Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1433
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 5, 34, 134 ve 140/2, TBB Mes. Kur. m. 1, 2, 3, 4, 9, 11, 15) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “FETÖ/PDY Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan kamu davası açılması üzerine re’sen başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek meslekten çıkarma cezası tayin edilmiş, şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; … 27.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/358 esas sayılı hakkındaki kamu davasının halen derdest olduğunu, kamu davasındaki iddianamede belirtilen hiçbir suçlamayı kabul etmediğini, Bylock kullanımına ilişkin iddia ve raporları kabul etmediğini, aleyhindeki tanık beyanlarının nazara alınamayacağını, tanıkların soruşturmadan kurtulmayana yönelik kimseler olduklarını, hakkında tesis edilecek tedbir kararının ağır cezadaki yargılamanın tekrarı niteliğini taşıyacağını ve iki kez yargılanmış olacağını, hayatının hiçbir döneminde terörist bir yapı içinde olmadığını, ülkesine, vatanına, bayrağına ihanet etmediğini, devlete hep bağlı kaldığını, vatan sevgisini hiçbir kimsenin sorgulamaya hakkı olmadığını, suçsuzluğunun bir gün muhakkak anlaşılacağını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 02.08.2019 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukat Kanunu’nun 5, 34, 134 ve 140/2. maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 1, 2, 3, 4, 9, 11 ve 15. maddeleri gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetlinin 05.11.2018 günü tutuklandığı, halen … T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/358 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 03.07.2020 günlü ve 2020/159 sayılı kararı ile sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3/1.maddesinin yollamasıyla TCK’nın 314/2, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1. maddesi gereğince neticeten 9 Yıl Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizde onanarak 09.02.2021 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Dosya içerisinde mevcut sanığa ait mevcut Bylock raporu, Bylock Tespit Değerlendirme tutanağı, Bylock raporu ve Bylock Tespit Değerlendirme Tutanağından da sabit olduğu üzere sanığın örgütün gizli haberleşme programı olan Bylock programını kullandığı anlaşılmakla, sanığın Sulh Ceza Hakimliğinde hakim huzurunda Bylock programını kullandığına yönelik hakim huzurundaki ikrarı, tanık S.G. sanığın telefonuna Bylock programının yüklendiğini ve program üzerinden mesaj gönderdiğini gördüğüne yönelik beyanının sanığın Bylock Tespit Değerlendirme Tutanağında tanığın ekli olması ve dosya arasına alınan tanığın Bylock Tespit Değerlendirme tutanağında da sanığın ekli olması tanık beyanını doğruladığı, ayrıca Bylock kullanımına ilişkin mahkememizce alman Bilirkişi raporundan da sanığın kullandığı sabit olan, IMEI numarası belirtilen telefon ile Bylock programının IP sunucularına bağlantı kurduğu, bu yöndeki tespitleri BTK cevabi yazısı içeriği ile doğrulanmış olmakla birlikte telefon numarasının kullanıldığı IMEİ numarasına ilişkin bilgiler de aksi yönde bir değerlendirmeyi gerekli kılmamaktadır. Sanığın Bylock kullandığı yönündeki tespite dayanak olarak bağlantıyı yapan IP, port bilgilerine de ulaşılmıştır. Sanığın Bylock programına ilişkin IP sunucuları ile tespit edilen bağlantı verilerinin tarih aralıkları düşünüldüğünde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mevcudiyetinin siyasi liderlerce kamuoyuna dile getirildiği tarihler, anılan örgütün terör örgütü olarak siyasi karar alma mekanizmalarınca kabul edildiği tarihlere bakıldığında sanığın anılan örgüte sempati duymasının da ötesinde Paralel Devlet oluşturmaya yönelik örgütün stratejisine ve yukarıda etraflıca açıklanan hedeflerinin gerçekleştirilmesi konusundaki kriminalize yapısal işleyişi, bir örgüt üyesi olarak paylaştıkları, benimsedikleri kanaatine ulaşılmıştır. Dolayısıyla sanığın anılan örgütün gizli haberleşme programı olan Bylock programını kullandığı heyetimizce sabit görülmüştür.
Mahkememizce kabul olunan oluş ve tüm dosya münderecatı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediğine ilişkin savunmasının, dosya içeriği ve elde edilen delillerle bağdaşmayan, maddi gerçek ile de uyum göstermeyen, suçtan kurtulmaya matuf savunmalar olarak değerlendirildiği bu nedenle işbu savunmalara mahkememiz tarafından itibar edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları, bilirkişi raporu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmış olduğu iletişim programı olan Bylock programı kullanıcısı olması ve sanığa iftira atmasını gerektiren bir husumeti bulunmayan, husumet bulunduğuna dair somut ve mahkememizce kabul edilebilir bir iddiada bulunulmamış olduğu anlaşılan, tüm aşamalarda istikrarlı, ayrıntılı, anlaşılır, çelişkiden uzak, birbirlerini doğrulayan beyanlar olduğu anlaşılan ve itibar edilen tanıkların beyanlarından anlaşıldığı üzere sanığın, üniversitede öğrenci olduğu yıllarda öncelikle örgüt evlerinde kaldığı, örgüt içerisinde sırasıyla ev abiliği yaptığı, FETÖ ye müzahir kişileri evlere yerleştirdiği, örgüt adına para topladığı, örgütün mahrem emniyet yapılanması içerisinde yer aldığı ve kendisine sorumluluğu verilen polis okulu öğrencileri ile ilgilendiği, kendisine sorumluluğu verilen polis okulu öğrencilerinin mezun olduktan sonra mahrem imamlara teslim ettiği ve teslim ettikten sonra da takibini yaptığı, örgüt içerisinde gizliliği sağlama adına … kod isim kullandığı anlaşılmakla sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin mahkememiz de tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nun 04.12.2019 günlü ara kararı ile şikâyetli avukat hakkında tedbir mahiyetinde işten yasaklama talebi hakkında karar verilebilmesi için şikâyetli avukatın dinlenmesi gerektiği ancak şikâyetlinin … T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu ve dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından … Barosu Disiplin Kurulu üyesinin/Baro temsilcisinin şikâyetli avukatı istinabe yolu ile dinlemesi hususunda yetkilendirilmesine karar verildiği,
Naip üye Avukat H.T. tarafından 02.01.2020 günü alınan savunmasında şikâyetli avukatın; yazılı savunmasını tekrarla, hakkında kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, tedbir kararının uygulanması için ceza yargılamasının beklenilmesi gerektiğini beyan ettiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “…Şikâyetti avukatın meslekten çıkarma cezasını gerektiren bu eyleminin Avukatlık Kanunu madde 5/1-a hükmünde sayılan suçlardan olduğu, kesinleşmiş mahkûmiyet kararı ile sabit olmakla, şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturmasına konu eylemi sebebiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 5/1-a ve 135/5 hükümleri muvacehesinde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 07.07.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, Baro Disiplin Kurulu’nun huzurunda sözlü savunmasını yapmak üzere talepte bulunduğunu ama talebinin yerine getirilmediğini, … Barosuna mensup başka bir naip üye tarafından kendisine önceden haber verilmeksizin savunmasının alındığını bu nedenle hazırlık yapamadığını, her ne kadar Baro Disiplin Kurulunca, Ağır Ceza Mahkemesinin kararı gerekçe yapılmışsa da kararın hukuka aykırı ve gerçek dışı olduğunu, Anayasa Mahkemesi tarafından bozulacağını, bu nedenle hakkında meslekten çıkarma kararı verilmesinin haksızlık olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikayetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, aleyhine “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sonuç olarak 9 Yıl Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinde onanarak kesinleştiği dosya kapsamıyla sabittir.
Avukatlık Kanunu madde 5/1-a “(Değişik:23.1.2008-5728/326 m.) Türk Ceza Kanununun 53üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak” halini avukatlık mesleğine kabulle ilgi haller bildirilmiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesine göre; “… 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır.”
Aynı Kanunun 154/1. maddesine göre “Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen veya 42nci madde uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olup, yapılan işlerin ücretini iş sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olan avukatların işten yasaklanmaları zorunludur.”
Bu nedenle Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ve
“Tedbiren İşten Yasaklanmasına”
ilişkin 04.02.2022 gün ve 2019/60 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe