T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI-3.KİŞİ : K2 – -N1
A1
DAVALI-ALACAKLI : F1 BANKASI ANONİM ŞİRKETİ –
VEKİLLERİ : Av. K3- [25999-02133-42870] UETS
Av. K4- [25999-02133-42870] UETS
DAVANIN KONUSU : İhalenin Feshi
Kozan 2. Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi’nin 28/02/2020 tarih ve 2019/96 Esas 2020/26 Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna davacı K2 vekili tarafından başvurulması üzerine dosya incelendi;
DAVA:Davacı 3.kişi K2 Vekili dava dilekçesinde özetle;
Kozan İcra Müdürlüğünün 2018/194 talimat sayılı dosyasından dava konusu taşınmazların 18/12/2019 tarihinde davalı bankaya ihale edildiğini, ancak ihalelerin usulsüz yapıldığını ve davacı müvekkilinin haciz alacaklısı olmasına rağmen herhangi bir tebligat yapılmadan ihale aşamalarının tamamlandığını, taşınmazların satış ilanlarının tirajı elli binin altında olan gazete ilan edildiğini, ayrıca taşınmazın satış isteme süresi geçtikten sonra ihaleye çıkarıldığını, ihalede esas alınan kıymet takdiri raporunun 2 yıldan eski olduğunu beyan ederek şikayetinin kabulü ile ihalelerin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı banka vekiline dava dilekçesinin tebliğ edildiği görülmüştür.
Davalı Alacaklı F2 Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlu K5 arasında imzalanan kredi sözleşmelerinin dayanak yapılarak takip başlatıldığını, şikayetçinin ihalenin feshini talep etmekte herhangi bir hukuki yararının bulunmadığı gibi taraf sıfatının bulunmadığını, şikayetçinin, haciz alacaklısı olduğunu iddia etmiş ise de bununla ilgili herhangi bir bilgiye yer vermediğini, satış ilanının müdürlük kararına uygun şekilde ilan edildiğini, ulusal gazetede ilan yapıldığını, kesinleşen kıymet takdiri üzerinden süresi içerinde ihale yapıldığını, süresi içinde satışın talep edildiğini ve satış avansının yatırıldığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;
Mahkemece, Kozan İcra Müdürlüğüne müzekkere ile dosya aslı ve müracaat evraklarının istenildiği, gelen cevaptasadece red kararının olduğu, diğer evrakların vekilde mevcut olduğu şeklinde bilgi verildiği, red kararının Kozan İcra Müdürlüğü’nün 12/02/2018 tarih ve 2018/178 Muh. Sayılı müzekkere cevabı ekinde mahkemeye gönderildiği, müşteki vekilinin dosya üzerinden karar verilmesini talep ettiği ancak, dilekçe ekinde müracaatına ilişkin herhangi bir evrakının olmadığı, icra Müdürlüğünde de müracaat evraklarının olmadığı, talep gibi karar vermek için yeterli bilgi-belge olmadığı belirtilerek, şikayetin İİK madde 134/2- ilk cümle gereğince reddinekarar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı 3.kişi K6 Vekili dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla, 3 taşınmazın davalı alacaklı bankaya ihale olduğunu, ihalelerin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediğini ve 3 satış için de müvekkiline tebligat yapılmadığını, satış ilanının tirajı elli binin altında olan gazete ilan edildiğini, taşınmazın satış isteme süresi geçtikten sonra ihaleye çıkarıldığını, satış isteme süresinin geçmesi nedeniyle haczin kalkmış olmasına rağmen yapılan ihalenin feshinin gerektiğini, ihalede esas alınan kıymet takdiri raporunun 2 yıldan eski olduğunu, satışın kıymet takdirinin üzerinden 2 sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğunu, 2 yıllık sürenin başlangıcının bilahare kesinleşmesi kaydı ile takdirinin yapıldığı tarih olduğunu, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunu, mahkemece resen nazara alınması gerektiğini, yerel mahkemenin gerekçesinde hangi icra dosyasına, içeriğinin ne olduğu bilinmeyen yazdığı müzekkeresine tatmin edici cevap alamadığından bahisle davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, karar verilen dosyanın incelenmesinde dava dilekçesi ve duruşma zaptının farklı konularda olduğunu ve dava içeriğinin karıştırıldığı kanısında olduklarını, yerel mahkemenin işin esasına girerek resen kovuşturma yapması gerekirken taleple bağlılık gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Uyuşmazlık İİK. 134 maddesine dayalı ihalenin feshi istemine ilişkindir.
Kozan İcra Müdürlüğünün 2018/194 talimat sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı F3 Bankası vekili tarafından borçlular K7, K5 ve K8 hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Adana 12.İcra Müdürlüğünün 2018/3656 esas sayılı dosyasında yapılan takipten yazılan talimat uyarınca dava konusu taşınmazların kıymet takdirlerinin yapıldığı, akabinde satış işlemleri yapılarak 18/12/2019 tarihinde yapılan ihalelerde alacağa mahsuben alacaklı bankaya satışının yapıldığı, davacı tarafından yasal süresi içerisinde 25.12.2019 tarihinde ihalenin feshi davası açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyamız kapsamında Adana E tipi ceza infaz kurumuna yazılan müzekkere cevabında davacının 01/02/2020 tarihinde kuruma gönderildiği bildirilmiş ve ekinde ibraz edilen müddetnameden davacının 5 ay 25 gün hapis cezası ile mahkumiyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. 4721 sayılı TMK. 407 maddesi uyarınca bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı dikkate alındığında davacı için kısıtlanma şartlarının oluşmadığı, bu hususta yapılan ihbar neticesinde Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/283 esas sayılı dosyasından yapılan yargılamada kısıtlama talebinin reddine karar verildiği Uyap sistem üzerinden yapılan incelemede anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK. 149 maddesinin 22/07/2020 tarihli değişiklik öncesi metni uyarınca Mahkeme, tarafların rızası olmak şartıyla, kendilerinin veya vekillerinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine izin verebilir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekili 20/02/2020 tarihli dilekçe ile müvekkilinin isteği üzerine vekillikten çekildiğini beyan etmiş, duruşma günü yakın olduğunundan davacı asile çekilme dilekçesi tebliğ edilmemiş ve 27/02/2020 tarihli duruşmada ise davacı asilin Adana E tipi ceza evinde olduğunun anlaşılması üzerine Segbis marifetiyle hazır edilmesi istenerek davacının 28/02/2020 tarihli duruşmada Segbis sistemi ile duruşmaya katılımı sağlanmış ise de davacının segbis sistemi ile duruşmaya katılım hususunda bir talebi olmadığı gibi 28/02/2020 tarihli duruşmada bu hususta rızasının olup olmadığı sorulmaksızın ve muvafakat alınmaksızın yargılamaya devam edildiğinden davacıya yapılan hüküm tefhimi rıza şartı gerçekleşmediğinden hukuki sonuç doğurmaz. Şu durumda, davacı adına gerekçeli karar 29/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, istinaf talebi ise 29/04/2021 tarihinde yapılmış olmakla istinaf talebi yasal süresinde olduğu anlaşılmıştır.
İİK’nun 134/2. maddesinde; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler” denilmekte olup ihalenin feshini talep edebilecek kişiler açıkça sayılmıştır.
Somut olayda, şikayetçi üçüncü kişi takipte taraf olmayıp alacaklı veya borçlu sıfatı bulunmadığı, davacının ihaleye iştirakinin olmadığı, bu durumda pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak etmediği, keza icra dosyası kapsamında bulunan tapu kayıtları incelendiğinde davacının satış isteyen alacaklı ve tapu sicilindeki ilgili sıfatı olmadığı gibi davacı tarafından, haciz alacaklısı olduğunu ispata yarar hiçbir bilgi belge ibraz edilmediğinden şikâyetçinin ihalenin feshini talep edebilecek kişiler arasında bulunmadığı, bu nedenle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken, gerekçede hata edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmakla ret kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Yapılan değerlendirmeler neticesinde; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken, gerekçede hata edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı 3.kişi vekilinin istinaf başvurusunun HMK.’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, Kozan 2. Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi’nin 2019/96 Esas 2020/26 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince re’sen kaldırılmasına, şikayetin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davanın esasına girilmemesi nedeniyle davacı aleyhine para cezası verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin Kozan 2. Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi’nin 2019/96 Esas 2020/26 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun HMK.’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
Kozan 2. Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi’nin 2019/96 Esas 2020/26 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince re’sen
KALDIRILMASINA,
Şikayetin aktif husumet ehliyeti yokluğundan
USULDEN REDDİNE,
Davanın esasına girilmemesi nedeniyle davacı aleyhine para cezası verilmesine
YER OLMADIĞINA,
İlk derece yargılaması yönünden;
Alınması gerekli 59,30 TL harçtan, peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 14,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye
İRAD KAYDINA,
Davalı kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde
BIRAKILMASINA
,
Kararın kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana
İADESİNE,
İstinaf yargılaması yönünden ;
Harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin davacı üzerinde
BIRAKILMASINA
,
HMK 333. madde gereğince kararın kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana
İADESİNE,
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara
TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/11/2021
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe