinde 2.500.000,00 Türk lirası bedel karşılığında R.K.’ya satarak, şikâyetçinin mağduriyetine sebebiyet verdiği” iddiası ile kamu davası açılması üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek, şikâyetlinin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle; disiplin davasına konu eylem nedeniyle hakkında açılmış olan dava neticesinde verilen mahkûmiyet kararının yasal olmadığını, eksik inceleme neticesinde hakkında mahkûmiyet kararı verildiğini, hakkında verilen mahkûmiyet kararı üzerine Anayasa Mahkemesine 2022/63314 başvuru numarası ile bireysel başvuru ile dava dosyası kapsamında ortaya çıkan hukuksuzluğun giderilmesini talep ettiğini bildirerek, hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Şikâyetli vekili sözlü savunmasında; “Kararlar kesinleşti infaz gerçekleştirildi Z. Bey 38 gün ceza evinde kaldı. Z. Beyi önce sahte avukat diye göz altına alındı. Avukatlık kimliğini verdiğimiz halde sahte avukat dediler. Z.Y. bu vekâletnameyi eski bir müvekkilimizin tavsiyesi üzerine aldı. Vekâlet hem satış hem de genel vekâletname niteliğindeydi. Devir yapıldıktan 1 hafta sonra gerçek kişi olmadığını Z. Bey gözaltına alındığında fark ettik. Noter sahte kimlikle vekâletname çıkartmış vekâletname orijinal ama kimlik sahteymiş ve noter bunu anlamıyor. Ne tapu müdürlüğü ne de noter cezai müeyyidede bulunmuyor sadece Z.Y. yargılanıyor. Zaten hepsi Avukatın bilgisi yok dedi. Anayasa Mahkemesine başvuru yaptık. Anayasa Mahkeme sonucunun beklenmesini talep ediyoruz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamından; Baro Yönetim Kurulu’nun 03.01.2013 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin davasına konu eylemi nedeniyle, “Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” ve “Resmî Belgede Sahtecilik” suçlarından cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/163 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 23.12.2015 gün ve 2015/433 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın;
1- “Dolandırıcılık” suçundan eylemine uyan TCK’nın 37/1.maddesi delaletiyle TCK’nın 158/1-d, 62/1.maddesi gereğince neticeten 2 Yıl 6 Ay Hapis ve 5.000,00 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına,
2- “Resmî Belgede Sahtecilik” suçundan eylemine uyan TCK’nın 37/1.maddesi delaletiyle TCK’nın 204/1, 204/3, 43/1, 62/1.maddesi gereğince neticeten 3 Yıl 9 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizde onanarak 09.02.2022 günü kesinleştiği,
Mahkemenin, “…Olayla ilgili olarak … Tapu Müdürlüğünden idari soruşturmanın da yapıldığı, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün müfettişi tarafından tanzim edilen 15.08.2011 tarih ve 33424/81 sayılı raporuna göre, mülkiyeti M.K.’ya ait … ada … parsel sayılı taşınmazın … Noterliğince dolandırıcı kişinin resminin bulunduğu, kimlik bilgileri M.K.’ya ait 23.06.2011 tarih ve 11448 yevmiye numaralı vekâletname ile Avukat Z.Y. söz konusu arsayı satmaya yetkilendirildiği, satış öncesinde müştekiye ait gayrimenkullerin TAKBİS (bilgisayar kayıtlarında) sisteminden araştırıldığı, işlemi yapmak üzere tapu memurunun mevzuata uygun olmayacak şekilde belirli bir memura havale edildiğini, tapu müdürlüğünce …. Noterliğinin 23.06.2011 tarih ve 11448 yevmiye numaralı vekâletnamesinin ilgili noterlikte geçerliliğinin araştırıldığı, ancak vekâletname ekindeki nüfus cüzdanı ile ilgili nüfus müdürlüğünce onayının yapılmadığı ve yapılan eylemde Tapu Müdürlüğünde görevli bulunan bir kısım görevlilerin de sorumluluğunun bulunduğunun tespit edildiği, bilgisayar işletmeni VHKİ olarak görev yapan N.S. ile Müdür İ.D. hakkında soruşturma izninin verildiği,
Gayrimenkulün satımında kullanılan … Noterliğinin 23.06.2011 tarih ve 11448 yevmiye numaralı düzenlenen vekâletnameden Avukat Z.Y. M.K. tarafından … ili, … ilçesi, köyleri mahalleleri ve tüm mülhakatları hudutları dahilinde bilcümle taşınmazlar üzerindeki bilumum hak ve hisselerinin tamamının satışına, satış vaadi sözleşmesi yapmaya Avukat Z.Y.’nin yetkilendirildiği, vekâletname ekinde bulunan M.K.’ya ait … Nüfus Müdürlüğünden verilme 07.06.2001 tarihli seri … numaralı nüfus cüzdanının … İlçe Nüfus Müdürlüğünden alınan 30.06.2011 tarih ve 12388 yazısına göre sahte olduğunun anlaşıldığı,
Müşteki M.K.’nın 24.09.1986 yılında söz konusu taşınmazı alırken düzenlenen resmi senetteki resminin farklı bir kişiye ait resimle değiştirilmiş olduğu, bu sahteciliğin adı geçen kurumda muhafaza altında olan ve kurum personeli dışında yardım alınmaksızın böyle bir işlemin yapılmasının mümkün bulunmayışı da göz önüne alındığında bu hususta bu işi kurumda hizmetli olarak görevli bulunan sanık G.K.’nın yaptığı hususunda kuvveti suç şüphesinin bulunduğu, söz konusu taşınmaz ile ilgili olarak 16.06.2011 tarihinde memur H.B.’nin açık olan bilgisayarında G.’nin sorgulama yaptığının anlaşıldığı, kaldı ki G.’nin … C. Başsavcılığında alınan 02.02.2012 tarihli ifadesinde ‘… Suçlamayı kabul etmiyorum, ben hizmetli olarak görev yapıyordum. Ekranlarda sorgulama yapma yetkim yoktu. Ancak banka eksperleri, avukat, vatandaş, emlakçılar ve iş sahipleri taşınmazlarla ilgili bilgi almak istediğinde ben de o anda oradaki görevlilerin açık bulunan bilgisayarlarından zaman zaman sorgulama yapıyorum, hatta bunu yıllardır yapıyorum. Bu zamana kadar hiç sorun olmamıştı. Şu anda bana bahsetmiş olduğunuz suça konu taşınmazı 16.06.2011 tarihinde H.B.’nin masasındaki ekranından sorgulama yaptığım ifade edildi. Sorgulama yapmış olabilirim. Söz konusu resmi senetler bizlerin çalışmış olduğu kısımdadır. Buraya vatandaş giremez. Bizim tapuda vatandaşlar alım satım işini yaptıktan sonra bizlere zorla ‘20-40 TL civarında’ gönüllerinden gelmesi nedeniyle bahşiş vermeleri olmuştur. Hiç almadım diyemem. Fakat kesinlikle biz kendilerinden talep etmeyiz. Tapunun bulunduğu Kaymakamlık altında çay ocağı vardır. Genelde orada verirler…’ şeklinde tevil yollu ikrarının bulunduğu,
… Tapu Sicil Muhafızlığınca düzenlenmiş gözüken 24.09.1986 tarih ve 5886 Yevmiye numaralı resmi senedin yaptırılan kriminal incelenmesinde fotoğraf bölümünde yapışık bulunan M.K.’nın resminin olması gereken kısımdaki fotoğrafın üzerine isabet eden mühür izi ve imzanın renkli fotokopi/bilgisayar yazısı yoluyla sahte olarak husule getirilmiş olduğu, belirlenen bulgulara atfen bahse konu fotoğrafın evvelce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra yapıştırılmış olduğu sonucuna varıldığı, yapılan sahteciliğin ilk nazarda ve kolayca fark edilemeyecek nitelikte olduğu, cihetle tetkik konusu senedin aldatma kabiliyetinin haiz olduğunun bildirildiği ve söz konusu resmi senedin … Cumhuriyet Başsavcılığının adli emanetinin 2011/3674 sırasında emanete alındığı, daha sonra … adli emanetinin 2015/2471 sırasına nakledildiği,
Yukarıda anlatılan olay ve deliller kapsamına göre; gayrimenkulü tapuda satın alan R.K.’nın gayrimenkulün bedeli olan 2.500.000,00 TL’yi ödemediği, 2.500.000,00 TL (iki buçuk milyon) gibi bir paranın R.K.’nın hesabında bulunmadığı gibi böyle bir ödemenin yapıldığına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, üç gün sonra 4.000.000,00 TL (dört milyon) karşılığında müşteki İ.B.’ye satılmak istendiği sırada sanıkların yakalandıkları, sanıklardan O.A.’nın müştekinin kimlik bilgileri ile sahte nüfus cüzdanı temin edip bununla … Noterliğinde satışta kullanılacak vekâletnameyi temin ettiği, tapuda gerek satış öncesinde taşınmaza ilişkin bilgi alma gerekse tapu senedindeki fotoğrafın değiştirilmesinde G.’nin yardım ettiği, Avukat Z.Y.’nin satış işini gerçekleştirdiği, bu şekilde tüm sanıkların hep birlikte iştirak halinde katılan müşteki M.K.’ya karşı fikir ve iş birliği içerisinde hareket ederek ve sahte noter vekâletnamesi ile sahte tapuda resmi satış senedi oluşturmak suretiyle kamu kurumu olan tapu müdürlüğünün aracı kılınarak nitelikli dolandırıcılık ve müteselsilen resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri, yine sanık Avukat Z.Y. haricindeki tüm sanıkların fikir ve iş birliği içerisinde müşteki İ.B.’ye karşı kamu kurumunu aracı olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işledikleri ve müsnet suçlardan dolayı cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği,
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/124 esas 2014/60 karar sayılı kararı ile tapudaki sahte resmi senet ile yapılan satış üzerine sanık R.K. adına oluşturulan tapu kaydının iptal edilerek arsanın gerçek sahibi olan müşteki M.K. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği,
Her ne kadar sanık Avukat Y.Z. vekâletnamenin sahte olduğundan haberdar olmadığı ve satışın gerçek bir satış olduğu ve bu nedenle atılı suçları işlemediği yolunda savunmada bulunmuş olmasına rağmen bu savunmanın cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, olayın oluşu itibariyle sanığın bu vekâletnamenin sahte olduğunu bilmeden tapudaki satışı gerçekleştirdiği yolundaki savunmasına itibar olunamayacağı, dolayısıyla bu sanığın tapudaki sahte birinci satış işlemi ile vekâletnamedeki sahtecilik eylemlerine katıldığı ve bu eylemler ile müşteki M.K’nın dolandırılması eylemlerine katıldığının kabulünün dosya kapsamına uygun olacağı…” gerekçesiyle hüküm kurduğu,
Baro Disiplin Kurulu’nca incelemenin duruşmalı yapıldığı “Şikâyetli avukatın kesinleşmiş hapis cezası 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde belirtilen “Resmî Belgede Sahtecilik” suçundan neticeten 3 Yıl 9 Ay Hapis Cezası, aldığı görülmüştür. Ayrıca TCK 158/1.madde de düzenlenen “Dolandırıcılık” suçundan 2 Yıl 6 Ay Hapis Cezası aldığı ve kararların Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2021/35489 esas, 2022/1907 karar ve 09/02/2022 tarihli kararı ile şikâyetli avukat yönünden onanarak 09.02.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, şikâyetli avukatın eylemleri neticesinde aleyhine verilen kesinleşmiş mahkeme karara konu suç tipleri, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu “Avukatlığa kabulde engeller” başlığında düzenlenmiş suçlardan olup, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 136/1. maddesinde düzenlenen “… ve 5. maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır” maddesi gereğince, şikâyetli Avukatın eylemine uyan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 135/5. maddesinde düzenlenen “Meslekten Çıkarma Cezası İle Cezalandırılmasına”,  1136 sayılı Avukatlık Kanunu 154/1. maddesi uyarınca “Tedbiren İşten Yasaklanmasına” karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukat vekilinin 23.03.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, savunmalarını tekrarla, ceza mahkemesi tarafından müvekkili hakkında hukuksuzca ceza verildiğini belirterek Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurunun sonucunun beklenmek üzere kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Şikâyetli Avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, aleyhine “Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” ve “Resmî Belgede Sahtecilik” suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda şikâyetli avukatın “Dolandırıcılık” suçundan neticeten 2 Yıl 6 Ay Hapis ve 5.000,00 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına, “Resmî Belgede Sahtecilik” suçundan neticeten 3 Yıl 9 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği dosya kapsamı ile sabittir.
Şikâyetli avukatın yargılandığı ve cezalandırıldığı eylemlerin, Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde düzenlenen suçlar kapsamında olması nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, Avukatlık Kanunu’nun 5.maddesinin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; yine Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.  Öte yandan mevzuatımızda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdindeki başvurularının sonuçlarının beklenmesine dair bir hüküm bulunmadığı tartışmasızdır.
Bu nedenlerle, Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş ve itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukat vekilinin itirazının reddine, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “
Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına
” ve “
Tedbiren İşten Yasaklanmasına
” ilişkin kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere;
Oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Nisan 2023
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!