Kira sözleşmesinin kurulması TMK m.977 anlamında zilyetliğin devri için yeterli değildir; kiralanan fiilen teslim edilmedikçe kiracı zilyet sıfatını kazanmaz ve zilyet olmayan kiracı, taşınmazı haksız işgal eden üçüncü kişiden ecrimisil isteyemez.
Detaylı özeti gör
Davacı, dava dışı idareye ait hizmet binasının duvarını ihale yoluyla 5 yıllığına kiralamış, ancak kendisine yer teslimi yapılmamış; duvarda reklamı bulunan davalıdan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir. Daire, TMK m.973 ve m.977'yi birlikte değerlendirerek, zilyetliğin ancak teslimle veya edinenin önceki zilyedin rızasıyla hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesiyle devredileceğini, salt kira sözleşmesinin bu sonucu doğurmadığını belirtmiştir. Kiralananı teslim almayan davacı zilyet sıfatını kazanmadığından, 08.03.1950 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ecrimisil isteyebilmek için aranan "malik veya zilyet" koşulunu taşımamakta; borç ilişkisi nispi etkili olduğu için üçüncü kişiye karşı ileri sürülememektedir. Zilyetliği hiç doğmadığından, iade ile yükümlü zilyedin sorumluluğunu düzenleyen TMK m.995'e dayanma imkânı da bulunmamakta, davacı ancak kiraya verene karşı teslim edilmemeden doğan zararını isteyebilmektedir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe