TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/1022 K. 2022/1077

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1515

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 5, AVK Madde 136, AVK Madde 154
[ÖZET] * Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş ve itirazın reddi ile Avukatlık Kanunu’nun 154/1. maddesinin emredici hüküm gereği şarta bağlı tedbir kararı verilemeyeceğinden karardan “Meslekten Çıkartma Cezası Kesinleşinceye Kadar” ibaresi çıkartılarak kararın düzetilerek onanması gerekmiştir.
(Av. Yas. m.5/a, 136/1, 154/1)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi.
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.12.2016 günlü yazısı ile Şikâyetli avukat hakkında; “FETÖ/PDY Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan soruşturma yapıldığı hususunun Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülerek meslekten çıkarma cezası tayin edilmiş meslekten çıkartma cezası kesinleşinceye kadar Şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli Avukat sözlü ve yazılı savunmalarında özetle; aleyhine verilen karara karşı Anayasa Mahkemesine başvuru yaptığını, sonucunun beklenmesini, suçlamaları kabul etmediğini, yasal faaliyet gösteren şirketlerin (vekil tutma zorunlulukları da bulunduğundan) vekilliğini yaptığını, aldığı ücretlerin makbuzlarını kesip vergilerini de ödediğini, bu şirketlerin hukuki işlerini yargı mercilerinde takip ettiğini, darbe girişimi sonrası KHK ile kapatılması öngörülen şirketlerin içinde kendi müvekkili olan şirketlerin vekilliğinden derhal UYAP üzerinden istifa ettiğini, yaptığı bu işlere ilişkin aldığı ücretlerin vergileri dahi ödediğinden verdiği avukatlık hizmeti ve bu amaçla kurduğu iletişimin yasal çerçevede olduğunu, 15.07.2016 öncesi şiddet içeren bir eylem ve terör örgütü olarak mahkemelerce bir kesin hüküm bulunmadığı halde, devletçe ortaya konmayan yardım ve teşvik edilen şirketlerin veya bazı çalışanların vekilliğini yapmanın bir anda suç haline getirildiğini, öngörülemez bir hal sonucu hukuk hata-yanılmaya düşen düşürülen kendisinin eşitlik kurallarına aykırı şekilde bazı kişiler hakkında işlem dahi yapılmazken ihlaller sonucu mahkum edildiğini, şiddet olaylarına karışmayan resmi ve yasal işlemler yapan avukatın vekillik görevi sebebiyle yasal işleme tabi tutulduğunu, dayanağı ve yasal delilleri olmayan suçlamalarla, yasak delillerle hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, aynı durumun kanun yolları aşamasında da devam edilerek cezasının onaylanmasından sonra Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru hakkını kullandığını, Anayasa Mahkemesince henüz bir karar verilmemiş olup dosya üst kurula hak ihlali yönünden inceleme yapılması için sevk edildiğinden bu aşamada disiplin dosyasında meslekten ihraç yönünde bir karar verilmesinin telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğini belirterek sonucun beklenmesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 26.04.2017 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/224 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 28.09.2018 gün ve 2018/240 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3/1maddesinin yollamasıyla TCK’nın 314/2, 62, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1. maddeleri gereğince neticeten 8 Yıl 9 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizde onanarak 16.09.2020 günü kesinleştiği,
Mahkemenin, “FETÖ/PDY terör örgütünün kendi içerisinde internet üzerinden kapalı devre sistemi ile çalışan, örgüt içi haberleşme/iletişim imkânı sağlayan BYLOCK programı listesinin ilk sorgulamasında … numaralı GSM hattı ve T.C. Kimlik numarasıyla kaydının bulunduğu, … Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün düzenlemiş olduğu ikinci ByLock sorgu raporunda ise … GSM hattı ve … İMEİ numaraları ile ByLock listesinde kaydının bulunduğu, dosyada mevcut tespit ve değerlendirme tutanakların yer aldığı, … İD numarası ile ByLock programını kullandığı, kullanıcı adının …, şifrenin …, bu program üzerinden 101 defa giriş yaptığı, 63 tane mail geldiği, okunan mail sayısı 32 olduğu, gönderilen mesaj sayısının 108, alınan mesaj sayısının 74, eklediği arkadaş sayısının 1 olduğu, … ID numaralı ByLock tespit tutanağı incelendiğinde; kullanıcı adının …, şifrenin … Giriş sayısının 16, alınan mesaj sayısının 16, gönderilen mesaj sayısının 19, alınan mail sayısının 17, okunan mail sayısının 14. eklediği arkadaş sayısının 1 olduğu, dosyada mevcut Bankasya hesabı üzerinde bilirkişi inceleme raporunda; 2013-2016 yıllarında toplam 3.853.036,35 TL’lik hesap hareketi olduğu, … Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadesi alınan Gizli Tanık … ifadesinde, 2010-2012 yılları arasında … ilinde görev yapan avukatlar tarafından kurulan … tarafından organize edilen iftar ve mesleki toplantılara davet üzerine bir kaç kez katıldığını, bu toplantılarda E.G. isimli şahsında bulunduğunu, bu toplantılara katılan avukatların bu tür toplantıları organize eden şahıslar olduğunu, Hukuk Fakültesinde okuyan öğrencilere burs adı altında para toplandığını beyan ettiği, mahkememiz dosyasında tanık olarak ifadelerine başvurulan C.C., C.Y., Ş.D. ve O.C.’nin beyanlarından sanığın, yapının avukatı olarak bilindiği, bağış ve kurban adı altında paralar topladığı, örgütün sohbetlerine, toplantılarına ve kermeslerine katıldığının anlaşıldığı sabit olmakla; inkâra yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın, Fethullahçı Terör Örgütü Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşik yapısına örgüt üyesi olarak dâhil oldukları anlaşıldığından…” gerekçesiyle karar verdiği,
Dosyanın önceden Kurulumuza intikal ettiği, Kurulumuzun 05.02.2022 günlü toplantısında; Şikâyetli Avukatın vekili aracılığıyla disiplin dosyasına sunduğu 27.08.2018 tarihli dilekçe ile … Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunduğunu, savunmasını bizzat yapmak istediğini beyan ettiği gözönünde bulundurulduğunda,
bu talebin Avukatlık Kanunu’nun 144.maddesi kapsamında değerlendirilerek kovuşturmanın duruşmalı yapılması
, disiplin işlemlerini yürüten Baro Disiplin Kurulu üyelerinin tamamının veya çoğunluğunun ya da Baro Disiplin Kurulu üyelerinden seçilen naip üyenin ceza infaz kurumuna gidip tutuklu bulunan ilgili avukat ile görüşme yaparak dinleyebileceği ve yazılı ya da sözlü beyanlarını alabileceği nazara alındığında; şikâyetli Avukatın savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde karar verildiği anlaşılmakla Bakanlık geri gönderme gerekçesine
UYULMASINA,
Şikâyetli avukat vekilinin itirazının kabulüne, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ve
“Tedbiren İşten Yasaklanmasına”
ilişkin kararının
BOZULMASINA,
Şikâyetli Avukat hakkında verilen
“Tedbiren İşten Yasaklama”
kararının
KALDIRILMASINA,
karar verildiği,
Bozma kararımız sonrası Baro Disiplin Kurulu’nca SEGBİS ile şikâyetli Avukatın sözlü savunmasının alındığı, “Ceza mahkemesinde yapılan yargılamalar sırasında delillerin toplanması ve değerlendirilmesi için her türlü hukuki ve teknik imkânlar kullanılmakta ve tarafların da katılımıyla bu delillerin değerlendirilmesi yapılarak sonuca ulaşılmaktadır. Disiplin yargılamasında ise bu tür imkân ve Disiplin Kurullarına tanınan bir yetki de bulunmamaktadır. Bu nedenle ceza yargılamasında tarafların katılımı ile yapılan delillerin toplanması ve değerlendirilmesi ile ulaşılan sonuca aykırı bir sonuca Disiplin Kurulunca ulaşılması mümkün olamaz.
Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde Şikâyetli avukatın eylemine yönelik ceza mahkemesince verilen ve olağan kanun yolu olan istinaf incelemesinden de geçerek kesinleşen kararın, yargılama yetkisine sahip mahkemelerce yanlış değerlendirme yapılarak verildiği, eylemin nitelemesinin ve kararın yanlış olduğunun değerlendirilmesi Disiplin Kurulumuzun görev ve yetkisinde bulunmamaktadır.
1136 sayılı yasanın 140/2 maddesi gereğince, disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise, avukat hakkındaki disiplin kovuşturması ceza davasının sonuna kadar bekletilir.
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 22.08.2013 tarih 2013/159 E. 2013/608 K. sayılı kararı gereği ‘…Ceza mahkemesi kararları kesinleşmekle disiplin kovuşturması da sonuçlandırılmak zorundadır. Bu nedenle AİHM ve Anayasa Mahkemesi davalarının sonucunu beklemek gibi bir zorunluluk düşülemez’
Bu nedenle Şikâyetli avukatın beklemeye ilişkin taleplerinin de reddi gerekmiştir.…
Şikâyetli kovuşturma konusu eylemi Avukatlık Kanunu’nun 134, 34.maddeleri ile Meslek Kurallarının 3 ve 4 maddelerine aykırı olduğundan; ceza mahkemesi kararıyla işlendiği sabit görülen Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma eylemi Avukatlık Kanunun 5/a maddesinde belirtilen avukatlığa engel suçlardan olması nedeniyle 135/5. ve 136/1 maddesine göre meslekten çıkarılmasına, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 154/1.maddesi gereği hakkında meslekten çıkartma cezası verilen avukatın karar kesinleşinceye kadar işten yasaklanması zorunlu olduğundan, meslekten çıkartma cezası kesinleşinceye kadar tedbiren işten yasaklanmasına” karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli ve vekilinin ortak imzalı 04.11.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdindeki başvurularının sonuçlarının beklenmesi gerektiğinden bahisle, 21 sahifelik savunma ve ekindeki 300 sayfalık eklin değerlendirilerek Baro Disiplin Kurulu kararının  bozulmasını talep ettikleri,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Şikâyetli Avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, aleyhine “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda şikâyetli avukatın sonuç olarak 8 Yıl 9 Ay Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği dosya kapsamı ile sabittir.
Şikâyetli avukatın yargılandığı ve cezalandırıldığı eylem, Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde düzenlenen “…kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,…” kapsamında olması nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, Avukatlık Kanunu’nun 5.maddesinin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; yine Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.  Öte yandan mevzuatımızda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdindeki başvurularının sonuçlarının beklenmesine dair bir hüküm bulunmadığı tartışmasızdır. Bu nedenlerle, Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş ve itirazın reddi ile Avukatlık Kanunu’nun 154/1. maddesinin emredici hüküm gereği şarta bağlı tedbir kararı verilemeyeceğinden karardan “Meslekten Çıkartma Cezası Kesinleşinceye Kadar” ibaresi çıkartılarak kararın düzetilerek onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın vekilinin itirazının reddine, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ve
“Meslekten Çıkartma Cezası Kesinleşinceye Kadar Tedbiren İşten Yasaklanmasına”
ilişkin kararından, “Meslekten Çıkartma Cezası Kesinleşinceye Kadar” ibaresinin çıkartılması suretiyle kararın
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 10 Aralık 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!