TMK Madde 407 Hapis infazında kısıtlama veya kayyım atanması

Özet 4 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 407, ceza infaz kurumundaki ergin hükümlünün isteğiyle; toplam beş yıl ve üzeri cezalarda ise istek olmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması için kısıtlanmasını düzenler.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 7499 s.K. m.5

Resmi Metin

Özgürlüğü bağlayıcı ceza

Madde 407- (1) Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.

(2) Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir.

(3) Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.

(4) Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu madde için de uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddenin metni aşağıdaki değişiklik ile güncel hâline gelmiştir. Madde yürürlüktedir; önceki ilgili metin aşağıda gösterilmiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 7499 s.K. m.5
    Önceki metni ve farkı göster
    Değişiklikten önceki metin - yürürlükte değildir: Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür. Kabul: 2 Mart 2024 · Yürürlük: 12 Mart 2024 · RG: 12.3.2024, Sayı 32487 Kaynaklar: TBMM 4721 ilk kabul metni · TBMM 7499 s.K. m.5

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Madde, ceza infaz kurumunda hapis cezasını çekmekte olan ergin bir kişinin kısıtlanması veya kendisine kayyım atanması rejimini iki ayrı senaryo üzerinden düzenler. Birinci fıkra istek temelli rejimi kurar: hükümlü kendisi başvurursa kısıtlama veya kayyım atama tedbiri uygulanır. İkinci fıkra ise toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezası alanlar için zorunlu rejim öngörür; bu hâlde hükümlünün başvurusu aranmaz, kişiliği veya malvarlığı bakımından gereklilik şartı kısıtlamayı tek başına meşrulaştırır. Cezayı yerine getirmekle görevli makamın infaz başlangıcını derhâl vesayet makamına bildirme yükümlülüğü, vesayet rejimi ile infaz rejimi arasında otomatik bilgi akışı kurar. Üçüncü fıkraya göre vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler; usule ilişkin temel hak olarak işitilme imkânı tanınmıştır. Dördüncü fıkra niteliğine uygun düştüğü ölçüde kayyımlık hükümlerini bu rejime de uygulatır.

Gerekçe

Bu gerekçe 4721 sayılı Kanunun ilk kabul metnine aittir; sayfadaki hüküm daha sonra düzenleme görmüştür.

Yürürlükteki 357 inci maddeyi karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2016/5264 K. 2016/5617 Bozma
Usul

Özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle TMK m.407 uyarınca kısıtlanıp eşi vasi atanan kişiye karşı vasi tarafından açılan boşanma davasında menfaat çatışması bulunduğundan, kısıtlıya temsil kayyımı atanması ve dilekçenin kayyıma tebliği gerekir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle TMK m.407 uyarınca kısıtlanıp eşinin vasi atandığı kişiye karşı eşinin açtığı boşanma davasında, vasi ile kısıtlının menfaati çatıştığından temsil kayyımı atanması ve usulüne uygun tebligat gerekip gerekmediği. Değerlendirme: Dava dilekçesi doğrudan kısıtlıya tebliğ edilmiş, temsil kayyımı atanmamış, savunma hakkı kısıtlanmıştır. Sonuç: Hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2014/23928 K. 2015/9537 Bozma
Usul Velayet

TMK m.407 uyarınca bir yıl veya daha fazla özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet nedeniyle kısıtlanan kişiye yönelik davada, dava dilekçesinin ve usul işlemlerinin bizzat kısıtlıya değil yasal temsilcisine (velisi/vasisi) tebliğ edilmesi zorunludur.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: TMK m.407 gereği kısıtlanıp velayet altına alınmış davalıya, boşanma dava dilekçesi ve ön inceleme/tahkikat davetinin yasal temsilcisi yerine bizzat kendisine tebliğ edilmesinin hukuki dinlenilme hakkına etkisi. Değerlendirme: Kısıtlı davalı adına dava dilekçesinin velisine usulünce tebliği ve ön incelemenin yapılması zorunluyken, bu yapılmadan esas hakkında hüküm kurulması HMK m.27'ye aykırıdır. Sonuç: Hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2016/3928 K. 2016/4549 Onama
Usul

Ağırlaştırılmış müebbet/hapis cezasına bağlı TMK m.407 kısıtlılığının dava ehliyetine etkisi, dava ve karar tarihinde bu hükümlülük halinin fiilen mevcut olup olmadığına göre belirlenir; hükümden sonra başlayan infaz ve vasi atanması geçmiş yargılamayı sakatlamaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Boşanma davasında davalı erkeğin TMK m.407 uyarınca kısıtlı (vasi temsili gerektirir) sayılıp sayılmayacağı ve buna bağlı dava ehliyeti/usul eksikliğinin bulunup bulunmadığı. Değerlendirme: Dava ve karar tarihinde davalının henüz hükümlü olmadığı, cezanın infazına ve vasi atanmasına hükümden sonra başlandığı, bu nedenle m.407 kısıtlılığının operatif tarihlerde mevcut olmadığı belirlenmiştir. Sonuç: Davacının karar düzeltme talebi kabul edilerek önceki bozma ilamı kaldırılmış, hüküm onanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2016/12988 K. 2016/14656 Bozma
Velayet Usul

Anne ve babanın TMK m.407 gereğince kısıtlanması halinde velayeti ifa edemeyeceklerinden küçüğün velayeti askıda kalır ve küçüğe vasi atanması gerekir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca koruma kararı verilen küçüğün, anne ve babasının TMK m.407 gereğince kısıtlanmış olmasının velayet ve usule etkisi. Değerlendirme: Yargıtay, koruma davasının yasal temsilciye ve kuruma husumet yöneltilerek, duruşma açılıp hukuki dinlenilme hakkı (HMK m.27) sağlanarak görülmesi; ayrıca ebeveyn m.407 ile kısıtlı olduğundan velayetin askıda kaldığını, küçüğe vasi atanması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: Hüküm her iki bentten BOZULMUŞTUR.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2014/24975 K. 2015/10872 Bozma
Usul

Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûm olup TMK m.407 uyarınca kısıtlanan ve kendisine vasi atanan kişiye karşı açılan davada, dava dilekçesi vasiye tebliğ edilmeden ve delilleri toplanmadan yokluğunda hüküm kurulamaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Kasten adam öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olup TMK m.407 uyarınca kısıtlanan ve kendisine vasi atanan davalının, vasisine dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve delilleri toplanmadan yokluğunda boşanma hükmü kurulmasının usule uygunluğu. Değerlendirme: Dava ehliyeti (HMK m.51) dava şartı (HMK m.114/1-d) olup re'sen dikkate alınmalı; vasiye tebligat yapılmadan hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkına (HMK m.27) aykırıdır. Sonuç: Hüküm bozulmuştur.

Diğer kararlar (3)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2017/3838 K. 2017/13652
Velayet Usul

Bir kişi TMK m.407 uyarınca özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyeti nedeniyle kısıtlanıp vesayet altına alındığında, taraf ehliyeti vesayet rejimine tabi olur ve onu temsil eden vekile geçerli temsil yetkisi ancak vasi tarafından vesayeten verilen vekaletname ile sağlanabilir.

Detaylı özeti gör

Boşanma-ziynet alacağı davasında davalı, yargılama sırasında TMK m.407 uyarınca özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyeti nedeniyle kısıtlanıp vesayet altına alınmış; ancak davalı vekiline verilen vekaletname vasi tarafından kendi adına asaleten düzenlenmiş, davalıya vesayeten verilmemiştir. Daire, hükümlülük halinin sona erip ermediğinin tespitini, sona ermemişse vasiden vesayeten vekaletname istenmesini, ayrıca usulsüz tebligatın (Teb.K. m.17) düzeltilmesini gerekli görmüştür. Sonuç: Dosyanın eksikliklerin giderilmesi için mahalli mahkemesine iadesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2017/5702 K. 2017/12673
Usul

TMK m.407 uyarınca özgürlüğü bağlayıcı cezaya bağlı kısıtlama (vesayet) kararının kesinleşmesiyle kısıtlının daha önce tayin ettiği vekilin temsil yetkisi son bulur ve vekilin yetkisi vasi tarafından verilecek yeni vekaletnameye bağlanır.

Detaylı özeti gör

Davacı, TMK m.407'ye dayanılarak verilen vesayet kararıyla kısıtlanmış ve karar 02.04.2017'de kesinleşmiştir. Daire, kısıtlama nedeniyle vasi atanan davacının daha önce tayin ettiği vekilin temsil yetkisinin son bulduğunu, vasinin avukata vekaletname vermediğini ve gerekçeli kararın vasiye tebliğine rağmen süresinde temyiz edilmediğini saptamıştır. Sonuç: Dosya usulünce temyiz edilmediğinden, yapılacak işlem bulunmayan dosyanın mahalli mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2014/24241 K. 2015/10337 Bozma
Velayet Usul

TMK m.407 gereği özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlanan kişi vesayet altına alınır ve kendisine yapılacak usuli işlemlerin (dava dilekçesi tebliği, duruşmaya davet) kısıtlıya değil yasal temsilcisine yöneltilmesi gerekir.

Detaylı özeti gör

Boşanma davasında davalı erkek, dava sırasında TMK m.407 gereğince özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlanıp babasının velayeti (vesayeti) altına alınmıştır. Buna rağmen dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasına davet, yasal temsilci yerine kısıtlı davalı asile tebliğ edilmiş, duruşma onun yokluğunda yapılmıştır. Sonuç: Yasal temsilciye usulünce tebligat yapılmadan ve ön inceleme tamamlanmadan esas hakkında hüküm kurulması davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK m.27) aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2024/1386 K. 2025/749 Düzelterek Esastan Red

Adana BAM, davacının TMK m.407 gereğince hapis hali sona erinceye kadar kısıtlanıp velayet altına alındığını saptayarak, yasal temsilcisince hükümden sonra yapılan davadan feragatin HMK uyarınca geçerli olduğunu ve feragat doğrultusunda karar verileceğini kabul etti.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, davalı vekili istinafa başvurmuştur. İstinaf aşamasında davacı vasisi davadan feragat etmiştir. Adana BAM, hüküm kesinleşmeden feragatin mümkün olduğunu ve feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağını belirterek davalının istinaf başvurusunu bu yönüyle kabul etmiş, ilk derece kararını HMK 353/1-b-2 uyarınca kaldırıp düzelterek davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2021/2336 K. 2021/2776 Usulden Red

Adana BAM, davacının 5 ay 25 günlük mahkumiyeti bakımından TMK 407'deki bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet (kısıtlama) şartının oluşmadığını, ihbar üzerine açılan kısıtlama talebinin de reddedildiğini saptamıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İhalenin feshini isteyen üçüncü kişinin, takipte taraf (alacaklı/borçlu), tapu sicilinde ilgili veya ihaleye pey sürerek katılan sıfatı bulunmadığı, haciz alacaklısı olduğunu da ispatlayamadığı saptanmıştır. Adana BAM, davacının İİK 134/2'de sayılan ihalenin feshini isteyebilecek kişiler arasında olmadığını, bu nedenle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddi gerekirken hatalı gerekçeyle reddedildiğini belirlemiştir. İlk derece kararı re'sen kaldırılıp şikayet usulden reddedilmiş, istinaf ise esastan reddedilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2021/1801 K. 2021/1980 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, TMK m.407/1 uyarınca bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olan erginin kısıtlanacağı kuralını esas alarak, hapis cezası bulunan borçlunun kısıtlılık durumunu ve buna bağlı tebligat/temsil yönünü değerlendirdi.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınır mal haczinden kaynaklanan istihkak davasında üçüncü kişi, haczedilen küçükbaş hayvanların kendisine ait olduğunu ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, Adana BAM'ın kaldırma ilamı doğrultusunda haciz yerini ve hayvanların aidiyetini yeniden araştırmıştır. Adana BAM, hayvan hırsızlığından hapis cezası bulunan borçlunun durumu da dahil olmak üzere uyuşmazlığı istinaf incelemesinde değerlendirmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/728 K. 2020/814 Kısmen Kabul

Adana BAM, TMK m.407 uyarınca kısıtlanmış olan borçlunun, kambiyo senedinin tanzim tarihinde kısıtlı bulunması nedeniyle fiil ehliyetinin olmadığını; TTK ve TMK'nın ehliyet hükümleri uyarınca yasal temsilcinin rızası olmadan borç altına giremeyeceğini saptamıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İki borçlu, kambiyo senetlerine özgü takibe karşı senedin yıllar önce boş imzalanıp verildiğini, zamanaşımına uğradığını ve borçlu K2'nin kısıtlı olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş, ilk derece davayı tümden reddetmiştir. Adana BAM, bononun tanzim tarihinde K2'nin vesayet altında (kısıtlı) olduğunu saptamış; fiil ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle K2 yönünden ilk derece kararını re'sen kaldırıp şikayeti kabul ederek takibi iptal etmiş, istinaf sebebi bildirmeyen K1 yönünden ise başvuruyu reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!