Madde, tapu sicilindeki yanlışlıkların düzeltilmesini üç fıkra üzerinden düzenler ve esaslı yanlışlık ile basit yazı yanlışlığı arasında kesin bir ayrım gözetir. Birinci fıkraya göre tapu sicilindeki yanlışlık, ilgililerin yazılı rızası varsa tapu memuru tarafından düzeltilebilir; yazılı rıza yoksa yanlışlık ancak mahkeme kararıyla düzeltilebilir. Bu kural sicilin güvenliğini korur; çünkü ilgililerin hak durumunu etkileyen esaslı bir düzeltmenin, onların yazılı muvafakati olmadan tek başına idari yoldan yapılmasına izin verilmemiş, böyle bir hâlde mahkeme denetimi zorunlu kılınmıştır. İkinci fıkra, düzeltmenin teknik biçimine ilişkindir: düzeltme, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçiminde de olabilir; yani düzeltme her zaman mevcut kaydın tashihi şeklinde değil, terkin-yeniden tescil yoluyla da gerçekleşebilir. Üçüncü fıkra ise basit yazı yanlışlıklarını ayrık tutar; bu tür yanlışlıkları tapu memuru, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik uyarınca re’sen düzeltir. Burada re’sen düzeltme yetkisi yalnızca basit yazı yanlışlıkları bakımından tanınmış olup, birinci fıkradaki esaslı düzeltmeyi kapsamaz. Avukatlık pratiğinde, esaslı bir yanlışlık söz konusu olup ilgililerin yazılı rızası sağlanamıyorsa düzeltme ancak tapu sicilinin düzeltilmesi davasıyla elde edilebilir; basit yazı yanlışlığı ise zaten tapu memurunun re’sen düzeltme yetkisinde olduğundan ayrı bir dava açılmasını gerektirmez.