TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/175 K. 2022/195

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1309

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

[ÖZET] *Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, anılan Kanun’un 5.maddesinin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; anılan Kanun’un 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Bu nedenle Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş ve itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 34, 134, 136/1, 154, TBB Mes. Kur. m. 3,4)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.02.2018 günlü yazısı ile şikâyetli avukat hakkında “… Terör Örgütüne Üye Olmak” suçundan kamu davası açıldığının Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir. Disiplin davasına konu eylem nedeniyle yargılandığı mahkemede verdiği savunmada özetle, Bylock isimli programı ve ilişkili hattı kullanmadığını, ayrıca Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğu üzere Bylock delillerinin usulüne uygun elde edilmediğinden delil vasfı taşımadığını, Bylock kullanımına ilişkin olarak bir iz veya belirti olarak kabul edilen Cgnat kayıtlarının operatörlerce doğru ve eksiksiz şekilde tutulması gerektiğini, Cgnat listesinin güvenilirliğinin tartışmalı olduğunu, tek başlarına delil olarak kabul edilemeyeceğini, kullanmadığı bir program için savunma yapmak zorunda bırakıldığını, üniversite döneminde hiçbir sohbete gitmediğini, tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, hukuken geçerli olmadığını, “evde kalmış olabilir, sohbete gitmiş olabilir” gibi ifadeler sebebiyle 4 aydır ceza evinde yattığını, suç işlediğinden şüphelenilmesi için makul gerekçelerin olmadığını, bunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı bir durum olduğunu, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir hiçbir delil bulunmadığını belirterek tutukluluk haline bir son verilmesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 12.02.2020 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 5/a, 72/a, 153. maddeleri göz önünde bulundurularak disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle …  Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/286 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 04.02.2019 gün ve 2019/21 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 314/2, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1.maddesi gereğince neticeten 7 Yıl 15 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına” karar verildiği, kararın temyizde onanarak 16.12.2019 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; Şikâyetli avukatın, “Her ne kadar sanık aşamalı olarak alınan savunmalarında; 2011 yılında … hukuk fakültesini kazandığını, 2015 yılında mezun olduğunu, … ilinde avukatlık stajını yaptığını, üniversite yıllarında arkadaşlarının evine gittiğini, ancak bu evlerin … silahlı terör örgütüne ait evlerden olup olmadığını bilmediğini, … silahlı terör örgütü içerisinde herhangi bir kod adı kullanmadığını, hayatının herhangi bir döneminde … silahlı terör örgütü ile bir bağının olmadığını, kimseyi örgüt faaliyeti kapsamında herhangi bir yemek veya geziye çağırmadığını, öğrencilik yıllarında kaldığı evin bu mahrem yapıya ait evlerden olmadığını, … silahlı terör örgütü hiyerarşisi altında yer alarak kod adı kullanmadığını, bahsi geçen örgütle herhangi bir bağının olmadığını beyan etmiş ise de, hakkında benzer mahiyette soruşturma bulunan, olay tarihi ve öncesine dayalı sanık ile aralarında herhangi bir husumet bulunmayan, kendisini de suçlayıcı nitelikte beyanlarda bulunan, bu nedenle beyanlarına itibar edilen tanık M.E.G. isimli şahıs mahkememizce alınan beyanında; 2013-2017 yılları arasında … silahlı terör örgütüne ait evlerde kaldığını, sanığı da bu evlerde kalmasından kaynaklı tanıdığını, sanık ile Üniversite 1. sınıfın sonunda tanıştığını, sanığın kendisinin bulunduğu eve sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara gelip gittiğini, kullanmış 05XXXXXX nolu GSM hattına sanığın örgütün gizli haberleşmede kullanmış olduğu ByLock programını yüklediğini, sanığın da bu programda ekli olduğunu, sanığın zaman zaman bahaneler ile kendisinin kullanmış olduğu GSM hattı üzerinden ByLock programını kullandığını, sanık ile tanıştığı zaman sanığın kendisini ‘C.’ kod adı ile tanıttığını beyan ettiği ve 28/08/2018 tarihli duruşmada sanığı tartışmaya yer vermeyecek ölçüde kesin, net bir şekilde teşhis ettiği, tanık C.A. isimli şahıs mahkememizce alınan beyanında; 2009-2014 yılları arasında … fizik bölümünde okuduğunu, bu dönem içerisinde … silahlı terör örgütüne müzahir evlerde kaldığını, 2013-2014 yıllarında … meydan bölgesinde lise öğrencileri için askeri mahrem mesulü olarak görevlendirildiğini, bu dönemde ‘C.’ kod adlı gerçek ismi C. olan şahsı tanıdığını, sanık ile sohbet dişe tabir edilen örgütsel toplantılarda tanıştığını, katıldıkları toplantıların farklı bölgelerde aynı görevdeki sorumluların katıldıkları örgütsel toplantılar olduğunu, bu örgütsel toplantılar! kendilerinin de bağlı olduğu M.Ç. isimli şahsın düzenlediğini, ‘C.’ kod adlı sanığın hukuk fakültesi öğrencisi olduğunu beyan ettiği ve 02/07/2018 tarihli duruşmada sanığı tartışmaya yer vermeyecek ölçüde, kesin, net bir şekilde teşhis ettiği, benzer soruşturma kapsamında ifadesi alınan E.Ö. isimli şahıs alınan beyanında; sanığın … hukuk fakültesinden sınıf arkadaşı olduğunu, sanığın kendisini kaldığı eve davet ettiğini, değişik periyotlarla sanığın evine gidip geldiğini, bu evde genelde yemek yiyip namaz kıldıklarını, ayrıca burada F.’e ait kitaplar okunduğunu, 2012-2013 yıllarında da sanığın faaliyetlerine devam ettiğini, ancak buluştukları evin değiştiğini, buluşacakları evi sanık ve A.K.’nun belirlediklerini, sanığında kendisi gibi … silahlı terör örgütüne ait faaliyetlerde bulunduğunu beyan ettiği ve 24/01/2018 tarihli teşhis işlemiyle sanığı kesin, net ve tartışmaya mahal vermeyecek şekilde teşhis ettiği, benzer soruşturma kapsamında ifadesi alınan O.D. isimli şahıs alınan beyanında; sanığın … hukuk fakültesinden arkadaşı olduğunu, sanığın üniversitede faaliyetlerde bulunduğunu, sanığın öğrencileri sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara, örgüt faaliyeti kapsamında yemek ve gezilere çağırdığını beyan ettiği, benzer soruşturma kapsamında ifadesi alınan İ.K. isimli şahıs alınan beyanında; sanık ile aynı evde kalmadığını, ancak arada evlerine gelen şahısların olduğunu, bunlardan birinin de sanık olduğunu, sanığın hukukçulardan sorumlu olduğunu beyan ettiği ve 26/04/2018 tarihli teşhis işlemiyle sanığı kesin, net ve tartışmaya mahal vermeyecek şekilde teşhis ettiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığa ilişkin yukarıda bahsedilen iddialara yönelik alınan söz konusu bu beyanların kendi içerisinde tutarlılık arz ettiği, birbirlerini destekler mahiyette olduğu, ayrıca tanıkların benzer soruşturma kapsamında kendisini de suçlayıcı nitelikte beyanlarda bulundukları, olay tarihi ve öncesine dayalı sanık ile aralarında husumet bulunduğuna ilişkin dosya kapsamına yansıyan herhangi bir durumun bulunmadığı nazara alındığında bu tanıkların beyanlarına itibar edilmek suretiyle, sanığın örgüte ait evlerde ikamet etmediğine, bu evlerde örgüt kapsamında ev abiliği görevini üstlenmediğine, örgüt içerisinde ‘C.’ kod adını kullanmadığına, örgüt kapsamında yer almadığına, sohbet adlı örgütsel toplantılara katılmadığına ilişkin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı anlaşılmış olup sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın örgüt kapsamında yer aldığı, örgüt içerisinde ‘C.’ kod adını kullandığı, örgüte ait evlerde ikamet ederek örgüt kapsamında ev abiliği görevini üstlendiği, örgüt tarafından düzenlenen bölge toplantılarına katıldığı tartışmaya yer vermeyecek ölçüde net bir şekilde anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık … silahlı terör örgütünün gizli haberleşmede kullanmış olduğu, ByLock adlı programı kullanmadığı, ByLock kullanıldığı iddia edilen 05XXXXXX numaralı gsm hattının kendisine ait olmadığı, ByLock içeriklerinde belirtilen ‘C.B.’ ve ‘C.’ adlı kullanıcı adlarının kendisi ile alakası olmadığı yönünde savunmuş ise de; dosya kapsamında bulunan … Cumhuriyet Başsavcılığının 15/02/2018 tarihli yazısına ekli ByLock tespit ve değerlendirme  tutanak içeriği, ByLock sorgu sonucu raporu ve dosyadaki diğer deliller hep birlikte incelendiğinde, ByLock sorgu sonucu raporu ve ByLock tespit değerlendirme tutanağına göre 05XXXXXX numaralı gsm hattı üzerinden, örgütün gizli şekilde iletişim kurmakta kullandığı kapalı devre ByLock programına bağlanıldığının tespit edildiği, ByLock programına ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağına göre sanığın kullanımında olan ByLock programına tahsis edilen ID numarasının ‘3XXXX’ olduğu, bağlanan kişinin kullanıcı adının ‘c.XXXX’, şifresinin ise abdullah61 olduğu, mezkur ID’li hesabın diğer kullanıcılar tarafından ‘C. besir, c.XXXX’ gibi isimlerle  ByLock programına eklendiği, hakkında benzer mahiyette soruşturma bulunan olay tarihi ve öncesine dayalı sanık ile aralarında herhangi bir husumet  bulunmayan, kendisini de suçlayıcı nitelikte beyanlarda bulunan, bu nedenle tanıklığına itibar edilen tanık M.E.G. isimli şahıs mahkememizce alınan beyanında; sanığı tanıdığını, sanığın bulunduğu örgüt evinde düzenlenen sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara gelip gittiğini, kullanmış olduğu 05XXXXXX numaralı GSM hattına sanığın örgütün gizli haberleşmede kullanmış olduğu ByLock programını yüklediğini, sanığın da bu programda ekli olduğunu, sanığın zaman zaman bahaneler ile kendisinin kullanmış olduğu GSM hattı üzerinden ByLock programını kullandığını, sanık ile tanıştığı zaman sanığın kendisini ‘C.’ adı ile tanıttığını beyan ettiği, yine C.A. isimli şahıs mahkememizce alınan beyanında; sanığın kendisini ‘C.’ adı ile tanıttığını beyan ettiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, 0551 556 0638 nolu GSM hattı üzerinden kullanılan ByLock programının kullanıcı profil bilgilerinde kullanıcı adının sanığın örgüt kapsamında kullanmış olduğu kod adı olan ‘C.’ adıyla ve  nüfusa kayıtlı olduğu yer olan … ilinin, yine okumak amacıyla bulunduğu şehir olan … ilinin plaka noları (C.XXX) ile  oluşturulmasının, yine şifre hanesinin ise sanığın babasının ismi ve okumak amacıyla gelmiş olduğu … ilinin plaka kodu ile (a…) oluşturulmasının, mezkur ID’li hesabın diğer kullanıcılar tarafından sanığın örgüt içindeki kod adı olan  ‘C. B., C.XXX’ gibi isimlerle eklenmesinin tesadüften ibaret olmadığı, bu kapsamda sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, dosya kapsamında toplanan deliller ile desteklenmediği, dosya kapsamındaki delillerin sanığın ByLock programını kullandığına ilişkin olarak birbirlerini destekler mahiyette olduğu, birbirleri ile örtüştüğü anlaşılmakla sanık C.G.K.’ın ByLock programının kullanıcısı olduğu anlaşılmış olup, sanığın bu yöndeki suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Bu itibarla sanık C.G.K.’ın … silahlı terör örgütünün iletişim aracı olarak kullanmış olduğu Bylock adlı kripto programı kullanmak, örgüte ait evlerde kalarak örgüt kapsamında ev abiliği görevini üstlenmek, örgüt içerisinde deşifre olmamak amacıyla ‘C.’ kod adını kullanmak, örgüt tarafından düzenlenen bölgesel toplantılara katılmak, sohbet adlı örgütsel toplantılara iştirak etmek, örgüt kapsamında faaliyet göstererek örgüt hiyerarşisi içerisinde yer almak sureti ile üzerine atılı … Silahlı Terör Örgütüne Üye olmak suçunu işlemiş olduğu anlaşılmakla…” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Avukatlık Kanunu’nun 5-a maddesinde belirtilen avukatlığa kabule engel suçlardan birisini işlediğinin sübut bulması ve hükmolunan ceza süresi dikkate alınarak ve verilen kararın kesinleşmiş olması…” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 18.01.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, her ne kadar cezası Yargıtay tarafından onanmış olsa da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun kabul edildiğini, Adalet Bakanlığı’ndan savunma istendiğini, başvurusunun lehine sonuçlanarak mahkûmiyet hükmünün bozulacağına inandığını, bu nedenle meslekten çıkarma cezası verilmeden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvuru sonucunun beklenmesini talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Şikâyetli avukatın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, mahkemece yapılan yargılama neticesinde şikâyetli avukatın atılı suçtan dolayı eylemi sabit görülerek neticeten 7 Yıl 15 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinde onanarak 16.12.2019 günü kesinleştiği sabittir.
Şikâyetli avukatın yargılandığı ve işlediği sabit görülen eylemin, Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde düzenlenen “…kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, …” kapsamında olması nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi hükmüne göre meslekten çıkarma cezasını gerektirmektedir.
Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, anılan Kanun’un 5.maddesinin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; anılan Kanun’un 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu nedenle Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş ve itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması, Şikâyetli Avukatın Avukatlık Kanunu’nun 154.maddesi gereğince tedbiren işten yasaklanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Meslekten Çıkarma Cezasıyla Cezalandırılmasına” ilişkin kararın ONANMASINA,
2- Avukatlık Kanunu’nun 154.maddesi gereğince, Şikâyetli Avukatın, TEDBİREN İŞTEN YASAKLANMASINA,
3- Tedbiren işten yasaklama kararları verildiği tarihte yürürlüğe gireceğinden ve Baro Başkanlığı tarafından yargı organları ile sair mercilere derhal duyurulacağından gereği için, kararın bir örneğinin Baro Bakanlığı’na gönderilmesine,
4-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
5-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 19 Şubat 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!