Adana BAM, yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptali-tescil davasında, taşınmazı sonradan devralan üçüncü kişilerin TMK 1023-1024 anlamında kötüniyetli olup olmadığının araştırılmadığını saptayıp, eksik inceleme nedeniyle kararı kaldırarak dosyayı mahkemesine göndermiştir.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacı şirket, yükleniciden temlik aldığı şahsi hakka dayanarak iki bağımsız bölümün tapusunun iptali ve adına tescilini istemiş; ilk derece mahkemesi, dava tarihinde malik olmayan arsa sahibi davalılara husumet düşmediğinden davayı reddetmiştir. Adana BAM, yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediğinin, dava konusu bölümleri sonradan devralan üçüncü kişilerin TMK 1023-1024 anlamında kötüniyetli olup olmadığının araştırılmadığını, delillerin yeterince toplanmadığını belirterek davacının istinafını kabul etmiş, kararı kaldırarak dosyayı HMK 353/1-a-6 uyarınca mahkemesine göndermiştir.
Kararı incele →
TMK 1024 uyarınca iyiniyetli olmayan alıcı 1023 korumasından yararlanamaz. Adana BAM, akrabalık ve fahiş bedel düşüklüğü karineleriyle alıcı K3'ün kötü niyetli olduğunu kabul ederek tapu iptalini onamış, istinafı esastan reddetmiştir.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacı, davalı K4'e verdiği vekaletnameyle taşınmaz hisselerinin, K4'ün eşi olan davalı K3'e bedelsiz/muvazaalı satış gösterilerek devredildiğini, vekilin görevini kötüye kullandığını ileri sürerek tapu iptali-tescil istemiş; ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Adana BAM, devir tarihinde alıcı K3 ile vekil K4'ün eş oldukları, taşınmazın bedel ödenmeksizin devredildiği olgularından hareketle K3'ün vekaletin kötüye kullanıldığını bilen/bilmesi gereken kişi konumunda olduğunu saptamıştır. Davalılar vekilinin istinaf sebeplerini yerinde görmeyerek başvuruyu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
TMK m.1024 (yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin tescile dayanamaması), m.1023 korumasının istisnasıdır. Adana BAM, davalı alım sırasında iyiniyetli değilse m.1024 uyarınca m.1023'ten yararlanamayacağını belirtip iyiniyetin kesin tespiti için kararı kaldırmıştır.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacı, okuma yazması olmayan kendisi adına oğlu K3'ye verdiği vekaletin kötüye kullanılarak taşınmazının ardışık devirlerle elden çıkarıldığını ileri sürerek tapu iptali-tescil, olmazsa bedel istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Adana BAM, kötüniyetin dayandığı kasten adam öldürme dosyasındaki evrakların dosyada ve UYAP'ta bulunmadığını, ayrıca dava değeri/harcın eksik tamamlandığını saptamıştır. Bu eksiklikler nedeniyle davalı vekillerinin istinaf başvuruları kabul edilerek karar kaldırılmış ve dosya mahkemesine gönderilmiştir.
Kararı incele →
Yolsuz/muvazaalı tescilin geçersizliği bağlamında uygulanmıştır: devir muvazaalı olduğundan ve devralan kötüniyetli kabul edildiğinden davalı, TMK m.1024 (m.1023 ile birlikte) iyiniyetli iktisap korumasından yararlanamamış; muvazaalı devre dayalı tapu kaydının iptali sonucunu doğurmuştur.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacı, davalı kardeşi K5'in noterde satış vaadiyle kendisine sattığı taşınmaz hissesini sonradan diğer kardeş K3'e tapuda devretmesi üzerine tapu iptal ve tescil davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, devrin muvazaalı olduğunu ve K3'in iyiniyetli sayılamayacağını kabul ederek davayı kabul etmiş, davalı K3 istinafa başvurmuştur. Adana BAM, hissenin önceden davacıya satıldığını kardeşi olması nedeniyle bilebilecek durumdaki K3'in iyiniyet korumasından yararlanamayacağını ve devrin muvazaalı olduğunu saptayarak istinafı esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
Adana BAM, TMK m.1024/2 uyarınca hukuki sebepten yoksun tescilin yolsuz olduğunu, m.1024/1 uyarınca bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin tescile dayanamayacağını esas alarak; ihale feshiyle yolsuz kalan tescile dayanan kötüniyetli davalının korunamayacağını kabul etti.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacı, kefil olduğu taşınmazın icra ihalesiyle satılıp ihalenin feshi davası sürerken davalı şirket tarafından akrabası (kuzeni) olan diğer davalıya muvazaalı şekilde devredildiğini ileri sürerek yolsuz tescil ve muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil istemiştir. İhalenin feshi kararının kesinleşmesiyle ilk tescil yolsuz hale gelmiş, sonraki devirde alıcının iyiniyetli olmadığı (akrabalık, taşınmazın hala eski malik ailesince kullanılması) tespit edilmiştir. Adana BAM, devrin muvazaalı ve son malikin kötüniyetli olduğu yönündeki değerlendirmede usul ve esas yönünden aykırılık bulmamış, davalılar vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
Diğer kararlar (2)
Karar, yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin (lehine ipotek tesis edilen banka) bu tescile dayanamayacağına dair TMK m.1024'ü, bankanın iyiniyet iddiasını çürütmede esas almış; tapu kaydını araştırmadan ipotek alan bankanın iyiniyetli sayılamayacağı sonucuna varmıştır.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Tapu müdürlüğünde sahtecilikle yapılan yolsuz işlemlerle el değiştiren taşınmaz hakkında açılan tapu iptali ve tescil davasında, Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi davalıların ve lehine ipotek tesis eden bankanın iyiniyetli olmadığını saptayarak davanın kabulüne, ipoteğin kaldırılmasına karar vermiştir. Banka ve kooperatif istinafa başvurmuştur. Adana BAM, davalıların ve bankanın iyiniyetli olmadığına ilişkin değerlendirmeyi doğru bulmakla birlikte, gerçek malik K34 ölü olduğu halde mirasçılarının ve Maliye Hazinesi'nin davada taraf yapılmadan, ihbar olunan/ilgili kişiler adına tescile karar verilmesini usul ve kanuna aykırı görmüştür. Bu nedenle istinaf başvuruları HMK m.353/1-a-4 ve 6 uyarınca kabul edilip ilk derece kararı kaldırılmış, dosya yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmiştir.
Kararı incele →
TMK 1024, tapu sicilindeki iyiniyetli kazanımın korunması ilkesinin tamamlayıcısı olarak uygulanmış; yolsuz tescile dayanan akraba davalı K2'ın, vekilin vekaleti kötüye kullandığını bilebilecek konumda olması nedeniyle iyiniyetli sayılamayacağı ve kazanımının korunmayacağı sonucuna dayanak olmuştur.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacı, işlerini takip etmesi için davalı K1'a verdiği vekaletin kötüye kullanılarak taşınmazlardaki 1/2 hisselerinin gerçek değerinin çok altında bir bedelle akraba davalı K2'a devredildiğini ileri sürerek tapu iptali, tescil ve tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi vekaletin davacının iradesine aykırı kullanıldığını, K2'ın da kötüniyetli olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiştir. Adana BAM, K1'a bedel ödenmediğini, gerçek satış bedeli ile tapudaki bedel arasında fahiş fark bulunduğunu ve akraba olan K2'ın vekaletin kötüye kullanıldığını bilebilecek konumda olduğunu belirterek davalıların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.