Vakfın tasfiyesi TMK m.53'e tabidir: kanunda ve kuruluş belgesinde aksine hüküm yoksa terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılır. Malvarlığı bulunmaması tasfiye kurulu oluşturulmasına engel değildir; sona erme kararından önce tasfiye kurulu belirlenmelidir.
Detaylı özeti gör
Dava, malvarlığıyla amacını gerçekleştirme imkânı kalmayan bir vakfın tasfiyesi ve mahkeme sicilinden silinmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkeme, vakfın kendiliğinden sona erdiğini tespit edip sicilden silinmesine karar vermiş, malvarlığı bulunmadığı gerekçesiyle tasfiye kurulu oluşturmamış ve artan mal ile hakların devri konusunda hüküm kurmamıştır. Daire, vakfın tasfiyesinin TMK m.53 uyarınca terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlere tabi olduğunu, bu usulün aktif-pasif tespiti, defter tutulması, mal ve hakların paraya çevrilmesini gerektirdiğini belirterek, malvarlığının bulunup bulunmamasının tasfiye kurulu oluşturulmasına engel olmadığını vurgulamıştır. Sona erme kararından önce tasfiye kurulunun belirlenmemesi, artan mal ve hakların akıbetinin vakıf senedine göre saptanmaması ve TMK m.52 gereği tüzel kişiliğin tasfiye amacıyla sınırlı olarak devamına karar verilmemesi nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe