Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1334
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 5/1-a, 136/1, 154/1) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi:
… Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 günlü yazısı ile Şikâyetli avukat hakkında; “Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan verilen kesinleşmemiş karar örneğinin Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle; … Silahlı Terör örgütüne üye olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini hakkındaki iddiaları ile ilgili hiçbir somut ve gerçek delil bulunmadığı, suç teşkil eden herhangi bir eylemi olmadığını, hakkında kesinleşmiş bir karar olmadığından lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ve beyan etmiştir.
Şikâyetli vasisi savunmasında özetle; soruşturma aşamasında şikâyetlinin hangi fiilleri nedeniyle işlem yapıldığı belirtilmeden savunma istendiğini, bu durumun hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu, soruşturmanın hiçbir somut fiile dayanmadığını, aksiyonel anlamda bir fiilin söz konusu olmadığını, ceza yargılamasının sağlıksız, hukuki dayanaksız ve sıra dışı olduğunun herkes tarafından bilindiğini, soruşturmanın şikâyetlinin meslek hayatı ile ilgili olmadığını, delillerin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararına dayanarak işlem yapılmasının çok da hukuki olmayacağını, kendilerine isnat edilen eylemler ve suç teşkil ettiği fiiller bildirildiğinde delil ve ek savunma sunacaklarını belirterek aleyhe işlem yapılmamasını talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında, Baro Yönetim Kurulu’nun 15.01.2021 günlü toplantısında, şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetlinin 07.01.2019 günü tutuklandığı halen Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/23 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 13.05.2019 gün ve 2019/228 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın TCK’nın 314/2, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1. maddesi gereğince 7 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, temyizde onanarak ile 05.03.2020 günü kesinleştiği,
Mahkemenin, “…sanık Şikâyetli Avukatın … silahlı terör örgütünün iletişim aracı olarak kullanmış olduğu Bylock adlı kripto programı kullanmak, örgüt kapsamında faaliyet göstererek örgüt hiyerarşisi içerisinde yer almak sureti ile üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye olmak suçunu işlemiş olduğu anlaşılmakla” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu tarafından; “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5728 Sayılı Yasanın 326. maddesi ile değişik 5. maddesinin a bendinde, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak, halinde avukatlık mesleğine kabul istemi reddolunacağının hüküm altına alındığı, yasanın 72/1-a maddesine göre, avukatlığa kabul için bu kanunun aradığı şartların sonradan kaybedilmiş olması halinde avukatın adının levhadan silineceği hükmünün bulunduğu, Yasanın 136/1 maddesi son cümlesinde 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanacağı amir hükmünün bulunduğu, buna göre şikâyetli avukatın avukatlığa kabulde engel olacak suçtan cezaya mahkûm edilmesi ve kararın kesinleşmesi karşısında meslekten çıkarılmasına, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 3003 sayılı yasanın 7.maddesi ile değişik 154. maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmaları hükmü karşısında şikâyetli avukatın meslekten yasaklanmasına karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukat vasisinin 29.12.2021 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmalarını aynen tekrarla, Avukatlık Kanunu’nun 159.maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle kovuşturmanın düşürülmesi gerektiğini, şikâyetlinin her ne kadar baro levhasına kayıtlı olsa da, uzun zamandır fiiline avukatlık mesleğini icra etmediğini, üniversitede öğretim elemanı olduğunu, mesleki bir hata, kusur ya da mesleki bir fiilinin bulunmadığını, hukuk ilkelerinin ceza yargılamasında hiç sayıldığını, şikâyetlinin akıllı telefon uygulaması kullanıcısı olması gibi soyut bir iddia ilen hakkında ceza tayin edildiğini, AİHM kararlarında da belirtildiği üzere münhasırlık unsurunun bulunmadığını, Baro Disiplin Kurulu kararının hukuka aykırı olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, lehe yargı kararlarının emsal alınması gerektiğini belirterek Anayasa Mahkemesine yapmış oldukları bireysel başvurunun sonucunun beklenmesini ve mezkûr kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.
Dosya incelendi,
Disiplin yargılaması dosyası içerisinde toplanan kanatlardan, şikâyetli avukatın … Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/23 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 13.05.2019 gün ve 2019/228 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın TCK’nın 314/2, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1. maddesi gereğince 7 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, temyizde onanarak ile 05.03.2020 günü kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Şikâyetli avukatın yargılandığı ve cezalandırıldığı eylemin, Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde düzenlenen “…kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, …” kapsamında olması nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, Avukatlık Kanunu’nun 5.maddesinin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; yine Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulu’nun esasa ilişkin meslekten çıkarma kararı Avukatlık Kanunu’nun 154 maddesinin uygulanmasını zorunlu hale getirdiğinden, itirazın reddine, toplanan kanıtlara göre verilen kararda hukuki bir isabetsizlik görülmediğinden Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukat vasisinin itirazının reddine, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ve “Tedbiren İşten Yasaklanmasına”
ilişkin kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe