TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/159 K. 2022/276

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1285

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

[ÖZET] * Avukatlık karşılıklı güven ve sadakat isteyen bir meslek olup, vekâlet de bu inanç doğrultusunda verilir. Aksi durumların avukata karşı beslenen güvenin sarsılmasına neden olduğunun kabulünde duraksamaya yer yoktur. Avukatlık ‘doğruluk ve güven’ karinelerinden yararlanan mesleklerdendir. Kişilerin avukatlık mesleğini icra edenlere olan güvenleri tamdır. Bu nedenle avukatların, kolektif inanca ters düşecek ve bu inancı sarsacak davranışlardan dikkatle kaçınmaları gerekir.
(Av. Yas. m.34, 38/b, 134, 136/1-2, TBB Mes. Kur. m.36)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi tarafından başlatılan icra takibi ve devamında açılan davalarda borçlu A.D. ve H. Ltd. Şti.’yi temsil ettiği ve daha sonra A.D. ve H. Ltd. Şti.’nin borçlu olduğu dosyaya ilişkin açılan istihkak davasında da davalı (alacaklı) taraf olan annesini temsil ettiği, bu şekilde menfaati zıt tarafların vekilliğini yaptığı” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle, şikâyetin mesnetsiz ve iftira amaçlı olduğunu, şikâyetçi tarafından müvekkili ve aile dostuna yönelik icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine ve borca itiraz ettiğini, kira sözleşmesinin aslı ya da onaylı örneğinin dosyada mübrez olmadığını tespit ettiğini ve durumun icra müdürlüğünce dilekçesinin sağ alt köşesine şerh edilerek karar verildiğini, şikâyetçinin takibin yanlış başlatılması nedeniyle alacağına bugüne dek kavuşamamasının öfkesini kendisine yönlendirdiğini ve asılsız şikâyette bulunarak gidermeye çalıştığını, diğer konuya ilişkin annesinin müvekkil şirketten alacaklı olmasının yasaya aykırı bir durum olmadığı, bu borcun gerçek bir borç olduğu, şikâyet dosyası ile ilgili olmadığını, istihkak davasında annesini savunmasının da yasaya aykırı bir durum olmadığı gibi müvekkilleri ile de menfaat çatışması yaratmadığını, olsa dahi buna ilişkin şikâyet hakkının şikâyetçide olmadığını belirterek, şikâyetçinin asılsız, iftira nitelikli beyanları ve haksız şikâyetinden dolayı para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 14.09.2020 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 38/b ve 134. maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 2, 3, 4 ve 36. maddeleri gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Şikâyetli avukatın … İcra Müdürlüğümün 2019/6238 esas sayılı ve …  İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/726 esas sayılı dosyalarındaki H. Reklam. Org. Tur. Ltd. Şti. ile A.D. vekillik görevi devam ederken … l. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/812 esas sayılı dosyasında E.Ş. vekilliğini üstlenerek; … 2.İcra Müdürlüğünün 2019/7841 esas sayılı dosyasından haczedilen menkul malları üzerinde istihkak iddiası davasında 2019/7841 esas sayılı takip dosyası borçluları H. Reklam. Org. Tur. Ltd. Şti. yanında … 2.İcra Müdürlüğümün 2019/6238 esas sayılı ve … l. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/726 Esas sayılı dosya bilgilerinden faydalanıldığı aşikâr olmakla birlikte şikâyetli avukatın bu davranışının avukatlık mesleğine duyulan güven ve saygıyı zedelediği açıktır.
Avukatlık karşılıklı güven ve sadakat isteyen bir meslek olup, vekâlet de bu inanç doğrultusunda verilir. Bunun aksi durumların avukata karşı beslenen güvenin sarsılmasına neden olduğunun kabulünde duraksamaya yer yoktur. Avukatlık Kanunu’nun 38/b ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 36, salt öğrenilen sırların önceki müvekkile kullanılmasını önlemek amacı yanında, karşılıklı güven ve sadakatin korunması avukatlık mesleğine güven ve saygı duyulmasını temin amacıyla da konulmuş bulunmaktadır.
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun 2013/102 esas, 2014/67 karar sayılı disiplin kararında yer verildiği üzere, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4.maddesi ‘Avukat, mesleğin itibarını sarsacak her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır’ hükmü ile belirlenen ilkeler göz önünde bulundurulduğunda, maddenin amacının esas itibarıyla mesleğe olan güveni sarsmamak olduğu tartışmasızdır.
Avukatlık ‘doğruluk ve güven’ karinelerinden yararlanan mesleklerdendir. Kişilerin avukatlık mesleği mensuplarına olan güvenleri tamdır. Bu nedenle avukatların, kolektif inanca ters düşecek ve bu inancı sarsacak davranışlardan dikkatle kaçınmaları gerekir.” gerekçesiyle Avukatlık Kanunu’nun 136/1, 2 delaletiyle ve 135/3 maddesi gereğince ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas, 28.02.2015 kesinleşme tarihli uyarma, 31.07.2015 ve 26.04.2019 kesinleşme tarihli iki ayrı kınama cezasının bulunduğu,
Şikâyetli Avukatın 05.01.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, …  İcra Müdürlüğü 2019/7841 esas sayılı dosyada vekâletnamesinin bulunmadığını, baro disiplin kurulunun yanlış değerlendirme yaptığını, baro disiplin kurulu kararının aksine vekâletname sadece şikâyetçi tarafından açılan istihkak davasına cevap dilekçesinde kullanıldığını, sonrasında istihkak davasının şikâyetçi tarafından takip edilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, şikâyete konu istihkak davasında müvekkil ile E.Ş.’nin zorunlu dava arkadaşlığının mevcut olduğunu, HMK gereği birlikte hareket etme zorunlulukları bulunduğunu, bu durumda mahiyeti gereği müvekkile karşı güven sarsıcı bir durumun yaşanmasının da beklenemeyeceğini belirterek, verilen disiplin cezasının kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetçinin 07.02.2022 tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, önceki yazılı beyanlarını tekrar ettiği, borçluların avukatı olan şikâyetli avukatın, istihkak davası açıldığında alacaklı vekili olarak yani taraflarınca açılan davanın davalı alacaklısının vekili olarak 27.09.2019 tarihinde vekâletname sunduğunu, suç teşkil eden eylemlerine devam etmesi durumunda hukuki yollara başvuracağını bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, taraf anlatımları, aşamalarda toplanan deliler, bilgi ve belgeler bir bütün değerlendirildiğinde; şikâyetli avukatın şikâyetçi tarafından başlatılan icra takibi ve devamında açılan davalarda borçlu A.D. ve H. Ltd. Şti.’yi temsil ettiği ve daha sonra A.D. ve H. Ltd. Şti.’nin borçlu olduğu dosyaya ilişkin açılan istihkak davasında da davalı (alacaklı) taraf olan annesini temsil ettiği, bu şekilde menfaati zıt tarafların vekilliğini yaptığı sabittir.  Son tahlilde … 2.İcra Müdürlüğünün 2019/6238 esas sayılı   ve … l. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/726 esas sayılı dosyalarındaki H. Reklam. Org. Tur. Ltd. Şti. ile A.D. vekillik görevi devam ederken … l. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/812 esas sayılı dosyasında E.Ş. vekilliğini üstlenerek; …2.İcra Müdürlüğünün 2019/7841 esas sayılı dosyasından haczedilen menkul malları üzerinde istihkak iddiası davasında 2019/7841 esas sayılı takip dosyası borçluları H. Reklam. Org. Tur. Ltd. Şti. yanında … 2.İcra Müdürlüğünün 2019/6238 esas sayılı ve… İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/726 esas sayılı dosya bilgilerinden faydalanıldığı açık olmakla birlikte şikâyetli avukatın bu davranışının avukatlık mesleğine duyulan güven ve saygıyı zedelediği değerlendirilmiştir.
Avukatlık karşılıklı güven ve sadakat isteyen bir meslek olup, vekâlet de bu inanç doğrultusunda verilir. Aksi durumların avukata karşı beslenen güvenin sarsılmasına neden olduğunun kabulünde duraksamaya yer yoktur. Avukatlık ‘doğruluk ve güven’ karinelerinden yararlanan mesleklerdendir. Kişilerin avukatlık mesleğini icra edenlere olan güvenleri tamdır. Bu nedenle avukatların, kolektif inanca ters düşecek ve bu inancı sarsacak davranışlardan dikkatle kaçınmaları gerekir.
Hal böyle iken menfaatleri zıt tarafların aynı anda avukatlığını üstlenmek, edindikleri sırları kullanmak ya da kullanma ihtimalini oluşturmak eylemine karşın Baro Disiplin Kurulu’nun Avukatlık Kanunu’nun 136/1,2 delaletiyle ve 135/3 maddesi gereğince tecziye yoluna gitmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Bu gerekçelerle itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“708 TL Para Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 19 Mart 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!