Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1340
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 106/1, 139, 144) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında, “Şikâyetçinin müvekkili ile kendisinden habersiz görüşerek davayı kabule ikna ettiği ve bu şekilde Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 31. maddesini ihlal ettiği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetçi Avukat 15.04.2022 tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetli avukatın müvekkili ile görüşme yaptığına dair ekran görüntülerinin dosyada bulunduğunu, müvekkiliyle bilgisi dışında görüşme yaptığını, davayı kabul ve istinaftan feragat dilekçelerini verdirdiğini, müvekkilini zarara uğrattığı, kendi müvekkilini faydalandırdığını beyan ederek itirazın kabulüyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Şikâyetli Avukat 06.05.2022 tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, müvekkili adına … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/199 esas sayılı dosyasıyla, aynı zamanda kardeşi olan davalı E.Ö. aleyhine tedbir talepli olarak tapu iptali ve tescili davası açtığını ve daha sonrasında diğer mirasçıların davaya muvafakat ve vekaletnamelerini sunduklarını, yargılama aşamasında dosyanın iki kez Adli Tıp Kurumu’na gittiğini ve satış tarihi itibariyle tarafların babası Y.Ö.’nün Alzheimer hastalığı sebebiyle fiil ehliyetinin olmadığı yönünde heyet raporu alındığını, dosyanın sözlü yargılama ve karar aşamasında geldikten sonra tarafların anneleri vefat edince tarafların cenaze dolayısıyla bir araya geldiklerini ve kendi aralarındaki sorunları çözmek hususunda anlaşarak barıştıklarını, daha sonra müvekkilinin ve dosyanın davalısı E.Ö.’nün ofisine geldiklerini ve kendisini ilk kez orada gördüğünü, yapılan görüşmenin dava dosyasında herhangi bir anlaşma yapılmasına yönelik olmadığını belirterek itirazın reddi ile verilen kararın onanmasını talep etmiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 106/1.maddesi;
“Disiplin Kurulu, üyelerden en az üçü hazır bulunursa toplanır.”
Anılan Kanunu’nun 139.maddesinin son fıkrası da; “…başkan ve üyelerin katılmamaları yüzünden baro yönetim ve disiplin kurullarında toplantı yeter sayısı bulunamazsa, eksikler yedeklerle tamamlanır. Yedeklerin de herhangi bir sebeple görüşme veya karara katılmamaları yahut sayılarının yetişmemesi halinde, baro levhasında yazılı olup yönetim ve disiplin kurullarına seçilme yeterliği bulunan avukatlar arasından ad çekme yolu ile seçileceklerle eksikler tamamlanır.” hükümlerini amirdir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Disiplin Kurulu’nca talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, 14.02.2022 günlü duruşma zaptı incelendiğinde duruşmanın iki üye ile açıldığı bir üyenin toplantıya katılmadığı görülmüştür.
Avukatlık Kanunu’nun
106/1.maddesindeki emredici hüküm gereğince;
139.maddesi hükmüne göre –
bir üyenin toplantıya katılmaması durumunda yerine yedek üyenin çağrılması ve yedek bulunmadığı takdirde seçilme yeterliği bulunan avukatlar arasından ad çekme yoluyla eksikliğin tamamlanması gerekirken,
böyle bir yöntem izlenmeden iki üye ile yapılan duruşmanın usul ve yasaya aykırı olduğu tartışmasızdır.
Bu nedenle Avukatlık Kanunu’nun 144.maddesine göre taraflar yeninden duruşmaya davet edilerek usulüne uygun duruşma yapılıp oluşacak duruma göre karar verilmesi gerektiğinden Baro Disiplin Kurulu kararının bozulması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
Şikâyetçi Avukatın itirazının kabulüne, Baro Disiplin Kurulu’nun “
Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin kararının
BOZULMASINA,
kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesinekatılanları oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe